Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda kamuoyunda "fon krizi"ne ilişkin milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı. Kişiler hakkında isim vermeden iddialarda bulunulmasını eleştiren Yılmaz, "Bir şey yapılacaksa kişilerle ilgili iddialar ismi konularak, ne olduğu ifade edilerek söylenmeli; varsa bir belge, bilgi kamuoyuyla paylaşılmalı" dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin bilgilendirmesinin ardından siyasi parti gruplarının da sözlerini tamamladı. TBMM Başkanvekili Celal Adan, milletvekillerinin sorularına ve iddialarına cevap vermesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a söz verdi.
Yılmaz, Genel Kurul’da yapılan değerlendirmelerin ardından, "Katıldığımız, katılmadığımız eleştiriler oldu. Özellikle yapıcı eleştirilerden yürütme olarak da istifade edeceğimizi burada ifade etmek istiyorum. Meclisimiz sonuçta milletimizin hassasiyetlerini yansıtan, temel beklentilerini yansıtan ve bu da bizim için yol göstericidir" diye konuştu.
"KANUN TEKLİFİ ETME YETKİMİZ YOK"
Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu toplantısına AK Parti yöneticilerinin davet edilmesine ilişkin eleştirilere de yanıt verdi. Yılmaz, iki genel başkan vekili Mustafa Elitaş ve Efkan Ala ile Grup Başkanı Abdullah Güler’i toplantıya kendisinin davet ettiğini belirterek, gerekçesini şöyle açıkladı:
"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde hükümetin doğrudan kanun teklif etme yetkisi yok. Sadece bütçe kanununu hükümet gönderebiliyor Meclise. Onun dışında kanun teklif etme yetkimiz yok. Dolayısıyla bir kanun teklif edilecekse bunu grubumuzla çalışmak durumundayız. Bir kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla birlikte bu çalışmayı yapmak durumundayız. Bu kapsamda da ilgili arkadaşlarımızı davet ediyoruz, onlarla birlikte konuşuyoruz. Çünkü yeni sistemin yapısı bu şekilde."
Kendisine kişisel olarak sorulması halinde hükümetin yasamaya kanuni düzenleme ihtiyacını yazılı olarak bildirebilmesinin daha doğru olacağı görüşünü dile getiren Yılmaz, "Hükümetin yasamaya kanuni düzenleme ihtiyacı budur şeklinde bir yazılı başvuru yapmasını mümkün hale getirmek daha doğru olur diye inanıyorum ben bu sistemde" dedi.
Ancak mevcut sistemin buna uygun olmadığını belirten Yılmaz, kanuni düzenleme gerektiren konularda parti ve grup üyeleriyle birlikte değerlendirme yaptıklarını, teknik çalışmaların ardından kanun tekliflerinin milletvekilleri tarafından Meclis’e sunulduğunu söyledi.
Yılmaz, bu uygulamanın "partizan" bir amaç taşımadığını belirterek, "Yoksa biz ‘Partizan bir şey yapalım’ diye ve arkadaşlarımızı… böyle yorumlar yapıldı; aklımızın ucundan bile geçmez" diye konuştu.
"YABANCILARI BEKLETTİNİZ" ELEŞTİRİSİNE YANIT
Yılmaz, "Yabancıları beklettiniz" yönündeki eleştiriyi de doğru bulmadıklarını söyledi. Yılmaz, konuşmasında çeşitli adımlar atıldığını ifade ettiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bürokrasiyle ilgili BDDK soruşturma yapıyor. Şirketler, onların bağlantılarıyla manipülatörler ve spekülatörlerle ilgili adli süreç de işliyor. Bunların sonuçlarını da hep birlikte göreceğiz. Siyasi alanda da Sayın Cumhurbaşkanımız çok açık ve net bir şekilde bir tavır, siyasi bir tutum ortaya koymuş durumdadır."
Yılmaz, fon krizi kapsamında yatırım sahiplerinin haklarının iadesine ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
"Tekrar altını çiziyorum; milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak. Ancak fonların kendi kaynakları, geri alınan haksız kazanç olarak elde edilen, fahiş fiyat, fahiş gelir olarak elde edilen kazançlardan geri alınanlar kullanılacak. Ayrıca bu yine hukuksuz işlemlerden kaynaklı el konulan varlıklar, gayrimenkuller değerlendirilerek yatırım sahiplerine hakları olabildiğince iade edilmiş olacak. Burada ana paraya yoğunlaşan bir olağanüstü tasfiye yöntemimiz var."
"ASIL OLAN SİSTEME GİREN PARANIN BÜYÜKLÜĞÜDÜR"
Yılmaz, süreçte telaffuz edilen rakamlara ilişkin de, "Belli büyüklüklerden bahsediyoruz ama asıl olan sisteme giren paranın büyüklüğüdür" dedi.
Manipüle edilmiş şekilde yüksek rakamlara çıkarılan değerlerin gerçek kaybı yansıtmadığını savunan Yılmaz, "Asıl olan o ana para ve onun karşılık geldiği değerdir. Bu konuda da elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz" diye konuştu.
ÜST DÜZEY KAMU GÖREVLİLERİNİN GÖREVLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Yılmaz, üst düzey kamu görevlilerinin çeşitli kurumlarda görev almasına ilişkin eleştirilerin de gündeme getirildiğini belirterek, bunun hukuki bir sorun olmadığını ancak sakıncaları olabilecek bir durum olarak değerlendirildiğini söyledi.
Yılmaz, konuya ilişkin, "Bu konularda ben, işte sistemi iyileştirici adımlardan biri olarak belki, bu konuları da geleceğe dönük tartışmamız lazım. Hiçbir arkadaşımızı suçlayarak söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın" dedi.
Devlet Denetleme Kurulu Başkanına güvendiklerini belirten Yılmaz, denetlemeyi başkanın kendisinin yapmadığını, denetimin müfettişler tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Yılmaz, "Ama geleceğe dönük olarak bu konularda nasıl bir çerçeve oluşturulmalı, bunu da ben üzerinde düşünülmeye değer bir konu olduğunu ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
"FON KOORDİNASYON KURULU CUMHURBAŞKANIMIZIN TALİMATIYLA KURULDU"
YENİ Parti Grup Başkanvekili’nin "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla" ifadesine ilişkin eleştirisine de yanıt veren Yılmaz, Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla kurulan yapının Fon Koordinasyon Kurulu olduğunu belirterek, "Yeni bir yapı kuruluyor, bunu bu kurulu kuran da Sayın Cumhurbaşkanımız. Bunu buradan size hatırlatma anlamında ifade etmiş oldum" dedi.
Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu’nun daha sonra aldığı birçok kararın Cumhurbaşkanı’nın yetkilendirdiği çerçevede, ilgili kişilerle ve ortak akılla hayata geçirildiğini belirterek, "Kastettiğiniz anlamda bir ifadeyi ben görmedim. Ayrıca şunu da söyleyeyim; birisinin talimatıyla iş yapacaksanız yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının talimatıyla oy almak en büyük şereftir, onu da söyleyeyim" diye konuştu.
"İDDİALAR İSİM KONULARAK SÖYLENMELİ"
Yılmaz, konuşmasının devamında kişilerle ilgili isim verilmeden iddialarda bulunulmasını eleştirerek "Bir şey yapılacaksa kişilerle ilgili iddialar ismi konularak, ne olduğu ifade edilerek söylenmeli; varsa bir belge, bilgi kamuoyuyla paylaşılmalı. Halkın gerçekten hukukunu gözetiyorsanız bildiğiniz, belgeniz, bilginiz ne varsa, yargıya taşıyabileceğiniz ne varsa lütfen, lütfen paylaşın" dedi.
BAŞARIR: 2,2 KATRİLYON PARAYI HESABINDA TUTAN BU HANIMEFENDİ ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GİRDİ, ÇIKTI
Cevdet Yılmaz’ın cevaplarının ardından sataşma olduğunu söyleyerek söz talebinde bulunan YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla atılan adımlara ilişkin daha önce yaptığı değerlendirmeyi yineleyerek "Sayın Cumhurbaşkanıyla ilgili sadece şunu söylemek istedim: Ben oradan orman yangınlarıyla ilgili örneği verdim. Baştan beri bu olayla ilgili atılan adımların Sayın Cumhurbaşkanının talimatıyla dendi. Ben bir hukuk devletinde bunun olmayacağını söyledim" dedi.
Başarır, Sayan Kaya’nın hesabında para tuttuğunu ve iade ettiğini ileri sürerek "Bu fon krizinden büyük bir nemalandığını… Bakın ben diyorum oradan bir suç var, doğru mu arkadaşlar? Bugün savcılığa gitti, ifade verdi, elini kolunu sallayarak da çıktı!" ifadelerini kullandı.
Başarır, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Ama altına baktığımız zaman; bana 2,2 katrilyon eski parayla… 100 bin lira için tartışılan, bakın MASAK raporlarında 100 bin lirayla ilgili suçu, günahı olmayan insanlar 6 ay yatarken, 2,2 katrilyon parayı hesabında tutan, cezai olarak ödemeyen bu hanımefendi elini kolunu sallayarak girdi, çıktı! Bu sizi rahatsız etmiyor mu? Sizi rahatsız etmiyor mu? Sizi rahatsız etmiyor mu? Beni çok rahatsız ediyor. Beni çok üzüyor. Sizi de üzmüştür, eminim."