Gazete Kritik Meclis Cebinde karnesiyle İtalya'ya giderken boğulup ölen Mali'li 14 yaşındaki mülteci çocuk

Cebinde karnesiyle İtalya'ya giderken boğulup ölen Mali'li 14 yaşındaki mülteci çocuk

2018'de Türkiye'de 1.217 çocuk istismarı olayı kaydedildi; 26 çocuk öldürüldü. STK'lar, Aile Bakanlıkları birleşiminin çözüm sağlamayacağını savunuyor. Mülteci çocuklar ve eğitim sorunları da ciddi endişe kaynağı olarak öne çıkıyor. Çocuk işçiliği ile mücadele için önlemler talep ediliyor.

Cebinde karnesiyle İtalya'ya giderken boğulup ölen Mali'li 14 yaşındaki mülteci çocuk

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporları, 2018 yılında çocuk istismarı vakalarının korkutucu boyutlara ulaştığını hissettirmektedir. Bu dönemde basına yansıyan veriler, toplamda 1.217 çocuk istismarı olayının kayda geçtiğini ve bu trajik olaylardan 26 çocuğun yaşamını yitirdiğini ortaya koymaktadır. Öldürülen çocukların 11’inin babaları tarafından öldürüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca, 6 çocuğun annesi ile birlikte öldürülmesi, 5 çocuğun babaları tarafından şiddete maruz kalması sonucu yaşamını kaybetmesi gibi durumlar rapor edilmiştir. Üç çocuğun ise istismar edildikten sonra hayatını kaybettiği belirtilmiştir.

STK'ların Endişeleri ve Bakanlık Birleşmesi

Kadın ve çocuk hakları konusunda mücadele eden sivil toplum kuruluşları, 2018 Temmuz ayında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın birleşmesinin, bu sorunların çözümüne olumlu katkı sağlamayacağını düşünüyorlar. Birleşmenin, mevcut sorunların çözümüne yönelik değil, aksine daha fazla zarar vereceği uyarısında bulunan sivil toplum örgütleri, bu kararın kadınlar ve çocukların haklarına yönelik ciddi tehditler oluşturduğunun altını çizmektedirler. Uzmanlar, bu tür bir birleşmenin kaynakların verimli kullanımı açısından riskler taşıdığı ve sorunların daha derinleşmesine yol açabileceği görüşündeler.

Çocuk İstismarına Yönelik Yasalar ve Kamu Tepkisi

2018 yılının Nisan ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan yasa tasarısı, çocuk istismarında yaş sınırının düşürülmesi ve kadınların nafaka haklarının kısıtlanması gibi maddeleri içeriyordu. Ancak, kadın hareketinin çabaları doğrultusunda bu tasarı engellendi. Özellikle çocukların haklarına yönelik olumsuz etkilere yol açabilecek bu tür yasaların kabul edilmemiş olması, toplumda ciddi bir memnuniyet yaratmıştır. Çocuk istismarı konusundaki yasal boşlukların kapatılması ve mağdurların korunması amacıyla daha somut önlemler alınması gerektiği düşünülmektedir.

Artan Çocuk İstismarı Olayları Üzerine Değerlendirmeler

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, 2018 Eylül ayında yaptığı açıklamada, Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısının son on yılda büyük bir artış gösterdiğini vurgulamıştır. Verilere göre, yılda ortalama 8 bin çocuğun istismara uğradığı ortaya konmuş olup, bu durum toplumda derin kaygılara neden olmaktadır. Çocuk istismarının önlenmesine yönelik gereken adımların bir an önce atılması, özellikle hukukun üstünlüğünün sağlanması adına kritik olduğu ifade edilmektedir.

Mülteci Çocukların Yaşadığı Zorluklar ve UNICEF Raporu

UNICEF, belirli bir süre önce Fas-Marakeş’te yapılan BM Küresel Anlaşma Zirvesi öncesinde, 4 bin mülteci çocuğunu kapsayan bir rapor yayımlamıştır. "Sesini Duyurma Hakkı: Yollardaki çocuklar ve gençlere kulak verilmesi" başlıklı çalışmada, gençlerin önemli bir kısmının ülkelerini terk etmek zorunda kaldığı bildirilmiştir. Gençlerin yüzde 67’si zorla yer değiştirmişken, yalnız başına ayrılanların oranı ise yüzde 44'tür. Ayrıca, birçok genç bir yıl kadar okul kaybı yaşamış ve sağlık sorunları için doktora ulaşmakta sıkıntı çekmiştir. Bu veriler, mülteci çocuklar için acil müdahale gerektiren durumları ortaya koymaktadır.

Eğitimdeki Sorunlar ve Çocuk İşçiliği

Eğitim Reformu Girişimi tarafından yayımlanan bir rapora göre, Türkiye'de Aralık 2018 itibarıyla okul çağındaki geçici koruma altındaki çocuk sayısı 1 milyon 47 bin 536'yı bulmaktadır. Ancak bu çocuklardan yalnızca 580 bin 877'sinin okula kayıtlı olduğu ifade edilmektedir. Hanehalkı iş gücü araştırmalarına göre, 15-17 yaş aralığındaki çalışan çocuk oranı 2018'de yüzde 21.1'e çıkmıştır, bu da her beş çocuktan birinin çalıştığı anlamına gelmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre, çocuk işçilerin durumu son derece ciddi ve her yıl birçok çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetmektedir.

Çocuk İşçi Azaltma Çabaları ve Talepler

Çocuk işçilikle mücadele konusunda çeşitli talepler ortaya konmaktadır. Eğitim sisteminin çocukların çalışmasını teşvik eden unsurlarının ortadan kaldırılması ve çocuk işçiliğiyle ilgili güvenilir verilerin yayımlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, yasa dışı çocuk işçi çalıştırmanın önlenmesi için caydırıcı tedbirlerin alınması, denetimlerin etkinleştirilmesi ve ilgili mevzuatların yürürlüğe konması talep edilmektedir. Çocuk işçiliğin tamamen yasaklanması konusunda da çeşitli organizasyonlar ve topluluklar ısrarcıdır. Bu bağlamda, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve farkındalık oluşturulması büyük önem arz etmektedir.

Cezaevlerindeki Çocuklar ve Güvenlik Olayları

İHD İzmir Şubesi Kadın Komisyonu, cezaevlerinde 18 yaşından küçük 3 bin çocuğun bulunduğunu belirtmiştir. Bu sayı, çocukların yaşadığı zorlukların ciddiyetini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Buna ek olarak, 2018 yılı içerisinde kolluk kuvvetlerinin müdahale ettiği olaylarda bazı çocukların yaşamını yitirdiği ve yaralandığı kayıtlara geçmiştir. Savaş ve çatışma bölgelerinde yaşayan çocuklar için bu tür güvenlik sorunları ciddi bir tehdit oluşturmakta ve uluslararası toplumun dikkatini çekmektedir. Mülteci çocukların yaşadığı mağduriyetler ile birlikte, ülkede çocukların güvenli bir ortamda büyümesi için şartların iyileştirilmesi gerekmektedir.

Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU

İstanbul Milletvekili

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız