CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramların toplumsal dayanışma ve paylaşım günleri olduğunu vurgulayarak, bu bayramın birçok vatandaş için stres ve kaygı ile geçtiğini ifade etti. Yurttaşların bayrama borç yükü ile girdiğini, icra korkusu ve geçim sıkıntısının baş gündem maddeleri haline geldiğini belirtti. Gürer, toplumun ekonomik zorluklar nedeniyle bayram sofralarını adeta borç ile kurmaya çalıştığını dile getirdi.
6,3 Trilyon Liralık Borç Yükü
Gürer, 13 Mart tarihli verilere dayanarak, Türkiye'de vatandaşların toplam borcunun 6 trilyon 365 milyar 285 milyon TL seviyesine ulaştığını açıkladı. Özellikle bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 5 trilyon 992 milyar 694 milyon liraya çıktığını sözlerine ekledi. Bu borçların 271 milyar 593 milyon lirasının artık takibe düştüğünü ve bu durumun birçok insanın zor durumda kalmasına yol açtığını belirtti. Ayrıca, 101 milyar liralık borcun varlık yönetim şirketlerine devredildiğini ifade ederek, bu tablonun ekonomik krizin vatandaşların gündelik yaşamına olan yansımalarını gözler önüne serdiğini söyledi.
Her İki Kişiden Biri Borçlu
Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de bireysel kredi kullanımının son bir yıl içinde 1,9 milyon artarak 43,8 milyon kişiye ulaştığını kaydetti. Bu göstergeler, neredeyse her iki kişiden birinin bankalara borçlu hale geldiğini ortaya koyuyor. Ortalama kredi bakiyesinin 138 bin liraya ulaştığını belirten Gürer, bu durumun borcun artık bir seçenek değil, zorunluluk haline dönüşmekte olduğunu açıkça ortaya koydu. Bu veriler, tüketimin sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bir zorunluluk olduğu gerçeğini bizlere sunuyor.
Kredi Kartı Harcamalarının Gıda Tüketimine Yönelmesi
Gürer, vatandaşların kredi kartı harcamalarının giderek temel ihtiyaçlara yöneldiğine dikkat çekti. Bayram öncesinde yapılan market, gıda ve yemek harcamalarının toplamının 184 milyon 132 bin TL’ye, toplam kredi kartı harcamasının ise 587 milyon 278 bin TL seviyesine ulaştığını ifade etti. Bu rakamlara bakıldığında, kredi kartıyla yapılan harcamaların yaklaşık %31,3’ünün sadece gıda için kullanıldığı gerçeği çarpıcı bir şekilde gün yüzüne çıkmakta. Bu durum, vatandaşların zorunluluklar nedeniyle borçla yaşamak zorunda kaldığını gösteriyor. İnsanlar mutfak masraflarını karşılamak için kredi kartını kullanmak durumunda kalıyor ve bu da ekonomik sıkıntının boyutlarını gözler önüne seriyor.
Bayram Alışverişinin Kredi ile Yapılması
Milletvekili Gürer, yalnızca Ocak ayında yüz binlerce kişinin kredi ve kredi kartı kullanmaya mecbur kaldığını vurgulayarak, 244 bin kişinin ilk kez kredili mevduat hesabı açtığını ve 181 bin kişinin ilk kez kredi kartı kullandığını belirtti. Ayrıca, 103 bin kişinin tüketici kredisi için başvuruda bulunduğunu ifade etti. Eskiden bayram öncesi alışverişleri için çarşıların hareketli olduğunu hatırlatan Gürer, günümüzde insanların alışverişlerini kredi limitlerine göre yapmak zorunda kaldığını dile getirdi. Bu durum, ekonomik buhranların toplum üzerinde yarattığı etkilerin somut bir göstergesidir.
İcra Dosyalarının Artışı
2026’nın Ocak ayında yalnızca kredi kartı borcundan dolayı 182 bin 797 kişinin, bireysel kredi borçlarından dolayı ise 135 bin 663 kişinin yasal takibe alındığını belirten Gürer, bir ay içinde yüz binlerce kişinin icralık hale geldiğini vurguladı. Bu durum, bayramda çocuklarına harçlık veremeyen, mutfakta et bulamayan ve torunlarına şeker alamayan bir toplumu karşı karşıya getirmektedir. Ülke genelinde icra dosyalarının sayısının artması, sistemin bir an önce çözüm bulması gerekliliğini ortaya koymaktadır. 2026 yılı itibarıyla 2 milyon 239 bin 799 yeni icra dosyası açılmış, toplamda ise 24 milyon 466 bin 58 icra dosyası bulunmaktadır.
Umutsuzluğun Artışı ve Borçların Yükselmesi
Risk Merkezi verilerine de değinen Gürer, tasfiye olunacak alacakların bir yılda %111 oranında artarak 311,7 milyar TL’ye ulaştığını bildirdi. Bu durum, borçların ödenemediğini ve ekonomik sistemin ciddi bir alarm verdiğini göstermekte. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, buna benzer durumlar daha da kötüleşebilir. 4 milyon 256 bin 494 kişinin borcunun halen ödenemediği ve bu vatandaşların bankaların kara listesinde olduğunu hatırlatan Gürer, bu insanların toplumdan dışlanmış durumda olduğunu ve hayatlarının kısıtlandığını ifade etti. Bu kişilerin kredi çekememesi, ekonomik sıkıntılarının ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor.
Bayram Sevinci Yerini Geçim Derdine Bıraktı
Bayramların, sevinç ve mutluluk dolu zamanlar olmalı ki; fakat gelinen noktada, geçim derdi vatandaşların hayatını zorlaştırmaktadır. İktidarın uyguladığı hatalı ekonomik politikaların bir sonucu olarak, insanlar borç ile yaşamak zorunda kalmıştır. Gürer, vatandaşların borç yükünün hafifletilmesi, faizlerin düşürülmesi ve üretimin artırılması konusunda çağrı yaptı. Ayrıca, sosyal adaletin sağlanması, israfın önlenmesi ve icra süreçlerinin düzenlenmesi gerekliliğinin altını çizdi. Tüm bu talepler, toplumun refah seviyesinin yükseltilmesi adına büyük önem taşımaktadır.