Gazete Kritik Meclis Bakan: Bilim insanları Kordon'da balon satıyor

Bakan: Bilim insanları Kordon'da balon satıyor

TBMM Genel Kurulu'nda 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname üzerinde konuşan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, OHAL kapsamında çıkarılan KHK'lar ile kalıcı düzenlemeler getirildiğini ve hükümetin Anayasayı alenen ihlal ettiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname üzerine değerlendirmelerde bulunarak, hükümetin OHAL (Olağanüstü Hal) düzenlemeleri ile Anayasa'yı ihlal ettiğini ifade etti. Bakan, kapatılan üniversitelerin ardından işsiz kalan öğretim üyelerinin Kordon'da balon satmak zorunda kaldığını dile getirdi.

Hükümetin Sorumluluğu ve İnsanların Yaşadığı Çileler

Bakan, Türkiye'nin mevcut durumunun sorumlusunun 2002 yılından beri iktidarda olan AK Parti olduğunu vurgulayarak, bu dönemde hükümetin OHAL kapsamında yüz binlerce insanı sokağa, açlığa ve çaresizliğe terk ettiğini söyledi. Kendisi, iktidar mensuplarının, Pensilvanya'da yaşayan kişi için gösterecekleri cesaretin, kendi halklarına karşı sergiledikleri duruşa karşı olmadığını ve bu durumun yanlışlıklarını ifade etti. 'Yiğitliğiniz garibana, fakire fukaraya' sözleriyle hükümetin gerçek halkla olan ilişkisinin sarsıldığını belirtti. Ayrıca, insanların iktidara yakın olmanın sağladığı avantajlar yüzünden yanlış kararlar aldığını ve bunun akabinde işlerini kaybettiklerini öne sürdü. Üst düzey makamda bulunan kişiler, verdikleri sözü tutmadıklarının, dolayısıyla halkı kandırdıklarının farkında olmalılar. Yaşanan adaletsizliklerin, seçilmiş liderlerin bobisini parlayarak anlatması gerektiğini her fırsatta tekrar eden Bakan, Türkiye'deki hükümet meselesinin yalnızca bir siyasi parti ya da liderlik meselesi olmadığını belirtiyor.

Eğitimde Yaşanan Sorunlar ve Akademisyenlerin Durumu

Bakan, kapanan üniversitelerin mağdur ettiği kişiler arasında on binlerce öğrencinin ve velinin bulunduğunu, aynı zamanda Eğitim-Sen üyesi öğretim elemanlarının barış eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle işten çıkarıldıklarını belirtti. Bu durumu eleştirerek, FETÖ'nün karşısında durmuş olan eğitimcilerin neden mağdur olduklarını sorguladı. Bakan, bilim insanlarının ve akademisyenlerin yaşadığı zorlukların, dönemin hükümetinin politikaları sonucu daha da artarak, onları alternatif iş bulmaya mecbur bıraktığını ifade etti. Başta doktorlar olmak üzere birçok akademisyenin sırf geçim sıkıntısı yüzünden taksicilik ya da tarım işçiliği yaptığını söyledi. Eğitim alanındaki bu yıkımın altında yatan nedenleri irdeleyen Bakan, mağduriyetlerin hükümet tarafından göz ardı edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Kapatılan üniversitelerin yanında eğitim alanındaki bu kayıpların, ülkenin geleceği açısından büyük tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Milat Olarak Belirlenen Tarihler ve Hükümetin Stratejileri

Murat Bakan, FETÖ ile mücadelede hükümetin 17-25 Aralık tarihini milat olarak aldığını eleştirdi. Bu günlerin, hükümetin özellikle gücünü kaybetmeye başladığı tarihleri olduğunu savunan Bakan, neden geçmişteki önemli olayların takviminde FETÖ'nün faaliyetlerinin ve toplum üzerindeki etkilerinin bu denli önemli kabul edilmediğini sorguladı. Özellikle 2004 yılında Millî Güvenlik Konseyi gündemindeki durumun neden dikkate alınmadığını ve bu tarihin neden milat olarak değerlendirilmediğini ifade etti. Hükümetin, kendi yaşadığı güç kaybı sonrasında durumu nasıl manipüle ettiğini ve siyasi olarak ne tür çıkarlar elde etmeyi hedeflediğini sorguladı. Ayrıca, geçmişteki bazı davaların ve hukuksal durumların neden göz ardı edildiğini, gerçek yolsuzlukların ve siyasi hesapların hala karanlıkta kaldığını açıkladı. Hükümetin geçmişteki yolsuzluklara dair iddiaların gerçek olup olmadığını sorgulayarak, bu olayların Türkiye’nin siyasi tarihinde bir dönüm noktası olabileceğini belirtti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *