Hürriyet yazarı Orkun Ün’ün haberine göre ikili bir yıl süren ayrılığın ardından ilişkilerine yeniden devam ediyor.
Orkun Ün'ün yazısında aktardıkları şöyle:
"Samyeli ve Bilgili’yi gördüm...
İki isim gayet samimi bir şekilde sohbet ediyordu.
Şimdi sormaya hakkınız var...
“Arkadaşça görüşemezler mi?” diye.
E ama benim de şunu demeye hakkım var...
“Arkadaşça olsa anlamaz mıyım?”
Hatta Defne Samyeli ve Serdar Bilgili mekandan ayrılırken onları görüntülemek isteyen magazinci arkadaşları gördüm.
Yani yakındır iki ismin görüntülerini görmemiz.
Belki magazine çıkmak istemiyorlar, belki bu sefer ilişkilerini gizli yaşamak istiyorlar, bilemem.
Ama bunu başarmaları günümüzde öyle zor ki...
Artık herkes gazeteci, herkes kameraman, herkes muhabir.
O yüzden bu çiftin kaçma şansları yok..."
O yüzden bu çiftin kaçma şansları yok. Her ne kadar dışarıdan bakıldığında, ilişkileri sıradan bir aşık gibi görünüyor olsa da, aralarındaki bağ o kadar güçlü ki, bu bağı koparmak imkânsız. Birbirlerine olan destekleri, saygıları ve güvenleri, her türlü zorlukla yüzleşmelerini sağlıyor. Geçmişte yaşadıkları sıkıntılar bile, onları daha da yakınlaştırmış ve her anı bir fırsat olarak görmelerini öğretmiş. Bir gün, birlikte yürüyüş yaparken, karşılaştıkları bir engel üzerine yaptıkları sohbet, aslında ilişkilerindeki derinliği çok daha net bir şekilde ortaya koymuştu. "Zor zamanlar bizi ayırmaz," demişti biri; diğeri ise gülümseyerek eklemişti, "Bizi güçlendirir." İşte tam da bu an, onları birbirlerine yine daha da bağlayan bir dönüm noktası olmuştu. Çevrelerindeki herkes, zamanla bu ikiliye hayranlık duymaya başlamıştı. Onların birlikteliği, sadece romantik bir ilişki değil, aynı zamanda bir dostluğun ve ortak hayallerin de örneği haline gelmişti. İkisine de bambaşka hayaller kurmanın ve bunları gerçekleştirebilmenin verdiği heyecan, ilişkilerinin temel dinamiğini oluşturuyordu. Ve bu sayede, hayatın her türlü zorluğuna karşı, birbirlerinin elini bırakmadan, yürümeye devam etme kararlılığındaydılar. Belki de kaçma şansları yoktu, ama kaçmayı hiç düşünmemişlerdi bile. aşkları, onlara yalnızca mutluluk değil; aynı zamanda dayanıklılık ve cesaret de kazandırmıştı.