Gazete Kritik Kültür-Sanat Şener Şen: İyilikten uzaklaşıyoruz

Şener Şen: İyilikten uzaklaşıyoruz

Yönetmen Yavuz Turgul’la birlikte yedinci filmlerine imza atan Şener Şen'e yeni filmi Yol Ayrımı'nda Mert Fırat, Nihal Yalçın, Rutkay Aziz ve Tilbe Saran eşilik ediyor.

Şener Şen: İyilikten uzaklaşıyoruz

Yönetmen Yavuz Turgul ile birlikte kariyerinde yedinci kez buluşan ünlü aktör Şener Şen, yeni filmi "Yol Ayrımı" ile izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Filmde Şen'e, Mert Fırat, Nihal Yalçın, Rutkay Aziz ve Tilbe Saran gibi isimler eşlik ediyor. 75 yaşındaki ustanın, projeleri ve yaşam felsefesi üzerine Hürriyet’ten Çınar Oskay’a verdiği röportaj dikkat çekiyor.

Gaddar mı, Ruhsuz mu?

Yeni filminde canlandırdığı karakter hakkında konuşan Şener Şen, karakterinin gaddar değil, ruhsuz olduğunu belirtiyor. Bu karakterin sistemin bir esiri haline gelmiş, başarılı fakat insani özelliklerini yitirmiş biri olduğunu ifade ediyor. Şen, daha önceki projelerinde belirli bir çizgi izleyerek oynamışken, bu seferki karakterinin değişim sürecinde olduğunu vurgulayarak, izleyicilere farklı bir deneyim sunacağını söylüyor.

Yavuz Turgul ile Çalışma Arzusu

Şener Şen, yedi yıl aradan sonra sadece Yavuz Turgul ile çalışmaya devam etme tercihinin nedenlerini de açıklıyor. Bu durumun dışarıdan bir izlenim olarak algılandığını kabul eden ünlü aktör, birbirlerine baskı yapacak bir ilişkilerinin olmadığını söylüyor. Turgul'un kalitesinde senaryolara ulaşmanın zor olduğunu belirten Şen, Yavuz Turgul'un yaratıcı bir yazım süreci olduğunu ve onunla çalışmanın kendisi için büyük bir fırsat olduğunu ifade ediyor.

İlişkileri ve Dizgiler

Dostluk mu yoksa iş arkadaşlığı mı sorusuna açıklık getiren Şen, Yavuz Turgul ile yaşam ve dünya görüşlerinin örtüştüğünü bildirerek, aralarındaki ilişkinin derin olduğunu ifade ediyor. Bu bağlamda Şen, oyunculuğun bir uygulayıcısı ve yorumcusu olarak kabul edilmesi gerektiğini, esas işin ise senariste ait olduğunu vurguluyor. Sinema dünyasında iyi bir senaryo olmadan hiçbir şeyin anlam kazanmayacağını söyleyerek, Yavuz'un yarattığı dünyayı öne çıkarıyor.

Eski Filmler ve Duygular

Şener Şen, geçmişteki filmleri izlemenin ona nasıl hissettirdiğini de dile getiriyor. O dönemlerin daha naif, romantik ve güçlü aile bağlarına sahip olduğunu söyleyerek, izleyicilerin o filmleri izlerken hissettiği umut verici duyguları hatırlatıyor. Ancak değişimin bir gerçeklik olduğunu ve zamanla insanların değerlerinin de değiştiğini anlayışla karşılıyor. O dönemlerin özlemini duyduğunu belirtse de, gelecekte de farklı değerlerle karşılaşacaklarını vurguluyor.

Arzu Film'in Özlemi ve Değerleri

Arzu Film ile çekilen projelerin, günümüzde hâlâ önemli bir özlem kaynağı olduğunu ifade eden Şen, bu yapımlardaki aile ve dostluk temalarının herkesin kalbinde bir yer edindiğini belirtiyor. Bu gibi hikayelerin, insanların birbirine saygı duyan, duyarlı bireyler olarak anıldığı günlerin yansıması olduğuna dikkat çekiyor. Toplumdaki değişimlerin rağmen, bu tür öykülerin izleyicileri nasıl etkilediğini sorguluyor.

İnsanların Yapısı ve Değişim

Geçmişte insanların daha iyi olup olmadığını sorgulayan Şen, insan doğasının değişmediğini savunuyor. Her zaman hırslı, sahtekar ve başkalarının değerlerini önemsemeyen bireylerin var olduğunu belirtiyor. Ancak, yeni dünya düzenindeki değerlerin insanları daha egoist hale getirdiğini ve içsel iyilik duygularını bastırdığını düşünüyor. Bu durumun, insanların ilişkilerinde pragmatik yaklaşıma yönelmesine neden olduğunu ifade ediyor.

Hayat Mücadelesi ve Gözlemler

Şener Şen, oyunculuk sürecine katkı sağlayan deneyimlerini de paylaşıyor. Genç yaşta taksi şoförlüğü ve işçilik yaparak geçimini sağladığını, farklı kültürlerden insanlarla birlikte yaşamış olmanın kendisini nasıl zenginleştirdiğini anlatıyor. O dönemde daha basit ama zengin bir yaşam deneyimi yaşadığı için gözlem yeteneğinin geliştiğini ve bu durumun oyunculuk kariyerine olumlu katkılar sağladığını ifade ediyor. Önemli karakterleri oynarken yaşadığı anıların ona birçok kapı açtığını vurguluyor.

Doğu'da Öğretmenlik Deneyimi

Şen, Muş'un köylerinde öğretmenlik yaparak geçirdiği dönemin kendisi açısından çok değerli olduğunu ve bu süreçte hayatını sorguladığını belirtiyor. Tek başına kalan zamanlarda, geleceği hakkında önemli kararlar aldığını ve sonunda oyunculuğa yöneldiğini söylüyor. Eğitimin ve öğretmenlik deneyiminin, oyunculuk kariyerine katkı sağladığını düşündüğünü ifade ederek, bu dönemin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu açıklıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız