Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 ülke, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu katılımcılarına yönelik muamele nedeniyle İsrail’e ortak kınama yayımladı. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in uygulamalarına sert tepki gösterildi.
Ortak açıklamada, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in alıkonulan filo katılımcılarına yönelik tavrı “dehşet verici, aşağılayıcı ve kabul edilemez” olarak nitelendirildi. Açıklamada ayrıca bu muamelenin insan onuruna yönelik ağır bir saldırı olduğu belirtildi.
8 ülkeden ortak tepki
Türkiye, BAE, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, Gazze’ye gitmekte olan Küresel Sumud Filosu’ndaki katılımcıların İsrail tarafından alıkonulmasının ardından ortak açıklama yaptı.
Açıklamada, alıkonulan kişilere yönelik uygulamaların uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri açısından kabul edilemez olduğu vurgulandı. Bakanlar, özellikle İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in katılımcılara yönelik tutumunu en güçlü ifadelerle kınadı.
Ortak metinde, kamuoyu önünde aşağılayıcı muameleye maruz bırakılan kişilerin insan onurunun hedef alındığı belirtildi. Bu durumun yalnızca bireylere yönelik bir ihlal değil, aynı zamanda uluslararası toplumun temel insani değerlerine karşı bir meydan okuma olduğu ifade edildi.
Küresel Sumud Filosu neden gündemde?
Küresel Sumud Filosu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve bölgede devam eden ağır insani koşullara dikkat çekmek amacıyla yola çıkmıştı. Filoda farklı ülkelerden aktivistler, gönüllüler ve sivil toplum temsilcilerinin yer aldığı belirtiliyor.
İsrail’in filoya müdahalesi ve katılımcıların alıkonulması, daha önce de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Son ortak açıklama ise bu tepkinin bölgesel ve diplomatik düzeyde daha görünür hale geldiğini gösterdi.
Açıklamayı imzalayan ülkeler, insani yardım faaliyetlerinin engellenmemesi gerektiğini ve sivillere yönelik muamelenin uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ben-Gvir’in tutumuna sert eleştiri
Ortak açıklamanın merkezinde İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in tavrı yer aldı. Bakanların açıklamasında, Ben-Gvir’in provokatif eylemlerinin nefret ve aşırılığı körüklediği belirtildi.
Ayrıca bu tür uygulamaların iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı barış çabalarını zayıflattığı ifade edildi. Açıklamada, Filistinlilere karşı işgal altındaki topraklarda sürdürülen kışkırtıcı ve aşırılıkçı eylemlerden duyulan rahatsızlık da dile getirildi.
Bu yönüyle ortak kınama yalnızca filo katılımcılarına yönelik muameleye değil, İsrail yönetimindeki aşırı sağcı aktörlerin bölgedeki gerilimi artıran politikalarına da tepki niteliği taşıyor.
Uluslararası topluma çağrı
8 ülkenin ortak açıklaması, İsrail’in uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiği mesajını da içeriyor. Açıklamada, insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk ilkelerine dikkat çekilerek alıkonulan kişilere yönelik muamelenin kabul edilemez olduğu belirtildi.
Bakanlar, bölgede gerilimi artıran adımlardan kaçınılması ve Gazze’deki insani krizin daha da derinleşmemesi için uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
Türkiye dahil 8 ülkenin ortak kınaması, Gazze’ye yönelik insani yardım girişimleri ve İsrail’in bu girişimlere yaklaşımı konusundaki diplomatik baskının sürdüğünü gösteriyor. Açıklama, İsrail’in uygulamalarına karşı bölgesel ölçekte ortak bir duruş sergilenmesi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.