Türk Sağlık-Sen üyeleri, 8’inci dönem toplu sözleşme görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığı gerekçesiyle bir günlüğüne iş bırakarak Kanuni Sultan Süleyman Araştırma ve Eğitim Hastanesi önünde eylem düzenledi. Eylemde yapılan açıklamada, “Getirilen bu teklif bu adaletsizliği gidermiyor. Soruyoruz, bu mudur adalet, bu mudur çalışma barışı? Biz adalet, hakkaniyet, sağlığımızı korumak için gece gündüz fedakârca çalışan sağlık personelimizin, devletin şefkat eli sosyal hizmet personelimizin hakkını istiyoruz. Pandemide hepimiz kahramandık, unutulduk. O zaman balkonlardan alkışlandık, bugün ise görmezden geliniyoruz” denildi.
8’inci dönem toplu sözleşme görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine bugün memurlar bir günlüğüne iş bıraktı. Türk Sağlık-Sen üyeleri de Küçükçekmece’de bulunan Kanuni Sultan Süleyman Araştırma ve Eğitim Hastanesi önünde eylem yaptı. “Mutlu çalışan mutlu Türkiye” ve “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” sloganlarının atıldığı eylemde, hazırlanan ortak açıklamayı Türk Sağlık-Sen İstanbul 7 No’lu Şube Başkanı Halil Mutlu okudu.
Bu teklifin, ne memurun ne emeklinin sofrasına çare ne de yarasına merhem olacağını vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:
“Bu teklif, milyonların alın terini yok sayan bir tekliftir. O yüzden biz bu teklifi reddettik, bugün de meydanlarda yüksek sesle reddediyoruz. Ekonomik gerçekler ortada. Akaryakıta gelen zamlar, vergilerdeki ve cezalardaki artışlar, markette, pazarda uçan fiyatlar, zorunlu tüketim mallarındaki fahiş artışlar… Hepsi açıklanan enflasyonun çok üzerinde. Kiralar, memur maaşlarını ezip geçmiş durumda. Büyükşehirlerde ve kıyı bölgelerinde memur barınamıyor, görev yerleri boş kalıyor. Çünkü maaş ile kira yarışılamaz hâle geldi. Bir gerçeğin altını özellikle çiziyoruz. Memur ve emekli maaşları bugün insanca yaşamaya yetmiyor. Maaşlar her ay eriyor. Emeklilerimiz temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. İlave ek ödeme emekli maaşlarına yansıtılmazsa bu mağduriyet önümüzdeki iki yılda daha da derinleşecek. Yoksulluk hem çalışanın hem de emeklinin kaçınılmaz kaderi hâline gelecek. Kamuda aynı işi yapan, benzer eğitim düzeyine sahip ama farklı statüdeki çalışanlar arasında uçurumlar var.
“Bu mudur adalet”
Getirilen bu teklif bu adaletsizliği gidermiyor. Soruyoruz, bu mudur adalet, bu mudur çalışma barışı? Biz adalet, hakkaniyet, sağlığımızı korumak için gece gündüz fedakârca çalışan sağlık personelimizin, devletin şefkat eli sosyal hizmet personelimizin hakkını istiyoruz. Pandemide hepimiz kahramandık, unutulduk. O zaman balkonlardan alkışlandık, bugün ise görmezden geliniyoruz. Bunu kabul etmiyoruz. Maaşa makul zam, taban ve teşvik ek ödemelerine ekonomimize anlam katacak bir iyileştirme talep ediyoruz. Giyim yardımından nöbet ücretine kadar tüm ödemelerin günümüz şartlarına uygun olmasını talep ediyoruz. Sözleşmeliye kadro istiyor, 3 1 zulmü sona ersin diyoruz. Atama ve nakil yönetmelikleri ile parçalanan aileler birleşsin, üniversitelerde görev yapanlar ailelerine kavuşsun diyoruz. Yönetmeliklerle mağdur edilen aile hekimliği çalışanlarımızın sorunları çözülsün istiyoruz. Ali ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çalışanlarının hakkı olan sosyal hizmet tazminatının verilmesini talep ediyoruz. Ay sonunda ne kadar maaş alacağımızı bilmek istiyor, tek kalem maaş talep ediyoruz. Kaygısız, huzurlu, güvenli bir çalışma hayatına kavuşmasını istiyoruz.”