15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) bazı önemli değişiklikler yaşandı. Bu süreçte, darbe girişimi nedeniyle ihraçlar, emeklilikler ve istifaların ardından TSK'daki general, amiral, subay ve astsubay sayıları belirgin bir şekilde azaldı. Personel açığını kapatmak amacıyla, yedek subay ve sözleşmeli erbaşı artırmaya yönelik adımlar atıldı. Genelkurmay verilerine göre, 2016 Temmuz ayında 326 olan general sıklığı, bu yıl Mayıs ayında 196'ya gerileyerek ciddi bir değişim yaşadı.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Rütbe Değişiklikleri
TSK'daki general ve amiral sayısı darbe sonrası önemli bir düşüş yaşadı. Geçen yıl Temmuz ayında görevde bulunan 326 general ve amiral rakamı, darbe girişimi sonrasında terörizme bağlı soruşturmalarla birlikte önemli bir erime geçirdi. Bu süreçte, bu yılın Mayıs ayında Genelkurmay Başkanlığı'nın verilerine göre, sayının 196'ya düştüğü bildirildi. Böylece TSK içindeki orgeneral ve amiral sayısı, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 40'lık bir azalma gösterdi.
Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri’nde Rütbelerdeki Değişim
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda, darbe girişimi öncesinde 10 orgeneral, 23 korgeneral, 50 tümgeneral ve 115 tuğgeneral görev yapmaktaydı. Ancak, darbe sonrasında bu sayılar önemli ölçüde değişti. Mevcut durumda Kara Kuvvetleri'nde 7 orgeneral, 14 korgeneral, 21 tümgeneral ve 76 tuğgeneral görev yapmaktadır. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki rütbe dağılımı da benzer şekilde etkilendi; darbe öncesi 2 orgeneral ve 8 korgeneral olmak üzere toplam 45 tuğgeneral ve tümgeneral varken, bugün bu rakamlar oldukça düşmüştür. Aynı zamanda Deniz Kuvvetleri'nde, oramiral sayısı sabit kalırken, diğer rütbelerde de bir değişim yaşanmıştır.
Personel Açığının Giderilmesi Çabaları
Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki personel kaybına çözüm bulmak adına yedek subay ve sözleşmeli erbaş/er sayısında artış yapılması gündeme geldi. 2016'nın Temmuz ayında 32 bin 189 olan subay sayısı, ihraçlar ve emeklilikler sonrasında 24 bin 705'e düşmüştür. Aynı dönemde astsubay sayısı da 68 bin 978'den 62 bin 781'e gerileyerek yüzde 9 oranında azalmıştır. Bu durum, personel eksikliğini telafi edebilmek için yedek subay sayısını artırma yönünde adımlar atılmasına sebep olmuştur.
Yedek Subay ve Sözleşmeli Personel Sayısındaki Artış
Geçen yıl içerisinde yedek subay sayısında yüzde 51'lik bir artış yaşandığı ifade ediliyor. 2016 Temmuz ayında 5 bin 792 olan yedek subay sayısı, bu yıl Mayıs ayı itibarıyla 8 bin 736'ya ulaştı. Ayrıca, sözleşmeli erbaş ve er sayısı da 13 bin 88'den 16 bin 743'e çıkarılarak yüzde 28 oranında bir artış kaydedilmiştir. TSK, bu önlemlerle personel açığını kapatmaya yönelik stratejilerini uygulamayı hedefliyor.
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, acil personel ihtiyacını karşılamak amacıyla harekete geçti ve bu kapsamda toplamda 13 bin 125 yeni personel alımı gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanlığı, subay, astsubay, sözleşmeli er ve uzman erbaş kadrolarını doldurmak için çeşitli adımlar attı.
Subay Alımları ve Dağılımı
Özel Kuvvetler Komutanlığı için 161 subay kadrosu açıldı. Bunun yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanlığına 930, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına 296 ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına 312 subay alımı yapıldı. Böylece Türk Silahlı Kuvvetlerinin subay yapısında önemli bir güncelleme sağlandı.
Diğer Personel Alımları
Alımlar sadece subaylarla sınırlı kalmadı; astsubay temininde toplamda 3 bin 186, uzman erbaş alımında 3 bin 210 ve sözleşmeli er olarak da 5 bin 30 kişi göreve başladı. Bu geniş çaplı alım süreci, Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekât kabiliyetini artırmaya yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Milli Savunma Üniversitesi’nin Kuruluşu
Darbe girişiminin ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri yeniden yapılanma sürecine girdi ve bu kapsamda Milli Savunma Üniversitesi kuruldu. Harp okulları, yeni üniversite bünyesinde eğitim vermeye başladı. Eğitim sürecinin hızlanması adına okullarda ara sınıflardan da öğrenci kabul edilmesi sağlandı. Bu süreç, asker yetiştirme konusundaki arzın tekrar artmasına neden oldu.
Harp Okullarına Başvuru Patlaması
Harp okullarına yapılan başvurular ise dikkat çekici bir artış gösterdi. Kara Harp Okuluna geçen yıl 46 bin 736 müracaat yapılmışken, bu yıl bu sayı 157 bin 635’e çıkarak üç kat bir artış yaşandı. Deniz Harp Okulunda başvurular 33 bin 405’ten 135 bin 12’ye, Hava Harp Okulunda ise 27 binden 144 bin 169’a yükseldi. Bu durum, toplumun ordusuna yönelik ilgisini ve bağlılığını göstermektedir.
Toplumun Askerle İlişkisi
Bu yıl harp okullarına yapılan başvuruların, son üç yıla oranla dört kat artması, Türkiye’de halkın orduya olan desteğinin ve ilgisinin pekiştiğini ifade ediyor. Bu durum, "Milletin ordusuna sahip çıkması" olarak değerlendiriliyor ve ordunun toplum içindeki yerini bir kez daha gözler önüne seriyor.