İşte nihai rapor;
"Nihai rapor”un bazı bölümleri de kamuoyuna yansıdı. Raporda, sürecin ilerleyişi için silah bırakmanın tespit ve teyidine dayalı bir yol haritası çizilirken, buna eşlik edecek kapsamlı yasal düzenlemeler önerildi.
SİLAH BIRAKMA SÜRECİN 'KRİTİK EŞİĞİ' OLARAK ANILDI
Raporda, sürecin en belirleyici aşamasının PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması olduğu vurgulandı. Silah bırakmanın devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi gerektiği belirtildi. Bu aşamanın yalnızca silahlı tehdidin sona erdiğinin ilanı değil, yeni bir hukukî ve siyasî çerçevenin başlangıcı olacağı ifade edildi:
“Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir.
Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir.”
Raporda, örgütün tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu, bu konuda genel bir anlayış birliği bulunduğu kaydedildi:
“Örgütün tüm unsurlarıyla tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır.”
MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASA ÖNERİSİ
Silah bırakma süreciyle birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması amacıyla özel bir yasal çerçeve önerildi. Raporda, bu düzenlemenin süreci ve sonrasını yönetecek nitelikte olması gerektiği belirtildi:
“Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.
“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir."
“Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.”
“Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasında hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı, şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir.”
Söz konusu yasanın demokratik siyaset zeminini güçlendirmesi gerektiği de ifade edildi:
“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.”
YASAL GÜVENCE VURGUSU
Raporda, sürecin yürütülmesinde görev alan kişilerin hukuki güvence altına alınması gerektiği ifade edildi:
“Yürütülen süreçte görev alanlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir.”
UMUT HAKKI VE İNFAZ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK
Raporda, Umut Hakkı tartışması da insan hakları temelinde yeniden ele alındığı görüldü:
“İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir.”
Raporda, hasta ve yaşlı tutuklular için infaz ertelemesi önerisi de yer aldı:
“Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için, yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.
Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir.”
ÖRGÜTÜ İZLEYECEK MEKANİZMA ÖNERİSİ
Raporda, sürecin sağlıklı yürütülmesi için yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması gerektiği belirtildi:
Kanunla, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, Yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Bu mekanizmanın tespit ve teyidi çerçevesinde, uygulamaların etkinliği ve hedefe ulaşma düzeyi denetlenmiş olacaktır. Böylece sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp ürümediği gözlemlenecek ve gerekli tedbirler zaman kaybetmeksizin....
Bu çerçevede, kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi sağlanmış olacaktır. Kanunla Yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında, kamu kurum ve kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanması bu suretle sürecin etkin bir şekilde
KAYYUMLUK İÇİN DÜZENLEME
Raporda, belediyelere atanan kayyumlar için şu düzenleme önerildi:
"Belediye Başkanı’nın görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca Belediye Meclisi’nde seçim yapılması sağlanmalıdır."
OYLAMA KRİZİ
Raporda yasal düzenleme önerileri içerse de nasıl onaylayacağı kriz yarattı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, sunulacak rapor için "nitelikli çoğunluk" vurgusu yapsa da AKP'li kaynaklarından, "Bu bir kanun teklifi değil, o yüzden nitelikli çoğunluk aranmak zorunda değil" açıklaması geldi.
Raporun nasıl kabul edileceği böylecek tartışma konusu oldu. MHP de bu toplantının 'son ' olduğunu söylemişti.
AKP kaynaklarının dediği kabul olursa Cumhur İttifakı’nın oyu ile rapor kabul edilebilir.
MHP'DEN TOPLANTI ÖNCESİ KRİTİK MESAJ
Toplantı öncesinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada komisyonun bugün son toplantısını yapacağını belirtti. Yıldız, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bugün saat 11.00 son toplantısını yapacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda hazırlanan idari ve hukuki düzenlemelerin çerçeve metnini oluşturan rapor üyelerin görüşüne sunulacaktır.
Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir.”
CHP'DEN NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK VURGUSU
Oylama öncesinde CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de komisyonun çalışma usullerine dikkat çekti. Emir, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Milli Kardeşlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu yarın 11 00’de komisyon taslak raporunu görüşmek üzere toplanacak. Raporun Komisyonca kabul edilebilmesi için için Komisyon Çalışma Usul ve Esasları Yönergesi 6. Madde uyarınca nitelikli çoğunluk aranacak”
31 KİŞİNİN ONAYLAMASI GEREKİYOR!
Komisyon 51 üyeden oluşuyor. 51 üyeli komisyonda raporun onaylanması için en az 31 “evet” oyu aranıyor. Üyelerin 22’si AKP, 11’i CHP, 5’i DEM Parti, 4’ü MHP, 3’ü Yeni Yol Grubu’ndan. HÜDA-PAR, Yeniden Refah, TİP, EMEP ve DSP’nin de birer üyesi bulunuyor. Demokrat Parti kontenjanından komisyonda yer alan milletvekili Haydar Altıntaş ise İmralı Adası ziyareti sonrası komisyondan ayrılmıştı.
Meclis komisyonu, nihai raporu oylamak üzere 21'inci ve son toplantısını yaptı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, hazırlanan nihai raporun yedi ana başlığını açıkladı. Oylama sonucu nihai rapor, 47 "evet" ile kabul edildi.