Gazete Kritik Gündem Suriye'de HTŞ çetelerinin Alevilere yönelik saldırılar protesto edildi

Suriye'de HTŞ çetelerinin Alevilere yönelik saldırılar protesto edildi

Suriye'deki Alevilere yönelik saldırılar, Kadıköy'de protesto edildi. Alevi Bektaşi Federasyonu yetkilisi, bu saldırıların soykırım olarak tanımlanabileceğini belirterek, uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya çağırdı ve katliamların faillerinin yargılanmasını talep etti.

Suriye'de Alevi halkına yönelik saldırılar Kadıköy'de düzenlenen basın açıklamasıyla protesto edildi. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya çağırarak "Özellikle 6–8 Mart 2025 tarihlerinde yoğunlaşan saldırılar, uluslararası hukukun tanımladığı biçimiyle açık bir soykırım girişimidir. Bugüne kadar edindiğimiz bilgilere göre 15 bini aşkın Alevi, cihatçı selefi HTŞ çeteleri tarafından katledilmiştir. Köyler basılmış, toplu katliamlar yapılmış, kadınlar kaçırılmış, insanlar toplu mezarlara atılmıştır" dedi.

Suriye'nin batısında Alevilere yönelik saldırılar, Kadıköy'de protesto edildi. Yapılan açıklamada “Emperyalist devletler ve işbirlikçi bölge güçleri tarafından ‘Yeni Suriye’ söylemleriyle pazarlanan HTŞ dönemi bir yılı geride bıraktı. Ancak ortaya çıkan tablo son derece nettir: El birliğiyle istikrarsız, kaotik ve geleceği belirsiz bir Suriye inşa edilmiştir. İktidara getirilen HTŞ yönetimi, halka katliam ve tehdit dışında hiçbir şey sunmamış, tüm dünyanın gözü önünde büyük suçlara imza atmıştır” denildi.

Eylem sırasında açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, HTŞ’nin geçmişinin bütünüyle suç ve şiddetle örülü olduğunu, iktidarın meşruiyetinin olmadığını belirterek "Bu iktidar suç çetelerinden oluşan bir dayatmadır” dedi.

"Suriye tarihinin en büyük katliamlarından biri gerçekleştirilmiştir"

"Suriye tarihin en büyük katliamlarını gerçekleştirmiştir" diyen Deniz şunları söyledi:

"Suriye’de geçmişi yalnızca suç ve şiddet dolu bir çeteler koalisyonu iktidara getirilmiştir. Bu yapı, emperyalistler ve yerel işbirlikçiler tarafından halklara dayatılan, yönetme kapasitesinden yoksun ve hiçbir meşruiyeti bulunmayan bir iktidardır. Bu iktidar bir yıl boyunca başta Arap Alevi halkı olmak üzere Dürzilerle, Kürtlerle, Hristiyanlarla ve laik Sünnilerle katliam, baskı ve tehdit dışında bir ilişki kurmamıştır.”

"Yaşananlar açık bir soykırım girişimidir"

Mart 2025’te yaşananlara da değinen Deniz, bu saldırıların niteliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"6–8 Mart 2025 yaşananlar açık bir soykırım girişimidir. Bu yılın mart ayında, Suriye tarihinin en büyük katliamlarından biri gerçekleştirilmiştir. Özellikle 6–8 Mart 2025 tarihlerinde yoğunlaşan saldırılar, uluslararası hukukun tanımladığı biçimiyle açık bir soykırım girişimidir. Bugüne kadar edindiğimiz bilgilere göre 15 bini aşkın Alevi, cihatçı selefi HTŞ çeteleri tarafından katledilmiştir. Köyler basılmış, toplu katliamlar yapılmış, kadınlar kaçırılmış, insanlar toplu mezarlara atılmıştır."

"Katliama dikkat çekenler tehdit edilmiş, yaşam hakkını savunanlar kriminalize edilmiştir"

Uluslararası kamuoyunun sessizliğini de eleştiren Deniz, “Bu katliamlar karşısında uluslararası kamuoyu sessizliğe bürünmüştür. AKP medyası ve sözde medeni Batılı medya, yaşananları inkâr etmek için çaba göstermiştir. Katliama dikkat çekenler tehdit edilmiş, yaşam hakkını savunanlar kriminalize edilmiştir. Soykırım girişimini aklayan ve Alevileri hedef alan mezhepçi söylemler hâlâ sürdürülmektedir" diye konuştu.

"Katliamların, kaçırmaların ve yerinden etmelerin failleri yargılanmalıdır”

Alevi halkına yönelik saldırıların devam ettiğini de vurgulayan Deniz, "Aleviler sokaklardan kaçırılarak infaz ediliyor, inanç mekânları bombalı saldırılara uğruyor. Alevi kadınlar ve çocuklar doğrudan hedef alınmaktadır” dedi. Alevi halkının taleplerinin açık ve meşru olduğunu belirten Deniz, şu çağrıyı yaptıı:

“Onurlu ve adil bir yaşam; inanç kimliklerinin tanınmasından, tüm halkların anayasal güvenceye kavuşmasından, halkların kendi kaderini tayin etmesinden ve yaşanan soykırım girişiminin tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasından geçer. Katliamların, kaçırmaların ve yerinden etmelerin failleri yargılanmalıdır.”
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *