İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından başlayan Saraçhane eylemleriyle ilgili önemli bir karara imza attı. “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” ettikleri iddiasıyla yargılanan 139 kişi hakkında beraat kararı verildi. Mahkeme, kararın gerekçesinde delil yetersizliği ve suç unsurunun oluşmadığını belirtti.
Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülen davanın beşinci duruşmasında açıklanan karar, Saraçhane sürecine ilişkin en dikkat çeken gelişmelerden biri oldu. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nin salonunun yetersiz kalması nedeniyle karar, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda açıklandı.
139 kişinin yargılandığı dosya beraatle sonuçlandı
Saraçhane’deki eylemler nedeniyle açılan davada 139 kişi yargılanıyordu. Mahkemenin verdiği beraat kararıyla birlikte, söz konusu dosyada sanıkların tamamı hakkında suçun oluşmadığı yönünde hüküm kurulmuş oldu. Bu yönüyle karar, hem dava süreci hem de benzer soruşturmalar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.
Dosyada yalnızca mahkemenin değil, iddia makamının da sanıklar hakkında beraat yönünde mütalaa verdiği aktarıldı. Böylece hem savcılık hem de mahkeme, suçun unsurlarının oluşmadığı değerlendirmesinde buluşmuş oldu.
“Mart 2025’teki tüm Saraçhane dosyaları beraatle sonuçlandı”
Kararın ardından CHP İl Hukuk Komisyonu’nda görevli avukatlardan Umut Albayrak açıklamalarda bulundu. Albayrak, Mart 2025’te Saraçhane’de gerçekleşen eylemler nedeniyle açılan dosyaların tamamının beraatle sonuçlandığını belirtti. Açıklamasında, çok sayıda yurttaşın demokratik haklarını kullandığı için gözaltına alındığını, ardından tutuklandığını ve bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildiğini ifade etti.
Albayrak, bu kararın sevindirici olduğunu ancak yaşanan süreç nedeniyle buruk bir sevinç taşıdıklarını söyledi. Ayrıca verilen beraat kararının bundan sonraki eylemler, basın açıklamaları ve demokratik hak kullanımına ilişkin süreçlerde idari makamlara yol gösterici olması gerektiğini vurguladı.
Polis müdahalesi ve gözaltı süreci yeniden gündeme geldi
Kararın ardından yapılan değerlendirmelerde, Saraçhane eylemleri sırasında yaşandığı belirtilen polis müdahaleleri ve gözaltı süreçleri de yeniden gündeme taşındı. Umut Albayrak, bazı vatandaşların ciddi polis müdahalesine maruz kaldığını, gözaltına alındığını ve tutuklandığını hatırlatarak, tüm bu sürecin sonunda beraat kararlarının gelmesinin önemli olduğunu söyledi.
Avukat Önder İbrahim Yılmaz da halkın Saraçhane eylemlerine yoğun katılım gösterdiğini, sonrasında ise gözaltı süreçlerinin başladığını belirtti. Bazı noktalarda işkenceye varan müdahalelerin tespit edildiğini ifade eden Yılmaz, mahkemenin suçun oluşmadığına hükmetmesinin, başından beri yapılan işlemlerin sorgulanmasına yol açtığını dile getirdi.
“Bu sadece sıradan bir beraat kararı değil” değerlendirmesi
Önder İbrahim Yılmaz, verilen kararın sıradan bir beraat kararı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Mahkemenin doğrudan suçun oluşmadığına hükmettiğini vurgulayan Yılmaz, bu nedenle soruşturma, gözaltı ve tutukluluk süreçlerinin baştan itibaren yapılmaması gereken işlemler olduğunun ortaya çıktığını savundu.
Yılmaz, bu kararın sonraki davalar açısından da önemli bir emsal niteliği taşıyabileceğini ifade etti. Halkın anayasal haklarını kullanmaktan uzaklaştırılmasına yönelik uygulamaların, yargı kararları ışığında sona ermesi gerektiğini dile getirdi.
Mahmut Tanal’dan dikkat çeken açıklama
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da karar sonrası yaptığı değerlendirmede, gençlerin tutuklandığı süreçte Adalet Bakanlığı önünde sabaha kadar nöbet tuttuğunu hatırlattı. Tanal, beraat kararının ardından “Madem suç yoktu, bu çocukları neden gözaltına aldınız?” sorusunu gündeme taşıdı.
Açıklamasında gözaltı ve tutuklama sürecinin kişi özgürlüğü, güvenliği hakkı ve eğitim hakkı açısından ihlaller doğurduğunu savunan Tanal, önce cezalandırıp sonra beraat verilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti. Tanal’ın sözleri, kararın ardından kamuoyunda en çok konuşulan değerlendirmeler arasında yer aldı.
Gözler diğer davalara çevrildi
Saraçhane eylemlerine ilişkin bu dosyada çıkan beraat kararının ardından gözler, farklı tarihlerdeki eylemler nedeniyle süren diğer yargılamalara çevrildi. Açıklamalarda, İstanbul’un çeşitli adliyelerinde devam eden başka dosyaların da bulunduğu ve bu dosyalarda da benzer kararların beklendiği ifade edildi.
139 kişi hakkında verilen beraat kararı, yalnızca bu dava dosyası açısından değil, Saraçhane süreciyle ilgili genel hukuki tablo bakımından da önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Özellikle suç unsurunun oluşmadığı yönündeki tespit, kararın etkisini daha da artıran başlıkların başında geliyor.