Eğitim masraflarını karşılamak amacıyla İzmir'in Alsancak semtinde bir barda çalışan 29 yaşındaki üniversite öğrencisi E.E. ve onun arkadaşı İ.O.D., 21 Kasım 2010 tarihinde gece otobüsü beklerken yanlarına yaklaşan iki kişi tarafından kamyonete alındı. Seyahat başladıktan kısa bir süre sonra, I.O.D. tartaklanarak araçtan indirilirken, E.E. zorla araçta tutuldu. İki saldırgan, E.E.'yi Bornova Kuzey Çevre Yolu'ndaki viyadük altına götürüp burada büyük bir şiddet uyguladı. E.E.'yi döverek cinsel saldırıda bulunan bu kişiler, mağdurun yaşadıklarından bahsetmemesi için tehditte bulunduktan sonra onu metro istasyonuna bıraktı. E.E. yarı baygın haldeyken, olayla ilgili bilgiler verdi ve polisi bir plaka numarasına yönlendirdi. Bu bilgiler doğrultusunda 36 yaşındaki Ali Yavaş ile 29 yaşındaki Gökhan Muşmula yakalandı.
Mahkeme Süreci
Bu olay sonrası, İzmir 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dört yıl süren davanın duruşması sonunda mahkeme heyeti sanıklar hakkında 'Nitelikli cinsel saldırı' suçundan ayrı ayrı 9 yıl 2 ay, 'Cebir ve tehditle hürriyeti kısıtlama' suçundan ise 5 yıl ceza vererek toplamda 14 yıl 2 ay hapis süresi belirledi. Sanıkların tutuklu kaldıkları süreyle temyiz aşamalarının uzun sürme olasılığını göz önünde bulundurarak mahkeme, sanıkları tahliye etti. Bu karar, cezaların kesinleşmesi için mağdur ve aile tarafından yüksek sesle eleştirildi.
Temyiz Başvurusu
Mahkemenin verdiği cezalara itiraz eden sanık avukatları, kararın çok ağır olduğunu savundu. Aynı zamanda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile E.E.'nin avukatları daha ağır bir ceza verilmesi talebiyle Yargıtay'a başvurdu. Dört yıl sonra, dosyanın incelenmesi sonucunda, Yargıtay 14'üncü Ceza Dairesi, sanıkların 'Cebir ve tehditle hürriyeti kısıtlama' suçundan olan 5 yıl hapis cezasını onadı ancak 'Nitelikli cinsel saldırı' suçunu tekrar inceleyerek sanıklara daha yüksek bir ceza verilmesi gerektiğini belirtip kararı bozdu. Bu, davanın yeniden başlamasına neden oldu.
Yeniden Yargılama Süreci
Yargıtay’ın bozma kararından sonra, İzmir 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın yeniden görülmesine başlandı. Duruşmaya hükümlülerin cezasını çeken Gökhan Muşmula, SEGBİS sistemi ile katılırken, diğer sanık Ali Yavaş ve tarafların avukatları da duruşma salonunda yer aldı. E.E. ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın avukatı da salonda bulunuyordu. Duruşmayı, sanıkların yakınları da gözlemledi. Mahkeme Başkanı Hakim Alparslan Demir, sanıklara Yargıtay’ın bozma kararının gerekçelerini sordu. Sanık Ali Yavaş, kurban E.E. ile para karşılığında ilişkiye girdiğini savunurken, Gökhan Muşmula kendisi hakkında hiçbir bulgu olmadığını, bilgisizlikten dolayı yargılandığını öne sürdü.
Mahkeme Kararı ve Sonrası
Sanıkların avukatları, müvekkillerinin beraatini talep ettilerse de, aksi bir karar verilirse daha az ceza verilmesini istediler. Mahkeme heyeti, kısa bir değerlendirmeden sonra sanıkları 'Nitelikli cinsel saldırı' suçlamasından toplamda 18 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ardından sanıkların duruşmalardaki iyi halleri göz önünde bulundurularak, ceza 15 yıl 3 aya indirildi. Sonuç olarak, sanıklar toplamda 20 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmiş oldu. Avukatlar, bu kararın tekrar temyizi için Yargıtay’a başvurma niyetlerini açıkladılar.
Basın Açıklaması
Duruşma sonrası Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına yapılan basın açıklamasında temsilci Funda Özdemir, mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyduğunu belirtti. Özdemir, sanıkların cezalarının 6 yıl 3 ay arttığını vurgulayarak, kadınlara yönelik cinsel saldırı vakalarının giderek arttığını ifade etti. Bu tür olayların önlenebilmesi için cezalardaki artışın şart olduğunu savundu ve platform olarak davaları yakından takip ettiklerinin altını çizdi.