Libya'da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yürütülen çatışmaların etkisiyle güç kaybeden General Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu'nun sözcüsü Ahmed Mismari, Türkiye'nin askeri hedeflerine yönelik sert açıklamalar yaptı. Mismari, Türk uçaklarının Libya hava sahasına girişinin yasaklandığını ve Türkiye'ye ait gemilerin hedef alınacağını belirtti. Ayrıca, Türkiye’ye ait bir İHA’nın düşürüldüğünü iddia etti. Bu açıklamalar, bölgedeki gerilimi artıracak nitelikte duruyor.
General Mismari'nin Açıklamaları
Mismari, Türkiye ve Katar’ın militanlar lehine müdahale ettiğini öne sürdü. Türkiye'nin farklı boyutlarda savaşa müdahil olduğunu ifade ederken, Trablus'taki çatışmalara denizden, havadan ve karadan aktif destek verdiğini dile getirdi. Bu tür açıklamalar, Hafter'in kontrolündeki Libya Ulusal Ordusu'nun, Türkiye ve Katar gibi ülkelerle olan ilişkiden duyduğu kaygıyı ortaya koyuyor. Hafter’in bünyesinde bulundurduğu güçler, uluslararası destekle militan grupların etkisinin arttığını düşünmekte. Mismari'nin iddialarına resmi makamlar henüz yanıt vermiş değil, bu durum Libya'daki belirsizliği daha da derinleştiriyor.
Libya'daki Siyasi Durum
Libya'nın siyasi geçmişi, 2011 yılında Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana sürekli olarak karışıklık içinde. Euronews’a göre, bu süreç bir Arap Baharı olarak başlamış ancak çatışmalara dönüşmüştür. 2014 seçimlerinin ardından Libya, doğu ve batıda iki ayrı yönetim biçimine bölündü. Doğuda bulunan temsilciler meclisi, Tobruk’ta yer alırken, batıda Ulusal Mutabakat Hükümeti Trablus merkezli olarak varlığını sürdürmektedir. Bu bölünme, ülkede uzun vadeli istikrar sağlamayı zorlaştırırken, iç çatışmaların da gün geçtikçe artmasına neden oluyor.
Destekçiler ve Konumlar
İki ana yönetim arasında belirgin bir destekleyici yapı mevcuttur. Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti, Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından meşru kabul edilerek destekleniyor. Diğer yandan, Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve kısmen Rusya gibi ülkelerin desteklerini almaktadır. Bu uluslararası destek, yerel güç dinamiklerini de belirlemekte ve çatışmaları tırmandırmaktadır. Her iki tarafın da destekçileriyle güçlenmesi, Libya’nın siyasi ve askeri arenasında büyük etkiler yaratıyor.
Silahlı Gruplar ve Çatışmalar
Libya, Kaddafi’nin devrilmesinin ardından birçok silahlı grubun sahne aldığı karmaşık bir ortam haline geldi. Bu gruplar arasında dikkat çekenler, Trablus merkezli hükümete bağlı birlikler ile General Halife Hafter'in Libya Ulusal Ordusu’dur. Hafter’in kontrol ettiği bölgeler, ülkenin doğusunu kapsamakta ve önemli petrol limanlarıyla zengin kaynaklar üzerinde etkili olmaktadır. Aynı zamanda, Misrata merkezli güçler de bu dengeyi değiştirdi. Libya'nın batısı ile Tunus sınırına yakın Zintan merkezli gruplar, çatışmaların yoğun olduğu alanlardandır. İşte tüm bu gruplar, Libya'nın geleceği bakımından hayati birer aktör olmaktadır.
General Halife Hafter’in Geçmişi
General Halife Hafter, 1943 yılında Ecdebiye'de dünyaya gelmiştir ve Libya’daki krizlerin merkezindeki isimlerden biridir. Kaddafi döneminde askeri eğitim alarak orduya katıldı ve 1969 yılında yapılan darbenin önemli bir parçası oldu. Bu süreç onun Kaddafi tarafından güvenilen bir isim olmasını sağladı. Ancak daha sonra Kaddafi ile yaşanan anlaşmazlıklar ve Hafter’in esir düşmesi, onun yaşamını etkileyen önemli olaylar arasında yer aldı. Yıllarca ABD'de sürgün hayatı yaşayan Hafter, 2011 Kaddafi karşıtı devrimle birlikte geri dönmüş ve sonrasında 2014 seçimlerinde yeniden güç kazanmıştır. Hafter, Libya'daki istikrarın onun liderliğinde sağlanabileceğine inanıyor ve bu görüşünü benimsemektedir.