İstanbul’da Kapalıçarşı merkezli yürütülen “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması” soruşturmasında dikkat çeken yeni ayrıntılar ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 36’sı firari ve 134’ü tutuklu olmak üzere toplam 504 şüpheli yer aldı.
İddianamede, firari şüpheli Türker Ak’ın suç örgütünün elebaşı, tutuklu Murat Dönmezoğlu’nun ise örgüt yöneticisi olduğu ileri sürüldü. İki şüpheli hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “zincirleme şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak” suçlamalarından 15 yıldan 34 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Diğer şüpheliler için de örgüt üyeliği ve örgütlü şekilde suç gelirlerini aklama suçlamaları kapsamında farklı oranlarda hapis cezaları istendi.
369 şirket neden inceleme altında?
Soruşturmanın en dikkat çekici bölümünü, örgütün finansal faaliyetlerinde kullanıldığı iddia edilen 369 şirket oluşturdu. Aralarında döviz ve değerli maden sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin de bulunduğu bu yapıların, olağan ticari faaliyet yürütmek yerine para kabulü ve transferi amacıyla kullanıldığı öne sürüldü.
MASAK raporları, banka hareketleri, şirket kayıtları ve diğer finansal veriler birlikte incelendiğinde şirketlerin birbirinden bağımsız işletmeler olmadığı değerlendirildi. Savcılığa göre söz konusu şirketler, farklı suçlardan elde edilen paraların finansal sisteme sokulması, hesaplar arasında dolaştırılması ve gerçek kaynağından uzaklaştırılması için oluşturulan ağın parçalarıydı.
Şirketlerin büyük bölümünün, suç gelirlerinin Kapalıçarşı’da döviz veya altına dönüştürülmesi sürecinde kullanıldığı iddianamede yer aldı.
Şirket hesaplarındaki milyonluk hareketler dikkat çekti
İddianamede bazı şirketlerin banka hesaplarındaki yüksek hacimli para girişlerine de ayrıntılı şekilde yer verildi. Buna göre Atahan Gıda hesaplarına yaklaşık 708 milyon lira, Bilhan Group hesaplarına 593 milyon lira, Biyal Tarım hesaplarına ise 406 milyon lira seviyesinde para girişi gerçekleştiği tespit edildi.
Fast Gayrimenkul hesaplarında yaklaşık 233 milyon lira, İMA Bilişim hesaplarında 213 milyon lira, Öznacar İnşaat hesaplarında 149 milyon lira, Maysan Gıda hesaplarında ise 136 milyon liralık hareket belirlendi.
Yalçın Aktariye hesaplarına da bin 75 farklı gerçek kişi ve 462 farklı tüzel kişiden yaklaşık 257 milyon lira gönderildiği kaydedildi. Savcılık, şirketlerin faaliyet alanları ve mali kapasiteleri dikkate alındığında bu büyüklükteki işlemlerin olağan ticari faaliyetlerle açıklanamayacağını savundu.
Para trafiği nasıl işledi?
İddianamede yer alan değerlendirmelere göre suç gelirleri ilk aşamada sanal POS altyapısı bulunan paravan şirketlerin hesaplarında toplandı. Paralar daha sonra farklı şirketler ve ödeme sistemleri arasında transfer edilerek çok sayıda finansal işleme bölündü.
Finansal hareketlerin son aşamasında ise paraların Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz bürolarına yönlendirildiği öne sürüldü. Burada döviz veya altın alındığı, bazı tutarların kripto varlıklara çevrildiği ve bir bölümünün yurt dışına çıkarılmaya çalışıldığı iddia edildi.
Bu yöntemin, paranın elde edildiği suçla bağlantısının koparılması ve finansal sistem içerisinde yasal ticari gelir görünümü kazanması amacıyla kullanıldığı değerlendirildi.
Forex, yasa dışı bahis ve sahte internet siteleri mercek altında
Soruşturma kapsamında incelenen paraların lisanssız forex sistemleri, yasa dışı bahis faaliyetleri, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması ile çeşitli bilişim dolandırıcılıklarından elde edildiği ileri sürüldü.
Dolandırıcılık yöntemleri arasında sahte araç ve elektronik ürün ilanları, villa ve bungalov kiralama siteleri, yatırım danışmanlığı teklifleri, e-pin satış sistemleri ve bilinen şirketlere ait ödeme ekranlarının kopyalanması yer aldı.
Bazı mağdurların kendilerini banka görevlisi, polis, savcılık personeli, sigorta temsilcisi veya kripto para platformu çalışanı olarak tanıtan kişiler tarafından yönlendirildiği belirtildi. Türkiye genelinde benzer dolandırıcılık yöntemleriyle bağlantılı bin 112 soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunduğu kaydedildi.
Mahkemenin iddianame incelemesi sürüyor
Hazırlanan iddianame İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkemenin iddianame üzerindeki incelemesi devam ediyor.
İddianamenin kabul edilmesi durumunda 504 şüphelinin yargılanmasına başlanacak. Dosyada yer alan şirketler, hesap hareketleri ve mal varlıklarına ilişkin tedbirlerin durumu da yargılama sürecinde değerlendirilecek.
İddianamede yer alan suçlamaların henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığı, şüphelilerin yargılama tamamlanıncaya kadar masumiyet karinesinden yararlandığı belirtiliyor.