CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen İzmir-Aydın Otoyolu'nun 25 yıllıkları için özelleştirilme planlarına sert tepki gösterdi. Yavuzyılmaz, bu durumun sonucunda mevcut geçiş ücretinin 73 TL'den 365 TL'ye yükselme ihtimaline dikkat çekti.
Özelleştirme İddiası ve Tepkiler
Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabından bu özelleştirme planına dair yaptıkları paylaşımda, özellikle İzmir ve Aydın'da yaşayan vatandaşları bilgilendirdi. Özelleştirme sürecinin, kamu tarafından işletilen otoyolları doğrudan etkileyeceğini belirtirken, bu iklimdeki maddi yükün artacağını vurguladı. Yavuzyılmaz, "AKP’nin 25 yıllığına özelleştirmeyi planladığı kamunun işlettiği otoyollardan biri de; KGM İzmir-Aydın Otoyolu! Güzergahı: İzmir-Aydın. Uzunluğu: 99 km. Geçiş ücreti: 73 TL. Bu özelleştirme planı gerçekleşirse, araç geçiş ücretinin 365 TL’ye çıkması, yani @0 zam yapılması bekleniyor." ifadelerini kullandı. Bu noktada Yavuzyılmaz, hem maliyet artışları hem de toplum üzerinde yaratacağı ekonomik tahribat hakkında çeşitli uyarılarda bulunuyor.
Geçiş Ücretindeki Farklar
Yavuzyılmaz, bu iddialarını desteklemek için 2026 yılı itibarıyla Karayolları 2. Bölge'de kamunun işlettiği İzmir-Aydın Otoyolu'ndaki geçiş ücretinin kilometre başına 0,74 TL olduğunu, buna karşın aynı bölgede bulunan Aydın-Denizli Otoyolu'nun Yap-İşlet-Devret modeliyle işleten özel şirketler tarafından 3,57 TL'ye işletildiğini belirtti. Bu durumda, iki otoyol arasındaki ücret farklılığının beş kat seviyesinde olduğunu açıkladı. Yavuzyılmaz, bu verilerle birlikte KGM İzmir-Aydın Otoyolu'nun özelleştirilmesi durumunda geçiş ücretinin fahiş derecede artacağını ve mevcut durumdaki 73 TL'nin 365 TL'ye dayatılması riskini ön plana çıkardı.
Özelleştirmenin Sonuçları
Yavuzyılmaz, bu tür özelleştirmelerin sadece fiyat artışlarını değil, aynı zamanda vatandaşların ekonomik durumunu da tehdit ettiğini belirtti. Özelleştirme adı altında gerçekleşen bu uygulamaların, halkın cebinden alınan bir artış olarak nitelendirildiğini ve halkın bu durumdan zarar göreceğini kaydetti. "Bunun adı, özelleştirme adı altında vatandaşı sinsice soymaktır." diyerek duruma sert bir eleştiri yöneltti. Özelleştirmenin yarattığı dezavantajların önüne geçilmesi gerektiğini savunan Yavuzyılmaz, bu durumun tek taraflı bir karar değil, vatandaşların görüşlerinin de dikkate alınması gerektiğini öne sürdü.