Gazete Kritik Gündem HKP'den Kanal İstanbul için iptal davası!

HKP'den Kanal İstanbul için iptal davası!

Kanal İstanbul Projesi'ne yönelik 92.468 itiraz dilekçesi verildi. HKP, projeye karşı iptal davası açarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni gündeme getirdi. Proje, çevresel ve ekonomik etkileriyle eleştiriliyor; İstanbul'da deprem riskine karşı acil önlemler gerektiği vurgulandı.

HKP'den Kanal İstanbul için iptal davası!

Türkiye'nin önemli tartışma konularından biri olan Kanal İstanbul Projesi, çevre, deniz ve ekonomi alanında uzman kişilerin olumsuz eleştirilerine maruz kalıyor. İstanbul halkının yoğun tepkisi de gözlemlenirken, Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) de projeye karşı harekete geçerek iptal davası açtı. Bakanlık, ÇED raporunu onaylarken, İstanbullulardan gelen 92.468 itiraz dilekçesi dikkat çekiyor. HKP Genel Başkanı Nurullah Efe Ankut liderliğindeki avukatlar, dava dilekçelerinde özellikle Boğazlar üzerindeki etkilere vurgu yaptı.

Boğazlar Üzerindeki Tehditler

HKP'nin avukatları, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne atıfta bulunarak, projenin Boğazlar üzerindeki egemenliği tehdit edeceği görüşünü savunuyor. Dava dilekçesinde, ABD'nin Montrö Sözleşmesi'ne karşı duyduğu rahatsızlığın da altı çizildi. Özellikle, ABD’nin Karadeniz'e girişinin sınırlı olduğunu belirten avukatlar, projenin bu tür emperyalist çıkarları destekleyeceğine dikkat çekiyor. "Kanal İstanbul Projesi", Batılı güçlerin Karadeniz ülkeleri üzerindeki etkisini artıracak bir araç olarak nitelendiriliyor. Bu bağlamda, Türk Ordusu’ndan emekli komutanlar ve bilim insanlarının görüşlerine de dilekçede yer verilmesi gerektiği ifade edildi.

Çevresel ve Ekonomik Etkiler

Davanın dilekçesinde, projenin çevresel ve ekonomik etkileriyle ilgili detaylı değerlendirmeler de mevcut. Avukatlar, İstanbul'un depremselliğine dair ciddi uyarılar yaparak, yaşanan Elazığ Depremi'nden örnek verdiler. Eğitimi dahil birçok alanda tanınan Prof. Dr. Naci Görür'ün İstanbul'da da beklenen bir depremin olacağı yönündeki açıklamaları, projenin geçerliliğini sorgulamak adına dilekçeye eklendi. Projenin hayata geçmesi durumunda afetlere karşı hazırlık yapılacak bütçenin nasıl kullanılacağı ve bunun şehirdeki olası can kayıplarını nasıl etkileyebileceği üzerinde durulmaktadır.

Hukuki Temeller ve İtirazlar

HKP, dilekçenin hukuki itirazlar kısmında Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve AİHM’in çevresel konularla ilgili kararlarına da referans veriyor. Proje, bu bağlamda birçok hukuki düzenlemeye aykırı olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Çevre Düzeni Planı değişikliğinin yapılma süreci ve onay tarihleri de eleştirilmekte; bu süreçlerin hukuksuz olarak gerçekleştirildiği dile getirilmektedir. Bununla birlikte, gerekli prosedürlerin yerine getirilmediği ve halkın bilgilendirilmediği hususlarına dikkat çekilmektedir.

Doğaya Saygılı Bir Yaklaşım

Dilekçenin sonuç kısmında, HKP'nin çevre ve tarih konularındaki tutumuna da vurgu yapıldı. Parti, doğaya saygılı, sürdürülebilir bir üretim anlayışının savunulması gerektiğini belirterek, bu doğrultuda adımlar atmaya kararlı olduklarını ifade etti. “Kurtuluş Partisi, doğanın korunmasını ön planda tutan bir anlayışla hareket ediyor ve bu konularda gereken önlemleri almaktan çekinmeyecek” ifadesiyle, doğa ve insan ilişkisini dengelemeye yönelik bir vurgu yapılmaktadır. Parti, Kanal İstanbul Projesi'ne karşı mücadelesini her şartta sürdüreceğini de belirtti.

Bu çerçevede, HKP'nin tüm haksızlıklar ve hukuksuzluklar karşısında verdiği mücadelenin önemi bir kez daha gözler önüne seriliyor. İstanbul’un geleceğini koruma amacı güden bu hareket, daha önce benzer konularda da çeşitli eylemler yaparak sesini duyurmayı başarmıştır. Projenin getireceği potansiyel zararlar karşısında halkın haklarını savunmak adına devam edecekler.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız