Hayır ve Ötesi, 16 Nisan akşamı yaşanan olayların ardından, muhalefet oylama sürecinin henüz tamamlanmadığını savunuyor. Yapılan seçimlerde birçok anormalliğin ortaya çıktığını belirten grup, bu durumun sorgulanması gerektiğini ifade etti. 2010 yılında Fetullah Gülen’in "İnsanları mezardan kaldırıp Evet verdirin" şeklindeki söylemlerine atıfta bulunarak, son referandumda da benzer usulsüzlüklerin meydana geldiği iddialarında bulundu.
Ölülerin Oy Kullanması İddiaları
Hayır ve Ötesi, bu referandumda ölü bireylerin oy kullandığını tespit ettiklerini açıklayarak, özellikle Urfa Eyyübiye'de vefat eden bir yurttaşın adıyla oy kullanıldığını öne sürdü. Seçimin güvenilirliği üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Ayrıca, çeşitli sandıklarda kayıtlı seçmen sayısından daha fazla oy verildiği tespit edilmiş olup, bu durum oy kullanma sürecinin şeffaflığına dair ciddi endişeler doğurmaktadır. Ölülerin oy kullanma olayları, seçimlerin geçerliliğine yönelik ciddi bir sorgulama yaratıyor ve bu usulsüzlüklerin üstünün örtülmemesi gerektiğini belirtiyorlar.
Mühürsüz Oylar Üzerine Eleştiriler
Hayır ve Ötesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) mühürsüz oylarla ilgili kuralı ihlal ettiğini öne sürdü. Seçimlerdeki mühürsüz oyların sayısının, geçmişteki münferit örneklerin çok üzerinde olduğu belirtiliyor. Milyonlarca mühürsüz oy bulunduğu iddiaları, seçim sonuçlarının meşruiyetine gölge düşürmekte. Sendikasyon kurumunun bu durumu göz ardı etmesinin, büyük ve sistematik bir usulsüzlüğü örtbas etme çabası olduğu kaydediliyor. Öte yandan, geçmiş yıllarda yüksek oy oranlarıyla kazanan muhalefet oylarının 16 Nisan'da kaybolduğu, bu durumu daha da ciddi hale getiriyor.
Seçim Sürecinde Oluşan Belirsizlikler
Seçim günü, birçok yerden gelen bilgi akışında, oy kullanmaya gitmeyen seçmenlerin yerine 'yedek oy' pusulalarının devreye sokulduğu iddiaları dikkat çekti. Muş ve Urfa'dan gelen şikayetlerde, insanların oylarının sayıldığı esnada sandık alanından çıkarıldıkları bildirildi. Bu durum, seçmenlerin haklarının ihlal edildiği düşüncesini pekiştiriyor. Seçim günü meydana gelen bu tür uygulamalar, kamuoyunda büyük bir huzursuzluk oluşturmuş durumda ve seçimin demokratik bir zeminde geçtiğine dair inancı zayıflatıyor.
Hukuki Süreç ve İptal Talebi
Hayır ve Ötesi, 16 Nisan 2017 tarihli Anayasa Değişikliği Referandumu’nun hukuki açıdan iptal edilmesi gerektiği görüşünü savunuyor. Usul kurallarının ihlal edilmiş olmasının, hukukun temel ilkeleri açısından kabul edilemez bir durum olduğunu ifade ediyorlar. "Usül esastan önce gelir" ilkesi çerçevesinde mühürsüz oyların kabul edilmesi, seçimlerdeki hukuki meşruiyeti zedelemektedir. Bu bağlamda, yapılanların bir hukuk cinayeti olarak nitelendiği ifade edilmekte. İptal talebinin bir zorunluluk olduğunu vurgulayan grup, gerekli adımlar atılmadıkça bu konunun süreklilik arz edeceğini belirtiyor.