Cumhuriyet.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper'in trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle ilgili sosyal medya üzerinde attığı bir tweet nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı. Bu olay, yurttaşlar arasında büyük bir yankı uyandırdı ve medya etik çerçevesinde tartışmalara yol açtı.
Yanlışlıkla Atılan Tweetin Sonuçları
Oğuz Güven, hakkında yürütülen soruşturma sürecinde İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilerek savcılık ifadesini verdi. İfadelerinde, tweetin kendisi tarafından atılmadığını duyurdu. Atılan yanlış tweetin içeriği, “İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Mustafa Alper’in aracını kamyon biçti” ifadesi yerine, "Başsavcı Mustafa Alper’i kamyon biçti" şeklinde yanlış bir biçimde yayımlandığını belirtti. Güven, bu durumun tamamen bir yanlış anlama sonucu gerçekleştiğini ve haberin hızla duyurulma ihtiyacının etkili olduğunu ifade etti. Editöre verdiği talimatın yanlış yorumlanması sonucu böyle bir yazım hatası yaşandığını vurguladı.
Tweetin Kaldırılması ve Açıklamalar
Güven, yanlış tweetin yayımlandıktan yalnızca 55 saniye içinde silindiğini söyleyerek, bu durumun ifadelerinin sehven yapıldığını kanıtladığını belirtti. Olayın arka planında yatan nedenlerin araştırılması gerektiğini savunan Güven, haberlerinin içeriğinde herhangi bir şiddet çağrısı ya da terör örgütü emellerini destekleyecek bir üslup bulunmadığını öne sürdü. Merhum Başsavcı Mustafa Alper’e karşı hiçbir kötü niyet taşımadığını ve bütün haberlerinin, mesleki etik kuralları çerçevesinde hazırlandığını savunarak, durumun kamuoyuna yanlış aktarıldığını ifade etti.
Hukuki Süreç ve Tutuklama İsteği
Oğuz Güven, savcılığa verdiği ifadenin ardından "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkeme süreci sonrasında, Güven’in tutuklanması talep edildi. Mahkeme, savcılığın bu talebini değerlendirerek Güven'in tutuklanmasına karar verdi. Olay, gazetecilik mesleği açısından büyük bir tartışma yaratırken, birçok medya kuruluşu ve gazeteci açışından da endişelere yol açan bir durumu simgeliyor. Güven, tutuklanmasının ardından Metris Cezaevi’ne gönderildi. Bu süreç, gazetecilerin özgürlükleri konusunda yeni bir tartışma başlattı.