Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS), TÜBİTAK'ın 'bilim insanlarının siyasi tasfiyesine' dikkat çekerek, oybirliğiyle ilişkilerin dondurulmasına karar verdi. Birgün gazetesinde Serbay Mansuroğlu tarafından aktarılan habere göre, Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi, 24-25 Nisan 2017 tarihlerinde yapılan bilimsel konseyde Pınar Selek'in yaşadığı yargı sürecini ve akademik tasfiyeleri ele aldı.
Pınar Selek Üzerindeki Baskılar
CNRS, Pınar Selek'in mahkeme kararlarının sürekli olarak bozulmasına rağmen yargı tarafından 'taciz boyutuna varan yargılamalarla' karşı karşıya kaldığını belirtti. Selek ile dayanışma mesajı veren araştırma merkezi, Fransa hükümetinin Türkiye hükümetine gerektiği gibi bir uyarıda bulunmasını talep etti. Açıklamada, Pınar Selek'in yaşadığı zorlukların, kendi meslektaşlarının maruz kaldığı baskıların bir sembolü olduğu vurgulandı. Bu durum, sadece Pınar Selek'in değil, Türkiye'deki bilim camiasının da içinde bulunduğu zor koşulları gözler önüne seriyor. Fransa'nın bu konudaki tutumu, uluslararası bilim camiasının, akademik özgürlük konusunda daha güçlü bir duruş sergilemesini teşvik edecek gibi görünüyor.
İlişkilerin Dondurulması ve Siyasi Temizlik
Toplantıda ayrıca TÜBİTAK'ın akademisyenlere yönelik tasfiye uygulamaları da ele alındı. 24 Mart 2017 tarihinde TÜBİTAK’ın tüm bilimsel dergilere gönderdiği genelge, Türkiye’deki bilim insanlarına yönelik bir 'siyasi temizlik' girişimi olarak değerlendirildi. Bilimsel konsey, TÜBİTAK'ın bu uygulamalarını göz önünde bulundurarak, işbirliği anlaşmalarını yeniden değerlendirmesi gerektiği düşüncesini oybirliğiyle kabul etti. Bu karar, Türkiye'deki bilim ortamının geleceği açısından oldukça önemlidir ve uluslararası işbirliklerinin etkilenebileceğini göstermektedir. CNRS’nin aldığı bu karar, akademik özgürlüklerin korunması adına atılmış önemli bir adım olarak nitelendirilebilir. Özellikle Türkiye'deki bilim insanlarının yaşadığı baskılar, bu tür uluslararası tepkilerin neden bu kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor.