Gazete Kritik Gündem Eski Genelkurmay Başkanı Özkök: Sarhoşluğun en kötüsü zafer sarhoşluğudur

Eski Genelkurmay Başkanı Özkök: Sarhoşluğun en kötüsü zafer sarhoşluğudur

Eski Genelkurmay başkanlarından emekli Orgeneral Hilmi Özkök, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ortaya çıkan er ve erbaşlara yönelik fiziki şiddetle ilgili olarak "Sarhoşluğun en kötüsü zafer sarhoşluğudur.

Eski Genelkurmay Başkanı Özkök: Sarhoşluğun en kötüsü zafer sarhoşluğudur

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşanan er ve erbaşlara yönelik fiziksel şiddet konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Bu tür davranışların son bulması gerektiğini vurgulayan Özkök, toplumda nefret tohumlarının ekilmemesi gerektiğini ifade etti.

“Hain Teşebbüs” Nitelemesi

Özkök, 15 Temmuz'daki darbe girişimini "hain teşebbüs" olarak tanımlayarak, bu tür eylemlerin demokratik düzeni tehdit ettiğini belirtti. Ülke yönetiminin değiştirilmesinin yalnızca seçmenler ve muhalefet partileri tarafından yapılabileceğini dile getiren Özkök, askeri güçlerin siyasi mücadelenin bir parçası olmaması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, askeri kurumların bağımsız ve tarafsız kalması gerektiğinin altını çizen Özkök, Türkiye'nin güvenliği için askeri ve sivil makamların işbirliğinin önemine dikkat çekti. Özellikle darbe sonrası yaşanan olaylar, toplumda çok derin yaralar açmış durumda ve bu durumun giderilmesi için toplumun tüm kesimlerinin ortak bir anlayış içinde hareket etmesi gerekiyor.

Zafer Sarhoşluğu ve Fiziki Şiddet

Hilmi Özkök, darbe girişiminin bastırılmasının ardından gerçekleştirilen fiziki saldırıları kınadı. "Sarhoşluğun en kötüsü zafer sarhoşluğudur. Bu tür davranışlara derhal son verilmeli." şeklindeki ifadeleri, bu süreçte yaşanan duygusal aşırılıkların ne denli zararlı olduğunu ortaya koymaktadır. Askeri personelin, yaşanan olaylar sonrasında bir kısım toplumsal baskı altında kalmakta olduğunu kabul eden Özkök, bu tür davranışların artmasının kesinlikle önlenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, askerler için fedakarlık yapan ailelerin duygularını da hatırlatarak, toplum içerisinde askerlere yönelik bir nefreti teşvik eden eylemlerden kaçınılması gerektiğini dile getirdi. Bu durumun, toplumlararası birlik ve beraberliği tehdit edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Ailelerin Endişeleri ve Toplum Teması

Özkök, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne çocuklarını gönderen ailelerin yaşadığı endişelere dikkat çekti. Bu ailelerin, çocuklarının fiziki ve psikolojik güvenliğinden kaygı duyduklarını ifade eden Özkök, toplumda birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine vurgu yaptı. "Askerle toplum arasına nefret tohumu ekmeyin." cümlesi, özellikle toplumsal barışa yönelik bir yaklaşımın ne denli kritik olduğunu gözler önüne seriyor. Asker ve toplum arasındaki ilişki, güvenliğin sağlanmasında merkezi bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, olumlu diyalog ve anlayış ortamının oluşturulması gerektiği fikrini öne sürdü. Aksi takdirde, yaşananlar toplumda kalıcı hasarlara yol açabilir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız