Ertuğrul Özkök ve Sera Kadıgil hakkında soruşturma: Savcılıklar gerekçeyi açıkladı. Türkiye gündemine peş peşe gelen iki adli gelişmede gazeteci Ertuğrul Özkök ile Türkiye İşçi Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil hakkında farklı başsavcılıklar tarafından resen soruşturma açıldığı duyuruldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertuğrul Özkök hakkında katıldığı bir programdaki ifadeleri nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması kapsamında soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında programın tamamına veya soruşturmaya konu edilen cümlelere yer verilmezken, incelemenin Özkök’ün yayındaki söylemleri üzerine resen başlatıldığı bildirildi.
Ertuğrul Özkök hakkında neden soruşturma açıldı?
Soruşturmaya konu olduğu belirtilen açıklamalar, Özkök’ün gazeteci Bahar Feyzan’ın programında siyasi yönetimler ve rejim değişiklikleri üzerine yaptığı değerlendirmeler sırasında geldi. Özkök, İspanya’daki Franco dönemini örnek göstererek siyasi sistemlerin kalıcı olmadığını söyledi ve Türkiye’deki mevcut yönetim modelinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiliği etrafında şekillendiğini savundu. Savcılık, bu ifadeleri “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması kapsamında incelemeye aldı.
Özkök’ün soruşturma haberinin ardından yurt dışında olduğu bilgisi de gündeme geldi. Gazeteci Bahar Feyzan, Özkök’le görüştüğünü belirterek deneyimli gazetecinin Almanya’daki Bayreuth Wagner Müzik Festivali’ne katıldığını ve salı akşamı Türkiye’ye dönmek üzere önceden alınmış bileti bulunduğunu söylediğini aktardı. Özkök ayrıca programın tamamı izlendiğinde Cumhurbaşkanı’nı övdüğü gerekçesiyle eleştirildiğini savundu.
Sera Kadıgil soruşturmasının gerekçesi ne?
Sera Kadıgil hakkındaki soruşturma ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldı. Başsavcılık, TİP’in 31 Temmuz 2026’da İzmir’de düzenlediği mitingde Kadıgil’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik kullandığı ifadelerin incelemeye alındığını açıkladı.
Savcılık duyurusunda soruşturmanın Türk Ceza Kanunu’nun 299’uncu maddesindeki “Cumhurbaşkanına hakaret” ile 310/2’nci maddesine atıf yapılarak duyurulan “tehdit” suçlamaları kapsamında resen yürütüldüğü belirtildi.
Kadıgil, İzmir’deki konuşmasında Erdoğan yönetiminin sona erdirilmesini partisinin öncelikli hedeflerinden biri olarak tanımlamış, ancak tek bir kişinin değişmesinin yeterli olmayacağını söyleyerek mevcut siyasi ve ekonomik düzenin de değiştirilmesi gerektiğini savunmuştu. Soruşturmaya konu edilen açıklamaların hukuken suç oluşturup oluşturmadığı, savcılık tarafından yürütülecek incelemenin ardından belirlenecek.
TİP’ten Sera Kadıgil soruşturmasına tepki
Türkiye İşçi Partisi, Kadıgil hakkındaki soruşturmaya yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Parti, siyasi eleştirinin suç haline getirildiğini savunarak soruşturmayı ifade ve siyasi faaliyet özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirdi.
TİP’in açıklamasında, bir milletvekilinin konuşması nedeniyle soruşturma başlatılmasının siyasi muhalefeti baskı altına alma amacı taşıdığı öne sürüldü. Parti yönetimi, yargı makamlarının siyasi açıklamalar yerine ülkedeki hukuksuzluk ve adaletsizlik iddialarıyla ilgilenmesi gerektiğini belirtti.
Sera Kadıgil’in milletvekili dokunulmazlığı süreci nasıl etkiler?
Sera Kadıgil’in milletvekili olması nedeniyle dosyada yasama dokunulmazlığı hükümleri de önem taşıyor. Anayasa’nın 83’üncü maddesine göre bir milletvekili, TBMM kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Savcılıklar soruşturma başlatıp delil toplayabilir ve gerekli görülmesi halinde dokunulmazlığın kaldırılması amacıyla fezleke hazırlayabilir.
Ertuğrul Özkök bakımından ise yasama dokunulmazlığı söz konusu değil. TCK’nin 299’uncu maddesi Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması için bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörüyor; suçun alenen işlendiğinin kabul edilmesi halinde cezanın artırılması mümkün. Bu suçtan dava açılarak kovuşturma yapılması ise Adalet Bakanı’nın iznine bağlı bulunuyor.
Her iki dosyada da şu aşamada açıklanan gelişme, yalnızca soruşturma başlatılması. Savcılıkların duyurularında iddianame düzenlendiği, dava açıldığı veya kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunduğu yönünde bilgi yer almıyor. Ertuğrul Özkök ve Sera Kadıgil bakımından masumiyet karinesi geçerliliğini korurken, dosyaların nasıl ilerleyeceği savcılıkların yapacağı incelemeler ve alınacak hukuki kararlarla netleşecek.