Emekli MİT müsteşarı Köksal: Pandeminin ardından PKK kimlik değiştirerek yoluna devam etmek isteyebilir

Emekli Büyükelçi ve eski Millî İstihbarat Teşkilatı müsteşarı Sönmez Köksal, yeni tip Koronavirüs salgınından sonra PKK'nın kimlik değiştirmeye çalışabileceğini ifade etti.

Emekli MİT müsteşarı Köksal: Pandeminin ardından PKK kimlik değiştirerek yoluna devam etmek isteyebilir

Yetkin Report'ta Covid-19 salgınından sonra bölgede yaşanabilecek gelişmeleri değerlendiren Köksal, "Uzun yıllardan beri maruz kaldığımız etnik ayrılıkçı terörün arkasındaki PKK örgütünün, güvenlik kuvvetlerinin kazandığı yeni teknik kabiliyetlerin de katkısıyla iyice zayıflatıldığı anlaşılıyor" yorumunda bulundu. 

Köksal, "Değişen yeni koşullarda arkasındaki desteğin gittikçe azalacağı ve Irak ve Suriye’de ortaya çıkması muhtemel değişimlere paralel olarak kimlik değiştirerek yoluna devam etmek isteyebileceği akla geliyor" değerlendirmesinde bulundu.

Sönmez Köksal'ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

Uzun yıllardan beri maruz kaldığımız etnik ayrılıkçı terörün arkasındaki PKK, örgütünün güvenlik kuvvetlerinin kazandığı yeni teknik kabiliyetlerin de katkısıyla iyice zayıflatıldığı anlaşılıyor. Değişen yeni koşullarda arkasındaki desteğin gittikçe azalacağı ve Irak ve Suriye’de ortaya çıkması muhtemel değişimlere paralel olarak kimlik değiştirerek yoluna devam etmek isteyebileceği akla geliyor. Bu arada ABD’nin geçtiğimiz yıllarda bölgeye gönderdiği silah ve mühimmatın akıbeti hâlâ soru işareti olmaya devam ediyor. Proxy (vekil) güçler aracılığı ile politikalarımızın fiili eylemlere dönüştürülmesi arayışlarının dış politika araçlarımız arasına girdiği bir dönemdeyiz. Bu tür güçlerle beraberliğin -meşru devlet kuvvetlerinin alışık olmadığı- esnekliği, oynaklığı, değişkenliği, ilkesizliği ön plana çıkardığı ve bu defa iç güvenlik açısından farklı boyutlarda değişik risk ve tehditler ürettiği biliniyor.
Genel olarak Türkiye’nin bölgeye dönük politikalarında şimdilik önemli bir değişiklik yaşanmayacağı anlaşılıyor. Türkiye karşıtı politikaları finanse eden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) petrol gelirlerindeki azalmanın bu ülkelerin Libya dahil bölgesel aktivizmini frenleyip frenlemeyeceğini zaman gösterecek. Başta Ürdün, Lübnan ve diğer bütün bölge ülkelerinde ortaya çıkabilecek sosyal hareketliliği önleyecek mali yardımlar konusunda da bu petrol zengini ülkelerin fazla kullanabilecekleri bir imkân kalmayacak gibi görünüyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER