Gazete Kritik Gündem Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişi davasında yeni gelişme: Duruşma 13 Temmuz’a ertelendi

Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişi davasında yeni gelişme: Duruşma 13 Temmuz’a ertelendi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısındaki sözleri nedeniyle yargılandığı davada duruşma 13 Temmuz tarihine bırakıldı. Yaklaşık 1 saat 45 dakika süren savunmada İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı tanımı ve yargı sürecine ilişkin açıklamaları öne çıktı.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında bir bilirkişiye ilişkin kullandığı ifadeler nedeniyle yargılandığı davada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşması sonunda dosya 13 Temmuz tarihine ertelendi.

Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 2 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen duruşmada İmamoğlu savunmasını yaptı. Yaklaşık 1 saat 45 dakika süren savunmada hem dava konusu sürece hem de Türkiye’deki siyaset ve yargı tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı.

Dava “Turpun Büyüğü” toplantısındaki sözlerin ardından açıldı

Davanın temelinde, Ekrem İmamoğlu’nun 27 Ocak 2025’te Saraçhane’de düzenlediği “Turpun Büyüğü” konulu basın toplantısında bir bilirkişinin adını anarak yaptığı açıklamalar bulunuyor. Bu toplantıdan kısa süre sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılmıştı.

İmamoğlu hakkında “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla ceza talep edildi. Dördüncü duruşmada ise dosyadaki eksik hususların giderilmesi ve ek dosya talebi gündeme geldi.

Duruşma salonunda dikkat çeken anlar yaşandı

İmamoğlu, jandarma eşliğinde saat 10.37’de duruşma salonuna getirildi. Salona girişinde izleyiciler tarafından “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları atıldı. İmamoğlu’nun izleyicilerle selamlaşması ve bazı isimlere hitaben konuşması da duruşmadaki dikkat çeken anlar arasında yer aldı.

Savunmasına cumhurbaşkanlığı makamına ilişkin değerlendirmelerle devam eden İmamoğlu, cumhurbaşkanının toplumun tamamını kapsayan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasının bu bölümünde, cumhurbaşkanlığı kavramını adalet, vicdan, şefkat ve merhamet üzerinden tarif etti.

“Cumhurbaşkanı, Atatürk’tür” sözleri savunmanın öne çıkan başlığı oldu

Savunmasının son bölümünde İmamoğlu’nun kullandığı ifadeler duruşmanın en çok konuşulan bölümlerinden biri oldu. İmamoğlu, cumhurbaşkanına ilişkin değerlendirmesinde “Bana göre cumhurbaşkanı, Atatürk’tür” dedi. Ardından cumhurbaşkanının öfke, nefret ve ayrıştırıcı bir dil yerine, çocukları, anneleri ve 86 milyon vatandaşı sevmesi gerektiğini ifade etti.

Bu açıklamalar, savunmanın yalnızca teknik hukuk boyutuyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda siyasi mesajlar da içerdiğini gösterdi. İmamoğlu, konuşmasının devamında geçmiş seçim süreçleri, mevcut siyasi atmosfer ve kendisine yönelik suçlamalara ilişkin de kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Yargı süreci ve dava dosyasına ilişkin eleştiriler dile getirildi

İmamoğlu savunmasında, dosyaya ilişkin sert eleştiriler de yöneltti. Yargılama başlamadan dosyaya ilişkin değerlendirmelerin medyaya yansımasını ve kamuoyu önünde yapılan açıklamaları eleştiren İmamoğlu, soruşturma ve dava sürecinde masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savundu.

Ayrıca savunmasında, siyasi makamlarla yargı arasındaki ilişkiye dair sorular yönelten İmamoğlu, yürütülen sürecin hukuki olduğu kadar siyasi yönleri bulunduğunu da öne sürdü. Duruşmada kullandığı ifadelerde, yapılan uygulamaları “asrın hukuksuzluğu” olarak nitelendirdi.

Mahkeme hangi değerlendirmeyi yaptı?

Duruşmanın ardından savcılık, eksik hususların tamamlanmasını ve ek dosya talebini içeren mütalaasını açıkladı. Mahkeme ise “yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” suçunun oluşmadığını, buna karşılık “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” maddesinin oluştuğunu belirtti.

Davanın 13 Temmuz tarihine ertelenmesiyle birlikte, dosyada yeni bir aşamaya geçilmiş oldu. Öte yandan söz konusu suçun ön ödeme kapsamında yer aldığı, İmamoğlu’nun yeni duruşma tarihine kadar ön ödeme yapması halinde davanın düşebileceği de belirtildi.

Gözler şimdi 13 Temmuz’daki duruşmada

Silivri’de görülen son duruşmanın ardından kamuoyunun dikkati 13 Temmuz’daki yeni celseye çevrildi. Hem dava sürecinin hukuki seyri hem de İmamoğlu’nun savunmasında verdiği siyasi mesajlar, önümüzdeki dönemde de tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

İmamoğlu’nun savunmasında kullandığı ifadeler ve mahkemenin suç vasfına ilişkin yaptığı değerlendirme, davanın seyrini etkileyebilecek başlıklar arasında yer aldı. Özellikle ön ödeme halinde davanın düşebilme ihtimali, 13 Temmuz öncesi sürecin en dikkat çekici ayrıntılarından biri oldu.

 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *