Gazete Kritik Gündem CHP 'li TÜM: Dünyada artık Hitlere ve faşizme yer yoktur

CHP 'li TÜM: Dünyada artık Hitlere ve faşizme yer yoktur

Mehmet Tüm, Bülent Tezcan'a yapılan saldırı ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik baskıları kınadı. İktidarın algı operasyonları sonucu artan şiddeti eleştiren Tüm, güvenlik önlemleri alınmasını talep etti ve her vatandaşın düşünce özgürlüğünün korunması gerektiğini vurguladı.

Tüm yaptığı açıklamalarda, "Sayın Bülent Tezcan’a yapılan saldırı tüm su sistematik eylemlerin bir parçasıdır. Uzun bir süredir, partimize karşı bilinçli bir şekilde  bir algı operasyonu devam etmektedir. Bunun sonucu da ülkenin her yerinde şiddet kampanyasına dönüşmüştür.  Bu saldırı ile ne amaçlanmıştır. Bu eylemi yapanların amacı nedir.  Bunu hükümet açıklamak zorundadır," ifadelerini kullandı.

Mehmet Tüm yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi.

“Ülkemizde Baskı ve şiddetin yoğun olduğu bir haftaya başladık.Genel Başkan Yardımcımız, Sayın Bülent Tezcan alçakça bir saldırıya uğradı. Öncelikle arkadaşımıza bir kez daha buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. 

Bu saldırıyı yapanların , arkalarında kimler varsa, o karanlık güçleri şiddet ve nefretle kınıyorum. 

Bir an  önce bu karanlık güçlerin ortaya çıkarılmasını hükümetten talep ediyor ve  bekliyoruz.

Cumhuriyet Gazetesine yapılan baskın, demokrasi ve özgür basını adına asla kabul edilecek bir durum değildir. Cumhuriyet ailesine ve okurlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, her zaman dayanışma içerisinde olacağımızı bilmelerini istiyorum. Esasında uzun bir süredir, partimize karşı bilinçli bir şekilde  bir algı operasyonu devam etmektedir. Bunun sonucu da ülkenin her yerinde şiddet kampanyasına dönüşmüştür.

Balıkesir’de, Bolu da, İstanbul’da Milletvekillerimize, Düzce’de İl Başkanımıza,  yine Şehit Cenazesinde Sayın Genel Başkanımıza yapılan saldırıları hepimiz çok iyi biliyoruz. Sayın Bülent Tezcan’a yapılan saldırı tüm su sistematik eylemlerin bir parçasıdır. Bu saldırı ile ne amaçlanmıştır. Bu eylemi yapanların amacı nedir. 

Bunları iktidar ortaya çıkarmak zorundadır. Eğer amaç bizleri sindirmekse bunlar boşuna çabalardır. Bizler sonuna kadar bu haksızlığın, baskı ve şiddetin karşısında olduk ve  olmaya devam edeceğiz. Hiçbir güç bizi haklı oluğumuz yoldan geri çeviremez. Esasında tüm bu eylemlere, iktidarın söylemleri zemin hazırlamaktadır. Her gün iktidar sözcülerinin öfke dolu sözleri basınımıza yansımaktadır.  İktidarın dediklerini onaylamayan CHP yi , terör örgütleri ile ilişkilendirmek isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bunlar yetmezmiş gibi, her akşam televizyonlarda, iktidar yandaşı kalemşorlar, iktidardan daha çok öfke ve kin kusmaktan  geri kalmamaktadırlar.

FETÖ ile olan ortaklıklarını, akrabalıklarını daha çok bağırarak öfke kusarak örtmek istiyorlar.

Demokratik rejimlerde konuşmak ve iktidarı eleştirmek, her yurttaşın en doğal hakkıdır. Hele ki Halkın oyları ile seçilen  Milletvekillerinin, eleştirmek, yanlış olanları söylemek, iktidarı veya herhangi bir siyasi lideri, uyarmak, temel görevleridir. Bu uyarılar bazı zaman  sert te olabilir bu da siyasetin doğasında vardır. Bunu öfke ile karşılamak, linç girişiminde bulunmak , silah kullanarak can’a kast etmek asla kabul edilemez. Bu gözü dönmüş caniler emirleri kimden alıyorlar, daha kaç Milletvekilimize saldıracaklar. Hükümet, devletin istihbarat örgütleri bunları bilmek durumundadır. İktidar neden gerekli önlemleri  almıyor,  tüm bunları bilmek istiyoruz. Önlem almak için ille de bir ölüm mü olması gerekir. 15 Temmuzdan sonra iktidar uzlaşmak yerine bir Cepheleşme yaratarak, “ya bizdensiniz ya onlardan” mantığı ile toplumu kutuplaştırmaya devam ediyor.MHP yi de yanlarına alarak, Milliyetçi Cephe yaratmak arzusunda olan AKP şunu gayet iyi bilmelidir ki, Başkanlık uğruna halkı kutuplaştırarak, cepheleştirmek  bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Amaç önce kaos yaratarak, sonrada çözüm “başkanlıktır “ demek, Başkanlık olmazsa bölünürüz demek,  akıl ve mantıkla bağdaşmadığı gibi vicdanla da asla  bağdaşmaz. Şimdi CHP ‘ni karşı cephe de gösterme gayreti içerisinde olanlara sesleniyorum, Evet CHP hiçbir faşist, dikta  cephesinin içerisinde olmayacaktır. CHP nin bir tek cephesi vardır ,oda Demokrasi cephesidir, İnsan hakları cephesidir. Köklerini Kuvayı milliyeden alan, kurtuluş savaşı  cephelerinde kurulan, CHP nin tarihine  iyi bakmak gerekir . O zaman  hangi tarafta olduğumuzu  çok iyi göreceksiniz. Bu ayrımcı ve ötekileştiren anlayışınızdan bir an önce vazgeçiniz. Bir ülkenin huzuru ve barışı, her şeyin üzerindedir.

Hiçbir sistem, hiçbir makam ve mevki, yurttaşlarımızın yaşamından daha önemli olamaz.  

Türkiye’nin huzuru ve barışı, insanımızın yaşam hakkı, birilerinin hırsına öfkesine asla kurban edilemez. Sizlerin aracılığı ile hükumeti bir kez daha buradan  uyarıyorum. Bu gün ülkenin geldiği yerde hiç kimsenin can güvenliği kalmamıştır. Bundan sonra olacakların tek sorumlusu hükumettir. Sayın Tezcan’a yapılanlar, halkımıza ve bizlere yapılmıştır. Bunu böyle anlıyor ve böyle kabul ediyoruz.

Milletvekilleri bu ülkede özgürce konuşamayacaksa özgürce halkın içine giremeyecekse, peki kimler konuşacak,  bunu bilmek istiyoruz. Dünyanın neresinde Böyle  bir demokrasi olabilir?

O zaman gelin by- pass ettiğiniz Parlamentoyu tümden kapatın. Tek adam rejimi ile ülkeyi yönetmeye devam edin.

Sizin isteğiniz Türk Tipi başkanlık sistemi asla bu ülkenin sorunları çözmeyecektir. Ve Ülkeyi bölmeye ve parçalamaya doğru götürecektir. Bu sevdadan  bir an önce vazgeçiniz. Cumhuriyet gazetesi 92 yıldır, yayın hayatına devam etmektedir. Hepimizin yaşamında önemli bir yeri vardır.Bildiğiniz gibi, Cumhuriyetin İsim babası Mustafa Kemal Atatürk’tür. Hepimiz yakından biliyoruz ki, Cumhuriyet ; Yunus Nadi’den Nadir Nadi’ye, İlhan Selçuk’tan, Can Dündar’a kadar olan süreçte yayın çizgisinden  asla ödün vermemiş hiçbir baskı ve güce boyun eğmemiştir. Çünkü Cumhuriyeti yönetenler, sadece gerçek anlamda  Gazetecilik yapmışlardır.

Onun için onurlu bir şekilde  ayakta kalmış , yazarları kalemlerini hiç güce teslim etmemişlerdir. Şimdi de aynı anlayışla Özgürce gazetecilik yapmak istiyorlar. AKP’nin rahatsız olduğu işte bu özgür gazetecilik anlayışıdır. AKP her özgürlük anlayışını kendisine karşı bir eylem olarak görüyor.  Çünkü özgürlüklerin önünde en büyük engelin kendisi olduğunu gayet iyi biliyor. Şimdi  Cumhuriyet Gazetesine, OHAL dolayısı ile AKP’yi eleştiriyor diye, baskın yapmak, Yazarlarını gözaltına almak, onlara  gözdağı vermek, hiçbir hukukla, insanlıkla vicdanla bağdaşmamaktadır. Dün FETÖ cülerin hedef seçtiği Cumhuriyet Gazetesinin  bu gün FETÖ cü diye suçlanması , her iki anlayışın da aynı kaynaktan beslendiği açıkça görülmektedir. Ancak, bilinmelidir ki, baskı ve zülüm ile başarıya giden hiçbir yol yoktur. İktidar bir an önce bu Hitlerci anlayışından vazgeçmelidir. Dünyada artık yeni Hitlere ve faşizme yer yoktur. Barış ve huzur, özgürlük, ekmek ve su gibidir. Biri olmadan diğeri bir anlam ifade etmez.  Bir an önce ülkemizde barış ve huzur sağlanmalıdır.Hükûmete buradan bir çağrı yapmak istiyorum, Cumhuriyet Gazetesinin üzerindeki, baskıyı kaldırın. Tüm  ceza evindeki gazeteciler gibi, cumhuriyet yazarlarını da bir an önce serbest bırakın.

Bu yaparken ülkemizi de bu ayıptan kurtarmış

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *