Referandum sonrası sonuçların ele alındığı Habertürk'teki 'Türkiye'nin Nabzı' programında, yandaş gazeteci Cem Küçük, AKP'nin beklenenden düşük oy almasını ve büyükşehirlerde HAYIR oylarının önde çıkmasını Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’na atfetti. Küçük, dikkat çekici açıklamalarda bulunarak, parti içinde Gül ve Davutoğlu ile bağlantılı kişilerin etkisinin hissedildiğini savundu.
Gül ve Davutoğlu’nun Etkisi
Habertürk'te yer alan değerlendirmede, Cem Küçük, Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu'nun referandum sürecinde 'Evet' oyu kullanmamalarını ön plana çıkardı. Gül’ün katılım gösterdiği mitinglerdeki eksikliklere dikkat çeken Küçük, Kayseri mitinginde Gül’ün yer almamasının önemli bir faktör olduğunu dile getirdi. Aynı zamanda Davutoğlu’nun Konya’da düzenlenen mitinge katılmış olmasına rağmen 'Evet' demediğini belirtti. Küçük, bu durumun, her iki ismin ve onlara yakın olanların referandumda 'Hayır' cephesinde olduklarını açıkça gösterdiğini iddia etti. Bu durum, AKP içindeki bölünmüşlüğü ve rekabet ortamını gözler önüne seriyor.
Parti İçindeki Çatışmalar
Cem Küçük’ün ifade ettiği gibi, Gül ve Davutoğlu’ya yakın kadroların referandum sürecindeki tutumları, AKP içinde derin çatışmalara yol açıyor. Bu iki isim, geçmişte partinin önemli figürleri olarak tanınırken, günümüzdeki konumları ve tutumları, parti içindeki dinamiklerin değiştiğini gösteriyor. Küçük, bu durumun AKP’nin büyükşehirlerdeki performansına doğrudan etkisi olduğunu ve partinin geleneksel oy tabanını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Gül ve Davutoğlu gibi isimlerin referandumda yarattığı etki, AKP’nin geleceği açısından kritik bir öneme sahip.
Medyanın Rolü
Referandum döneminde medyanın tutumu da önemli bir yer tutuyor. Cem Küçük, bu isimlerin ve onlara yakın olan medyadaki kadroların, anayasa değişikliği sürecine yönelik 'Hayır' dediklerini savunduklarını belirtiyor. Bu durum, medyanın, siyasi sonuçlar üzerindeki etkisini tekrar gündeme getiriyor. Gül ve Davutoğlu’nun referandumda yoğun bir şekilde ele alınması, medyanın bu süreçteki rolünün ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Sonuç olarak, AKP için zor günlerin sinyalleri, hem parti içindeki çekişmeler hem de medyanın yansımaları ile belirginleşiyor.