Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) tarafından gerçekleştirilen "Türkiye Ekonomisi ve Güncel Gelişmeler" konulu toplantının kapalı bölümünde, dernek üyelerinden gelen soruları yanıtladı. Şimşek'in özellikle Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki ilişkiler hakkında önemli yorumlarda bulunduğu öğrenildi. Hürriyet muhabiri Ceyhan Kuburlu'nun aktardığına göre, Şimşek, AB ile olan ilişkilerin Türkiye’nin uluslararası algısı üzerinde büyük rol oynadığını ifade ederek, “AB’den kopmuş bir Türkiye, dünya nezdinde gelişmekte olan bir ülke algısı yaratmaktadır. Eğer AB ile müzakerelerde somut adımlar atılabilirse, bu durum İslam dünyasında da Türkiye’nin daha güçlü ve cazip bir ülke olarak algılanmasına yardımcı olur. Avrupa ile bağların kopmasının FETÖ’nün başarısını artıracağına inanıyorum." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin Siyasi Dinamikleri
Başbakan Yardımcısı Şimşek, toplantıda mevcut siyasi atmosferin kayma gösterdiğini belirterek, bu durumun iyi bir gelişme olmadığına dikkat çekti. Avrupa'da aşırı sağ görüşlerin yükselişte olduğunu ve bunun siyasetin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi önünde ciddi engeller oluşturduğunu vurguladı. Özellikle Brexit sürecinin bunun en çarpıcı örneği olduğunu söyleyen Şimşek, İngiltere'nin AB'den çıkmasının ardından izlenen politikalara dair eleştirilerde bulundu. Aşırı sağın yükselmesiyle birlikte ülkelerin rasyonel politikalar geliştirmekte zorluk yaşadığını belirterek, bu durumdan Türkiye'nin de etkilendiğine dikkat çekti.
AB ile İlişkilerin Önemi
Mehmet Şimşek, Türkiye'nin Avrupa ile olan müzakerelerde ilerleme kaydedilmesi gerektiğinin altını çizdi. Japonya’da yaptığı temaslarda Türk ekonomisine yönelik soruların sıklıkla AB ile ilgili olduğunu belirten Şimşek, Japon iş insanlarının Türkiye’nin AB'den kopmasının kendileri için olumsuz sonuçlar doğuracağına inandıklarını ifade etti. Dolayısıyla AB ile ilişkilerin sürdürülmesinin Türkiye'nin ticari ve ekonomik çıkarları açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Şimşek, Avrupalı yetkililere, daha sağlıklı bir diyalog kurulması gerektiğini söyleyerek, karşılıklı eleştiriler yerine anlaşma yolunun seçilmesini önerdi.
Geçmişten Ders Almak
Şimşek, 15 Temmuz darbe girişimini anarak, bu tür travmaları hep beraber atlatmanın önemine değindi. Ancak, geçmişe takılıp kalmadan önlerine bakmaları gerektiğini de vurguladı. Türkiye’nin güçlü bir ülke olduğunu ve 2002 yılındaki reformları hatırlatarak, şu an başka bir güçlü reform alanına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Güven ortamının sağlanmasının Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayacağına dikkat çekerken, başkanlık sisteminin de önemini ifade etti. Bu sistemin, badireler atlatmamak ve Türkiye’nin geleceği için bir sigorta işlevi göreceğine inanıyor.
İnşaat Sektörüne Yönelik Görüşler
Toplantıda inşaat sektörünün durumuna değinen Şimşek, kalıcı refah artışının yalnızca inşaatla sağlanamayacağının altını çizdi. Kaynakların doğru yönetilmesi ve öncelikle üretim alanına yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, inşaat sektörüne karşı olmadığını fakat ekonomik büyümenin daha sürdürülebilir ve kalıcı alanlarda sağlanması gerektiğini ifade etti. Kendi görüşlerine göre, konut alımının yalnızca ekonomik büyüme sağlandığında gerçekleşebileceğini vurguladı. Dolayısıyla inşaat sektörüyle ilgili daha kapsamlı politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Tasarruf ve Borçlanma Politikaları
Türkiye'nin tasarruf oranlarının düşük olduğunu ve bu durumun düzeltilmesi gerekliliğini dile getiren Şimşek, benimsenen bazı alışkanlıkların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Ekitalar ve gıda gibi ihtiyaçların bile taksitle alınma çabalarının Türkiye'ye özgü olduğunu vurguladı. Diğer ülkelerdeki uygulamalarla kıyasladığında, dövizle borçlanma meselesi üzerine özellikle durarak, vatandaşların dövizle borçlanmasının yasaklandığını ve yalnızca şirketlerin belirli şartlar altında bunu yapabildiğini ifade etti. Şimşek, döviz gelirinin olmadan döviz borcu alınmasının ticari zekâyla bağdaşmadığını belirtti.