Arap Birliği Bakanlar Komitesi (Gazze Temas Grubu), İsrail'in Gazze'yi işgal planına ilişkin yaptığı açıklamada, 'Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların derhal ve tamamen durdurulması, insani yardımların koşulsuz olarak bölgeye girişine izin verilmesi, ateşkes sağlanması ve Filistin halkının topraklarından yerinden edilme girişimlerinin reddedilmesi' çağrısında bulundu.
Arap-İslam Olağanüstü Zirvesi tarafından Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler konusunda görevlendirilen Bakanlar Komitesi ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 24 ülke ile uluslararası örgütler, İsrail’in açıkladığı, Gazze Şeridi üzerinde tam askeri kontrol tesis etme ve işgal planına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, İsrail'in işgal planı kınanarak söz konusu adım ''tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanma, uluslararası hukukun açık bir ihlali, yasa dışı işgali pekiştirme ve uluslararası meşruiyete aykırı bir fiili durum yaratma girişimi olarak'' değerlendirildi.
İsrail’in bu hareket tarzının, öldürme, aç bırakma, zorla yerinden etme ve Filistin topraklarını ilhak etme girişimleri ile yerleşimci terörü gibi ağır ihlallerin devamı niteliğinde olduğu vurgulanan açıklamada, bunların insanlığa karşı suç teşkil edebileceği, barış imkânlarını ortadan kaldırdığı ve uluslararası çabaları baltaladığı ifade edildi.
Açıklamada, Gazze Şeridi’nde saldırılar ve ablukanın yanı sıra Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki ihlallerin neredeyse iki yıldır süren ağır ihlalleri daha da derinleştirdiği belirtildi.
"Adil ve kalıcı barış, 1967 sınırları temelinde bağımsız Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesiyle mümkün olabilecek"
Bu çerçevede, ''Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların derhal ve tamamen durdurulması, işgal güçlerinin sivillere ve sivil altyapıya yönelik ihlallerine son verilmesi, insani yardımların koşulsuz olarak bölgeye girişine izin verilmesi, ateşkes sağlanması, esir ve rehinelerin takasına ilişkin anlaşmaya ulaşılması, Gazze’nin yeniden inşasına yönelik Arap-İslam planının uygulanması, Mısır Arap Cumhuriyeti, Katar Devleti ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından yürütülen çabaların desteklenmesi.ve Filistin halkının topraklarından yerinden edilme girişimlerinin reddedilmesi'' çağrısında bulunuldu.
Adil ve kalıcı barışın ancak 4 Haziran 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesini sağlayacak iki devletli çözümle mümkün olabileceği teyit edilen açıklamada, şöyle devam edildi:
"Gazze Şeridi’nde devam eden soykırımdan ve yaşanan eşi görülmemiş insani felaketten İsrail işgalini tamamen sorumlu tutuyor; başta BM
Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olmak üzere uluslararası toplumu, hukuki ve insani sorumluluklarını üstlenmeye; adil ve kalıcı barış ihtimalini baltalamayı ve iki devletli çözümün uygulanmasına dair her türlü ufku ortadan kaldırmayı hedefleyen yasa dışı saldırgan İsrail politikalarını durdurmak için acilen harekete geçmeye, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliğindeki, soykırım boyutuna varan
ihlaller dahil tüm ihlallerden İsrail’in derhal sorumlu tutulmasını sağlamaya çağırıyoruz.
Ayrıca, Suudi Arabistan Krallığı ile Fransa Cumhuriyeti’nin eş başkanlığında New York’ta düzenlenen Filistin Meselesinin Barışçıl
Çözümü ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi için Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans’ın sonuçlarının uygulanması gereğini
vurguluyoruz. Bu bağlamda, Gazze’deki savaşın sona erdirilmesi ve Filistin sorununun kapsamlı ve barışçıl çözümü ile iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için bir siyasi sürecin uygulanmasına yönelik, nihai sonuç belgesinde yer alan acil, operasyonel ve süreli tedbirler hayata
geçirilmelidir."