679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) aracılığıyla ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) süreci çerçevesinde bir dizi akademisyen, özellikle TMMOB kadrolarında çalışan birçok kişi, üniversitelerden ihraç edilmiştir. Bu durum, Türkiye’deki eğitim ve araştırma alanında geniş bir etki yaratırken, ülkedeki akademik özgürlüğü de ciddi bir tehdit altında bırakmaktadır.
KHK'lerin Demokrasi Üzerindeki Etkisi
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, yaptığı açıklamada Türkiye'nin OHAL dönemindeki yönetim biçimini eleştirerek, KHK'lerin demokrasiyi askıya aldığını belirtti. Ekonomik ve sosyal açıdan önemli olan bu durum, üniversitelerdeki akademik özgürlüklerin yanı sıra kamu yönetimindeki etkililiği de sorgulatıyor. Koramaz, Türkiye’nin demokratik bir ülkede olması gereken hukukun üstünlüğü ile toplumsal barış koşullarının bir an önce sağlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bu bağlamda ihraçların demokratik tüketim ve sosyal dayanışma açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
İhraçlar ve Hak Kaybı İle İlgili Süreçler
Koramaz, KHK ile yapılan ihraçların hukuka aykırı ve temel hakların ihlali anlamına geldiğini ifade etti. Bugüne kadar 2 bin 500'den fazla meslek mensubunun görevlerinin sonlandırıldığına dikkat çekti. İhraç edilen bireylere ne savunma hakkı verildiği ne de ihraç gerekçelerinin açıklandığına dair herhangi bir bilgi sunulduğunu belirtti. Bu durum, hukukun temellerine zarar veren bir uygulama olarak değerlendiriliyor. İlgili yönetmelikler, en temel hukuki süreçlerin işletilmeden bu kişilerin işten çıkarılmalarını sağladı. Tüm bu ihraçların ardında yatan gerekçelerin belirsizliği, ayrıca kurumsal bir güvensizlik ortamı yaratıyor.
TMMOB’nin Mücadelesi ve Talepler
TMMOB, bu ihraçlar karşısında duruşunu koruyarak, meslek mensuplarını koruma amacı güdüyor. Koramaz, Deniz Kimyon ve diğer ihraç edilen tüm üyelerin bir an önce görevlerine geri dönmesi gerektiğini dile getirdi. TMMOB’nin bu mücadeleyi sürdürmesi, sadece meslek mensuplarının haklarını korumakla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda geniş kitleler için sosyal adaletin sağlanması açısından da önem taşıyor. Gerçekten de, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi ve demokratik toplumsal yaşamın kurulması için gerekli adımlar atılmalıdır. Koramaz, bu minvalde TMMOB’nin etkin bir şekilde bu haksızlıklara karşı mücadele edeceğini öne sürdü.