Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı resmi veriler, 2016 yılında cinsel istismar vakalarının alarm verici boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor. Bu yıl içerisinde kayıt altına alınan cinsel istismar şikayetlerinin toplam sayısı 29 bin 504 olarak belirlendi. Açılan davaların sayısı ise 15 bin 6 olurken, bu davalardan yalnızca 5 bin 846'sında hapis cezası verilmesi, toplumda bu konuda ciddi bir tepkilere yol açtı. Bu durumda, cinsel istismar ve çocuk koruma yasalarının etkinliğinin sorgulanmasına neden oldu.
CHP’li Vekilin Tespiti
CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, bu kritik konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak konunun derinlemesine irdelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkmen, kadın cinayetleri gibi kamuoyunu ilgilendiren önemli davalarda dahi hem "iyi hâl indirimi" hem de "tahrik indirimi" uygulandığını belirtti. Bu duruma istinaden, Türkiye'deki kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarlarının bir türlü önlenemediğini vurguladı. "Özgecan Aslan cinayetinin üzerinden üç yıl geçti fakat bu süre zarfında kadın cinayetleri ve çocuk cinsel istismarı dramı artarak devam etti," dedi. Türkmen'in açıklamaları, cinsiyet temelli şiddetle mücadelede daha etkin yasalar geliştirilmesi gerektiği fikrini güçlendiriyor.
Hastaneden Taburcu Olan Çocuk
Özgecan Aslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelen tarihte Adana'da 3 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismara uğraması, olayın ne denli derin bir sorunu gözler önüne serdiğini gösteriyor. Bu ayrıntı, toplumun cinsiyet temelli şiddetle mücadele konusunda ne kadar mesafe kat edemediğini ortaya koyuyor. İlk olarak hastaneye kaldırılan çocuk, tedavi edildikten sonra taburcu edildi. Olayın faali ise tutuklandı fakat suçlu Adana Cezaevinin dışında başka bir yere gönderilerek korunmaya alındı. Türkmen, "Artık ülkemizde 18 yaş altındaki tüm çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında rıza aranmaksızın en ağır cezanın verilmesi gerekiyor," şeklinde bir çağrıda bulundu.
Yasaların Yetersizliği ve Toplumsal Tepki
Elif Doğan Türkmen, kadın cinayetlerinde ve çocuk istismarı davalarında uygulanan "iyi hâl indirimi" gibi yasal düzenlemelerin kurbanların mağduriyetini artırdığını ifade etti. "Kravatını taktı" gibi ifadelerin sanıklara uygulanacak indirimlerin gerekçesi olmasının toplumda infiale neden olduğunu belirterek, bu tür uygulamalara son verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Türk toplumunun, bu tür davalarda adaletin sağlanmasını talep ettiğini dile getiren Türkmen, yasaların etkin bir şekilde uygulanmadığı sürece bu sorunların devam edeceğini ifade etti. Dolayısıyla, hem yasaların gözden geçirilmesi hem de toplumsal bilinçlenmenin artırılması gerektiği açıkça ortada duruyor.