Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı şubat ayı işgücü verileri, işsizlikte artış yaşandığını gösterdi. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, işsiz sayısı bir önceki aya kıyasla 133 bin kişi yükselerek 2 milyon 981 bine ulaştı. Aynı dönemde işsizlik oranı da 0,3 puanlık artış göstererek yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti.
Açıklanan verilere göre, işsizlik oranında kadınlar ile erkekler arasındaki fark da dikkat çekti. Erkeklerde işsizlik oranı yüzde 6,9 olarak tahmin edilirken, kadınlarda bu oran yüzde 11,6 seviyesinde ölçüldü. Böylece kadın işsizliğinin erkeklere kıyasla daha yüksek seyrettiği bir kez daha ortaya çıktı.
İstihdam artarken cinsiyet farkı öne çıktı
Şubat ayında istihdam edilen kişi sayısında artış yaşandı. Bir önceki aya göre 153 bin kişilik yükselişle toplam istihdam 32 milyon 158 bin kişiye çıktı. İstihdam oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 48,2 oldu.
Ancak bu başlık altında da kadınlar ile erkekler arasındaki fark belirginliğini korudu. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,6 olarak hesaplanırken, kadınlarda bu oran yüzde 31,1 seviyesinde kaldı. Veriler, işgücü piyasasında cinsiyet eşitsizliğinin sürdüğünü gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.
İşgücüne katılım oranı yükseldi
Şubat ayında işgücü sayısında da artış kaydedildi. Bir önceki aya göre 286 bin kişi artan işgücü, 35 milyon 139 bin kişiye ulaştı. İşgücüne katılma oranı ise 0,3 puanlık yükselişle yüzde 52,6 olarak gerçekleşti.
Bu oran erkeklerde yüzde 70,5 olurken, kadınlarda yüzde 35,2 olarak kayıtlara geçti. İşgücüne katılım tarafında da kadınlarla erkekler arasındaki farkın devam ettiği görüldü. Açıklanan tablo, çalışma hayatında kadınların daha sınırlı temsil edildiğine işaret eden bir başka veri olarak öne çıktı.
Genç işsizlikte yükseliş dikkat çekti
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı da şubat ayında yükseldi. Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre, genç işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,4 puan artarak yüzde 15,8 seviyesine çıktı.
Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 12,8 olarak tahmin edilirken, genç kadınlarda oran yüzde 21,8’e ulaştı. Genç kadın işsizliğindeki yüksek seviye, açıklanan verilerin en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Böylece gençler arasında da işsizlik yükünün kadınlar üzerinde daha ağır hissedildiği görüldü.
Haftalık çalışma süresi değişmedi
İşgücü istatistiklerinde çalışma süresine ilişkin veriler de paylaşıldı. Referans döneminde işbaşında olanların haftalık ortalama fiili çalışma süresinde herhangi bir değişiklik yaşanmadı. Şubat ayında haftalık ortalama fiili çalışma süresi, bir önceki ay ile aynı kalarak 42,5 saat olarak kaydedildi.
Bu veri, istihdam ve işgücündeki değişime rağmen çalışma süresinde sabit bir görünüm oluştuğunu ortaya koydu. Çalışma süresinin değişmemesi, iş piyasasının bazı alanlarında hareketlilik olsa da fiili çalışma düzeninde önemli bir farklılaşma yaşanmadığını gösterdi.
Atıl işgücü oranı yüzde 29,9’a yükseldi
Şubat ayı verilerinde dikkat çeken bir diğer başlık ise atıl işgücü oranı oldu. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerin toplamından oluşan atıl işgücü oranı, bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 29,9’a çıktı.
Alt başlıklara bakıldığında, zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,2 olarak hesaplandı. İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, yalnızca işsizliğin değil, işgücü piyasasında atıl kalan geniş bir kesimin de varlığını sürdürdüğünü gösterdi.
Şubat verileri işgücü piyasasında baskının sürdüğünü gösterdi
Açıklanan son veriler, şubat ayında hem işsiz sayısında hem de genç işsizliğinde artış yaşandığını ortaya koydu. İstihdam ve işgücüne katılım oranlarında yükseliş görülse de kadınlar ve gençler açısından tablo daha kırılgan bir görünüm sundu.
Özellikle genç kadın işsizliğinin yüzde 21,8’e çıkması ve atıl işgücü oranının yüzde 29,9’a ulaşması, işgücü piyasasındaki baskının farklı alanlarda sürdüğüne işaret etti. Şubat ayı verileri, istihdam cephesindeki artışa rağmen işsizliğin ve eşitsizliklerin gündemde kalmaya devam ettiğini gösterdi.