T24’te yer alan habere göre, Türkiye'de son yıllarda artan ekonomik sıkıntılar ve yüksek enflasyon, vatandaşların alım gücünü önemli ölçüde etkiledi. Hükümetin bu durumu aşmak için aldığı tedbirlere rağmen, halkın günlük yaşamında hissettiği zorluklar devam ediyor. Üretim maliyetlerinin artması, birçok sektörde fiyat artışlarına neden olurken, bunun sonucunda gıda, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların karşılanması daha da zor hale geldi. Ekonomistlere göre, hükümetin bu sorunlarla başa çıkabilmesi için daha köklü reformlar yapması ve yapısal problemlere çözüm bulması gerekiyor. Ayrıca, dış ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi de kritik öneme sahip. Uzmanlar, eğer bu adımlar atılmazsa, ekonomik dengenin sağlanması ve vatandaşların yaşam standartlarının iyileştirilmesi mümkün olamayacak. Tüm bu gelişmeler ışığında, toplumun farklı kesimlerinden gelen tepkilerin artması bekleniyor. Sosyal medya ve protestolar aracılığıyla seslerini yükselten vatandaşlar, yaşadıkları sorunların çözüm bulmadığı takdirde, daha büyük eylemler gerçekleştirebileceklerinin altını çiziyor. Bu durum, hükümetin önümüzdeki dönemdeki stratejilerinin belirlenmesinde önemli bir etken haline gelebilir.(TCMB) Beklenti Anketine göre, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 8,87 olarak gerçekleşti.
TCMB'nin finansal ve reel sektörde karar alıcı, uzman kişiler, profesyoneller ile yabancı finans kuruluşlarının uzmanları arasından seçilen 67 katılımcıyla gerçekleştirdiği "2017 yılı Şubat ayı Beklenti Anketi" yayımlandı.
Buna göre, şubat ayı için tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde bulunduğu yüzde 0,69 düzeyinden bu anket döneminde yüzde 0,62'ye geriledi. Mart ayı TÜFE beklentisi bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek yüzde 0,76 oldu. Nisan ayı TÜFE beklentisi ise yüzde 0,95 olarak gerçekleşti.
Cari yıl sonu TÜFE beklentisi bu anket döneminde yüzde 8,87'ye yükseldi. 12 ay ve 24 ay sonrası TÜFE beklentileri ise sırasıyla yüzde 8,21 ve yüzde 7,59 olarak kayıtlara geçti.
Yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL ) beklentisi bu anket döneminde 3,8807'ye yükseldi. 12 ay sonrası Döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 3,9553 TL iken, bu anket döneminde 3,9600 TL'ye çıktı.
2017 yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, bir önceki anket döneminde 35,4 milyar dolar düzeyinde bulunurken, bu anket döneminde 35,6 milyar dolara yükseldi. 2018 yılı cari işlemler açığı beklentisi ise 38,2 milyar dolardan 37,9 milyar dolara geriledi.
Yıl sonu büyüme beklentisi yüzde 2,9
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2017 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 2,9 oldu. Gelecek yıla yönelik büyüme beklentisi ise yüzde 3,5'e indi.
BIST Repo ve Ters-Repo Pazarında oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9,55 iken, bu anket döneminde yüzde 10,19'a yükseldi. TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 9,13 iken, bu anket döneminde yüzde 10,37 olarak kayıtlara geçti.
Vadesine 3 ay ya da 3 aya yakın süre kalan Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS) yıllık bileşik faiz oranı beklentileri, cari ay için yüzde 10,87 olurken 1, 3, 6, 12 ve 24 ay sonrası için sırasıyla yüzde 10,94, yüzde 10,89, yüzde 10,81, yüzde 10,43 ve yüzde 10,11 düzeyinde gerçekleşti.
Vadesine 5 yıl ya da 5 yıla yakın süre kalan DİBS'lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi, bir önceki anket döneminde yüzde 11,03 iken bu anket döneminde yüzde 10,97'ye geriledi.
Aynı anket dönemlerinde, vadesine 10 yıl ya da 10 yıla yakın süre kalan DİBS'lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi ise sırasıyla yüzde 11,13 ve yüzde 11 oldu.
TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı beklentisi cari ay için yüzde 8 olurken, 3, 6, 12 ve 24 ay sonrası beklentileri sırasıyla yüzde 8,43, yüzde 8,59, yüzde 8,52 ve yüzde 8,32 seviyelerinde belirlendi.