Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 30 Ocak’ta duyurulan makro ihtiyati önlemlere ilişkin kamuoyuna detaylı bir açıklama yaptı. Düzenlemelerin; yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumarla mücadele eylem planı ile Finansal İstikrar Komitesi değerlendirmeleri kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) koordinasyonunda alındığı belirtildi.
Açıklamada, temel hedefin finansal istikrarın güçlendirilmesi, tüketicinin korunması ve özellikle alt gelir gruplarının desteklenmesi olduğu vurgulandı.
Aralık 2025 verilerine göre bankacılık sektöründe yaklaşık 13,3 trilyon liralık bireysel kredi kartı limiti bulunduğu, ancak bu limitlerin yalnızca yüzde 21’inin kullanıldığı, yüzde 79’unun ise atıl durumda olduğu ifade edildi. Sektörde 40,7 milyon tekil kredi kartı kullanıcısı bulunduğu, bunların 30,6 milyonunun yani yüzde 75’inin 400 bin liranın altında kredi kartı limitine sahip olduğu aktarıldı. Bu nedenle söz konusu kullanıcı grubunun düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.
750 bin liranın altında limite sahip kullanıcıların toplam içindeki oranının yüzde 90 seviyesinde olduğu kaydedilirken, 750 bin liranın üzerinde limite sahip kesimin toplam kredi kartı limitlerinin yüzde 48’ini oluşturduğu, buna karşın bu grubun kart doluluk oranının yaklaşık yüzde 20 olduğu bilgisi paylaşıldı.
BDDK, 400 bin lira kredi kartı limiti bulunan kullanıcıların mevcut limitlerinde herhangi bir kesintiye gidilmeyeceğini vurguladı. Ayrıca, bireysel kullanıcıların gelirlerini belgelemeleri halinde gelirlerinin dört katına kadar kredi kartı limiti kullanmalarının önünde bir engel olmadığı belirtildi. Eğitim harcamaları için tanımlanan Kredili Mevduat Hesabı (KMH) limitlerinin ise bu sınırlamalardan muaf tutulduğu ifade edildi.
“Kredi Kartı Borçları ve İhtiyaç Kredilerinin Yeniden Yapılandırılması” düzenlemesiyle finansal tüketicinin korunması ve sürdürülebilir ödeme performansının sağlanmasının hedeflendiği aktarıldı. Bunun yanı sıra, konut kredilerinde yapılan değişiklikle birinci el ve ikinci el konut ayrımının kaldırıldığı ve özellikle alt gelir gruplarının ilk konut edinimini kolaylaştırmaya yönelik adımlar atıldığı bildirildi.
Sonuç olarak, Finansal İstikrar Komitesi bünyesinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, finansal istikrarı korumaya yönelik bütüncül bir yaklaşım benimsendiği ifade edildi.