Gazete Kritik Eğitim MEB’den sınavlarda yeni dönem: Bağlam temelli soru kılavuzu hazırlandı

MEB’den sınavlarda yeni dönem: Bağlam temelli soru kılavuzu hazırlandı

Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin becerilerinin ölçülmesine yönelik hazırlanan “Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu”nu eğitim sisteminin tüm paydaşlarına gönderdi. Yeni kılavuzun, merkezi sınavlardan okul içi yazılılara kadar geniş bir alanda temel kaynak olarak kullanılacağı açıklandı.

Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin becerilerinin daha etkili biçimde ölçülmesine yönelik yürütülen çalışmalar sonucunda “Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu” hazırladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu kılavuzun merkezi ve ortak sınavlar, okul geneli yazılılar, ders kitapları ve yardımcı materyallerin hazırlanmasında temel başvuru kaynağı olarak kullanılacağı bildirildi.

Hazırlanan kılavuzun, eğitim sisteminde ölçme ve değerlendirme süreçlerine ortak bir çerçeve kazandırmayı amaçladığı belirtildi. Böylece öğrencilerin yalnızca bilgi düzeyinin değil, bilgiyi kullanma ve yeni durumlara aktarma becerisinin de daha görünür hale getirilmesi hedefleniyor.

Kılavuz tüm paydaşlara gönderildi

MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda 12 pilot ilde yürütülen çalışmalar sonucunda ortaya çıkan kılavuz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla başta YÖK, TÜBİTAK ve ÖSYM olmak üzere eğitim sisteminin tüm paydaşlarına iletildi.

Bakanlık açıklamasında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin kavramsal ve alan becerileri ile sosyal-duygusal öğrenme becerilerini bütünleşik şekilde ele alan, aynı zamanda milli ve manevi değerleri geliştirmeyi hedefleyen bütüncül bir anlayış taşıdığı vurgulandı. Bu yaklaşımın doğal uzantısı olarak ölçme süreçlerinin de yalnızca teknik uygulamalarla sınırlı kalmaması gerektiği ifade edildi.

“Ölçme süreci sadece bilgi düzeyiyle sınırlı değil”

Bakanlık, ölçme ve değerlendirme anlayışında yalnızca öğrencinin ne bildiğinin değil, öğrendiklerini nasıl kullandığının da önemli olduğunu belirtti. Açıklamada, ölçme süreçlerinin öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerini belirlemeye yönelik teknik işlemlerden ibaret görülmemesi gerektiği ifade edildi.

Yeni yaklaşımda, öğretim sürecini destekleyen, geliştiren ve yönlendiren beceri odaklı bir ölçme yapısının esas alındığı aktarıldı. Böylece değerlendirme sürecinin eğitim sisteminin daha aktif ve yön verici bir parçası haline gelmesi amaçlanıyor.

12 ilde 14 bini aşkın öğrenciyle pilot çalışma yapıldı

Yeni ölçme modelinin geliştirilmesi sürecinde 12 ilde pilot sınav uygulaması gerçekleştirildi. Bu uygulamaya 4 bin 361 altıncı sınıf öğrencisi ile 10 bin 195 onuncu sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 14 bin 556 öğrenci katıldı.

Pilot uygulama, Türkçe, matematik, fen bilimleri ve sosyal bilgiler gibi derslerin yanı sıra lise düzeyinde fizik, kimya, biyoloji ve tarih gibi alanlarda da hayata geçirildi. Elde edilen veriler ve öğrencilerle yapılan bilişsel görüşmeler doğrultusunda kılavuzun son şekli oluşturuldu.

Ortak dil oluşturulması hedefleniyor

Hazırlanan kılavuzun temel hedeflerinden birinin, ölçme ve değerlendirme alanında ortak bir dil oluşturmak olduğu belirtildi. Kılavuzda açıklamalar, öneriler, kontrol listeleri ve örnek sorulara yer verilerek sahadaki yapısal sorunların giderilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

Bakanlık açıklamasında ayrıca, öğrencinin edindiği bilgi ve becerileri yeni ve otantik durumlarda ne ölçüde uygulayabildiğinin, transfer edebildiğinin ve kullanabildiğinin ölçülmesinin merkeze alındığı vurgulandı.

Kılavuz tüm sınavlarda temel kaynak olacak

MEB, hazırlanan kılavuzun yalnızca belli sınav türlerinde değil, merkezi sınavlardan okul içi yazılılara kadar tüm ölçme araçlarının hazırlanmasında temel kaynak olarak kullanılmasının zorunlu olduğunu duyurdu.

Bu kapsamda tüm kurum ve kuruluşların kılavuz doğrultusunda hareket etmesi gerektiği belirtildi. Böylece yeni ölçme yaklaşımının eğitim sisteminin tamamına yayılması hedefleniyor.

Yeni sistemde bilgiyi kullanma becerisi öne çıkacak

Kılavuza göre bağlam temelli soru anlayışı, öğrencinin karşısına çıkan bir metin, problem ya da senaryo üzerinden analiz yapmasını, yorumlamasını ve çözüm üretmesini gerektiriyor. Bu yapının, öğrencinin bilgiyi gerçek hayatla ilişkilendirme becerisine dayandığı ifade ediliyor.

Bu soruların yalnızca çoktan seçmeli formatla sınırlı kalmadığı; doğru-yanlış, eşleştirme ve açık uçlu biçimlerde de uygulanabildiği belirtiliyor. Esas farkın ise soru biçiminden çok, öğrencinin bilgiyi gerçek yaşam bağlamında kullanabilme düzeyinde ortaya çıktığı kaydediliyor.

Eğitimde daha bütüncül bir değerlendirme hedefleniyor

Yeni kılavuzla birlikte eğitim sisteminde öğrencilerin yalnızca ne bildiklerinin değil, öğrendiklerini gerçek yaşam durumlarında nasıl kullandıklarının da ölçülmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşımın, eğitimde daha bütüncül ve sürdürülebilir bir değerlendirme sistemine geçiş sağlayacağı belirtiliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı bu yeni kılavuz, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde beceri odaklı anlayışı daha görünür hale getirirken, sınav sisteminde de yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *