ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz Pazar günü açıkladığı 200 milyar dolarlık Çin ürünleri üzerine uygulanacak gümrük vergisinin artışı, iki ülke arasındaki gerilimleri yeniden alevlendirdi. Trump’ın bu kararının ardından ünlü yatırımcı Warren Buffett, ABD ve Çin’in uzun vadede dünyanın en büyük iki ekonomisi olmaya devam edeceğini ve bu durumun doğal olarak aralarındaki gerilimlerin de sürmesine yol açacağını belirtti. CNBC ile gerçekleştirdiği röportajda Buffett, iki ülke arasında süreklilik arz edecek gerilimlerin pek çok nedenden kaynaklanabileceğine dikkat çekti.
Buffett'tan Gerginlik Değerlendirmesi
Buffett, iki ulus arasındaki gerilimin sıklıkla görülebileceğini ifade ederken, fikri mülkiyet sorunları, ticari uyuşmazlıklar ve Çin’in bölge ülkelerine uyguladığı politikaların bu durumu tetiklediğine işaret etti. Alibaba gibi dev şirketlerin de oldukça etkili olduğu bu süreçte, iki tarafın sağlıklı bir ticaret anlaşması yapmasının herkes için olumlu sonuçlar doğuracağını vurguladı. Buffett, bu tür bir anlaşmanın her iki ülkenin ekonomik büyümesine katkıda bulunabileceğini anlatırken, gerilimlerin uzun vadede bir sorun teşkil etmeye devam edeceğini dile getirdi.
Gelecek İlişkilerine Dikkat Çekiyor
Önemli olanın, iki ülkenin gelecekteki ilişkileri olduğunu belirten Buffett, iki dev ülkenin sergilediği "aptalca" davranışların büyük ölçüde dünya ekonomisine olumsuz etkiler yarattığını açıkladı. Ticaret savaşının neden olduğu olumsuz etkilerin, yalnızca iki tarafla sınırlı kalmayıp, tüm küresel ekonomiyi olumsuz etkilediği kaydedildi. Buffett, bu nedenle iki süper gücün ticaret gerginliği üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için çaba sarf etmesinin kaçınılmaz olduğu görüşünde. Ancak, bu durumun gerçekleştirilmesinin ne denli zor olduğu da vurgulandı.
Ticaret İlişkileri Üzerine
Buffett ayrıca ABD’nin Kanada ve Meksika ile olan ticaret ilişkilerini de ele aldı. Bu ilişkilerin hayati öneme sahip olduğunu ve ABD’nin bu iki ülkelerle komşu olarak hareket etmesini gerektiğini söyledi. “Komşular arasındaki çatışmanın düşmanlık yaratmamalı” şeklinde bir vurgu yapan Buffett, bu ticari bağların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aslında, bu tür ilişkilerin kargaşadan uzak, dostane bir çerçevede ilerlemesi gerektiğini savundu. Meksika ve Kanada ile olan ilişkilerin geliştirilmesi, ABD’nin uluslararası platformdaki etkisini artırabilir ve daha sağlıklı bir dış ticaret dengesi oluşturulmasına katkı sunabilir.