UAÖ’nün görüştüğü kişiler, Güney Kore dizisi ve filmlerini izleyenlerin ağır cezalarla, hatta ölüm cezasıyla karşı karşıya kaldığını aktardı. Tanıklar, keyfi ev baskınları ve gözaltı korkusuyla yaşadıklarını; bazılarına ilkokul çağında “ideolojik eğitim” kapsamında halka açık infazların izletildiğini söyledi.
UAÖ Büyük Çin Bölgesel Direktör Yardımcısı Sarah Brooks, bilgiye erişimin suç sayılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bunun yolsuzlukla iç içe geçmiş bir baskı düzeni yarattığını belirtti.
“Cezalar paraya bağlı, evlerini satıyorlar”
2012–2020 arasında ülkeden ayrılan Kuzey Koreliler, para ödeyebilenlerin ağır cezalardan kaçabildiğini ifade etti. UAÖ’nün aktardığı bir tanıklığa göre, maddi imkânı olmayanlar ıslah kamplarından çıkabilmek için 5–10 bin dolar toplamak amacıyla evlerini satmak zorunda kalıyor.
“109 Grubu” ev aramaları yapıyor
Raporda, yabancı medya içeriklerini engellemekle görevli özel bir kolluk biriminin bulunduğu belirtildi. Tanıkların “109 Grubu” olarak adlandırdığı bu yapının izinsiz ev aramaları yaptığı, sokakta çanta ve telefon kontrolü gerçekleştirdiği aktarıldı.
“Çocuklara infaz izletiliyor”
UAÖ’ye konuşan kişiler, halka açık infazların toplum üzerinde korku oluşturmak için kullanıldığını söyledi. 2017’de ülkeden ayrılan bir tanık, Kuzey Hamgyong Eyaleti’nin Chongjin kentinde ortaokul ve lise öğrencilerine infaz izleme talimatı verildiğini anlattı. Başka bir tanık ise 16–17 yaşlarında bu infazlara götürüldüklerini ve “Güney Kore medyasını izlerseniz sonunuz böyle olur” mesajı verildiğini ifade etti.
UAÖ’den Pyongyang’a çağrı
UAÖ, bulguları Kuzey Kore hükümetiyle paylaştığını ve iddialara yanıt vermeye davet ettiğini, ancak yanıt alamadığını duyurdu.