İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran, Çin ve Küba’nın çağrısıyla toplanan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin acil oturumunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Arakçi, İran’ın ABD ve İsrail gibi nükleer silahlara sahip iki ülkenin dayattığını söylediği yasa dışı bir savaşla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Bu durumun açık biçimde gerekçesiz ve acımasız olduğunu savunan Arakçi, diplomasinin bir kez daha kesintiye uğratıldığını ifade etti. Taraflar arasındaki müzakere sürecinin bilinçli şekilde sabote edildiğini öne süren Arakçi, son dokuz ay içinde ikinci kez müzakere masasının baltalandığını söyledi.
Minab’daki okul saldırısını gündeme taşıdı
Konuşmasının önemli bölümünü Minab kentindeki Şacere Tayyibe Kız İlkokulu’na yönelik saldırıya ayıran Arakçi, bu olayın yaşananların en sarsıcı örneklerinden biri olduğunu dile getirdi. Saldırıda 175’ten fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini belirten Arakçi, yaşananları soğukkanlı biçimde gerçekleştirilen bir katliam olarak tanımladı.
Arakçi, bu saldırının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, bunun çok daha büyük bir ihlaller zincirinin yalnızca görünen kısmı olduğunu söyledi.
“Savaş suçu ve insanlığa karşı suç” ifadesini kullandı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Minab’daki okulun hedef alınmasını doğrudan savaş suçu ve insanlığa karşı suç olarak nitelendirdi. İnsan haklarının ve uluslararası insancıl hukukun ağır şekilde ihlal edildiğini savunan Arakçi, uluslararası toplumun bu saldırıya açık şekilde tepki göstermesi gerektiğini ifade etti.
Sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Arakçi, saldırının görmezden gelinmemesi çağrısında bulundu.
“Bu bir hata ya da yanlış hesaplama değildi”
Arakçi, Minab’daki okulun hedef alınmasının bir hata ya da yanlış hesaplama olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. ABD tarafından yapılan açıklamaların sorumluluğu gizlemeye yetmeyeceğini savunan Arakçi, saldırının bilinçli biçimde gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Bu açıklamalarla birlikte İran tarafı, saldırının kasıtlı olduğu yönündeki görüşünü BM platformunda da güçlü şekilde dile getirmiş oldu.
Sivillerin ve sivil altyapının hedef alındığını söyledi
BM İnsan Hakları Konseyi’ndeki konuşmasında yalnızca Minab’daki saldırıya değil, daha geniş çaplı yıkıma da değinen Arakçi, sivillerin ve sivil altyapının hedef alındığını ifade etti. Savaş hukukuna ve temel insani değerlere saygı gösterilmediğini belirten Arakçi, yaşananların yalnızca askeri değil insani bir kriz boyutu taşıdığını vurguladı.
Bu değerlendirme, İran’ın uluslararası kamuoyuna çatışmaların sivil etkilerini öne çıkaran bir mesaj verme çabası olarak dikkat çekti.
600’den fazla okulun zarar gördüğünü açıkladı
Abbas Arakçi, ülke genelinde 600’den fazla okulun yıkıldığını ya da zarar gördüğünü söyledi. Ayrıca 1000’den fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını ifade etti.
İranlı Bakan, bu verilerin ülkede yaşanan yıkımın boyutunu gösterdiğini savunarak, sivillerin korunmasına yönelik çağrısını yineledi.
İran’dan uluslararası topluma açık çağrı
BM İnsan Hakları Konseyi’nin acil oturumunda yapılan açıklamalar, İran’ın Minab saldırısını uluslararası gündeme taşıma çabasının önemli bir parçası oldu. Abbas Arakçi, saldırının açık biçimde kınanmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi.
Konuşmasında hem diplomatik sürecin sekteye uğratıldığını hem de sivil hedeflere yönelik ağır ihlaller yaşandığını öne süren Arakçi, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.