Çinli uzman Vang Peng, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkese ilişkin yaptığı değerlendirmede, sürece “temkinli bir iyimserlik” ile yaklaşılması gerektiğini söyledi. Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Devlet Yönetimi Enstitüsü’nde araştırmacı olarak görev yapan Vang, mevcut tabloya bakıldığında ortaya çıkan gelişmenin dikkatle okunması gerektiğini ifade etti.
Vang’a göre ateşkes, son dönemde tırmanan çatışmaların ardından İran ile ABD arasında “tam ateşkes” konusunda varılan ilk esaslı uzlaşı örneği olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle mevcut gelişme, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesini önleyen önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle Lübnan cephesinin de bu kapsam içinde yer alması, sürecin yalnızca iki ülke arasındaki gerilimle sınırlı olmadığını, daha geniş bir bölgesel etkisi bulunduğunu gösteriyor.
Araştırmacı Vang, bu aşamada ortaya çıkan ateşkesin, daha büyük ve daha yıkıcı sonuçlar doğurabilecek bir tırmanışın önüne geçtiğini belirtiyor. Ona göre gelinen nokta, bölgede çok daha ağır sonuçlar doğurabilecek bir çatışma senaryosunun şimdilik engellendiğine işaret ediyor.
Diplomatik kanalların yeniden açılması dikkat çekti
Vang Peng, ateşkese dair olumlu gördüğü başlıklardan birinin de diplomatik temasların yeniden görünür hale gelmesi olduğunu ifade etti. Pakistan’ın arabuluculuğunda şekillenen sürecin, taraflar arasında doğrudan ya da dolaylı görüşme kanallarının yeniden harekete geçtiğini ortaya koyduğunu söyledi.
Bu çerçevede Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in her iki tarafı da 10 Nisan’da İslamabad’da müzakere için davet etmesini önemli bir işaret olarak değerlendiren Vang, bunun diplomatik sürecin tamamen kapanmadığını gösterdiğini dile getirdi. Ona göre bu davet, sadece sembolik bir çağrı değil, aynı zamanda çatışmanın askeri boyuttan siyasi zemine taşınabileceğine dair dikkat çekici bir işaret niteliği taşıyor.
Uzman isme göre diplomasi kanalının yeniden açılması, ateşkesin geleceği açısından önemli bir eşik oluşturuyor. Çünkü tarafların sahadaki gerilimi ne ölçüde masaya taşıyabileceği, sürecin seyrini doğrudan belirleyecek.
Kalıcı barış için henüz erken uyarısı
Bununla birlikte Vang Peng, mevcut gelişmelere rağmen kalıcı bir barıştan söz etmek için henüz çok erken olduğunu özellikle vurguladı. Ona göre ateşkesin ilan edilmiş olması, bölgedeki temel sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Vang, İran’ın nükleer sorunu, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığı ve İsrail’in güvenlik kaygıları gibi ana başlıkların hala ortada durduğunu söyledi. Bu nedenle mevcut ateşkesin daha çok taktik bir duraksama olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Araştırmacıya göre tarafların bugün için çatışmayı tamamen sonlandırmaktan çok, mevcut baskıları azaltma ve riskleri sınırlama amacı taşıdığı anlaşılıyor.
Bu noktada İran’ın ekonomik ve diplomatik baskıyı hafifletme ihtiyacı içinde olduğunu söyleyen Vang, ABD’nin ise seçim yılı içinde yeni bir askeri maceranın doğurabileceği risklerden kaçınmak istediğini belirtti. Dolayısıyla ateşkesin arkasında, yalnızca barış arayışının değil, tarafların kendi stratejik hesaplarının da bulunduğunu dile getirdi.
Kritik tarih 10 Nisan: Asıl sınav müzakereler sonrası başlayacak
Vang Peng, önümüzdeki birkaç hafta içinde saldırganlık düzeyinin muhtemelen azalacağını, ancak yerel gerginliklerin ortadan kaldırılmasının kolay olmayacağını söyledi. Ona göre asıl belirleyici dönem, 10 Nisan’da İslamabad’da yapılması planlanan müzakerelerin ardından başlayacak.
Uzman isim, eğer taraflar bu görüşmeler sonrasında sadece ateşkesi teyit eden bir çizgide kalırsa, sürecin “düşük yoğunluklu çatışma” evresine geçebileceğini ifade etti. Bu durumda açık savaşın önüne geçilmiş olsa bile bölgedeki kırılganlık sürecek ve yeni kriz ihtimali masada kalmaya devam edecek.
Buna karşılık Güney Lübnan’da tampon bölge oluşturulması ya da İran bağlantılı milis grupların hareket kuralları gibi somut başlıklarda yazılı mutabakatlara varılması halinde daha geniş kapsamlı bir barış süreci için temel atılabileceğini belirtti. Vang’a göre gerçek ilerleme, ancak böylesi somut ve uygulanabilir anlaşmalarla mümkün olabilir.
Aksi halde bugün ilan edilen ateşkes, kalıcı çözümden çok yeni bir kriz öncesinde verilmiş kısa bir ara olarak kalabilir. Bu nedenle Vang Peng’in değerlendirmesinde öne çıkan temel mesaj, mevcut gelişmenin önemli olduğu ancak asıl sonucun önümüzdeki diplomatik süreçte belli olacağı yönünde oldu.