ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Stanford Üniversitesi'nde düzenlenen bir forumda, geçmişteki Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile birlikte önemli açıklamalarda bulundu. Blinken, Çin'in mevcut durumu hakkında oldukça eleştirel ifadeler kullandı. Son yıllarda Şi Cinping'in liderliğinde, iç politikasında daha baskıcı bir yapıya bürünmüş ve dış politikada ise daha agresif bir tutum sergileyen bir Çin'in sahneye çıktığını belirtti. Bu değişimin, yalnızca ABD'nin değerlerine değil, aynı zamanda ulusal çıkarlarına da meydan okuduğunu vurguladı.
Çin ile Tayvan Arasındaki Gerilim
ABD Dışişleri Bakanı, Şi Cinping'i, kendi kendini yöneten Tayvan'a karşı Çin Komünist Partisi'nin tutumunu değiştirerek büyük bir gerilim yaratan bir lider olarak suçladı. Blinken, kesin bir süre vermek istemediğine dikkat çekerek, Çin'in yeniden birleşme konusundaki kararlılığının altını çizdi. Bu kararlılığı, Tayvan üzerinde kurduğu baskının artmasıyla destekleyen Blinken, Çin'in mevcut statükonun kabul edilemez olduğunu düşündüğünü ifade etti. Bunun sonucunda, Tayvan'a yönelik toprak iddialarını daha hızlı bir şekilde gerçekleştirmeye niyetli olduğunu söyledi.
Şi Cinping’in Güç Kullanma Vurgusu
Şi Cinping, ÇKP'nin 20. Ulusal Kongresi'nde Tayvan ile birleşme sürecini tamamlama sözü vermesinin ardından, güç kullanma ihtimalini dışlamadıklarını ve gerekirse her türlü önlemi alacaklarını vurgulamıştı. Bu durum, bölgedeki askeri gerilimi artıran bir etken olarak öne çıkıyor. Blinken'ın bu açıklamaları, Çin'in gücünü kullanma niyeti hakkında ciddi uyarılarda bulunmasına neden oldu. ABD, bu bağlamda Tayvan'ın savunma yeteneklerini güçlendirme taahhüdünde bulunarak önemli bir duruş sergiledi.
ABD'nin Tayvan Politikası ve Taahhütler
ABD, Pekin ile belirli anlaşmalar yapmasına rağmen Tayvan konusunda resmi bir belirsizlik politikası yürütüyor. Geçtiğimiz ay, Biden yönetimi, herhangi bir Çin saldırısı durumunda Tayvan'ı savunma taahhüdünü yinelemişti. Blinken, bu bağlamda ABD’nin Tayvan’a destek verme sözünün arkasında duracağını ve adanın kendi savunma yeteneğini geliştirmesine yardımcı olacağını açıkladı. Bu tür taahhütler, ABD'nin Asya-Pasifik bölgesindeki stratejisine ve müttefikleriyle olan ilişkilerine dair önemli bir mesaj taşımakta.
Çin’in Tepkisi ve İlişkilerin Seyri
Çin, Temmuz ayında ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Tayvan’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından büyük bir tepki gösterdi. Bu bağlamda, iklim değişikliği ve uyuşturucu kaçakçılığı konularında ABD ile işbirliğini askıya aldı ve Tayvan etrafında kapsamlı askeri tatbikatlar gerçekleştirdi. Blinken ise, Pekin'e ortak çıkarlar doğrultusunda işbirliği yapma çağrısında bulunarak, uluslararası arenada olumsuz bir aktör olma yönünde değil, olumlu bir yaklaşıma doğru evrilmesi gerektiğini dile getirdi. Ancak, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, Washington'un Tayvan'a yönelik yaklaşımını eleştirerek, bu tür eylemlerin iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkilediğini belirtti. Wang, "Tayvan sorununu barışçıl bir çözümle ele almak, Tayvan ayrılıkçılığıyla mümkün olmayacaktır" ifadelerini kullandı. (Sputnik)