Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 5 ülke BM'ye şikayet edildi: Riskleri yıllardır biliyorlardı, yetersiz kaldılar

16 genç iklim aktivisti, Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında haklarının ihlal edildiğini belirterek şikayetçi oldu

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 5 ülke BM'ye şikayet edildi: Riskleri yıllardır biliyorlardı, yetersiz kaldılar

Aralarında, 'Gelecek İçin Cumalar' eylemleriyle dünya çapında iklim kriziyle mücadelenin simgesi haline gelen 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg’in de bulunduğu 16 genç insan, Türkiye, Fransa, Almanya, Brezilya ve Arjantin’i Birleşmiş Milletler’e resmi olarak şikayet etti.

Şikayet dilekçesinde bahsi geçen beş G20 ülkesinin on yıllardır iklim değişikliği riskini bildiği, ancak buna rağmen fosil yakıtları destekleyip, emisyonları sınırlamadıkları belirtilirken; iklim krizinin ortaya çıkışı ile kalıcı hale gelmesine eylemlilikleri ve eylemsizlikleriyle tüm ülkelerin sebep olduğu ancak ilgili ülkelerin liderliği olmaksızın iklim krizini çözme yönündeki küresel çabaların başarıya ulaşamayacağının altı çizildi. Şikayetçiler ayrıca G20 ülkelerinin tarih boyunca en çok emisyon yapan ülkelerden bazıları olduğunu aktardı.

11 yaşındaki imzacı Ridhima Pandey, Hindistan: İklim değişikliği bir ülkenin kendi başına çözebileceği bir problem değil. Bütün ülkeler el ele vermeli ve bu krizi küresel bir sorun olarak birlikte çözmeli.

"27 yıldır haberdarlar ama insan haklarını korumakta yetersiz kaldılar"

Bahsi geçen beş ülkenin de 1992’de hükümetler arası ilk çevre sözleşmesi kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne imza attığı hatırlatılırken; ülkelerin bu çerçevede küresel ısınmanın yavaşlatılması için alınması gereken önlemlerden 27 yıl önceden haberdar olduğu vurgulandı. Aynı zamanda ilgili ülkelerin 2016’da Paris İklim Anlaşması’na imza attığına dikkat çekildi (Türkiye anlaşmayı imzaladı ancak henüz onaylamadı). Türkiye, Fransa, Almanya, Brezilya ve Arjantin’in bu anlaşmalar dahilinde verdiği taahhütlere uymadığını belirten 16 genç iklim aktivisti dilekçelerinde, bahsi geçen ülkelerin bu çerçevede insan haklarını korumakta yetersiz kaldığını ifade etti. 

"Amaç para değil çünkü "hiçbir miktar çocukların gördüğü zararı geri çeviremez"

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin küresel olduğunu hatırlatan 16 genç, bahsi geçen ülkeleri “pervasızca” iklim değişikliğine sebep olarak “yaşam haklarını” korumakta başarısız olmakla suçladı. Uluslararası hukuk firması Hausfeld LLP ile kar amacı gütmeyen ve çevre konularında kamu çıkarını gözeten hukuk organizasyonu Earthjustice tarafından, yaşları 8 ila 17 arasında değişen imzacılar adına hazırlanan şikayet, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komisyonu’na da gönderildi.

Çocuk Hakları Sözleşmesi, ABD dışında dünyadaki tüm ülkeler tarafından imzalanmıştı. İlgili beş ülke, BM Çocuk Hakları Komitesi’ne hakları ihlal edilen çocuklardan gelen yasal şikayetleri kabul etme yetkisini tanıyan bir iletişim prosedürünü de kabul etmişti. Dilekçede, G20 ülkelerinin global emisyonların yüzde 84’ünü yaptığı belirtilirken, yeterli imkanlara sahip ülkelerin çocuk haklarını korumak için yeterli girişimlerde bulunmadığı ifade edildi. Türkiye, Fransa, Almanya, Brezilya ve Arjantin’i çocukların sağlık hakkını da ihlal etmekle suçlayan şikayetçiler, çocukların iklim krizinden fiziksel ve mental olarak etkilendiğini ifade etti. Genç aktivistler bu sağlık bozukluklarının astımdan duygusal travmaya kadar uzadığını ifade etti.

Micheal D. Hausfeld, Hausfeld Başkanı: Gelecek 10 yılda dönüştürücü bir değişiklik yapılmaması halinde iklim değişikliğinin imzacıların ve 2 milyardan fazla çocuğun insan haklarına etkisi kesinleşecek ve geri dönülemez olacak.

Şikayetçiler, olanlar karşısında istediklerinin para olmadığını, çünkü hiçbir miktarın çocukların gördüğü zararı geri çeviremeyeceğini ifade etti. 16 aktivist, Çocuk Hakları Komitesi’nin iklim krizini bir çocuk hakları krizi ilan etmesini ve şikayet edilen ülkelerin bilimsel verileri bilmelerine rağmen iklim krizine katkı sağlayan ülkeler olarak tanınmasını talep etti. 

Şikayette küresel ısınmaya karşı önlem alınmamasının kültürel hakları da tehdit ettiği belirtildi ve bazı yerli halkların artan su seviyeleri sebebiyle yaşadıkları yerleri terk etmeleri gerekebileceği kaydedildi. 

"Eğer BM haklı görürse Türkiye'yi ve diğer dört ülkeyi uyaracak"

Dilekçenin Türkiye bölümünü hazırlayan ekipteki avukatlardan biri T24’e yaptığı açıklamada, “Dilekçe bugün BM'ye verildi; eğer BM haklı görürse Türkiye'yi ve diğer dört ülkeyi uyaracak. BM uyarısının yasal bir yükümlülüğü bulunmuyor ama uluslararası arenada ülkeler üzerinde baskı oluşturuyor ve ülkenin itibarını zedeliyor. Ayrıca Türkiye'nin karbon emisyonlarını azaltacağına dair verdiği bazı sözleri tutmadığını ve belki de yarın başka uluslararası sözleşmelerde verdiği sözleri de tutmayabileceğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'den kimse yok, çünkü...

Dilekçeye imza atanlar dünyanın dört bir tarafındaki ülkelerden gelirken, yaşları da 8 ila 17 arasında değişiyor. Listesi aşağıda bulunan imzacılar arasında Türkiye'den kimse yok. T24’e konuşan kaynaklara göre davacı çocuklar arasında Türkiye’den kimsenin bulunmamasının sebebi, çağırıcıların “Türkiye’deki baskıcı rejim karşısında kimseyi riske atmak istememesi”.

  • Chiara Sacchi, 17- Arjantin
  • Catarina Lorenzo, 12- Brezilya
  • Iris Duquesne , 16- Fransa
  • Raina Ivanova , 15 - Almanya
  • Ridhima Pandey, 11 - Hindistan
  • David Ackley III, 16 - Marshall Adaları
  • Ranton Anjain, 17- Marshall Adaları
  • Litokne Kabua, 16- Marshall Adaları
  • Deborah (“Debby”) Morayo Adegbile, 12- Nijerya
  • Carlos Manuel, 17- Palau
  • Ayakha Melithafa, 17- Güney Afrika
  • Greta Thunberg, 16- İsveç
  • Ellen-Anne, 8- İsveç
  • Raslen Jbeli, 17- Tunus
  • Alexandria Villaseñor, 14- ABD
  • Carl Smith, 17- ABDT24 
     
  • Gonca Tokyol & Metin Kaan Kurtuluş
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER