Nevşin Mengü, CNN Türk'ten ayrıldıktan sonra BirGün Gazetesi'nde yazmaya başladı. Bu süreç içerisinde "İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı?" adlı yeni kitabı ile ilgili heyecan dolu günler geçiriyor. Medyadaki geçmişine dair pişmanlık duymadığını ifade eden Mengü, çalışma koşullarının ve dönemlerin değişkenliği hakkında düşüncelerini paylaştı. Bu konudaki açıklamalarının ardından Cumhuriyet gazetesinden Seyhan Avşar ile yapılan röportajda Mengü, medya hayatına, özgürlüğe ve yeni projelerine dair birçok önemli görüş sundu.
Ayrılığın Ardından Düşünceler
Nevşin Mengü, CNN Türk'ten ayrılığı hakkında yorum yapmaktan kaçındığını ve bunun geçmişte kalan bir durum olduğunu belirtti. Zaman içerisinde insanların var olan şartlarla değişebileceğine dikkat çeken Mengü, eski kurumuna karşı bir kırgınlığının olmadığını dile getirdi. Çalıştığı süreçlerin kendisi için değerli olduğunu vurgulayan Mengü, her dönemin bir sonunun doğal olduğunu ifade etti. Geçmişe odaklanmak yerine, geleceğe umutla bakmanın önemli olduğunu düşündüğünü aktardı.
Ekranın Yenilikleri
Mengü, televizyon ekranlarının ve medya alanının sürekli olarak evrim geçirdiğini belirtirken, bu değişimlerin kendisini nasıl etkilediği üzerine de değerlendirmeler yaptı. Günümüzdeki sosyal medyanın ve yeni medya araçlarının, genç bireyler için büyük bir fırsat sunduğu düşüncesinde. Üniversite ziyaretlerinde öğrencilere kendi seslerini duyuracak beklentilerden bahsederken, geleneksel medya dışında farklı mecraların varlığını destekledi. Bireylerin ellerinde sahip oldukları teknoloji sayesinde kendi hikâyesini, deneyimlerini veya bilgiye dayalı anlatımlarını yaymanın yollarını keşfettiklerini ifade etti.
Sosyal Medya ve Saldırılar
Köşe Yazarlığı Deneyimi
Nevşin Mengü, BirGün Gazetesi'nde başladığı köşe yazarlığı sürecinin oldukça keyifli olduğunu belirtti. Kendi bakış açısını özgürce paylaşabilmesinin verdiği tatmin ve keyfi yaşamakta olduğunu ifade etti. Köşe yazısı yazmanın sadece haber üretmekle kalmayıp, kişisel bir yorum katma fırsatı sunduğunu dile getirdi. Bu süreçte, medyadaki ekip çalışmalarından bağımsız olarak kendi görüşlerini kamuoyuna yansıtmanın kendisi için çok anlamlı olduğunu belirtti. Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün önemine vurgu yaparak, yazdığı her bir kelimenin kendi sorumluluğu altında olduğunu kararında durdu.
Türkiye'deki Basın Özgürlüğü Sorunları
Mengü, Türkiye'de birçok gazetecinin cezaevinde olmasının ele alınması gereken bir mesele olduğunu belirtti. Bu durumu sadece basın özgürlüğü meselesi olarak değil; aynı zamanda bir hukuk devleti eksikliği olarak değerlendiriyor. Ülkede yaşanan FETÖ davaları ve bu davalar sonucunda yaşanan haksızlıkların, birçok masum insanın hayatını olumsuz etkilediği hakkında konuştu. Bu süreçlerde adaletin sağlanması gerektiğini savunarak, hukukun üstünlüğünün teminatının alınması gerektiğine vurgu yaptı. Gazetecilerin de dahil olduğu bu davaların çok büyük bir kamuoyu ilgisi gerektirdiğini ve dürüst bir biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Genç Gazetecilere Tavsiyeler
Nevşin Mengü, gazeteci olmak isteyen gençlere tavsiyelerde bulunarak, geleceğin medyasının değişim dinamiklerine dikkat çekti. Genç bireylerin sosyal medya ve yeni medya imkânlarını kullanarak güçlü bir ses oluşturabileceklerini savundu. Televizyonun sadece geleneksel anlamda kalmayacağını, evrileceği fikrinin altını çizdi. Bireylerin hemen her yerde seslerini duyurabilecekleri bir ortamda bulunduklarına, bu fırsatın doğru ve verimli bir şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çekti. Hukukun geçerliliği için mücadele etmenin önemine vurgu yaparak, bu alandaki özgürlük mücadelesinin devam edeceğine inandığını sözlerine ekledi.
Yeni Kitabına Dair Düşünceler
Nevşin Mengü, yeni kitabının içeriğine dair düşüncelerini paylaştı ve bunu zamanında yaşanan ciddi olayların kaydedilmesine yönelik olarak bir çaba olarak değerlendirdi. Kitabında, basın özgürlüğü bağlamında yaşanan önemli olaylara ve gelişmelere yer verdiğini dile getirdi. 2009 yılında Türkiye’nin İran ile ilişkilerine dair yazdığı anekdotlar üzerinden, dönemin önemli detaylarını gözler önüne serdi. Bu süreçlerin medyaya yansımadığını savunan Mengü, belirli olayların nasıl göz ardı edildiğine dikkat çekerek okunması gereken bir eser ortaya koyduğunu belirtti. Kendisinin kaleme aldığı eserlerde, yaşananları daha geniş bir perspektiften değerlendirme ve sorgulama fırsatı sunduğunu düşündüğünü ifade etti.


