Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Tele 1 TV’de İsmail Dükel'in moderatörlüğünü üstlendiği "Kulis" programında, iktidarın çoklu baro sistemine yönelik planlarına karşı çıkan baro başkanları ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu hakkında dikkat çekici yorumlarda bulundu.
Iktidarın Yürüyüş Engellemesi ve Baroların Önemi
Baş, Ankara’ya ulaşamayarak eylemlerini gerçekleştiremeyen baro başkanlarının durumunu değerlendirirken, onları “umut oldular” diyerek nitelendirdi. Bu noktada iktidarın avukatlardan ve barolardan neden rahatsız olduğunu derinlemesine gözler önüne serdi. İktidar sahiplerinin hukukçu geçmişlere sahip olan insanların deneyimlerinden ders almadığını ifade eden Baş, “Buradan geri dönmeyeceklerini onlar da biliyor” dedi. Bu açıklama, baroların gücünün ve öneminin altını çizerken, toplumsal hakların nasıl ihlal edildiğini de gözler önüne seriyor. Yürüyüşlerin engellenmesini emekçilere bir tür gözdağı verme çabası olarak değerlendiren Baş, bunu avukatlara bile yapmasının ağır sonuçlarına dikkat çekti.
Metin Feyzioğlu’nun Sözleri Üzerine Değerlendirmeler
Baş, gazete patronlarının gözaltına alınması ve sonrasında serbest bırakılması konusunu gündeme getirirken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun yürüyüşe katılmazken 15 baro başkanıyla Anıtkabir’de fotoğraf çektirmesini eleştirdi. Feyzioğlu’nun “iktidar izin vermeli” şeklindeki söylemi hakkında konuşan Baş, bu tür ifadelerin anlamını sorguladı. Toplumsal hakların kullanılmasında iktidarın engelleri kaldırması gerektiğini vurgulayan Baş, “Hak varsa izin söz konusu olamaz” diyerek hukuk mücadelesinin gerekliliğini ve baroların bağımsızlığını savundu. Bu çerçevede, baro başkanlarının direnişi üzerinden toplumsal bilinçlenmeye ve adalet arayışına atıfta bulundu.
Toplumsal Hareketlerin Birlikteliği ve Mücadele Yöntemleri
Erkan Baş, baroların mücadelesinin bir umut kaynağı olduğunu belirtirken, Gezi Direnişi sonrası farklı toplumsal grupların birbirine daha fazla yaklaşmasının önemini vurguladı. Bu durumu bir güç birliği olarak değerlendiren Baş, toplumsal muhalefetin yeni hedefinin saray iktidarını devirmek olduğunu ifade etti. Bu bakış açısıyla, çeşitli toplumsal kesimlerin bir araya gelerek ortak bir mücadele yürütmesi gerektiği düşüncesini öne sürdü. Baş, farklı direniş gruplarının koalisyon oluşturmasının, daha geniş mobilizasyonlar ve etkin eylemler yaratacağının altını çizdi.
Ekonomik Eşitsizlik ve Toplumsal İsyan Çağrısı
TİP Genel Başkanı, Türkiye’nin yaşadığı en öncelikli sorunlardan birinin ekonomik eşitsizlik olduğunu belirtilirken, işsizlik başvurularının artışını da gündeme getirdi. “Bu yüzden yarın değil hemen bugün bu iktidardan kurtulmamız gerekir” diyerek, toplumsal mücadelenin ivediliğini vurguladı. Ekonomik sıkıntıların arttığı bir ortamda, artan yoksulluk ve adaletsizlik sorunlarının toplumsal bir travmaya dönüştüğünü söyleyen Baş, bu durumun toplumda ciddi bir çürümeye neden olabileceğine dikkat çekti. Dolayısıyla, Türkiye’nin yaşadığı bu zorlu dönemden çıkış yolunun mevcut yönetimden kurtulmak olduğu mesajını verdi.
Erkan Baş, bu konuda sözlerini şöyle tamamladı: "Tabii ki de hayatımız zorlaşıyor, yoksullaşıyoruz, burada bir adaletsizlik var, eşitsizlik var buna isyan etmemiz gerekiyor ama aynı zamanda bu büyük bir toplumsal travmaya dönüşüyor. Türkiye toplumsal çürümeye doğru gidiyor. O yüzden şunu söylüyorum; AKP iktidarından kurtulmak için yarın bile geç. Hemen bugün kurtulmanın yolunu yöntemini bulmak gerekiyor."