AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sultangazi'deki Sultançiftliği Merkez Camisi'nin önünde düzenlenen mitingde konuştu.
Konuşması sırasında bir kez daha CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun montajlı reklam filmini yayınlatan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu 'terörle kola kola yürümekle' suçladı.
Kılıçdaroğlu'nun, Rusya'nın üretilen sahte görüntülerle seçimlere müdahale etme girişiminde bulunduğuna ilişkin açıklamalarını anımsatan Erdoğan, "Bay Bay Kemal Rusya'ya da sataşmaya başladı. Türkiye'deki seçimleri Rusya yönlendiriyormuş. Utan utan" diye konuştu.
Gıda fiyatlarında yaşanan pahalılığa ilişkin de konuşan Erdoğan, Cambazlar, ahlaksızlar, terbiyesizler domatesi, patatesi 15 liraya 20 liraya çıkardılar. Bu seçimden sonra sıkıysa bunlar bu oyunları yapsın. Hepsi soluğu nerede alacak biliyor musunuz? Yargıda alacak" dedi.
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Siyasetin bu kadar çirkinleştirilmesini kabul edemeyiz. Ülkemizde daha önce bu yöntemle siyasi partiler ele geçirilmiş.
Meral hanımı masadan kalktığında 3 gün önce oraya tıpış tıpış döndüren güç de Muharrem beyi seçime 3 gün kala yarıştan çektiren de Kandil'i Bay Bay Kemal'in amigosu haline getiren de FETÖ'cüleri masanın kasetçisi haline getiren de aynı güçtür. Sanmayın ki bu güç Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Bu kişi sadece kendisine teslim edilen kurumu batıran, her partiyi yenilgiden yenilgiye koşturan bir maşadır. Kemal Kılıçdaroğlu partisini yenilgiden yenilgiye götüren bir maşadır. 14 Mayıs Kemal'in Bay Bay Kemal olacağı gündür.
Bunun bir Selo'su var. Bay bay Kemal'in Selo'su. 'Kurtarmak istiyorsanız oyu bana vereceksiniz' diyor. Bunlar hep teröristler. Bu teröristlerle beraber yürüyor bay bay Kemal.
"BAY KEMAL ŞİMDİ DE RUSYA'YA SATAŞMAYA BAŞLADI"
Şimdi Bay Bay Kemal Rusya'ya da sataşmaya başladı. Türkiye'deki seçimleri Rusya yönlendiriyormuş. Utan utan. Şimdi ben de kalkıp dersem ki 'Türkiye'deki seçimleri Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere yönlendiriyor.' Ne diyeceksin? Bunları sen benim kadar tanımazsın. Ben bunların hepsinin adeta ruhlarını okudum ruhlarını. 20 senedir bunlarla görüşüyoruz. Sen bunlarla kaç kere bir araya geldin ya? Ama bunda yalan bol. Londra'nın tefecilerinden 300 milyar dolar getirecekmiş, avucunu yalarsın avucunu. Senin gibi yalancıya bir kuruş vermezler. Çünkü senin cinsini cibiliyetini bunlar çok iyi biliyor.
Bay Bay Kemal LGBT ile beraber dans etmeye devam etsin. İP onlarla dans etmeye devam etsin. Bizde aile kutsaldır. Ailenin kutsiyetine dokundurmayız. Hamdolsun benim milletim her şeyin farkında. Ziyaret ettiğimiz her ilimizde sokakları dolduran milletimizin verdiği mesaj çok açık. Milletimiz pazar günü tercihini Türkiye Yüzyılı'ndan kullanacak.
"CAMBAZLAR, AHLAKSIZLAR, TERBİYESİZLER..."
Pazar günü sandıklara iyi sahip çıkmalıyız. Öyleyse şöyle gelin Sultangazi'ye yakışır ahdimizi bir yenileyelim. Bir olacağızi iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.14 Mayıs demokrasi şölenimiz şimdiden hayırlı olsun.
Biz 21 yıldır bu ülkede sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Savunma sanayii ürünlerimizin her biri gençlerimizin hayalini kurduğu nitelikli istihdama açılan birer kapıdır.
Cambazlar, ahlaksızlar, terbiyesizler domatesi, patatesi 15 liraya 20 liraya çıkardılar. E şimdi? Marketlerde 7,5 liraya düştü. Bak nereden nereye geldi. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu seçimden sonra sıkıysa bunlar bu oyunları yapsın. Hepsi soluğu nerede alacak biliyor musunuz? Yargıda alacak. Bu ürünlerdeki fiyat dalgalanmaları tamamen mevsim geçişi ve maalesef ahlaksızlıkla alakalı.
Türkiye'nin her işi gibi siyaseti de ünlüdür. Dünyanın her yerinde muhalefet vizyonu ve programı ile iktidarla yarışır. Bizde ise muhalefetin tek yaptığı yalan, iftira, çarpıtma, gizli pazarlıklarla iktidara gelmeye çalışmaktır. Şu Kılıçdaroğlu'nun bir referansı var mı ya? Ben şunu yaptım diyebilir mi? Yok. Öyle olunca da 15 seçimdir bu adam hep kaybetti. Benim milletim bu adamı iyi tanıyor.
Şimdi kalkmış 'Gel Halil İbrahim sofrasına' diyor. Bir insan siyasette bu kadar laubali olur mu? Siz geçmişte beraber yürümediniz mi? Yürüdünüz. Bu ne kadar sulu bir şaka. Biz ise eser ve hizmet siyasetimizle konuştuk öyle de devam edeceğiz."