CHP İstanbul Milletvekili Didem ENGİN, AKPM toplantısında Türkiye-AB ilişkilerini sert bir dille eleştirdi. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan bağlantısının uzun yıllardır bir tiyatro oyununa dönüştüğünü belirten ENGİN, bu durumun Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından da 'ikiyüzlülük' olarak ifade edildiğini açıkladı. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan mücadelesinin 59 yıl önce başladığını hatırlatan ENGİN, bu süreçte gelinen noktayı son derece üzücü olarak nitelendirdi.
Türkiye-AB İlişkilerinde Soğuk Rüzgarlar
Didem ENGİN, son yıllarda Türkiye-AB ilişkilerinin giderek zayıfladığını ve bunun sonuçlarının yalnızca diplomatik düzeyde kalmayıp, iki tarafın halkları arasında da olumsuz etkilere neden olduğunu vurguladı. Avrupa kamuoyunun Türkiye’ye dair algısının negatif yönde değiştiğini ve Türk halkının da Avrupa Birliği’ne karşı olan güveninin azaldığını belirtti. ENGİN, Avrupa’nın Türkiye’yi dışlamaya devam etmesi halinde, Türkiye’nin AB ile olan bağlarının tamamen kopma riskinin doğabileceğini ifade etti. Böyle bir durumun Türkiye, Avrupa ve dünya barışı açısından büyük felaketlere yol açabileceğini kaydeden ENGİN, Türk ve Avrupa halklarının birbirlerine olan bağımlılığının farkına varması gerektiğini belirtti.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Vizyonu
Didem ENGİN ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Avrupa Birliği tam üyeliğine yönelik olumlu tutumunu da dile getirdi. Türkiye'nin AB'ye tam üye olması halinin hem ülke hem de Avrupa için önemli kazançlar sağlayacağını düşündüğünü aktararak, partisinin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923'te kurulan Cumhuriyet ile birlikte Türkiye’yi çağdaş dünya ile entegre etme hedefini hatırlattı. Ancak mevcut durumda Türkiye’nin, yürütme yetkilerinin büyük ölçüde Kanun Hükmünde Kararnamelerle düzenlendiğini ve demokrasi, hukuk devleti ve temel haklar alanında önemli geri adımlar atıldığını söyledi. ENGİN, bu durumun Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti.
Adalet Talebi ve Toplumsal Duyuru
Didem ENGİN, konuşmasında Adalet Yürüyüşü ve Mitingi'ne de vurgu yaptı. 2017 yılında gerçekleşen ve kendisiyle birlikte milyonlarca insanın katıldığı 432 kilometrelik bir Adalet Yürüyüşü düzenlendiği bilgisini paylaşarak, bu etkinliğin toplumda adalet talebinin gücünü gösterdiğini belirtti. ENGİN, bu tür büyük mitinglerin, insanların adalet arayışındaki kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. Toplumda güçlü bir adalet talebi olduğunu dile getiren ENGİN, bu taleplerin göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Konuşmasının sonunda Didem ENGİN, Cumhuriyet Halk Partisi olarak temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, insan haklarına saygılı ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayanarak demokratik bir yapı için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerinin sözünü verdi.