BirGün yazarı Nevşin Mengü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan’ın, Afrin’e dair İHA’ların komuta merkezini ziyaret ettiği anlara yönelik düşüncelerini paylaştı. Mengü, Bilal Erdoğan’ın o görüntüsünün arka planında, iktidarın gizli bir mesaj vermek istediğinin yattığını savunarak, Türkiye’deki yeni siyasi durumu eleştirdi. Özellikle hanedanlık ve otoriter yönetişim unsurlarının giderek daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti.
AFRİN OPERASYONUNUN MEDYADAKİ YANSIMALARI
Türkiye’nin “proxy”si olarak bilinen Özgür Suriye Ordusu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin desteğiyle Afrin’e girdi. Bu süreç, medya ve sosyal platformlarda büyük bir toplumsal heyecan yaratmış durumda. Operasyona dair yapılan paylaşımlar, “Bu nasıl bir zafer!” tarzında cümlelerle dolup taşıyor. Bu durum, bazı medya organlarının adeta savaş sarhoşu bir tavır sergilemesine yol açtı. Hükümete yakın yayın organlarının, operasyona dair algıyı desteklemek için şüpheli ve alakasız içerikler paylaştığı görülüyor. Kısa bir süre içinde, bu tür haberlerin olağan bir hal alabileceği düşünülüyor, hatta medya, söz konusu olayı Hollywood yapımı bir aksiyon filmine dönüştürme konusunda yüreklilik gösterebilir.
SİYASİ KONTROL VE CUMHURİYET ELEŞTİRİSİ
Mevcut iktidarın zamanla oluşturduğu söylem, Cumhuriyet’in “başarısızlığı” üzerine kurulmuş bir diskurdan besleniyor. Erdoğan, kendisini Anadolu coğrafyasındaki Müslümanların lideri olarak konumlandırarak, Cumhuriyet’in ilkelerini red ediyor. Daha saldırgan bir politika izleyerek, eleştirileri bastırma yoluna gidiyor. Bu durum, iktidarın kendi siyasetini daha agresif bir şekilde sürdürdüğünün kanıtı niteliği taşıyor. Muhalefetin, bu duruma karşı susturulmuş halleri, Türkiye’deki siyasi atmosferin ne kadar baskıcı olduğunu da gözler önüne seriyor. Afrin operasyonu gibi politikalar, rasyonel bir çerçeve içinde değerlendirilemiyor, zira itiraz edenler kendilerini büyük bir tehlikenin içinde bulabiliyor.
ABD’NİN BORÇ TAVANI KRİZİ VE TÜRKİYE’NİN HAREKETİ
Amerika Birleşik Devletleri, şu sıralar borç tavanı kriziyle baş başa kalmış durumda ve bu, Türkiye’nin Afrin operasyonunun zamanlaması açısından oldukça ilginç bir durum yaratıyor. Türk hükümetinin, operasyon öncesinde ABD’yi bilgilendirdiği biliniyor ve ABD’nin “Fırat’ın Batısı bizim için önemli değil” şeklindeki açıklamaları, Türkiye için bir fırsat haline gelmiş. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye’nin gerçekleştirdiği operasyon, ABD’deki krizin gölgesinde başarılı bir hamle olarak değerlendirilebilir. Bu durum, bölgesel politikalar üzerinde Türkiye’ye bir avantaj sağlamış gibi görünüyor.
RUSYA VE BÖLGESEL DENGELER
Afrin operasyonu, Rusya tarafından dikkatle izleniyor. Uzmanlar, Rusya’nın bu süreçte Kürt gruplara bir mesaj gönderdiğini belirtiyor. Rusya, ABD’nin Kürtleri yalnız bıraktığına dikkat çekerek, bölgedeki hakimiyetinin altını çiziyor. Öte yandan, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’un yorumları, Türkiye’nin irrasyonel bir aktör haline gelmesine işaret ediyor. İdlib’de Suriye Ordusu’nun ilerlemesi ise Türkiye’nin bölgedeki stratejisi bakımından bir başka sorun teşkil ediyor. Bu süreçte, Türkiye’nin karşıt tutumlarının, Rusya ile olan ilişkilerinde de gerginliğe yol açabileceği düşünülüyor.
HANEDANLIK İDDİALARI VE SİYASAL MESAJLAR
Nevşin Mengü, Bilal Erdoğan’ın Afrin operasyonunu yöneten İHA komuta merkezindeki fotoğrafının dikkat çekici olduğunu vurguluyor. Selçuk Bayraktar’ın, Erdoğan ailesiyle olan bağlantısı ve bu tür görüntülerin ortaya çıkması, Türkiye’nin siyasi atmosferinde bir hanedanlık algısını pekiştiriyor. İktidarın bu tür görüntüleri servis etmesi, vatandaşın zihninde güçlü bir mesaj oluşturma amacını taşıyor. Bu durum, "Yeni Türkiye" anlayışının giderek daha yoğun bir baskı ve kontrol mekanizması altında geliştiğini gösteriyor.