20 Eylül 2017, Çarşamba

HABERİN KALBİ / Halktan Yana - Gerçek Haber

Prof. Dr. Erbuğ Keskin: Çapa çökerse, devasa şehir hastaneleriniz onun yerini tutar mı sanıyorsunuz?

Prof. Dr. Erbuğ Keskin: Çapa çökerse, devasa şehir hastaneleriniz onun yerini tutar mı sanıyorsunuz?

Prof. Dr. Erbuğ Keskin*

Çapa’da güneş batıyor bir akşam daha..
Hüzünlüdür akşamları hastanelerin..
Hekim olmaya ilk adım atıığım yuvam burası benim.
İlk hastam.. ilk sondam.. ilk dikişim..
190 yıl önce kurulan ülkenin ilk Tıp Fakültesi..
Babamın okulu..
Hocalarımızın hocalarını yetiştiren akademi..
Her nesille giderek gelişen, modernleşen, ülkemizin ışıldayan bilim ocağı..

 

Prof. Erbuğ Keskin

Prof. Erbuğ Keskin

Yurdun her köşesinde.. komşu ülkelerde... derdine çare bulunamayan insanların şifa kapısı..
Burası Çapa..
Bugünlere gelmesinde o kadar çok kişinin emeği var ki..
Ama son yıllarda bu yuva gözlerimizin önünde eriyor.. 
Avuçlarımızn arasından kayıp gidiyor sanki..
Çapa zor durumda.. 
Çapa çok zor durumda..
Borç batağında.. 
Borçlarını 36 ay geriden zar zor ödeyebiliyor.. 
İşin en acısı ne biliyor musunuz? 
Çalışmadığımız için değil.. Çalıştığımız için batıyoruz. 
Bir safra kesesi ameliyatı yaptığımızda devletin hastaneye ödediği para 1100 Tl.. Ama o ameliyat bize en iyimser şartlarda 1800 Tl ye mal oluyor.. Yani derdinden kurtardığımız her hasta da 700Tl zarar ediyoruz.

Devletin her hizmet için hastaneye ödediği bir fiyat var ve bu fiyatlar yıllardır değişmedi. Oysa kullandığımız malzemelerin fiyatı defalarca katladı..
Yani devlet bize diyor ki; 
Pahalı tedavileri sakın uygulama..
Sakın ameliyat yapma.. yapmak zorunda kalırsan ilçe devlet hastanelerinde bile yapılabilen basit ameliyatları kabul et.. 
Sadece muayene yap.. hızlı hızlı.. fazla tetkik isteme.. fakültenin ayakta kalabilmesinin belki de tek yolu muayene yapmak.. 
Hastaya bir faydasi yok ama zarar ettirmiyor..
Ne kadar çok muayene yaparsan, ne kadar az tetkik istersen o kadar kazanırsın diyor devlet.. 
Ama burası Çapa, biz her türlü baskıya rağmen, halkımızın en modern tedavi yöntemlerinden faydalanmaya devam etmesi için elimizden geleni yapıyoruz
Bu nedenle her yıl giderek daha zor duruma düşüyoruz..
Sonunda şelale olan bir ırmakta sürüklenen bir sandalda gidiyor gibiyiz. 
Hepimiz kaçınılmaz sonu görüyoruz.
Bakın, şimdiye kadar hep eleştiregeldiğimiz, çatısı akan servislerden, su basan ameliyathanelerden, çökmek üzere olduğu için son anda terkettiğimiz binalardan, sırf kamuoyu mutlu olsun diye kapasitesinin 4-5 katına çıkarılan öğrenci sayısından filan söz etmiyorum..
Türk ve dünya tıbbına sayısız katkıları olmuş, kaç nesil hocalarımızn emeğiyle bugüne gelmiş bir mabedin çöküşünden bahsediyorum..
Çapa çöküyor diyorum...
Artık başka yerde çare bulamadığınız dertlerinize çare olan Çapa olmayacak..
Cerrahpaşa, Ege, Dokuz Eylül, Akdeniz, Çukurova, Ondokuz Mayıs da olmayacak..
O berbat hastane şartlarında bulunmaya yarım saat dayanamayan insanlar sağlık çalışanlarının orada bir ömür tükettiğini göremiyorlar. 
Halkın sağlığını geri dönülmez bir şekilde tehlikeye atan bu çarpık sağlık sisteminin tek sorumlusunun onlar olduğunu düşünüyorlar. 
Her gün her kanalı kullanarak sağlık çalışanlarını şikayet ediyorlar..
Bunları size niye anlatıyorum biliyor musunuz?
Bu insanlara söyleyin lütfen.. 
Bizi yine şikayet etmeye devam etsinler.. 
Ama fakültelere geldiklerinde işlerin aslında neden yürüyemediğini de görmeye çalışsınlar. 
Mesela Bilgi edinme hattına; 
”Benim 2000 liraya mal olan ameliyatım için fakülteye neden 1000 lira ödüyorsunuz?” diye sorsunlar..
”Modern tıbbın keşfettiği çok daha etkili tedavi yöntemleri ve Tıp Fakültelerimizde yılların emeğiyle bunları kullanmayı öğrenmiş doktorlar varken, neden sırf sizin politikalarınız yüzünden ben çağdışı yöntemlerle tedavi olmak zorunda kalıyorum diye sorsunlar”
”Başka yerlerde gösteriş için trilyonlar harcanırken neden Tıp Fakültelerini parasızlık içinde yok olmaya itiyorsunuz? diye sorsunlar”
”Çapa çökerse, devasa Şehir Hastaneleriniz onun yerini tutar mı sanıyorsunuz? diye sorsunlar”
En çok da..
” Başınıza bişey geldiğinde kendinizin de koşarak bu ölüme terkettiğiniz kuruma geldiğinizi unuttunuz mu? ” diye sorsunlar..

Çapa da akşam oluyor..
Zaten hüzünlüdür hastane akşamları..
Ama artık bir farklı..
Çapa çok badireler atlattı..
İki Meşrutiyet, 
iki dünya savaşı, 
sayısız darbe gördü..
Hepsinden etkilendi ..
Ama bu sefer farklı.. 
Eğer halkımız kendi fakültesine sahip çıkmazsa ..
Çapa’nın üzerine güneş batacak akşamların sayıları zannettiğinizden çok daha az kaldı..

* Bu yazı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erbuğ Keskin'in Facebook sayfasından alınmıştır.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
yukarı çık