<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
>

    <channel>
        <title>Gazetekritik.com</title>
        <link>https://www.gazetekritik.com</link>
        <description>Türkiye&#039;nin Özgür Haber Sitesi</description>
        <atom:link href="https://www.gazetekritik.com/rss/categorynews/dunya" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 11:06:52 +0300</lastBuildDate>
        <category>News</category>
        <language>tr</language>
        <generator>Gazete Kritik</generator>
        <ttl>1</ttl>
                        <item>
                      <title>Trump’tan İran’a Hürmüz Boğazı Uyarısı: “Ateşkes Hâlâ Yürürlükte”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-irana-hurmuz-bogazi-uyarisi-ateskes-hl-yururlukte/411856</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-irana-hurmuz-bogazi-uyarisi-ateskes-hl-yururlukte/411856</guid>
            
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 11:06:50 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9350-iranin-2026-dunya-kupasina-katilimi-belirsiz-fifadan-guvence-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9350-iranin-2026-dunya-kupasina-katilimi-belirsiz-fifadan-guvence-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Trump’tan İran’a Hürmüz Boğazı Uyarısı: “Ateşkes Hâlâ Yürürlükte” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-irana-hurmuz-bogazi-uyarisi-ateskes-hl-yururlukte/411856"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9350-iranin-2026-dunya-kupasina-katilimi-belirsiz-fifadan-guvence-bekleniyor.jpg" /></a>
               ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda ABD ile İran arasında yaşanan karşılıklı saldırılara rağmen ateşkesin sürdüğünü söyledi. Trump, İran’a geçici anlaşmayı imzalaması çağrısı yaparken, aksi halde daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceği tehdidinde bulundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda ABD ile İran arasında yaşanan karşılıklı saldırıların ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, bölgede tansiyonun yükselmesine rağmen ateşkesin hâlâ yürürlükte olduğunu belirtti.ABD ordusunun, İran’la karşılıklı saldırıları doğrulamasının ardından konuşan Trump, Washington’daki Lincoln Anıtı yansıma havuzunda yürütülen yenileme çalışmalarını incelerken gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD Başkanı, yaşanan gelişmeleri küçümseyen bir tonla değerlendirerek, “Bugün bizimle uğraştılar. Biz de onları darmadağın ettik. Ben buna küçük bir mesele derim” ifadelerini kullandı.Trump’ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri gerilimin ardından geldi. ABD Başkanı, saldırılara rağmen mevcut ateşkesin devam ettiğini savunurken, İran’a yönelik sert mesajlar da verdi.“Ateşkes Biterse Bunu Görürsünüz”Donald Trump, ateşkesin sona ermesi halinde bunun herkes tarafından açıkça anlaşılacağını söyledi. İran’a yönelik ağır ifadeler kullanan Trump, “Eğer ateşkes yoksa bunu anlamak için size haber verilmesine gerek kalmayacak. İran’dan çıkan büyük bir parıltıyı görmeniz yeterli olacak” dedi.Trump, İran’ın masadaki anlaşmayı hızlı şekilde imzalaması gerektiğini belirtti. ABD Başkanı’nın bu sözleri, Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştığı şeklinde değerlendirildi.Açıklamalarında İran’a yönelik tehdit tonunu sürdüren Trump, anlaşmanın imzalanmaması halinde Tahran’ın ağır sonuçlarla karşılaşabileceğini ifade etti. Trump, İran’ın anlaşmayı kabul etmesi gerektiğini vurgulayarak sürecin kritik bir aşamada olduğunu dile getirdi.Geçici Anlaşma Taslağı GündemdeTrump’ın açıklamalarında atıfta bulunduğu geçici anlaşma taslağı da gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. ABD medyasına göre Washington’ın İran’a sunduğu teklif, Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası gemi trafiğine açılmasını içeriyor.Taslakta ayrıca tarafların çatışmaları 30 gün süreyle durdurması ve bu süre içinde daha kapsamlı bir anlaşma için müzakerelerin sürdürülmesi öngörülüyor. Söz konusu daha geniş anlaşmanın İran’ın nükleer programını da kapsayacağı belirtiliyor.İran’ın ABD’nin önerisine yanıt verip vermediği sorulan Trump, Tahran’ın nükleer silaha sahip olmayacağını söylediğini aktardı. Trump, “Bize nükleer tozu ve istediğimiz başka birçok şeyi verecekler” ifadesini kullandı.Ancak ABD Başkanı, İran’ın verdiği sözlere güven konusunda şüpheci bir yaklaşım sergiledi. Trump, “Ama kabul etmeleri çok anlam ifade etmiyor çünkü ertesi gün unutuyorlar” sözleriyle Tahran yönetimine yönelik güvensizliğini dile getirdi.Trump: “Görüşmeler Çok İyi Gidiyor”Trump, İran’la yürütülen görüşmelerin iyi ilerlediğini söyledi. Buna karşın sürecin sonucuna ilişkin net bir tablo çizmedi. ABD Başkanı, anlaşmanın her an gerçekleşebileceğini ancak hiçbir zaman gerçekleşmeyebileceğini de ifade etti.İran’ın anlaşmayı imzalamak istediğini savunan Trump, “Onlar anlaşmayı imzalamak istiyor. Hatta bunu benim istediğimden daha fazla istiyorlar” dedi. Trump, Tahran’ın anlaşmaya yanaşmaması durumunda “çok acı çekeceği” tehdidinde bulundu.Bu açıklamalar, ABD yönetiminin bir yandan müzakere mesajı verirken diğer yandan askeri baskıyı sürdürdüğünü gösteren ifadeler olarak öne çıktı.ABD İç Siyasetinde Savaş Tartışması BüyüyorTrump yönetimi, İran’la yaşanan çatışmaları sınırlı bir mesele olarak göstermeye çalışsa da ABD basınında farklı değerlendirmeler gündeme geliyor. Bazı yorumlarda, İran’la yaşanan savaşın Trump başkanlığının en ciddi krizlerinden birine dönüştüğü belirtiliyor.Savaşın öngörülenden uzun sürmesi ve ekonomik maliyetlerinin artması, ABD kamuoyunda tepkilerin yükselmesine neden oluyor. Kongre’de savaşa ilişkin resmi yetki verilmemiş olması da tartışmaları büyüten başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.Bazı Cumhuriyetçi isimlerin de yönetimin stratejisine eleştirel yaklaştığı belirtilirken, enerji fiyatlarındaki artış ve hayat pahalılığına yönelik endişeler Beyaz Saray üzerindeki baskıyı artırıyor. Aralık ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken İran krizi, ABD iç siyasetinde de önemli bir gündem maddesi haline gelmiş durumda. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan Hürmüz Boğazı Açıklaması: ABD Gemilerine Karşılık Verildiği Duyuruldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-gemilerine-karsilik-verildigi-duyuruldu/411847</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-gemilerine-karsilik-verildigi-duyuruldu/411847</guid>
            
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 10:03:23 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1158-irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-gemilerine-karsilik-verildigi-duyuruldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1158-irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-gemilerine-karsilik-verildigi-duyuruldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan Hürmüz Boğazı Açıklaması: ABD Gemilerine Karşılık Verildiği Duyuruldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-gemilerine-karsilik-verildigi-duyuruldu/411847"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1158-irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-abd-gemilerine-karsilik-verildigi-duyuruldu.jpg" /></a>
               Khatam al-Anbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD ordusunun ateşkesi ihlal ederek Hürmüz Boğazı çevresinde İran’a ait bir petrol tankeri ile başka bir gemiyi hedef aldığını öne sürdü. Açıklamada, İran Silahlı Kuvvetlerinin ABD askeri gemilerine karşılık verdiği belirtildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Khatam al-Anbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD ordusuna yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Zülfikari, ABD ordusunun ateşkesi ihlal ettiğini belirterek, Hürmüz Boğazı çevresinde İran’a ait bir petrol tankerinin ve başka bir geminin hedef alındığını öne sürdü.Açıklamaya göre saldırıya uğradığı belirtilen İran petrol tankeri, ülkenin Jask bölgesindeki kıyı sularından Hürmüz Boğazı’na doğru seyir halindeydi. Zülfikari, bu süreçte ABD ordusunun tankeri hedef aldığını ifade etti. Aynı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Fujairah Limanı karşısında Hürmüz Boğazı’na giren bir başka geminin de saldırıya uğradığı belirtildi.İranlı yetkili, ABD ordusunu sert sözlerle hedef aldı. Zülfikari, ABD ordusunu “saldırgan, terörist ve bölücü” olarak nitelendirerek, yaşananların bölgedeki gerilimi artıran bir adım olduğunu savundu.“Ateşkes İhlal Edildi” Vurgusuİbrahim Zülfikari’nin açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de ateşkesin ihlal edildiği iddiası oldu. Zülfikari, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı çevresindeki eylemlerinin mevcut ateşkes koşullarıyla bağdaşmadığını ileri sürdü.İran tarafı, petrol tankeri ve diğer gemiye yönelik saldırının yalnızca deniz trafiğini değil, bölgedeki güvenlik dengesini de doğrudan etkileyen bir gelişme olduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’nın stratejik konumu dikkate alındığında, bölgede yaşandığı öne sürülen bu tür gelişmelerin uluslararası gündemde de yakından takip edilmesi bekleniyor.Açıklamada, saldırıya uğradığı belirtilen gemilerin seyir güzergâhlarına da yer verildi. Buna göre İran’a ait petrol tankerinin Jask kıyılarından Hürmüz Boğazı’na doğru ilerlediği, diğer geminin ise Fujairah Limanı karşısında boğaza giriş yaptığı sırada hedef alındığı ifade edildi.Sivil Bölgelere Hava Saldırısı İddiasıKhatam al-Anbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Zülfikari’nin açıklamasında yalnızca deniz unsurlarına yönelik saldırı iddiaları yer almadı. Aynı açıklamada, ABD’nin bazı bölge ülkeleriyle iş birliği içinde İran kıyılarındaki sivil bölgeleri de hedef aldığı öne sürüldü.Bu kapsamda Hamir, Sirik ve Qeshm Adası kıyılarındaki sivil alanlara hava saldırıları düzenlendiği iddia edildi. Zülfikari, söz konusu saldırıların İran tarafından yakından takip edildiğini ve karşılıksız bırakılmadığını belirtti.İranlı yetkilinin açıklamasında, sivil bölgelerin hedef alındığı iddiası dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Bu iddialar, bölgedeki askeri gerilimin yalnızca deniz sahasıyla sınırlı kalmadığı yönünde değerlendirildi.İran’dan ABD Askeri Gemilerine KarşılıkZülfikari, yaşanan gelişmelerin ardından İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetlerinin karşılık verdiğini açıkladı. Açıklamaya göre İran güçleri, Hürmüz Boğazı’nın doğusunda ve Chabahar Limanı’nın güneyinde bulunan ABD askeri gemilerini hedef aldı.İran tarafı, söz konusu askeri gemilere ciddi hasar verildiğini duyurdu. Açıklamada, bu karşılığın ABD’nin saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiği belirtildi.Zülfikari, İran’ın kendi güvenliğini ve bölgedeki çıkarlarını koruma konusunda kararlı olduğunu ifade etti. İran Silahlı Kuvvetlerinin, ülkeye yönelik herhangi bir saldırı karşısında gerekli adımları atmaktan çekinmeyeceği vurgulandı.ABD ve Destek Veren Ülkelere UyarıAçıklamanın son bölümünde ABD’ye ve ona destek verdiği belirtilen ülkelere yönelik sert bir uyarı yapıldı. İran İslam Cumhuriyeti’nin herhangi bir saldırı ya da şiddet karşısında tereddüt göstermeden yanıt vereceği ifade edildi.Zülfikari, İran’ın bu tür girişimlere “ezici bir yanıt” vereceğini belirtti. Açıklamada, İran’ın bölgedeki gelişmeleri yakından izlediği ve saldırı olarak değerlendirdiği her adıma karşılık vermeye hazır olduğu mesajı verildi.Hürmüz Boğazı çevresinde yaşandığı öne sürülen bu gelişmeler, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiğini gösteren başlıklar arasında yer aldı. İran tarafının yaptığı açıklamalar, hem deniz güvenliği hem de bölgesel gerilim açısından dikkatle takip ediliyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kremlin’den Kritik Ateşkes Açıklaması: 8-9 Mayıs Tarihleri Doğrulandı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/kremlinden-kritik-ateskes-aciklamasi-8-9-mayis-tarihleri-dogrulandi/411836</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/kremlinden-kritik-ateskes-aciklamasi-8-9-mayis-tarihleri-dogrulandi/411836</guid>
            
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:09:30 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7501-kremlinden-kritik-ateskes-aciklamasi-8-9-mayis-tarihleri-dogrulandi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7501-kremlinden-kritik-ateskes-aciklamasi-8-9-mayis-tarihleri-dogrulandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kremlin’den Kritik Ateşkes Açıklaması: 8-9 Mayıs Tarihleri Doğrulandı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/kremlinden-kritik-ateskes-aciklamasi-8-9-mayis-tarihleri-dogrulandi/411836"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7501-kremlinden-kritik-ateskes-aciklamasi-8-9-mayis-tarihleri-dogrulandi.jpg" /></a>
               Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın ilan ettiği ateşkesin 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde uygulanacağını açıkladı. Moskova’da Büyük Zafer Günü hazırlıkları sürerken, güvenlik önlemlerinin artırıldığı da duyuruldu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Dmitriy Peskov, düzenlediği basın toplantısında Rusya’nın özel askeri harekat bölgesinde uygulanacak ateşkes kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. Peskov, daha önce ilan edilen ateşkesin 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde geçerli olacağını doğruladı.Rusya’nın 9 Mayıs’ta kutlayacağı Büyük Zafer Günü öncesinde yapılan açıklama, uluslararası kamuoyunda dikkatle takip edildi. Kremlin yönetimi, söz konusu tarihlerde güvenlik önlemlerinin de üst seviyeye çıkarıldığını bildirdi.Moskova’da Güvenlik Önlemleri ArtırıldıKremlin Sözcüsü, Kiev’den gelen tehditler nedeniyle Rusya genelinde ek güvenlik tedbirleri alındığını söyledi. Özellikle 9 Mayıs kutlamaları kapsamında başkent Moskova’da yoğun güvenlik önlemleri uygulanacağı belirtildi.Peskov, Vladimir Putin’in güvenliğine ilişkin değerlendirmesinde, dünya liderlerinde olduğu gibi Putin’in de üst düzey koruma altında bulunduğunu ifade etti.Rusya’da her yıl büyük törenlerle kutlanan Büyük Zafer Günü kapsamında bu yıl da çok sayıda yabancı devlet temsilcisinin Moskova’ya gelmesi bekleniyor. Kremlin, Putin’in 9 Mayıs kapsamında yapılacak görüşmeler için hazırlıklarını sürdürdüğünü açıkladı.“Rusya Müzakerelere Açık”Peskov’un açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik süreç oldu. Kremlin Sözcüsü, Rusya’nın Ukrayna konusunda müzakerelere açık olmaya devam ettiğini belirtti.Kiev yönetimi tarafından ilan edilen ateşkese yönelik Rusya’dan herhangi bir karşılık verilmediğini söyleyen Peskov, buna rağmen diplomatik temasların tamamen kapanmadığı mesajını verdi.Ayrıca Rusya’nın, ABD’nin Ukrayna konusundaki arabuluculuk girişimlerini önemli bulduğu ve bu sürecin devam etmesini istediği ifade edildi.ABD ve Avrupa’ya Dikkat Çeken MesajlarPeskov, açıklamalarında Batılı ülkelere yönelik eleştirilerde de bulundu. Avrupa Birliği ülkelerinin kıtada gerilimi artıracak politikalar izlediğini savunan Kremlin Sözcüsü, bunun sorumluluğunun Avrupa yönetimlerine ait olduğunu söyledi.Özellikle Polonya hakkında değerlendirmelerde bulunan Peskov, Varşova yönetiminin Rusya’yı açık şekilde tehdit olarak konumlandırdığını ifade etti. Moskova’nın bu yaklaşımı kesinlikle reddettiğini belirten Kremlin Sözcüsü, Polonya’nın militarizasyon planlarının halka ağır ekonomik maliyetler yükleyeceğini savundu.Kremlin’den Medyaya “Asılsız Haber” TepkisiBasın toplantısında yabancı medyada yer alan bazı haberler de gündeme geldi. Peskov, son dönemde Rusya aleyhine mantık dışı ve asılsız suçlamalar içeren yayınların arttığını ileri sürdü.Kremlin’in bu tür haberlere yanıt vermeyi gerekli görmediğini belirten Peskov, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.Öte yandan Kremlin yönetimi, vatandaşların güvenliğinin Rusya için mutlak öncelik olduğunu vurgularken, alınan tüm güvenlik önlemlerinin yasal çerçevede uygulandığını açıkladı.Rusya’da gözler şimdi 9 Mayıs’taki Büyük Zafer Günü törenlerine ve bu süreçte uygulanacak ateşkesin sahaya nasıl yansıyacağına çevrildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD’de benzin fiyatlarındaki artış yüzde 50’ye ulaştı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abdde-benzin-fiyatlarindaki-artis-yuzde-50ye-ulasti/411815</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abdde-benzin-fiyatlarindaki-artis-yuzde-50ye-ulasti/411815</guid>
            
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:17:45 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4660-abdde-benzin-fiyatlarindaki-artis-yuzde-50ye-ulasti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4660-abdde-benzin-fiyatlarindaki-artis-yuzde-50ye-ulasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD’de benzin fiyatlarındaki artış yüzde 50’ye ulaştı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abdde-benzin-fiyatlarindaki-artis-yuzde-50ye-ulasti/411815"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4660-abdde-benzin-fiyatlarindaki-artis-yuzde-50ye-ulasti.jpg" /></a>
               ABD’de benzin fiyatları, İran savaşı öncesine göre yüzde 50 yükseldi. AAA verilerine göre benzinin galon fiyatı 4,48 dolara çıkarken, fiyat artışının en önemli nedenleri arasında Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve petrol arzına ilişkin endişeler gösteriliyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD’de benzin fiyatları, İran savaşı öncesine göre yüzde 50 artarak sürücülerin bütçesini zorlamaya başladı. Amerikan Otomobil Birliği’nin verilerine göre ülkede benzinin ortalama galon fiyatı 4,48 dolara yükseldi. Son bir haftada 31 sentlik artış yaşanırken, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve petrol arzına ilişkin endişeler fiyatların yükselmesinde etkili oldu.ABD’de benzin fiyatları 4,48 dolara çıktıABD’de akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürüyor. Amerikan Otomobil Birliği’nin verilerine göre normal benzinin galon fiyatı son bir haftada 31 sent artarak ortalama 4,48 dolara ulaştı. Bu seviye, İran savaşı öncesindeki yaklaşık 2,90 dolarlık fiyatla karşılaştırıldığında yüzde 50’lik artışa işaret ediyor.Fiyatlardaki yükseliş, özellikle günlük araç kullanımının yaygın olduğu ABD’de hane halkı bütçeleri üzerinde yeni bir baskı oluşturdu. Benzin fiyatlarının artması yalnızca ulaşım maliyetlerini değil, lojistik, gıda, perakende ve genel tüketici fiyatlarını da etkileyebilecek bir başlık olarak öne çıkıyor.Artışın nedeni Hürmüz Boğazı kriziBenzin fiyatlarındaki sert yükselişin en önemli nedenlerinden biri olarak Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim gösteriliyor. Küresel petrol taşımacılığının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksama ve güvenlik riskleri, petrol arzına ilişkin endişeleri artırdı.Associated Press’in haberine göre savaşın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin kısıtlanması, küresel petrol arzı üzerinde ciddi baskı yarattı. Bu durum ham petrol fiyatlarını yukarı çekerken, ABD’de pompa fiyatlarına da doğrudan yansıdı.Petrol fiyatları benzin fiyatını yukarı çektiABD’de benzin fiyatlarının belirlenmesinde ham petrol maliyetleri önemli rol oynuyor. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması, rafineri ve dağıtım maliyetleriyle birlikte pompa fiyatlarını artırdı.Reuters’ın aktardığı verilere göre ABD’de ortalama benzin fiyatı bazı veri sağlayıcılarında 4,52 dolar seviyesine kadar çıktı. GasBuddy verilerine dayandırılan haberde bu seviyenin Temmuz 2022’den bu yana görülen en yüksek fiyatlardan biri olduğu belirtildi.Yaz sezonu öncesi endişe arttıABD’de benzin fiyatlarındaki yükseliş, yaz aylarında artan seyahat talebi öncesine denk geldi. Memorial Day tatiliyle birlikte ülkede yaz sürüş sezonu başlarken, yüksek akaryakıt fiyatlarının tüketici harcamaları üzerinde baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.Reuters’a göre benzin stoklarının normalden hızlı azaldığı, rafineri kesintileri ve arz tarafındaki sorunların da fiyatları yukarı yönlü desteklediği belirtiliyor. Talebin yüksek kalması halinde fiyatların yaz boyunca yüksek seyretme ihtimali gündemde.California’da fiyatlar 6 doları aştıABD genelinde ortalama fiyat 4,48-4,52 dolar bandına yükselirken, bazı eyaletlerde fiyatlar çok daha yüksek seviyelere çıktı. Reuters verilerine göre California’da ortalama benzin fiyatı 6,14 dolar seviyesine ulaştı.Batı Yakası’ndaki yüksek vergiler, rafineri kapasitesi, özel yakıt standartları ve lojistik maliyetler bu bölgede fiyatların ülke ortalamasının üzerinde seyretmesine neden oluyor.Enflasyon ve tüketici harcamaları etkilenebilirBenzin fiyatlarındaki artışın ABD ekonomisi için en önemli sonuçlarından biri enflasyon baskısı olabilir. Akaryakıt fiyatları, tüketicilerin günlük harcamalarında doğrudan hissedilen kalemler arasında yer alıyor.Fiyatların yüksek kalması halinde tüketicilerin ulaşım, tatil, alışveriş ve diğer harcama kalemlerinde daha temkinli davranabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle benzin fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca enerji piyasalarının değil, genel ekonomi gündeminin de önemli başlıklarından biri haline geldi.Son durumABD’de benzin fiyatları İran savaşı öncesine göre yüzde 50 artarak ortalama 4,48 dolara çıktı. Bazı piyasa ekranlarında ortalama fiyat 4,52 dolar seviyesinde izlenirken, California gibi eyaletlerde fiyatlar 6 doların üzerine yükseldi. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, petrol arzına ilişkin endişeler ve yaz sezonu öncesi artan talep, fiyatların yüksek kalmasına neden oluyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Meloni’den yapay zeka ile üretilen fotoğrafına tepki: “İnanmadan önce doğrulayın”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/meloniden-yapay-zeka-ile-uretilen-fotografina-tepki-inanmadan-once-dogrulayin/411798</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/meloniden-yapay-zeka-ile-uretilen-fotografina-tepki-inanmadan-once-dogrulayin/411798</guid>
            
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 20:09:05 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/3461-meloniden-yapay-zeka-ile-uretilen-fotografina-tepki-inanmadan-once-dogrulayin.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/3461-meloniden-yapay-zeka-ile-uretilen-fotografina-tepki-inanmadan-once-dogrulayin.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Meloni’den yapay zeka ile üretilen fotoğrafına tepki: “İnanmadan önce doğrulayın” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/meloniden-yapay-zeka-ile-uretilen-fotografina-tepki-inanmadan-once-dogrulayin/411798"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/3461-meloniden-yapay-zeka-ile-uretilen-fotografina-tepki-inanmadan-once-dogrulayin.jpg" /></a>
               İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, sosyal medyada gerçekmiş gibi paylaşılan yapay zeka üretimi sahte fotoğraflarına tepki gösterdi. Meloni, deepfake görüntülerin yalnızca kendisini değil, herkesi hedef alabilecek tehlikeli bir manipülasyon aracı olduğunu söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, sosyal medyada dolaşıma sokulan yapay zeka üretimi sahte fotoğraflarına ilişkin açıklama yaptı. Deepfake yöntemiyle hazırlanan görsellerin gerçekmiş gibi paylaşıldığını belirten Meloni, bu teknolojinin insanları aldatmak, manipüle etmek ve hedef göstermek için kullanılabileceği uyarısında bulundu. Meloni, son günlerde kendisine aitmiş gibi servis edilen bazı görüntülerin yapay zeka ile üretildiğini açıkladı.Meloni yapay zeka fotoğrafına ne dedi?İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, sosyal medyada yayılan sahte fotoğraflarla ilgili yaptığı açıklamada, bazı yapay zeka üretimi görsellerin gerçekmiş gibi paylaşıldığını söyledi. Meloni, bu görüntülerin siyasi rakipleri tarafından gerçekmiş gibi dolaşıma sokulduğunu belirtti.Meloni, açıklamasında ironik bir dille, söz konusu görselleri hazırlayanların kendisini “olduğundan daha iyi gösterdiğini” söyledi. Ancak asıl meselenin bu olmadığını vurgulayan Meloni, artık insanlara saldırmak ve yalan yaymak için her türlü aracın kullanılabildiğine dikkat çekti.“Deepfake tehlikeli bir araç”Meloni’nin açıklamasında öne çıkan başlık, deepfake teknolojisinin yarattığı riskler oldu. İtalya Başbakanı, yapay zeka ile üretilen sahte görüntülerin insanları kandırabileceğini, kamuoyunu manipüle edebileceğini ve kişileri doğrudan hedef haline getirebileceğini ifade etti.Meloni, sorunun yalnızca kendisiyle sınırlı olmadığını belirterek, “Ben kendimi savunabilirim, ancak birçok kişi bunu yapamaz” mesajı verdi. Bu nedenle yapay zeka ile üretilen içeriklerin kişisel haklar, siber zorbalık ve itibar suikastı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti.Sosyal medya kullanıcılarına uyarıMeloni, sosyal medya kullanıcılarına da dikkatli olmaları çağrısında bulundu. İnternette görülen her görüntünün doğru kabul edilmemesi gerektiğini belirten İtalya Başbakanı, içeriklerin paylaşılmadan önce kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.Meloni’nin açıklamasında öne çıkan mesaj şu oldu: “İnanmadan önce doğrulayın, paylaşmadan önce düşünün.” Bu ifade, yapay zeka ile üretilen sahte içeriklerin yayılmasını önlemek için sosyal medya kullanıcılarına yapılan doğrudan bir çağrı olarak değerlendirildi.Sahte fotoğraflar nasıl gündem oldu?Meloni’ye aitmiş gibi gösterilen yapay zeka üretimi fotoğraflar, sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Bazı kullanıcıların bu görüntüleri gerçek sanarak tepki göstermesi üzerine konu daha geniş bir tartışmaya dönüştü. Guardian’ın aktardığına göre görüntülerden biri Meloni’yi özel bir ortamda gösteren sahte bir görsel olarak dolaşıma sokuldu.Bu gelişme, yapay zeka destekli sahte görsellerin siyasi figürler ve kamuoyunda tanınan kişiler üzerinde nasıl etkiler yaratabileceğini yeniden gündeme taşıdı.Meloni daha önce de deepfake davası açmıştıMeloni’nin deepfake görüntülerle ilgili gündeme gelmesi ilk kez yaşanmadı. Reuters’ın aktardığına göre Meloni, iki yıl önce yüzünün kullanıldığı sahte müstehcen içerikler nedeniyle Sardinya’dan bir kişiye karşı hakaret davası açmıştı. Söz konusu dava süreci devam ediyor.Bu nedenle son olay, İtalya’da yapay zeka, kişisel haklar ve dijital güvenlik tartışmalarını yeniden öne çıkardı.Son durumİtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yapay zeka ile üretilen sahte fotoğraflarının sosyal medyada gerçekmiş gibi paylaşılmasına tepki gösterdi. Meloni, deepfake görüntülerin yalnızca siyasetçileri değil, herkesi hedef alabilecek tehlikeli bir manipülasyon aracı olduğunu belirtti.Meloni’nin açıklaması, yapay zeka ile üretilen içeriklerin doğrulanmadan paylaşılmasının kişisel haklar ve kamuoyu algısı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gündeme taşıdı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Hürmüz Boğazı’nda gerilim: İran medyasından ABD gemisi iddiası, CENTCOM’dan yalanlama</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-gerilim-iran-medyasindan-abd-gemisi-iddiasi-centcomdan-yalanlama/411773</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-gerilim-iran-medyasindan-abd-gemisi-iddiasi-centcomdan-yalanlama/411773</guid>
            
            <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:17:28 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5127-hurmuz-bogazinda-gerilim-iran-medyasindan-abd-gemisi-iddiasi-centcomdan-yalanlama.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5127-hurmuz-bogazinda-gerilim-iran-medyasindan-abd-gemisi-iddiasi-centcomdan-yalanlama.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Hürmüz Boğazı’nda gerilim: İran medyasından ABD gemisi iddiası, CENTCOM’dan yalanlama ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-gerilim-iran-medyasindan-abd-gemisi-iddiasi-centcomdan-yalanlama/411773"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5127-hurmuz-bogazinda-gerilim-iran-medyasindan-abd-gemisi-iddiasi-centcomdan-yalanlama.jpg" /></a>
               İran medyası, Hürmüz Boğazı yakınlarında ABD donanmasına ait bir savaş gemisinin iki füzeyle vurulduğunu öne sürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM ise iddiayı yalanlayarak hiçbir ABD donanma gemisinin vurulmadığını açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran medyası, Hürmüz Boğazı yakınlarında ABD donanmasına ait bir savaş gemisinin iki füzeyle vurulduğunu iddia etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM ise açıklamasında iddiayı yalanlayarak, ABD donanmasına ait hiçbir geminin vurulmadığını duyurdu.Hürmüz Boğazı çevresinde gerilim yeniden tırmandı. İran basınında yer alan haberlere göre, ABD donanmasına ait bir savaş gemisinin uyarıları dikkate almayarak bölgeye ilerlediği ve Jask açıklarında iki füzeyle hedef alındığı öne sürüldü. Ancak iddia kısa süre içinde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı tarafından yalanlandı.Reuters’ın aktardığına göre İran’ın Fars Haber Ajansı, iki füzenin ABD’ye ait bir savaş gemisine isabet ettiğini yazdı. Reuters ise söz konusu iddiayı bağımsız olarak doğrulayamadığını bildirdi.ABD gemisi vuruldu mu?İran medyası, ABD’ye ait bir savaş gemisinin Hürmüz Boğazı yakınlarında yapılan uyarıları dikkate almadığını ve Jask Adası açıklarında iki füzeyle vurulduğunu ileri sürdü. Haberde, geminin hasar aldıktan sonra bölgeden ayrıldığı iddia edildi.Ancak ABD tarafı bu iddiayı reddetti. CENTCOM açıklamasında, “ABD donanmasına ait hiçbir gemi vurulmadı” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ABD güçlerinin “Project Freedom” kapsamında görev yaptığı ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasının sürdürüldüğü belirtildi.CENTCOM ne dedi?ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran devlet medyasında yer alan “ABD savaş gemisi iki füzeyle vuruldu” iddiasını yalanladı. CENTCOM’un açıklamasında, ABD donanmasına ait hiçbir geminin vurulmadığı vurgulandı.Açıklamada ayrıca ABD güçlerinin bölgede deniz güvenliği faaliyetlerini sürdürdüğü ve “Project Freedom” operasyonuna destek verdiği ifade edildi. Reuters da CENTCOM’un bölgedeki kurtarma ve güvenlik faaliyetlerine askeri personel, hava unsurları, savaş gemileri ve insansız hava araçlarıyla destek verdiğini aktardı.Olay nerede yaşandı?İran medyasına göre olay, Umman Körfezi’ne yakın konumdaki Jask açıklarında, Hürmüz Boğazı çevresinde meydana geldi. Bölge, dünya petrol ve gaz taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip deniz geçiş noktaları arasında yer alıyor.Reuters’ın haberine göre İran, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin kendi kontrolünde olduğunu savunurken, yabancı askeri güçlerin özellikle ABD unsurlarının bölgeye yaklaşması halinde hedef alınacağı uyarısında bulundu.Hürmüz Boğazı’nda gerilim neden arttı?Bölgede gerilim, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilerin güvenli geçişini sağlamak üzere “Project Freedom” adlı yeni bir deniz misyonu başlatacağını duyurmasının ardından yükseldi. İran tarafı ise ticari gemilerin ve petrol tankerlerinin bölgedeki hareketlerinin İran ordusuyla koordinasyon içinde yapılması gerektiğini bildirdi.Al Jazeera da İran medyasının, ABD donanmasına ait bir geminin Devrim Muhafızları’nın dur ihtarını dikkate almadığı ve Jask yakınlarında hedef alındığı yönündeki iddiasını aktardı.Son durumİran medyası ABD donanmasına ait bir savaş gemisinin iki füzeyle vurulduğunu iddia etti. CENTCOM ise iddiayı yalanlayarak ABD donanmasına ait hiçbir geminin vurulmadığını açıkladı. Reuters, İran kaynaklı iddianın bağımsız olarak doğrulanamadığını bildirdi.Bölgede tansiyon yüksek seyrederken, Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri ve ticari deniz trafiğine ilişkin gelişmeler yakından takip ediliyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>OPEC+ Ülkelerinden Haziran Kararı: Petrol Üretimi Günlük 188 Bin Varil Artacak</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/opec-ulkelerinden-haziran-karari-petrol-uretimi-gunluk-188-bin-varil-artacak/411761</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/opec-ulkelerinden-haziran-karari-petrol-uretimi-gunluk-188-bin-varil-artacak/411761</guid>
            
            <pubDate>Sun, 03 May 2026 20:33:45 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1086-opec-ulkelerinden-haziran-karari-petrol-uretimi-gunluk-188-bin-varil-artacak.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1086-opec-ulkelerinden-haziran-karari-petrol-uretimi-gunluk-188-bin-varil-artacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ OPEC+ Ülkelerinden Haziran Kararı: Petrol Üretimi Günlük 188 Bin Varil Artacak ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/opec-ulkelerinden-haziran-karari-petrol-uretimi-gunluk-188-bin-varil-artacak/411761"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1086-opec-ulkelerinden-haziran-karari-petrol-uretimi-gunluk-188-bin-varil-artacak.jpg" /></a>
               OPEC+ grubu üyesi 7 ülke, haziran ayından itibaren petrol üretimini günlük 188 bin varil artırma kararı aldı. Kararın piyasa koşullarına göre durdurulabileceği ya da geri çevrilebileceği bildirildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu kapsamında yer alan 7 ülke, haziran ayına ilişkin petrol üretim planını belirledi. Yapılan toplantının ardından, üretimin beklentiler doğrultusunda günlük 188 bin varil artırılmasına karar verildi.OPEC’ten yapılan açıklamaya göre Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman, küresel petrol piyasasındaki son durumu ve piyasa görünümünü değerlendirmek amacıyla çevrim içi toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, petrol arzı, piyasa dengeleri ve üretim uyumu gibi başlıklar ele alındı.Haziranda Günlük 188 Bin Varillik Artış YapılacakToplantının ardından yapılan açıklamada, söz konusu ülkelerin haziran itibarıyla günlük 188 bin varillik üretim ayarlaması yapma konusunda uzlaştığı bildirildi. Kararın, Nisan 2023’te açıklanan günlük 1,65 milyon varillik gönüllü üretim kesintileri kapsamında değerlendirildiği belirtildi.Açıklamada, üretim artışının petrol piyasasında istikrarı destekleme amacıyla alındığı ifade edildi. OPEC+ üyesi ülkelerin, piyasadaki gelişmeleri yakından izlemeyi sürdüreceği ve kararların küresel koşullar dikkate alınarak uygulanacağı vurgulandı.Bu adım, üretici ülkelerin piyasadaki arz-talep dengesini gözeterek hareket etmeye devam ettiğini gösterdi. Haziran ayında devreye alınacak günlük 188 bin varillik artışın, mevcut gönüllü kesinti planının bir parçası olarak uygulanacağı kaydedildi.Karar Piyasa Koşullarına Göre DeğişebilirOPEC açıklamasında, alınan kararın kesin ve değişmez bir uygulama olarak değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çekildi. Üretim artışının piyasa koşullarına bağlı olarak durdurulabileceği ya da geri çevrilebileceği ifade edildi.Bu vurgu, OPEC+ ülkelerinin petrol piyasasında esnek bir politika izlemeyi sürdüreceğini ortaya koydu. Küresel piyasalarda oluşabilecek dalgalanmalar, talep görünümü, üretim uyumu ve ekonomik gelişmelerin kararlar üzerinde etkili olmaya devam edeceği belirtildi.Üretici ülkelerin aylık değerlendirme mekanizmasını sürdüreceği de açıklamada yer aldı. Buna göre grup, piyasa koşullarını, üretim uyumunu ve tazmin süreçlerini düzenli olarak gözden geçirmeyi sürdürecek.Bir Sonraki Toplantı 7 Haziran’daOPEC+ kapsamında üretim planını değerlendiren ülkelerin bir sonraki toplantısı 7 Haziran’da yapılacak. Bu toplantıda, piyasalardaki son görünümün yeniden ele alınması bekleniyor.Grup, petrol piyasasında istikrarı destekleme yönündeki ortak taahhütlerini sürdürürken, üretim politikalarını da gelişmelere göre şekillendirecek. Haziran ayında uygulanacak günlük 188 bin varillik artışın ardından, bir sonraki süreçte yeni bir üretim ayarlaması yapılıp yapılmayacağı 7 Haziran’daki değerlendirmelerle netleşecek.Nisan 2023 Kesintileri GündemdeydiToplantının ana başlıklarından biri, Nisan 2023’te duyurulan gönüllü üretim kesintileri oldu. Günlük 1,65 milyon varillik kesinti kapsamında atılacak yeni adımlar, toplantıya katılan ülkeler tarafından değerlendirildi.Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman’ın, petrol piyasasındaki istikrarı korumaya yönelik ortak tutumlarını sürdürdüğü belirtildi. Bu çerçevede alınan günlük 188 bin varillik üretim artışı kararı, gönüllü kesintilerin kademeli biçimde yönetilmesi kapsamında öne çıktı.BAE’nin Ayrılık Kararı da GündemdeOPEC+ cephesinde yaşanan bir diğer önemli gelişme ise Birleşik Arap Emirlikleri’nin kararı oldu. Birleşik Arap Emirlikleri, hafta içinde 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere OPEC ve OPEC+’dan çekilme kararı aldığını duyurmuştu.Bu gelişmenin ardından yapılan çevrim içi toplantıda, kalan üretici ülkeler piyasa koşullarını ve haziran ayına ilişkin üretim planını değerlendirdi. Alınan karar doğrultusunda OPEC+ grubu üyesi 7 ülke, haziran ayında günlük 188 bin varillik üretim artışına gidecek. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Trump’tan İran’ın Yeni Teklifine Temkinli Yaklaşım: “Henüz Yeterince Bedel Ödemediler”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iranin-yeni-teklifine-temkinli-yaklasim-henuz-yeterince-bedel-odemediler/411754</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iranin-yeni-teklifine-temkinli-yaklasim-henuz-yeterince-bedel-odemediler/411754</guid>
            
            <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:44:10 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1094-trumptan-iranin-yeni-teklifine-temkinli-yaklasim-henuz-yeterince-bedel-odemediler.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1094-trumptan-iranin-yeni-teklifine-temkinli-yaklasim-henuz-yeterince-bedel-odemediler.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Trump’tan İran’ın Yeni Teklifine Temkinli Yaklaşım: “Henüz Yeterince Bedel Ödemediler” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iranin-yeni-teklifine-temkinli-yaklasim-henuz-yeterince-bedel-odemediler/411754"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1094-trumptan-iranin-yeni-teklifine-temkinli-yaklasim-henuz-yeterince-bedel-odemediler.jpg" /></a>
               ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Pakistan aracılığıyla sunduğu belirtilen yeni barış teklifini inceleyeceğini söyledi. Ancak Trump, Tahran’ın teklifinin kabul edilme ihtimaline mesafeli yaklaşırken, İran Devrim Muhafızları’ndan da dikkat çeken bir açıklama geldi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran ile ABD arasında gerilimin sürdüğü süreçte Tahran’dan Washington’a yeni bir teklif gönderildiği bildirildi. İran’ın yarı resmi haber ajansları Tasnim ve Fars’ın aktardığına göre, İran yönetimi Pakistan aracılığıyla ABD’ye 14 maddeden oluşan yeni bir barış teklifi sundu.Söz konusu teklif, bölgede devam eden gerilimi azaltmaya ve diplomasi kanallarını yeniden hareketlendirmeye yönelik bir adım olarak değerlendirildi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları, Washington yönetiminin bu teklife mesafeli yaklaştığını ortaya koydu.Trump, Florida’da gazetecilere yaptığı açıklamada yeni teklifi inceleyeceğini belirtti. Air Force One uçağına binmeden önce teklif hakkındaki soruya “Daha sonra size haber veririm” yanıtını veren Trump, kabul ihtimali konusunda net bir mesaj vermedi.Trump’tan Askeri Eylem İmasıDonald Trump, açıklamalarında İran’a yönelik yeni askeri adımların gündeme gelebileceğini de ima etti. İran’ın yanlış bir adım atması ya da kötü bir eylemde bulunması durumunda bunun farklı sonuçlar doğurabileceğini belirten Trump, “Şu an için göreceğiz” ifadesini kullandı.Trump, askeri seçeneğe ilişkin değerlendirmesinde bunun gerçekleşebilecek bir ihtimal olduğunu söyledi. Bu açıklama, İran’ın sunduğu yeni teklifin Washington tarafından hemen kabul edilmeyeceği yönündeki yorumları güçlendirdi.Gazetecilerle yaptığı açıklamanın ardından sosyal medya hesabından da paylaşım yapan Trump, İran’ın son 47 yılda insanlığa ve dünyaya yaptıkları nedeniyle henüz yeterince büyük bir bedel ödemediğini savundu. Trump, bu nedenle yeni teklifin kabul edilebilir olacağını hayal edemediğini ifade etti.İran Devrim Muhafızları’ndan Sert MesajTrump’ın açıklamalarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Kurumu’nun X hesabından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın iki seçenek arasında kaldığı belirtildi.Açıklamada Trump’ın, “imkansız bir operasyon” ile “İran’la kötü bir anlaşma” arasında seçim yapmak zorunda olduğu ifade edildi. İran tarafı, ABD için karar alma alanının giderek daraldığını savundu.Devrim Muhafızları’nın açıklamasında, İran’ın ablukaya karşı Pentagon’a verdiği ültimatom, Çin, Rusya ve Avrupa’nın Washington’a karşı tutumunda yaşanan değişim, Trump’ın Kongre’ye gönderdiği pasif içerikli mektup ve İran’ın müzakere şartlarının kabul edilmesi aynı çerçevede değerlendirildi.İran Dışişleri: Top ABD’nin Sahasındaİran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de Tahran’da diplomatlara yaptığı açıklamada, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Garibabadi, mevcut tabloda “topun ABD’nin sahasında” olduğunu söyledi.Washington’un önünde iki yol bulunduğunu belirten Garibabadi, ABD’nin ya diplomasi seçeneğini ya da çatışmacı yaklaşımın devamını tercih edeceğini ifade etti. İran’ın her iki ihtimale de hazır olduğunu dile getiren Garibabadi, Tahran’ın pozisyonunu bu sözlerle ortaya koydu.Trump’ın bu hafta İran’ın önceki teklifini reddettiği de belirtilirken, ABD ve İsrail’in şubat sonunda başlattığı savaşta 8 Nisan’dan bu yana ateşkesin yürürlükte olduğu aktarıldı. Pakistan’da yapılan bir tur barış görüşmesinin ise sonuçsuz kaldığı bildirildi.14 Maddelik Teklifte Neler Var?İran medyasına göre Tahran’ın ABD’ye sunduğu yeni teklif 14 maddeden oluşuyor. Teklifte, ABD güçlerinin İran çevresindeki bölgelerden çekilmesi ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukasının kaldırılması gibi başlıklar yer alıyor.Ayrıca İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması, tazminat ödenmesi, yaptırımların kaldırılması ve Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi de teklifin unsurları arasında gösteriliyor. Bunun yanında Hürmüz Boğazı için yeni bir denetim mekanizması oluşturulması da öneriler arasında bulunuyor.İran Tankeri Ablukayı Aştı İddiasıGerilimin sürdüğü süreçte İran’a ait ham petrol tankeriyle ilgili bir gelişme de gündeme geldi. İran Ulusal Tanker Şirketi’ne ait “HUGE” adlı çok büyük ham petrol tankerinin, ABD’nin abluka engelini aşarak Uzak Doğu sularına ulaştığı belirtildi.Fars Haber Ajansı, yaklaşık 220 milyon dolar değerinde 1 milyon 900 bin varilden fazla ham petrol taşıyan tankere ait uluslararası seyir verilerini paylaştı. Verilere göre tanker, en son Sri Lanka kıyıları açıklarında tespit edildi.Tankerin 20 Mart 2026 itibarıyla otomatik tanımlama sistemini kapattığı, gizlilik taktikleri uyguladığı ve Endonezya’daki Lombok Boğazı üzerinden Riau Takımadaları’na doğru ilerlediği kaydedildi. Bu gelişme, İran ile ABD arasındaki gerilimde deniz taşımacılığı ve enerji başlıklarının da öne çıktığını gösterdi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD’de İran’a Askeri Güç Kullanımına Karşı Çıkanların Oranı Yüzde 61’e Ulaştı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abdde-irana-askeri-guc-kullanimina-karsi-cikanlarin-orani-yuzde-61e-ulasti/411740</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abdde-irana-askeri-guc-kullanimina-karsi-cikanlarin-orani-yuzde-61e-ulasti/411740</guid>
            
            <pubDate>Sat, 02 May 2026 19:31:16 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/2382-abdde-irana-askeri-guc-kullanimina-karsi-cikanlarin-orani-yuzde-61e-ulasti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/2382-abdde-irana-askeri-guc-kullanimina-karsi-cikanlarin-orani-yuzde-61e-ulasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD’de İran’a Askeri Güç Kullanımına Karşı Çıkanların Oranı Yüzde 61’e Ulaştı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abdde-irana-askeri-guc-kullanimina-karsi-cikanlarin-orani-yuzde-61e-ulasti/411740"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/2382-abdde-irana-askeri-guc-kullanimina-karsi-cikanlarin-orani-yuzde-61e-ulasti.jpg" /></a>
               Ipsos, ABC News ve The Washington Post tarafından yapılan ankete göre Amerikalıların çoğunluğu, ABD’nin İran’a karşı askeri güç kullanmasını hata olarak görüyor. Araştırmada İsrail’in Washington’un İran politikasındaki etkisine ilişkin dikkat çeken sonuçlar da yer aldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD’de yapılan yeni bir anket, kamuoyunun İran’a yönelik askeri güç kullanımı konusunda temkinli bir tutum sergilediğini ortaya koydu. Ipsos, ABC News ve The Washington Post iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmada, Amerikalıların büyük bölümünün İran’a karşı askeri müdahaleyi doğru bulmadığı görüldü.24-28 Nisan tarihleri arasında yapılan ankete 2 bin 560 kişi katıldı. Katılımcılara ABD’nin İran’a karşı askeri güç kullanmasıyla ilgili görüşleri soruldu. Araştırmaya göre Amerikalıların yüzde 61’i böyle bir adımın “hata” olacağını düşünüyor. Bu oran, ABD kamuoyunda İran konusunda askeri seçeneklere yönelik güçlü bir karşıtlık bulunduğunu gösterdi.Ankete katılanların yüzde 36’sı ise İran’a karşı askeri güç kullanılmasını “doğru bir karar” olarak değerlendirdi. Görüş belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 3’te kaldı. Ortaya çıkan tablo, ABD toplumunda İran politikası konusunda askeri müdahale yerine daha farklı yolların tercih edilmesi gerektiğine dair güçlü bir eğilim olduğunu ortaya koydu.İsrail’in İran Politikasındaki Etkisi TartışılıyorAraştırmada dikkat çeken başlıklardan biri de Donald Trump yönetiminin İran politikasında İsrail’in etkisine ilişkin kamuoyu algısı oldu. Katılımcıların önemli bir bölümü, İsrail’in Washington’un İran’a yönelik kararlarında belirgin bir rol oynadığını düşünüyor.Ankete katılanların yüzde 52’si, İsrail’in Trump yönetiminin İran politikaları üzerinde “çok fazla etkisi” olduğunu ifade etti. Yüzde 37’lik kesim ise bu etkinin “yeterli seviyede” olduğunu belirtti. İsrail’in etkisinin “çok az” olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 7 olarak kaydedildi.Bu sonuçlar, ABD kamuoyunda İran dosyasının yalnızca Washington-Tahran hattında değil, aynı zamanda İsrail faktörü üzerinden de değerlendirildiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yarısından fazlasının İsrail’in etkisini fazla bulması, dış politika kararlarının kamuoyu nezdinde nasıl algılandığını göstermesi açısından öne çıktı.Diplomasiye Destek Dikkat ÇektiAnketin bir diğer önemli sonucu ise İran ile diplomatik çözüme yönelik destek oldu. Katılımcıların yüzde 48’i, ABD açısından dezavantajlı olsa bile İran ile bir barış anlaşmasının kabul edilmesi gerektiğini savundu.Bu oran, kamuoyunun önemli bir bölümünün askeri seçeneklerden çok diplomatik kanalların işletilmesine sıcak baktığını gösterdi. İran’a karşı güç kullanma seçeneğine karşı çıkanların yüksek oranı ile barış anlaşmasına verilen destek birlikte değerlendirildiğinde, Amerikalıların önemli bir kısmının gerilimin müzakere yoluyla azaltılmasını istediği görülüyor.Saldırıların Müttefiklerle İlişkilere EtkisiAraştırmada İran’a yönelik saldırıların ABD’nin uluslararası ilişkilerine etkisi de soruldu. Katılımcıların yüzde 56’sı, İran’a yönelik saldırıların ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini zayıflattığını düşündüğünü ifade etti.Bu sonuç, Amerikan kamuoyunda askeri hamlelerin yalnızca İran ile ilişkiler açısından değil, ABD’nin müttefikleriyle kurduğu diplomatik denge bakımından da sorgulandığını gösterdi. Katılımcıların çoğunluğu, İran’a karşı atılan sert adımların Washington’un dış politikadaki konumunu olumsuz etkileyebileceği görüşünde birleşti.Trump’a Verilen Destekte Düşüş SinyaliSon dönemde ABD’de yapılan farklı anketlerde Donald Trump’a yönelik desteğin gerilediği görülüyor. Trump’ın daha önce kazandığı bazı eyaletlerde de destek oranlarında düşüş yaşandığı belirtiliyor.Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan ve aralarında American Research Grubu ile AP-NORC’nin de bulunduğu çeşitli anketlerde Trump’ın onay oranı yüzde 32 ile yüzde 36 arasında ölçüldü. Buna karşılık ABD Başkanını onaylamayanların oranının yüzde 67’ye kadar çıktığı görüldü.Yeni anket sonuçları, İran politikası başta olmak üzere dış politika kararlarının Trump yönetimine yönelik kamuoyu algısında etkili olabileceğini gösteriyor. İran’a askeri güç kullanılmasına karşı çıkanların çoğunlukta olması, ABD’de seçmenlerin dış politika konusunda daha dikkatli ve diplomasi merkezli bir yaklaşım beklediğine işaret ediyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan ABD ile müzakereler için kritik teklif: Son öneri Pakistanlı arabuluculara iletildi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-abd-ile-muzakereler-icin-kritik-teklif-son-oneri-pakistanli-arabuluculara-iletildi/411732</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-abd-ile-muzakereler-icin-kritik-teklif-son-oneri-pakistanli-arabuluculara-iletildi/411732</guid>
            
            <pubDate>Fri, 01 May 2026 17:34:16 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7357-irandan-abd-ile-muzakereler-icin-kritik-teklif-son-oneri-pakistanli-arabuluculara-iletildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7357-irandan-abd-ile-muzakereler-icin-kritik-teklif-son-oneri-pakistanli-arabuluculara-iletildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan ABD ile müzakereler için kritik teklif: Son öneri Pakistanlı arabuluculara iletildi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-abd-ile-muzakereler-icin-kritik-teklif-son-oneri-pakistanli-arabuluculara-iletildi/411732"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7357-irandan-abd-ile-muzakereler-icin-kritik-teklif-son-oneri-pakistanli-arabuluculara-iletildi.jpg" /></a>
               İran medyasında yer alan bilgiye göre Tahran yönetimi, ABD ile yürütülen ateşkes ve müzakere sürecinde son teklifini Pakistanlı arabuluculara gönderdi. Teklifin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşılmazken, savaşın gidişatı açısından bugün kritik görülüyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran ile ABD arasında devam eden gerilimde diplomasi trafiği yeniden hızlandı. İran medyasında yer alan habere göre Tahran yönetimi, ABD ile yürütülecek müzakereler için hazırladığı son teklifini Pakistanlı arabuluculara iletti. Söz konusu teklifin ABD tarafına aktarılmasının beklendiği belirtildi.Bölgede savaşın gidişatı açısından kritik bir sürece girilirken, İran’ın attığı bu adım dikkatle izleniyor. Haberde teklifin içeriğine ilişkin herhangi bir ayrıntı paylaşılmadı. Ancak Tahran’ın, savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin başlıkları müzakere etmeye hazır olduğu daha önce İran basınında yer almıştı.Teklif Pakistan üzerinden ABD’ye ulaştırılacakİran’ın son önerisinin Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ABD’ye iletilmek üzere hazırlandığı bildirildi. Pakistan, süreçte arabulucu ülke olarak öne çıkarken, Tahran yönetiminin savaşın sona erdirilmesine yönelik şartlarını daha önce de bu kanal üzerinden ilettiği belirtilmişti.Geçen hafta İran’ın, savaşın durdurulması için şartlarını içeren bir teklifi Pakistan’a gönderdiği ifade edilmişti. Son gelişmeyle birlikte Tahran’ın bu kez revize edilmiş ya da son halini almış önerisini arabuluculara sunduğu değerlendiriliyor. Washington cephesinde ise dikkatlerin İran’dan gelecek bu teklife çevrildiği aktarıldı.Hürmüz Boğazı ve kalıcı ateşkes gündemdeİran basınında daha önce yer alan bilgilere göre Tahran yönetimi, savaşın kalıcı olarak sonlandırılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konularını müzakere etmeye hazır olduğunu bildirmişti. Ancak İran’ın, nükleer faaliyetlerine ilişkin başlığın kalıcı ateşkes sağlandıktan sonra ele alınmasını önerdiği ifade edilmişti.Bu yaklaşımın ABD Başkanı Donald Trump tarafından kabul edilmediği öne sürülmüştü. Trump yönetiminin, İran’ın nükleer faaliyetleri konusunu ateşkes sonrasına bırakma fikrine sıcak bakmadığı belirtilmişti. Bu nedenle iki taraf arasında yürütülen görüşmelerde en kritik başlıklardan birinin nükleer dosyanın zamanlaması olduğu değerlendiriliyor.Washington’da gözler Tahran’dan gelecek yanıttaABD tarafının, arabuluculuk sürecine yakın kaynaklara göre İran’dan cuma gününe kadar gelebilecek revize edilmiş teklifi beklediği aktarıldı. Bu nedenle Washington’da tüm gözlerin Tahran’a çevrildiği ifade ediliyor.İran ise Trump yönetimini, Tahran’ı “teslim olmaya zorlamaya” çalışmakla suçluyor. Bu açıklamalar, taraflar arasındaki güven sorununun sürdüğünü gösterirken, ateşkes için cumartesiye kadar olan sürecin kritik önemde olduğu belirtiliyor. Diplomatik temasların sonuç verip vermeyeceği, savaşın seyri açısından belirleyici olabilir.İran-ABD ateşkes sürecinde neler yaşandı?ABD ile İran arasında 8 Nisan’da varılan ateşkes anlaşmasının ardından Pakistan arabuluculuğunda görüşmeler yapılmıştı. Ancak bu temaslardan sonuç çıkmaması üzerine ABD, 13 Nisan’da İran’a yönelik deniz ablukası uygulama kararı almıştı.Bu kararın ardından Hürmüz Boğazı’na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale edilmeye başlandığı bildirildi. Bölgedeki gerilim, deniz trafiğini ve enerji güvenliğini doğrudan etkileyen Hürmüz Boğazı üzerinden daha da tırmandı.Hürmüz Boğazı’nda geçişler yeniden kısıtlandıİran, 17 Nisan’da Lübnan’da ateşkes sağlanmasının ardından Hürmüz Boğazı’nın, ateşkes süresince İran donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuştu. Bu açıklama, bölgede tansiyonun düşebileceğine yönelik sınırlı bir beklenti oluşturmuştu.Ancak ABD’nin deniz ablukasına devam edeceğini açıklaması üzerine İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini bildirdi. Böylece ateşkes ve müzakere süreci, hem askeri hem de diplomatik açıdan daha hassas bir noktaya taşındı.Kritik süreçte diplomasi trafiği hızlandıİran’ın son teklifini Pakistanlı arabuluculara iletmesi, ABD ile yürütülen müzakere sürecinde yeni bir döneme işaret ediyor. Teklifin içeriği henüz bilinmezken, savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve nükleer faaliyetlerin ne zaman ele alınacağı gibi başlıkların sürecin merkezinde yer aldığı görülüyor.Tarafların önümüzdeki günlerde vereceği yanıtlar, ateşkes ihtimalinin güçlenip güçlenmeyeceğini belirleyecek. Özellikle cumartesiye kadar olan sürecin kritik görülmesi, diplomasi masasındaki temasların bölgedeki savaşın gidişatı üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran&#039;ın Dini Lideri Mücteba Hamaney: ABD&#039;nin utanç verici başarısızlığı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/iranin-dini-lideri-mucteba-hamaney-abdnin-utanc-verici-basarisizligi/411714</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/iranin-dini-lideri-mucteba-hamaney-abdnin-utanc-verici-basarisizligi/411714</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:14:19 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/563-iranin-dini-lideri-mucteba-hamaney-abdnin-utanc-verici-basarisizligi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/563-iranin-dini-lideri-mucteba-hamaney-abdnin-utanc-verici-basarisizligi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran&#039;ın Dini Lideri Mücteba Hamaney: ABD&#039;nin utanç verici başarısızlığı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/iranin-dini-lideri-mucteba-hamaney-abdnin-utanc-verici-basarisizligi/411714"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/563-iranin-dini-lideri-mucteba-hamaney-abdnin-utanc-verici-basarisizligi.jpg" /></a>
               İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Basra Körfezi Günü dolayısıyla yayımlanan mesajında ABD’nin “utanç verici başarısızlığı” sonrası Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda yeni bir dönemin başladığını ifade etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Ulusal Basra Körfezi Günü dolayısıyla yayımlanan mesajında Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. İran devlet medyasında yer alan mesajda Hamaney, bölgede yeni bir sürecin ortaya çıktığını belirterek ABD’ye yönelik sert ifadeler kullandı.Hamaney’in mesajı, 1622 yılında Portekiz güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndan çıkarılmasını anmak amacıyla kutlanan Ulusal Basra Körfezi Günü kapsamında yayımlandı. Mesajda, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın İran açısından taşıdığı tarihsel ve stratejik öneme vurgu yapıldı.“Yeni Bir Dönem Ortaya Çıkıyor”Mücteba Hamaney, açıklamasında bölgede yaşanan gelişmelerin ardından Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda yeni bir dönemin başladığını ifade etti. Hamaney, özellikle ABD’nin planında başarısız olduğunu savunarak bu gelişmenin bölgedeki dengeler açısından önemli bir kırılma yarattığını belirtti.Yayımlanan mesajda, “Bugün, bölgede dünyanın en büyük operasyonunun ve saldırganlığının üzerinden iki ay geçtikten ve Amerika’nın kendi planındaki utanç verici başarısızlığının ardından, Basra Körfezi’nde ve Hürmüz Boğazı’nda yeni bir dönem ortaya çıkıyor” ifadeleri yer aldı.Bu açıklama, İran’ın bölgedeki mevcut gelişmeleri kendi perspektifinden değerlendirdiğini ve Hürmüz Boğazı üzerinden verilen mesajların siyasi önemini koruduğunu gösterdi.ABD’ye “Utanç Verici Başarısızlık” EleştirisiHamaney’in mesajında en dikkat çeken başlıklardan biri ABD’ye yönelik eleştiriler oldu. İran’ın dini lideri, ABD’nin bölgede yürüttüğü planın başarısızlığa uğradığını savunarak bunu “utanç verici başarısızlık” sözleriyle nitelendirdi.Mesajda, söz konusu başarısızlığın ardından Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda farklı bir sürecin başladığı belirtildi. Hamaney’in ifadeleri, İran yönetiminin bölgesel gelişmelere ilişkin yaklaşımını ve ABD’ye yönelik eleştirel tutumunu bir kez daha ortaya koydu.Hürmüz Boğazı Vurgusu Öne ÇıktıUlusal Basra Körfezi Günü mesajında Hürmüz Boğazı özel olarak öne çıkarıldı. Hürmüz Boğazı, tarihsel anlamı ve bölgesel önemi nedeniyle İran tarafından sık sık güçlü siyasi mesajların merkezine yerleştiriliyor.Hamaney’in açıklamasında da bu su yoluna yapılan vurgu dikkat çekti. 1622’de Portekiz güçlerinin bölgeden çıkarılmasına atıf yapılan mesajda, bugünkü gelişmelerle tarihsel hafıza arasında bağ kuruldu. Böylece Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda siyasi ve sembolik bir anlam taşıdığı vurgulandı.İran’dan Bölgesel Denge MesajıMücteba Hamaney’in açıklaması, bölgede yaşanan gelişmelerin ardından İran’ın yeni döneme ilişkin bakışını yansıtan bir mesaj olarak değerlendirildi. Hamaney, ABD’nin başarısız olduğunu savunurken, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda yeni bir aşamaya geçildiği görüşünü dile getirdi.Ulusal Basra Körfezi Günü kapsamında yayımlanan mesaj, İran’ın bölgedeki gelişmeleri tarihsel bir çerçevede ele aldığını ve Hürmüz Boğazı üzerinden güçlü bir siyasi mesaj verdiğini ortaya koydu. Hamaney’in açıklamasıyla birlikte Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler yeniden gündeme taşındı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Pezeşkiyan’dan Hürmüz Boğazı Açıklaması: “Güvensizlikten ABD ve İsrail Sorumlu”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/pezeskiyandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-guvensizlikten-abd-ve-israil-sorumlu/411704</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/pezeskiyandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-guvensizlikten-abd-ve-israil-sorumlu/411704</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:03:38 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4118-pezeskiyandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-guvensizlikten-abd-ve-israil-sorumlu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4118-pezeskiyandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-guvensizlikten-abd-ve-israil-sorumlu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Pezeşkiyan’dan Hürmüz Boğazı Açıklaması: “Güvensizlikten ABD ve İsrail Sorumlu” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/pezeskiyandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-guvensizlikten-abd-ve-israil-sorumlu/411704"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4118-pezeskiyandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-guvensizlikten-abd-ve-israil-sorumlu.jpg" /></a>
               İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ulusal Basra Körfezi Günü mesajında Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ve güvensizlik ortamına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Pezeşkiyan, bölgede yaşanan gerilimden ABD ve İsrail’i sorumlu tuttu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’nda devam eden abluka ve bölgede oluşan güvensizlik ortamına ilişkin açıklamalarda bulundu. İran devlet medyasında paylaşılan Ulusal Basra Körfezi Günü mesajında konuşan Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun sorumlusu olarak ABD ve İsrail’i işaret etti.Pezeşkiyan, açıklamasında su yolunda yaşanan her türlü güvensizliğin kaynağında ABD ve İsrail’in bulunduğunu savundu. İran Cumhurbaşkanı, bölge dışındaki güçlerin Hürmüz Boğazı çevresinde yarattığı gerilime dikkat çekerek, bu ülkelerin bölge dışında tutulması yönündeki tutumlarını bir kez daha yineledi.“Her Türlü Güvensizliğin Sorumlusu ABD ve İsrail”Ulusal Basra Körfezi Günü dolayısıyla yayımlanan mesajda Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından taşıdığı sembolik öneme vurgu yaptı. Boğazı “büyük İran ulusunun direnişinin bir sembolü” olarak nitelendiren Pezeşkiyan, bu alanda yaşanan güvenlik sorunlarının dış müdahalelerle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.İran Cumhurbaşkanı, açıklamasında “Bu su alanındaki her türlü güvensizliğin sorumluluğu ABD ve siyonist rejime aittir” ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan’ın bu sözleri, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilime ilişkin Tahran yönetiminin yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.Bölge Dışı Güçlere Karşı Tutum Yinelenmiş OlduPezeşkiyan’ın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de “düşman ülkelerin bölge dışında tutulması” yönündeki değerlendirme oldu. İran Cumhurbaşkanı, Hürmüz Boğazı’ndaki güvensizlik ortamının sona ermesi için bölge dışı aktörlerin etkisinin sınırlandırılması gerektiğini savundu.Bu mesaj, İran’ın Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ne ilişkin güvenlik anlayışında dış güçlere karşı mesafeli tutumunu yeniden gündeme taşıdı. Pezeşkiyan, bölgenin güvenliğine ilişkin sorumluluğun dış aktörlerde değil, bölge ülkelerinde olması gerektiğine işaret eden bir yaklaşım ortaya koydu.Hürmüz Boğazı “Direnişin Sembolü” Olarak TanımlandıPezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’nı yalnızca stratejik bir su yolu olarak değil, aynı zamanda İran halkı açısından direnişi temsil eden önemli bir alan olarak değerlendirdi. Ulusal Basra Körfezi Günü mesajında kullandığı ifadelerle, bu bölgenin İran için siyasi ve sembolik anlamına dikkat çekti.İran Cumhurbaşkanı’nın mesajında, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ve güvensizlik atmosferinin İran’ın egemenlik ve güvenlik yaklaşımıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Pezeşkiyan, yaşanan gelişmelerin arkasında ABD ve İsrail’in bulunduğunu savunarak, Tahran yönetiminin bu konudaki pozisyonunu net biçimde ortaya koydu.Tahran’dan Sert Güvenlik DeğerlendirmesiMesud Pezeşkiyan’ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı çevresinde süren gerilim ve güvenlik tartışmalarının devam ettiği bir dönemde geldi. İran Cumhurbaşkanı, bölgede yaşanan ablukanın ve güvensizlik ortamının sorumluluğunu ABD ile İsrail’e yüklerken, İran’ın bölge dışı güçlere yönelik eleştirilerini de yinelemiş oldu.Pezeşkiyan’ın Ulusal Basra Körfezi Günü mesajı, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından taşıdığı önemle birlikte, bölgedeki güvenlik sorunlarına yönelik Tahran’ın sert bakışını da yansıttı. Açıklamada, boğazın İran halkının direnişini temsil eden bir sembol olduğu vurgulanırken, bölgede yaşanan her türlü güvensizlikten ABD ve İsrail’in sorumlu olduğu ifade edildi.   ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kral Charles Beyaz Saray’da Trump ile Görüştü: Kongre Konuşmasında NATO ve Ukrayna Mesajı Bekleniyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/kral-charles-beyaz-sarayda-trump-ile-gorustu-kongre-konusmasinda-nato-ve-ukrayna-mesaji-bekleniyor/411671</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/kral-charles-beyaz-sarayda-trump-ile-gorustu-kongre-konusmasinda-nato-ve-ukrayna-mesaji-bekleniyor/411671</guid>
            
            <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:20:08 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2431-kral-charles-beyaz-sarayda-trump-ile-gorustu-kongre-konusmasinda-nato-ve-ukrayna-mesaji-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2431-kral-charles-beyaz-sarayda-trump-ile-gorustu-kongre-konusmasinda-nato-ve-ukrayna-mesaji-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kral Charles Beyaz Saray’da Trump ile Görüştü: Kongre Konuşmasında NATO ve Ukrayna Mesajı Bekleniyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/kral-charles-beyaz-sarayda-trump-ile-gorustu-kongre-konusmasinda-nato-ve-ukrayna-mesaji-bekleniyor/411671"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2431-kral-charles-beyaz-sarayda-trump-ile-gorustu-kongre-konusmasinda-nato-ve-ukrayna-mesaji-bekleniyor.jpg" /></a>
               İngiltere Kralı Charles ile Konsort Kraliçe Camilla, ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile Beyaz Saray’da bir araya geldi. Charles’ın Kongre konuşmasında İngiltere-ABD ilişkileri, NATO, Ukrayna ve küresel iş birliği başlıklarına değinmesi bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İngiltere Kralı Charles ile Konsort Kraliçe Camilla, ABD ziyareti kapsamında bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile görüştü. İki ülke arasındaki diplomatik temasların öne çıktığı buluşma, Washington hattında yakından takip edilen başlıklardan biri oldu.Beyaz Saray’daki görüşmenin ardından Kral Charles ve Camilla, İngiltere Büyükelçiliği’nde düzenlenen davete katıldı. Davette siyaset, bilim ve sivil toplum alanlarından temsilcilerle bir araya gelen çift, ziyaretin diplomatik yönünü daha geniş bir çerçeveye taşıdı. İngiltere kraliyet ailesinin ABD temasları, iki ülke ilişkilerinin hassas bir dönemden geçtiği süreçte gerçekleşmesi nedeniyle dikkat çekti.Washington DC’de Güvenlik Önlemleri ArtırıldıKral Charles ve Konsort Kraliçe Camilla’nın ziyareti öncesinde ABD’nin başkenti Washington DC’de güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Kraliyet ailesinin programı kapsamında Beyaz Saray, İngiltere Büyükelçiliği ve Kongre çevresinde yoğun güvenlik tedbirleri alındı.Ziyaretin hem sembolik hem de siyasi açıdan önem taşıması, güvenlik hazırlıklarının kapsamını artırdı. ABD ve İngiltere arasındaki güçlü diplomatik bağlar nedeniyle kraliyet ailesinin temasları, yalnızca protokol ziyareti olarak değil, aynı zamanda stratejik mesajların verileceği bir program olarak değerlendiriliyor.Kongre Konuşmasında Ortak Zemin Vurgusu BekleniyorKral Charles’ın ABD Kongresi’nde yapacağı konuşma, ziyaretin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. İngiliz basınında yer alan bilgilere göre Charles’ın konuşmasında, Birleşik Krallık ile ABD arasındaki ilişkilerin tarih boyunca “ortak zemin bulma geleneği” üzerine kurulduğunu vurgulaması bekleniyor.Charles’ın, iki ülkenin farklı dönemlerde çeşitli siyasi gerilimler yaşamasına rağmen her zaman bir araya gelmenin yollarını bulduğuna dikkat çekeceği belirtiliyor. Bu mesajın, İngiltere-ABD ilişkilerinin hassas bir süreçten geçtiği dönemde verilmesi dikkat çekici bulunuyor.Yaklaşık 20 dakika sürmesi beklenen konuşmanın, hükümetin tavsiyesi doğrultusunda hazırlandığı ifade ediliyor. Bu nedenle konuşmada yer alacak mesajların hem diplomatik hem de siyasi anlamda dikkatle seçildiği değerlendiriliyor.NATO, Ukrayna ve Küresel İş Birliği MesajlarıKral Charles’ın Kongre hitabında yalnızca ikili ilişkilere değil, küresel güvenlik başlıklarına da değinmesi bekleniyor. Konuşmada demokrasi, özgürlük ve ortak değerlerin korunmasına ilişkin mesajların yer alacağı belirtiliyor.Charles’ın ayrıca NATO’ya desteğini vurgulaması, Ukrayna’nın korunmasına yönelik çağrı yapması ve küresel iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etmesi bekleniyor. NATO İttifakı’nın barışı destekleyen, karşılıklı anlayışı derinleştiren ve farklı inançlardan insanları değerli gören bir yapıya dayandığını dile getireceği de aktarılan başlıklar arasında.Trump’ın Starmer Eleştirisi GündemdeZiyaret, ABD medyasında yer alan dış politika tartışmalarının gölgesinde de takip ediliyor. Haberlere göre ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran savaşı ve dış politika tutumu nedeniyle İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı eleştirdiği belirtildi.Bu gelişme, Kral Charles’ın Kongre konuşmasını daha da dikkat çekici hale getirdi. İngiltere ile ABD arasındaki güçlü tarihi bağlara rağmen, güncel siyasi başlıkların iki ülke ilişkilerinde zaman zaman gerilim oluşturduğu görülüyor.Kral Charles’ın vereceği mesajların, bu süreçte ilişkilerin ortak değerler ve diplomatik iş birliği zemininde sürdürülmesine yönelik bir çağrı niteliği taşıması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Rubio’dan Gazze Planı ve İran Açıklaması: “Hamas Silahsızlanmadan Süreç Belirsiz Kalır”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/rubiodan-gazze-plani-ve-iran-aciklamasi-hamas-silahsizlanmadan-surec-belirsiz-kalir/411666</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/rubiodan-gazze-plani-ve-iran-aciklamasi-hamas-silahsizlanmadan-surec-belirsiz-kalir/411666</guid>
            
            <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:20:55 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3411-rubiodan-gazze-plani-ve-iran-aciklamasi-hamas-silahsizlanmadan-surec-belirsiz-kalir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3411-rubiodan-gazze-plani-ve-iran-aciklamasi-hamas-silahsizlanmadan-surec-belirsiz-kalir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Rubio’dan Gazze Planı ve İran Açıklaması: “Hamas Silahsızlanmadan Süreç Belirsiz Kalır” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/rubiodan-gazze-plani-ve-iran-aciklamasi-hamas-silahsizlanmadan-surec-belirsiz-kalir/411666"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3411-rubiodan-gazze-plani-ve-iran-aciklamasi-hamas-silahsizlanmadan-surec-belirsiz-kalir.jpg" /></a>
               ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Amerikan basınına verdiği röportajda Washington’ın Gazze planına ve İran’la yürütülen müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rubio, Gazze planının uygulanabilmesi için Hamas’ın silahsızlanmasının zorunlu olduğunu savunurken, İran’la görüşmelerde nükleer programın kritik başlıklardan biri olduğunu söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Amerikan basınına verdiği röportajda ABD’nin hazırladığı Gazze planına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Rubio, planın başarıya ulaşabilmesi için Hamas’ın silah bırakmasının temel şart olduğunu ifade etti.Gazze’ye yönelik planın uygulanabilirliğinin Hamas’ın silahsızlandırılmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savunan Rubio, bu gerçekleşmeden sürecin netlik kazanamayacağını belirtti. ABD’li bakan, Hamas’ın silah bırakmasının yalnızca planın bir unsuru değil, tüm sürecin işlemesi için zorunlu bir koşul olduğunu dile getirdi.“Hamas Silahsızlanırsa Plan İşler”Rubio, Hamas’ın silahsızlanmasına ilişkin “umut verici işaretler” bulunduğunu iddia etti. Geçtiğimiz hafta sonu taraflar arasında bu konuda anlaşmaya yaklaşıldığına dair bazı işaretler aldıklarını söyleyen Rubio, ancak sürecin ayrıntılarına ilişkin detay paylaşmadı.ABD Dışişleri Bakanı, Gazze planına dair yaptığı değerlendirmede, “Bu gerçekleşmek zorunda. Bu projenin tamamı ancak Hamas silahsızlandırılırsa işe yarar. Bu gerçekleşene kadar her şey belirsizliğini koruyacak” ifadeleriyle Washington’ın yaklaşımını ortaya koydu.Rubio’nun açıklamaları, ABD’nin Gazze planında güvenlik başlığını merkeze aldığını gösterirken, Hamas’ın silah bırakmasının planın devamı açısından belirleyici unsur olarak görüldüğünü ortaya koydu.İran’la Müzakerelerde Güç Mücadelesi VurgusuMarco Rubio, Fox News’e verdiği röportajda İran’la yürütülen müzakerelere de değindi. İran tarafının ABD’ye sunduğu teklifleri değerlendiren Rubio, bazı önerilerin beklentilerin üzerinde olduğunu söyledi. Ancak bu tekliflerin kimler tarafından sunulduğunun ve gerçekte ne anlama geldiğinin net olmadığını belirtti.Rubio’ya göre İran’la müzakerelerdeki temel sorunlardan biri, ülke içindeki güç mücadelesi. ABD’li bakan, İran yönetimi içinde hangi teklifin yetkili kişilerce sunulduğunun ve bu önerilerin bağlayıcılığının belirsiz olduğunu savundu.İran’ın nükleer programının ise müzakere sürecinin merkezinde yer alan en önemli konulardan biri olduğunu ifade eden Rubio, olası bir anlaşmanın İran’ın nükleer silah geliştirme ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak nitelikte olması gerektiğini vurguladı.Hürmüz Boğazı Tartışmasına Sert MesajRubio’nun açıklamalarında Hürmüz Boğazı da önemli bir yer tuttu. Uluslararası su yollarının herhangi bir ülkenin kontrolüne bırakılmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen ABD Dışişleri Bakanı, bu durumun küresel ölçekte tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini dile getirdi.Rubio, Hürmüz Boğazı’nın Süveyş Kanalı ya da Panama Kanalı gibi değerlendirilemeyeceğini belirterek, söz konusu alanın uluslararası sular kapsamında olduğunu ifade etti. Ona göre bu tür su yolları üzerinde tek taraflı kontrol girişimleri yalnızca Orta Doğu’da değil, dünyanın farklı bölgelerinde de benzer adımların önünü açabilir.“Gerçek Bir Açılım Olmaz”İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifine ilişkin de değerlendirme yapan Rubio, bu teklifin ne anlama geldiğinin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi. Eğer İran’ın önerisi, boğazdan geçişlerin kendi iznine ve ücretlendirmesine bağlanması anlamına geliyorsa, bunun gerçek bir açılım olmayacağını belirtti.Rubio, uluslararası geçiş yollarının serbestliği ilkesinin korunması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’na ilişkin herhangi bir düzenlemenin, uluslararası hukuk ve küresel deniz ticareti açısından geniş sonuçlar doğurabileceği mesajını verdi.Nükleer Program Masadaki Kritik BaşlıkABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran’la olası bir anlaşmanın yalnızca kısa vadeli gerilimi azaltmaya yönelik olmaması gerektiğini savundu. Rubio’ya göre asıl hedef, İran’ın nükleer silah geliştirme ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak güvence mekanizmalarının oluşturulması olmalı.İran’dan gelen bazı önerilerin dikkat çekici olduğunu kabul eden Rubio, buna rağmen müzakerelerde netlik sorununun sürdüğünü ifade etti. ABD’li bakan, tekliflerin yetkili makamlarca mı sunulduğu, İran yönetimi içinde kabul görüp görmediği ve pratikte ne anlama geldiği konularında belirsizlik bulunduğunu söyledi.Rubio’nun açıklamaları, Washington’ın hem Gazze planında hem de İran müzakerelerinde güvenlik odaklı bir yaklaşım benimsediğini ortaya koydu. Gazze’de Hamas’ın silahsızlanması, İran dosyasında ise nükleer program ve Hürmüz Boğazı başlıkları ABD’nin öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Putin’den İran Mesajı: “İran Halkı Cesurca Mücadele Ediyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/putinden-iran-mesaji-iran-halki-cesurca-mucadele-ediyor/411661</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/putinden-iran-mesaji-iran-halki-cesurca-mucadele-ediyor/411661</guid>
            
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:24:04 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7419-putinden-iran-mesaji-iran-halki-cesurca-mucadele-ediyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7419-putinden-iran-mesaji-iran-halki-cesurca-mucadele-ediyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Putin’den İran Mesajı: “İran Halkı Cesurca Mücadele Ediyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/putinden-iran-mesaji-iran-halki-cesurca-mucadele-ediyor/411661"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7419-putinden-iran-mesaji-iran-halki-cesurca-mucadele-ediyor.jpg" /></a>
               Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya geldi. Görüşmede İran ile stratejik ilişkileri sürdürme mesajı veren Putin, İran halkının zorlu süreçte cesur ve kahramanca mücadele ettiğini söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bölgedeki gelişmelerin ve iki ülke ilişkilerinin ele alındığı görüşmede Putin, Rusya’nın İran ile stratejik ilişkilerini sürdürme konusundaki kararlılığını vurguladı.Görüşmede İran’ın içinde bulunduğu zorlu sürece dikkat çeken Putin, İran halkının egemenliği için cesurca ve kahramanca mücadele ettiğini ifade etti. Rus lider, İran halkının bu dönemi atlatacağına inandığını belirterek bölgede barışın sağlanması yönündeki temennisini dile getirdi.Rusya’dan İran’a Stratejik İlişki VurgusuPutin, Rusya ile İran arasındaki ilişkilerin stratejik bir zeminde ilerlediğini belirtti. Moskova yönetiminin Tahran ile ilişkilerini sürdürme niyetinde olduğunu söyleyen Putin, iki ülke arasındaki temasların önemine dikkat çekti.Geçen hafta İran Dini Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’den bir mesaj aldığını belirten Putin, bu mesaja ilişkin teşekkürlerini de Arakçi aracılığıyla iletti. Rusya Devlet Başkanı, İran’ın üst düzey yönetimine sağlık ve başarı dileklerini aktararak Moskova’nın stratejik ilişkileri devam ettirme iradesini bir kez daha teyit etti.Putin, açıklamasında Rusya’nın da İran gibi iki ülke arasındaki ilişkilerin korunması ve geliştirilmesi konusunda kararlı olduğunu ifade etti.“İran Halkı Bu Zorlu Dönemi Atlatacak”Rus lider Putin, görüşmede yaptığı değerlendirmede İran halkının yaşanan zorluklara rağmen direnç gösterdiğini söyledi. İran halkının egemenliği için mücadele ettiğini belirten Putin, bu mücadelenin cesur ve kahramanca yürütüldüğünü dile getirdi.Putin, Rusya’nın İran halkının bu sıkıntılı süreci geride bırakacağına inandığını kaydetti. Bölgedeki gerilimin sona ermesi ve barış ortamının yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirten Rus lider, Ortadoğu’da istikrarın sağlanmasının önemini vurguladı.Ortadoğu’da Barış MesajıPutin, Rusya’nın İran ve bölgedeki diğer ülkelerin çıkarları doğrultusunda Ortadoğu’ya en kısa sürede barışın gelmesi için çaba göstereceğini söyledi. Moskova yönetiminin, bölgesel barışın sağlanması amacıyla elinden geleni yapacağını ifade eden Putin, mevcut dönemin diplomatik temaslar açısından önem taşıdığı mesajını verdi.Rus liderin açıklamaları, İran ile Rusya arasındaki ilişkilerin yalnızca ikili düzeyde değil, bölgesel dengeler açısından da önem taşıdığını gösterdi. Görüşmede hem İran’ın yaşadığı süreç hem de bölgesel barış hedefi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.Arakçi’den Rusya’ya Destek Teşekkürüİran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de görüşmede yaptığı açıklamada, İran halkının cesareti sayesinde ABD saldırganlığına karşı direndiğini ve direnmeye devam edeceğini belirtti. Arakçi, İran’ın bu süreçte gösterdiği dayanıklılığın halkın kararlılığından kaynaklandığını ifade etti.Arakçi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ve Rusya’ya İran’a verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti. Moskova ile Tahran arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık niteliği taşıdığını söyleyen Arakçi, bu ilişkilerin güçlenerek devam edeceğini kaydetti.Moskova-Tahran Hattında İş Birliği MesajıGörüşmede verilen mesajlar, Rusya ile İran arasındaki stratejik iş birliğinin sürdürüleceğini ortaya koydu. Putin’in İran halkına yönelik destek ifadeleri ve Arakçi’nin Rusya’ya teşekkür etmesi, iki ülke arasındaki siyasi temasların devam edeceğine işaret etti.St. Petersburg’daki görüşmede hem ikili ilişkiler hem de Ortadoğu’daki gelişmeler öne çıktı. Putin, barışın sağlanması için Rusya’nın çaba göstereceğini belirtirken, Arakçi de İran’ın direnişini sürdüreceğini ve Moskova-Tahran ilişkilerinin güçlenmeye devam edeceğini ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Trump İran Savaşı İçin Güvenlik Ekibiyle Toplanıyor: Yeni Öneriler Masada</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/trump-iran-savasi-icin-guvenlik-ekibiyle-toplaniyor-yeni-oneriler-masada/411660</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/trump-iran-savasi-icin-guvenlik-ekibiyle-toplaniyor-yeni-oneriler-masada/411660</guid>
            
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 15:38:43 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1636-trump-iran-savasi-icin-guvenlik-ekibiyle-toplaniyor-yeni-oneriler-masada.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1636-trump-iran-savasi-icin-guvenlik-ekibiyle-toplaniyor-yeni-oneriler-masada.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Trump İran Savaşı İçin Güvenlik Ekibiyle Toplanıyor: Yeni Öneriler Masada ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/trump-iran-savasi-icin-guvenlik-ekibiyle-toplaniyor-yeni-oneriler-masada/411660"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1636-trump-iran-savasi-icin-guvenlik-ekibiyle-toplaniyor-yeni-oneriler-masada.jpg" /></a>
               ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran savaşına ilişkin seçenekleri değerlendirmek üzere ulusal güvenlik ekibiyle bir araya geleceği belirtildi. İran’ın ise Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin ertelenmesine odaklanan yeni öneriler sunduğu öne sürüldü. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran savaşı bağlamında bugün ulusal güvenlik ekibiyle kritik bir toplantı yapacağı bildirildi. Toplantıda, mevcut savaş süreci ve Washington yönetiminin önündeki seçeneklerin ele alınması bekleniyor.ABD medyasında yer alan haberlere göre, Beyaz Saray yönetimi İran’dan gelen yeni önerileri değerlendirirken, sahadaki gelişmeler ve diplomatik temaslar da gündemin önemli başlıkları arasında yer alacak. Trump yönetiminin, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, ateşkes ihtimali ve nükleer müzakerelerin geleceği konusunda nasıl bir yol izleyeceği merak ediliyor.İran’dan ABD’ye Yeni ÖnerilerABD merkezli Axios’a konuşan kaynaklara göre İran tarafı, ABD’ye yeni öneriler sundu. Bu önerilerin temel olarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer müzakerelerin daha ileri bir tarihe ertelenmesi üzerinde yoğunlaştığı ifade edildi.İran’ın, mevcut süreçte önceliğin Hürmüz Boğazı krizinin çözümüne verilmesini istediği öne sürüldü. Ayrıca ateşkesin uzatılması ya da savaşın tamamen sona erdirilmesine yönelik bir diplomatik zeminin oluşturulması çağrısı yaptığı belirtildi.Söz konusu önerilerin Pakistan tarafından ABD’ye iletildiği iddia edilirken, Beyaz Saray’ın bu başlıkları görüşmeye ne kadar istekli olduğu konusunda henüz net bir tablo bulunmadığı aktarıldı.Nükleer Müzakerelerde Belirsizlik SürüyorHabere göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, arabuluculara yaptığı değerlendirmede, Tahran yönetiminin ABD’nin bazı talepleri konusunda henüz ortak bir tutum belirleyemediğini iletti.Bu talepler arasında uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve zenginleştirilmiş stokların ülke dışına çıkarılması başlıklarının bulunduğu belirtildi. İran tarafının bu konularda şu aşamada net bir pozisyon oluşturamadığı, bu nedenle nükleer müzakerelerin ileri bir tarihe bırakılmasının gündeme geldiği ifade edildi.Trump: “Savaş Çok Yakında Sona Erecek”ABD Başkanı Donald Trump ise Fox News’e verdiği röportajda İran’la savaşın “çok yakında sona ereceğini” söyledi. Trump, ABD’nin bu süreçten zaferle çıkacağını ve İran’ın uranyumunun kontrol altına alınacağını savundu.Müzakere sürecine de değinen Trump, “topun İran’da olduğunu” belirtti. Tahran yönetiminin istemesi halinde Beyaz Saray ile iletişime geçebileceğini dile getiren Trump, İran içinde görüş ayrılıkları bulunduğunu da öne sürdü. Trump, İran tarafında “aklı başında olanlar ve olmayanlarla” muhatap oldukları değerlendirmesinde bulundu.Hürmüz Boğazı Vurgusu Öne Çıkıyorİran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, diplomatik temasları kapsamında yaptığı açıklamalarda Hürmüz Boğazı’na özel önem atfetti. Arakçi, Rusya ziyareti sırasında Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğinin “küresel öneme sahip bir mesele” olduğunu vurguladı.Umman ziyareti sonrasında da değerlendirmelerde bulunan Arakçi, İran ve Umman’ın boğaza kıyısı olan iki ülke olarak bu konuda koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, İran’ın son önerilerinde Hürmüz Boğazı krizini öncelikli başlıklardan biri olarak gördüğünü ortaya koydu.Arakçi Diplomasi Trafiğini YoğunlaştırdıSon günlerde diplomatik temaslarını artıran Abbas Arakçi, cuma günü Islamabad’da Pakistanlı yetkililerle bir araya geldi. Ardından Umman’a geçen Arakçi, Sultan Heysem bin Tarık ile görüştü.Bugün ise Rusya’nın Saint Petersburg kentine ulaşan İran Dışişleri Bakanı, ziyaretinin amacının savaşla ilgili gelişmeleri değerlendirmek ve “dost ülkelerle istişarelerde bulunmak” olduğunu söyledi.Arakçi ayrıca, Washington’ın “aşırı taleplerinin” daha önceki müzakere turunun başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olduğunu ifade etti. Böylece İran tarafı, hem savaşın seyrine hem de nükleer müzakere sürecine ilişkin diplomatik temaslarını sürdürürken, ABD’de gözler Trump’ın ulusal güvenlik ekibiyle yapacağı toplantıya çevrildi.   ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Global Sumud Filosu Gazze İçin Yola Çıktı: 56 Gemilik Konvoy Akdeniz’e Açıldı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/global-sumud-filosu-gazze-icin-yola-cikti-56-gemilik-konvoy-akdenize-acildi/411652</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/global-sumud-filosu-gazze-icin-yola-cikti-56-gemilik-konvoy-akdenize-acildi/411652</guid>
            
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5425-global-sumud-filosu-gazze-icin-yola-cikti-56-gemilik-konvoy-akdenize-acildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5425-global-sumud-filosu-gazze-icin-yola-cikti-56-gemilik-konvoy-akdenize-acildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Global Sumud Filosu Gazze İçin Yola Çıktı: 56 Gemilik Konvoy Akdeniz’e Açıldı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/global-sumud-filosu-gazze-icin-yola-cikti-56-gemilik-konvoy-akdenize-acildi/411652"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5425-global-sumud-filosu-gazze-icin-yola-cikti-56-gemilik-konvoy-akdenize-acildi.jpg" /></a>
               İtalya’nın Sicilya bölgesindeki Augusta kentinde bir araya gelen Global Sumud Filosu, 56 gemiden oluşan konvoyla Gazze’ye doğru hareket ettiğini duyurdu. Filo, Gazze’deki ablukaya dikkat çekmeyi ve kalıcı insani koridor çağrısını güçlendirmeyi hedefliyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İtalya’nın Sicilya bölgesinde yer alan Augusta kentinde toplanan Global Sumud Filosu, Gazze’ye doğru yola çıktığını açıkladı. 56 gemiden oluşan konvoyun hareketi, filonun sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuna duyuruldu. Açıklamada, bu girişimin Gazze için bugüne kadar düzenlenen en büyük sivil deniz seferberliği olduğu vurgulandı.Augusta’daki Porto Xiphonio Limanı’ndan ayrılan gemiler, Sicilya kıyılarından koordineli bir şekilde Akdeniz’e açıldı. Filo, bu hareketle operasyonel sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini bildirdi. Limanda toplanan destekçiler ve basın mensupları da gemilerin ayrılışını yakından takip etti.56 Gemilik Konvoy Akdeniz’e AçıldıGlobal Sumud Filosu’nun açıklamasına göre, konvoyda toplam 56 gemi yer alıyor. Gemilerin İtalya’dan resmen hareket etmesiyle birlikte filo, Doğu Akdeniz’e doğru ilerlemeye başladı. Sicilya kıyılarından ayrılış sırasında sahilde destekçiler toplandı. Gemilerin denize açıldığı anlarda dayanışma mesajları ve sloganlar öne çıktı.Filo yetkilileri, bu deniz seferberliğinin yalnızca sembolik bir hareket olmadığını, aynı zamanda Gazze’deki mevcut duruma dikkat çekmeyi amaçladığını belirtiyor. Aktivistler, yolculuğun Gazze’ye yönelik ablukanın kırılması yönündeki uluslararası çağrıların bir parçası olduğunu ifade ediyor.Amaç Ablukaya Dikkat ÇekmekFiloda yer alan aktivistler, girişimin temel amacının Gazze’deki ablukaya meydan okumak olduğunu dile getiriyor. Yapılan açıklamada, İsrail’in ablukasına karşı sivil bir duruş sergilendiği belirtildi. Filo, Gazze’ye yönelik kalıcı bir insani koridor açılmasına katkı sunmayı hedefliyor.Aktivistler ayrıca hükümetler ve şirketler üzerinde siyasi ve ekonomik baskının artırılması gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda filonun, uluslararası kamuoyunda daha güçlü bir farkındalık oluşturmayı amaçladığı ifade ediliyor. Açıklamalarda, Gazze için yürütülen sivil girişimlerin daha geniş bir dayanışma hareketinin parçası olduğu vurgulandı.Brüksel Deklarasyonu VurgusuGlobal Sumud Filosu tarafından yapılan duyuruda, girişimin Brüksel Deklarasyonu kapsamında şekillendiği belirtildi. Açıklamada boykot, siyasi baskı ve şiddetsiz sivil itaatsizlik çağrısına dikkat çekildi. Filo, bu yaklaşımı küresel sivil direnişin bir parçası olarak tanımlıyor.Duyuruda öne çıkan mesajlardan biri de “Kurumlar başarısız olduğunda insanlar harekete geçer” ifadesi oldu. Bu mesajla, hükümetlerin ve uluslararası kurumların yeterli adım atmadığını düşünen sivil toplum bileşenlerinin harekete geçtiği anlatıldı.Limanda Dayanışma Mesajları Öne ÇıktıPorto Xiphonio Limanı’nda gemilerin hareketi sırasında dikkat çeken bir atmosfer oluştu. Destekçiler ve basın mensupları, filonun ayrılışını sahilden izledi. Gemilerin koordineli biçimde limandan çıkışı, sosyal medya hesaplarında da kamuoyuyla paylaşıldı.Global Sumud Filosu’nun Türkçe hesabından yapılan açıklamada, 50’den fazla geminin İtalya’dan resmen yola çıktığı belirtildi. Açıklamada, 56 geminin Augusta kentinden ayrılmasıyla birlikte Gazze için önemli bir sivil seferberliğin başladığı ifade edildi.Filo Yeni Aşamaya GeçtiGlobal Sumud Filosu’nun Akdeniz’e açılmasıyla birlikte girişimin yeni bir aşamaya geçtiği duyuruldu. Filonun Doğu Akdeniz’e doğru ilerleyişi, Gazze’deki ablukaya karşı uluslararası kamuoyu oluşturma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.Aktivistler, bu yolculukla hem Gazze’deki insani krize dikkat çekmeyi hem de kalıcı bir insani koridor talebini gündemde tutmayı amaçlıyor. 56 gemilik konvoyun hareketi, filo tarafından bugüne kadarki en büyük sivil deniz seferberliği olarak tanımlanıyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin Yeniden Pakistan’a Gitmesi Bekleniyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/iran-disisleri-bakani-arakcinin-yeniden-pakistana-gitmesi-bekleniyor/411641</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/iran-disisleri-bakani-arakcinin-yeniden-pakistana-gitmesi-bekleniyor/411641</guid>
            
            <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:18:39 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/589-iran-disisleri-bakani-arakcinin-yeniden-pakistana-gitmesi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/589-iran-disisleri-bakani-arakcinin-yeniden-pakistana-gitmesi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin Yeniden Pakistan’a Gitmesi Bekleniyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/iran-disisleri-bakani-arakcinin-yeniden-pakistana-gitmesi-bekleniyor/411641"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/589-iran-disisleri-bakani-arakcinin-yeniden-pakistana-gitmesi-bekleniyor.jpg" /></a>
               İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, Umman ziyareti sonrası ve Rusya temasları öncesinde yeniden Pakistan’a gitmesinin beklendiği bildirildi. Ziyaretin, bölgesel gerilimlerin ele alındığı diplomasi trafiği kapsamında gerçekleşeceği aktarıldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin diplomasi trafiği kapsamında yeniden Pakistan’ı ziyaret etmesinin beklendiği bildirildi. İran basınında yer alan bilgilere göre Arakçi’nin Pakistan temasları, Umman ziyaretinin ardından ve Rusya temasları öncesinde gerçekleşecek.Bölgede yaşanan gelişmelerin ve artan diplomatik hareketliliğin gölgesinde yapılması beklenen ziyaret, İran’ın farklı ülkelerle yürüttüğü temasların devamı olarak değerlendiriliyor. Arakçi’nin, son dönemde özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikaları ile bölgesel gerilimler hakkında temaslarda bulunduğu biliniyor.Pakistan’ın, İran açısından diplomatik görüşmelerde önemli duraklardan biri haline gelmesi dikkat çekiyor. Arakçi’nin daha önce de İslamabad’da temaslarda bulunduğu, ancak bu görüşmelerden somut bir ilerleme sağlanamadan ayrıldığı aktarılmıştı.Ziyaret Umman ve Rusya Temasları Arasında PlanlanıyorEdinilen bilgilere göre Abbas Arakçi’nin Pakistan ziyareti, diplomatik takviminde iki önemli temasın arasında yer alacak. İran Dışişleri Bakanı’nın önce Umman’a gitmesi, ardından yeniden Pakistan’a uğraması ve daha sonra Rusya temaslarına geçmesi bekleniyor.Bu sıralama, İran’ın bölgesel ve uluslararası düzeyde yürüttüğü diplomasi trafiğinin yoğunluğunu ortaya koyuyor. Arakçi’nin Umman ziyareti sonrası Pakistan’a geçmesi, ardından Rusya’ya yönelik temaslarda bulunacak olması, sürecin farklı başkentlerde sürdürüleceğini gösteriyor.Pakistan ziyaretinin içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmasa da temasların, daha önceki görüşmelerde gündeme gelen başlıklarla bağlantılı olması bekleniyor. Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikaları ile bölgesel gerilimlerin, görüşmelerin ana gündem maddeleri arasında yer alacağı ifade ediliyor.Daha Önce Şahbaz Şerif ile GörüşmüştüAbbas Arakçi, önceki Pakistan temaslarında Başbakan Şahbaz Şerif ve üst düzey yetkililerle bir araya gelmişti. Görüşmelerde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikaları ile bölgede yaşanan gerilimler ele alınmıştı.İran Dışişleri Bakanı’nın bu temasları, diplomatik çözüm arayışlarının bir parçası olarak görülmüştü. Ancak Arakçi’nin İslamabad’dan somut bir ilerleme sağlanamadan ayrıldığı belirtilmişti. Bu nedenle yeniden yapılması beklenen Pakistan ziyareti, önceki görüşmelerin ardından dikkatle takip edilen bir gelişme oldu.Diplomatik temasların yeniden gündeme gelmesi, İran’ın Pakistan ile görüşme kanallarını açık tutmak istediğini gösteriyor. Arakçi’nin Pakistan’a bir kez daha gitmesinin beklenmesi, bölgesel gelişmeler karşısında diplomatik temasların sürdüğüne işaret ediyor.Bölgesel Gerilimler Diplomasinin OdağındaArakçi’nin temaslarında öne çıkan başlıkların başında bölgesel gerilimler geliyor. İran’ın, ABD ve İsrail’in kendisine yönelik politikalarını farklı ülkelerle yaptığı görüşmelerde gündeme taşıdığı aktarılıyor.Pakistan ziyaretinin de bu kapsamda şekillenmesi bekleniyor. Görüşmelerde hangi somut başlıkların ele alınacağına dair ayrıntı paylaşılmasa da önceki temaslarda olduğu gibi bölgesel güvenlik ve diplomatik gelişmelerin masada olacağı belirtiliyor.Arakçi’nin Umman ziyareti sonrası Pakistan’a, ardından Rusya’ya gitmesinin beklenmesi, İran’ın diplomasi trafiğinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini gösteriyor. Pakistan temaslarında somut bir ilerleme sağlanıp sağlanmayacağı ise ziyaretin ardından netlik kazanacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kolombiya’da Pan-Amerikan Kara Yolunda Bombalı Saldırı: 14 Kişi Hayatını Kaybetti</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/kolombiyada-pan-amerikan-kara-yolunda-bombali-saldiri-14-kisi-hayatini-kaybetti/411639</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/kolombiyada-pan-amerikan-kara-yolunda-bombali-saldiri-14-kisi-hayatini-kaybetti/411639</guid>
            
            <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:25:17 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1344-kolombiyada-pan-amerikan-kara-yolunda-bombali-saldiri-14-kisi-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1344-kolombiyada-pan-amerikan-kara-yolunda-bombali-saldiri-14-kisi-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kolombiya’da Pan-Amerikan Kara Yolunda Bombalı Saldırı: 14 Kişi Hayatını Kaybetti ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/kolombiyada-pan-amerikan-kara-yolunda-bombali-saldiri-14-kisi-hayatini-kaybetti/411639"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1344-kolombiyada-pan-amerikan-kara-yolunda-bombali-saldiri-14-kisi-hayatini-kaybetti.jpg" /></a>
               Kolombiya’nın güneybatısındaki Cauca bölgesinde düzenlenen bombalı saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 14 kişi yaşamını yitirdi, 38 kişi yaralandı. Patlamanın yoğun trafik sırasında meydana geldiği bildirildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Kolombiya’nın güneybatısında yer alan Cauca yönetim bölgesine bağlı Cajibio kasabasında bombalı saldırı düzenlendi. Pan-Amerikan kara yolu üzerinde meydana gelen patlamada aralarında çocukların da bulunduğu 14 kişi hayatını kaybetti, 38 kişi ise yaralandı.Saldırının, araç trafiğinin yoğun olduğu sırada gerçekleştiği aktarıldı. Bölgedeki görgü tanıkları, patlamanın büyük bir gürültüyle meydana geldiğini ve kısa sürede çevrede panik yaşandığını belirtti. Olayın ardından bölgeye çok sayıda güvenlik gücü sevk edildi.Yetkililer, patlayıcının kara yolu üzerindeki bir menfeze yerleştirildiğini ve araçların geçişi sırasında infilak ettirildiğini açıkladı. Patlamanın şiddeti, bölgede ağır hasara yol açtı.Patlama Trafiğin Yoğun Olduğu Sırada Meydana GeldiSaldırının gerçekleştiği Pan-Amerikan kara yolu, bölgedeki önemli ulaşım güzergâhlarından biri olarak biliniyor. Patlamanın araç trafiğinin yoğun olduğu bir anda yaşanması, can kaybı ve yaralı sayısının artmasına neden oldu.Saldırı sırasında bölgede “chiva” olarak bilinen geleneksel bir köy otobüsü de patlamadan ağır şekilde etkilendi. Otobüsün kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Patlamanın çevredeki diğer araçlarda da büyük hasara yol açtığı belirtildi.Şiddetli infilakın ardından kara yolunda devasa bir çukur oluştu. Olay yerindeki görüntüler, saldırının etkisinin yalnızca hedef alınan noktada değil, çevredeki araçlar ve yol altyapısı üzerinde de ciddi tahribata neden olduğunu ortaya koydu.Can Kaybı Arttı: Hayatını Kaybedenler Arasında 5 Çocuk VarCauca Valisi Octavio Guzman, sosyal medya platformundaki paylaşımında saldırıya ilişkin son bilgileri kamuoyuyla paylaştı. Guzman, can kaybının arttığını belirterek, saldırıda 14 kişinin yaşamını yitirdiğini ve ölenler arasında 5 çocuğun da bulunduğunu açıkladı.Vali Guzman, 38’den fazla kişinin yaralandığını ifade ederek saldırının halkta derin bir üzüntüye yol açtığını söyledi. Yaşanan olayı büyük bir trajedi olarak nitelendiren Guzman, bölge halkının acı içinde olduğunu vurguladı.Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, olayın ardından bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığı bildirildi.Petro’dan Sert AçıklamaKolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, saldırının ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Petro, saldırıdan FARC’ın çatı örgütü Estado Mayor Central’ın lideri Ivan Mordisco’yu sorumlu tuttu.Cumhurbaşkanı Petro, silahlı kuvvetlerden operasyonların yoğunlaştırılmasını istedi. Cajibio’daki sivilleri hedef alan saldırıyı sert sözlerle kınayan Petro, saldırıyı gerçekleştirenleri “terörist”, “faşist” ve “uyuşturucu kaçakçısı” olarak nitelendirdi.Petro ayrıca, bu narko-terörist gruba karşı dünya çapında en üst düzeyde takip başlatılmasını istediğini ifade etti.Cali’de Askeri Üs Yakınında Bir Saldırı DahaKolombiya’da aynı süreçte bir başka saldırı haberi de Cali kentinden geldi. Kentte bir askeri üs yakınında bomba yüklü bir otobüsle düzenlenen saldırıda 2 kişinin yaralandığı bildirildi.Yerel basında yer alan bilgilere göre, silahlı kişiler patlayıcı yüklü tüpü bir otobüsün üzerine attı. Ardından meydana gelen patlama, seyir halindeki diğer araçlarda da hasara neden oldu.Cajibio’daki saldırı ve Cali’de yaşanan patlama, ülkede güvenlik endişelerini yeniden artırdı. Cauca bölgesinde meydana gelen kanlı saldırı, özellikle sivillerin ve çocukların hedef alınması nedeniyle Kolombiya kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD’nin İran Limanlarına Yönelik Abluka Hamlesi: 37 Gemi Geri Çevrildi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abdnin-iran-limanlarina-yonelik-abluka-hamlesi-37-gemi-geri-cevrildi/411638</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abdnin-iran-limanlarina-yonelik-abluka-hamlesi-37-gemi-geri-cevrildi/411638</guid>
            
            <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:16:05 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3682-abdnin-iran-limanlarina-yonelik-abluka-hamlesi-37-gemi-geri-cevrildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3682-abdnin-iran-limanlarina-yonelik-abluka-hamlesi-37-gemi-geri-cevrildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD’nin İran Limanlarına Yönelik Abluka Hamlesi: 37 Gemi Geri Çevrildi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abdnin-iran-limanlarina-yonelik-abluka-hamlesi-37-gemi-geri-cevrildi/411638"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3682-abdnin-iran-limanlarina-yonelik-abluka-hamlesi-37-gemi-geri-cevrildi.jpg" /></a>
               ABD’nin İran limanlarına yönelik abluka uygulaması kapsamında şu ana kadar İran’a ait 37 geminin geri döndürüldüğü açıklandı. Umman Denizi’nde durdurulan bir ticari geminin de ABD ordusunun talimatıyla İran’a yönlendirildiği bildirildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD’nin İran limanlarına yönelik başlattığı abluka uygulamasında yeni bir gelişme yaşandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, abluka kapsamında şu ana kadar İran’a ait 37 geminin geri döndürüldüğü bildirildi.Açıklamada, operasyonun özellikle İran’a ait enerji ürünlerinin yabancı pazarlara taşınmasını engellemeye yönelik olduğu vurgulandı. Petrol ve doğal gaz dahil olmak üzere enerji sevkiyatında kullanılan gemilerin hedef alındığı süreçte, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı da dikkat çekti.ABD tarafından yürütülen abluka hamlesi, İran’ın deniz taşımacılığına yönelik baskının artırıldığı bir dönemde geldi. İran limanlarına yönelik uygulamanın, bölgedeki askeri hareketliliği de beraberinde getirdiği ifade edildi.Umman Denizi’nde Ticari Gemi DurdurulduAçıklamada, Umman Denizi’nde bir ticari geminin durdurulduğu bilgisi paylaşıldı. Söz konusu geminin, ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım uygulanan 19 “gölge filo” gemisinden biri olduğu belirtildi.Geminin İran’a ait petrol ve doğal gaz dahil enerji ürünlerini yabancı pazarlara taşıdığı gerekçesiyle yaptırım listesinde yer aldığı aktarıldı. ABD ordusunun talimatları doğrultusunda durdurulan ticari geminin, daha sonra İran’a geri yönlendirildiği kaydedildi.Bu gelişmeyle birlikte abluka sürecinde geri çevrilen gemi sayısının 37’ye ulaştığı açıklandı. ABD’nin uyguladığı bu adımın, İran’ın enerji sevkiyatını hedef alan daha geniş kapsamlı bir sürecin parçası olduğu değerlendiriliyor.Ablukaya Binlerce Asker Eşlik EdiyorABD’nin İran limanlarına yönelik abluka uygulamasına geniş çaplı bir askeri güçle destek verdiği bildirildi. Daha önce yapılan açıklamalarda, operasyona 10 binden fazla askerin katıldığı ifade edilmişti.Bölgedeki abluka faaliyetlerine onlarca savaş gemisi ve savaş uçağının eşlik ettiği de duyurulmuştu. Bu askeri varlık, ABD’nin Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz trafiği üzerindeki denetimini artırma hedefinin bir parçası olarak öne çıkıyor.Operasyonun kapsamı, yalnızca gemilerin yönlendirilmesiyle sınırlı kalmıyor. ABD’nin bölgedeki askeri unsurlarıyla birlikte İran limanlarına yönelik deniz hareketliliğini yakından takip ettiği belirtiliyor.Hürmüz Boğazı Süreci Müzakerelerin Ardından BaşladıABD Başkanı Donald Trump, İran’la Pakistan’da yürütülen müzakere sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.Bu açıklamanın ardından ABD’nin İran limanlarına yönelik hamlesi fiilen devreye alındı. Ablukanın başlamasıyla birlikte İran’a ait olduğu belirtilen gemilerin geri çevrilmesi süreci hız kazandı.Son açıklamayla birlikte geri döndürülen gemi sayısının 37’ye yükselmesi, ABD’nin bölgede izlediği baskı politikasının deniz taşımacılığı üzerinden sürdüğünü ortaya koydu. İran’a ait enerji ürünlerini taşıdığı belirtilen gemilerin hedef alınması, abluka uygulamasının merkezinde enerji sevkiyatının yer aldığını gösteriyor.ABD’nin bölgedeki askeri unsurlarla desteklediği bu süreç, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimi artıran gelişmeler arasında yer alıyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Norveç’ten 16 Yaş Altına Sosyal Medya Yasağı Hazırlığı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/norvecten-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-hazirligi/411622</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/norvecten-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-hazirligi/411622</guid>
            
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 14:51:53 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9007-norvecten-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-hazirligi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9007-norvecten-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-hazirligi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Norveç’ten 16 Yaş Altına Sosyal Medya Yasağı Hazırlığı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/norvecten-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-hazirligi/411622"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9007-norvecten-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-hazirligi.jpg" /></a>
               Norveç hükümeti, 16 yaşından küçük çocukların sosyal medya platformlarına erişimini sınırlandıracak yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Yıl sonuna kadar parlamentoya sunulması beklenen yasa tasarısıyla, teknoloji şirketlerine yaş doğrulama zorunluluğu getirilecek. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Norveç hükümeti, çocukların dijital platformlarda daha güvenli bir ortamda büyümesini sağlamak amacıyla dikkat çeken bir yasal düzenlemeye hazırlanıyor. Hazırlanan yasa tasarısıyla, 16 yaşından küçük çocukların sosyal medya platformlarına erişiminin yasaklanması planlanıyor.Yıl sonuna kadar parlamentoya sunulması beklenen tasarı, ülkede sosyal medya kullanımı için yeni bir yaş sınırı getirmeyi hedefliyor. Düzenlemenin kabul edilmesi halinde teknoloji şirketleri, platformlarına giriş yapan genç kullanıcıların yaşını doğrulamakla yükümlü olacak.Norveç hükümeti, bu adımı çocukların dijital ortamda maruz kalabileceği riskleri azaltmak ve sosyal medya kullanımını daha kontrollü hale getirmek amacıyla atıyor.“Çocukların Çocuk Olabildiği Bir Çocukluk İstiyoruz”Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, düzenlemenin çocukların yaşamında ekranların ve algoritmaların etkisini azaltmayı amaçladığını belirtti. Støre, yasa tasarısının temel amacının çocukların daha sağlıklı bir çocukluk dönemi geçirmesini sağlamak olduğunu vurguladı.Başbakan Støre, çocukların oyun, arkadaşlık ve günlük yaşam alanlarının ekranlar tarafından ele geçirilmemesi gerektiğini ifade etti. Düzenlemeyi, reşit olmayanların dijital yaşamlarını korumaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiren Støre, hükümetin bu konuda kararlı olduğunu ortaya koydu.Norveç’in bu girişimi, çocukların sosyal medya platformlarında karşı karşıya kalabileceği içerik, bağımlılık, algoritmik yönlendirme ve çevrimiçi riskler konusundaki endişelerin giderek arttığı bir döneme denk geldi.Teknoloji Şirketlerine Yaş Doğrulama SorumluluğuHazırlanan yasa tasarısının en önemli başlıklarından biri, sorumluluğun çocuklara veya ailelere değil, doğrudan teknoloji şirketlerine yüklenmesi olacak. Düzenleme yürürlüğe girerse sosyal medya platformları, kullanıcıların yaşını etkili biçimde doğrulamak zorunda kalacak.Norveç’te yaş sınırının, çocuğun 16 yaşına gireceği yılın 1 Ocak tarihinden itibaren uygulanması planlanıyor. Böylece sosyal medya kullanımı açısından fiili “dijital reşitlik” yaşı 16 olarak kabul edilecek.Norveç Dijitalleşme ve Kamu Yönetimi Bakanı Karianne Tung da teknoloji şirketlerinin bu konuda açık bir sorumluluk taşıdığını belirtti. Tung, çocukların kullanmalarına izin verilmeyen platformlardan uzak durma yükümlülüğünün çocuklara bırakılamayacağını ifade etti.Bakan Tung’a göre platformlar, etkili bir yaş doğrulama sistemi kurmalı ve yasal düzenlemeye ilk günden itibaren uyum sağlamalı.Avrupa’da Dijital Reşitlik Tartışması BüyüyorNorveç’in sosyal medya yaş sınırı hazırlığı, Avrupa’da giderek genişleyen dijital reşitlik tartışmasının yeni bir örneği olarak öne çıkıyor. Çocukların sosyal medya kullanımı, son dönemde birçok Avrupa ülkesinde hükümetlerin gündeminde yer alıyor.Fransa, İspanya ve Danimarka gibi ülkeler de sosyal medya platformları için benzer yaş sınırları getirme niyetini açıklamış durumda. Bu ülkelerde de çocukların çevrimiçi platformlarda korunması ve yaş doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi tartışılıyor.Bazı ülkelerde ise sosyal medya kullanımına ilişkin yaş sınırlaması konusunda daha somut adımlar atıldı. Avustralya ve Türkiye’de bu yönde düzenlemelerin kabul edildiği belirtiliyor.Avrupa Komisyonu’ndan Yaş Doğrulama AdımıÇocukların ve gençlerin dijital platformlarda korunmasına yönelik çalışmalar yalnızca ülkelerle sınırlı kalmıyor. Avrupa Komisyonu da bu alanda yeni adımlar üzerinde çalışıyor.Komisyon, nisan ayı ortasında Avrupa vatandaşlarının kullanımına sunulması planlanan bir yaş doğrulama uygulaması hazırladığını duyurmuştu. Bu uygulamanın, çocukların yaşlarına uygun olmayan dijital ortamlara erişimini sınırlamada önemli bir araç olması bekleniyor.Norveç hükümeti ise cep telefonu ve sosyal medya kullanan çocuk sayısındaki düşüşü, bu tür kısıtlama önlemlerinin etkili olabileceğine dair bir işaret olarak değerlendiriyor.Sosyal Medyada Yeni Dönem BaşlayabilirNorveç’in hazırladığı yasa tasarısı, kabul edilmesi halinde sosyal medya platformları açısından yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Platformların yaş doğrulama süreçlerini güçlendirmesi ve çocuk kullanıcıların erişimini yasal sınırlara göre düzenlemesi gerekecek.Hükümetin hedefi, çocukların dijital dünyadan tamamen koparılması değil; sosyal medya kullanımının daha güvenli, kontrollü ve yaşa uygun hale getirilmesi olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Norveç’in atacağı adım, Avrupa’daki dijital çocuk güvenliği tartışmalarında yakından izlenecek düzenlemelerden biri olacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD’nin İran Savaşı Maliyeti Günlük 1 Milyar Dolara Yaklaştı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abdnin-iran-savasi-maliyeti-gunluk-1-milyar-dolara-yaklasti/411613</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abdnin-iran-savasi-maliyeti-gunluk-1-milyar-dolara-yaklasti/411613</guid>
            
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:57:53 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7148-abdnin-iran-savasi-maliyeti-gunluk-1-milyar-dolara-yaklasti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7148-abdnin-iran-savasi-maliyeti-gunluk-1-milyar-dolara-yaklasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD’nin İran Savaşı Maliyeti Günlük 1 Milyar Dolara Yaklaştı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abdnin-iran-savasi-maliyeti-gunluk-1-milyar-dolara-yaklasti/411613"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7148-abdnin-iran-savasi-maliyeti-gunluk-1-milyar-dolara-yaklasti.jpg" /></a>
               ABD medyasında yer alan değerlendirmelere göre, İran’a karşı yürütülen savaş Washington yönetimi için ağır bir mali tablo ortaya çıkardı. 38 gün süren sıcak çatışma döneminde mühimmat stoklarının hızla eridiği, toplam harcamanın ise 35 milyar dolara kadar çıktığı öne sürüldü. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşın Washington yönetimine maliyetinin hızla arttığı belirtildi. Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, çatışmaların yoğunlaştığı dönemde ABD ordusunun günlük harcaması yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine yaklaştı. Bu durum, savaşın yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, ekonomik ve askeri kapasite bakımından da ciddi sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu.Şubat ayının sonunda başlayan savaşın, 6 Nisan’da ilan edilen ve 21 Nisan’da ABD’nin girişimiyle uzatılan ateşkese kadar 38 gün boyunca sıcak çatışma düzeyinde sürdüğü ifade edildi. Bu süreçte ABD ordusunun yoğun şekilde mühimmat kullandığı ve Pentagon’un stoklarında dikkat çekici bir azalma yaşandığı ileri sürüldü.38 Günlük Çatışmanın Maliyeti 35 Milyar Dolara Kadar ÇıktıPentagon kaynakları ve ABD Kongresi yetkililerine dayandırılan değerlendirmelerde, İran ile yaşanan savaşın ABD savunma bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğu aktarıldı. Bağımsız analiz kuruluşlarının tahminlerine göre, 38 günlük sıcak çatışma döneminde Washington’un toplam harcaması 28 ila 35 milyar dolar arasında gerçekleşti.Bu rakamlar, savaşın günlük ortalama maliyetinin 1 milyar dolara yaklaştığını gösterdi. Uzmanlara göre, savaşın maliyetini artıran en önemli unsurların başında yüksek teknolojiye sahip füzeler, hava savunma sistemleri ve operasyonlarda kullanılan gelişmiş askeri araçlar geldi.Patriot, Tomahawk ve JASSM-ER Füzeleri Bütçeyi ZorladıABD ordusunun çatışmalar boyunca binlerce yüksek maliyetli mühimmat kullandığı belirtildi. Özellikle birim maliyeti 4 milyon doları aşan Patriot hava savunma sistemleri, savaşın mali tablosunda önemli bir yer tuttu.Bunun yanında Tomahawk ve JASSM-ER gibi uzun menzilli ve gelişmiş füzelerin de yoğun şekilde kullanılması, bütçe üzerindeki baskıyı artırdı. Savaş sırasında kullanılan bu mühimmatların yalnızca maliyet açısından değil, yeniden üretim ve stok yenileme bakımından da ciddi bir sorun oluşturduğu ifade edildi.Pentagon’un Mühimmat Stokları Alarm VeriyorHaberde dikkat çeken bir diğer başlık ise ABD’nin mühimmat stoklarındaki hızlı azalma oldu. İran’la yaşanan 38 günlük yoğun çatışma sürecinde Pentagon’un mühimmat rezervlerini “eşi benzeri görülmemiş bir hızla” tükettiği ileri sürüldü.ABD ordusunun Orta Doğu’daki operasyonları sürdürebilmek için Avrupa ve Asya’daki stoklardan bölgeye sevkiyat yapmak zorunda kaldığı aktarıldı. Bu durumun, Washington’un başka bölgelerdeki olası askeri hazırlıklarını da etkileyebileceği değerlendirildi.Çin ve Rusya’ya Karşı Hazırlık Seviyesi TartışılıyorABD’nin İran savaşında kullandığı mühimmat miktarının, Çin ve Rusya gibi rakiplere karşı hazırlık seviyesine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdiği belirtildi. Özellikle Çin ile yaşanabilecek olası bir çatışma için ayrılan stratejik rezervlerin azalmasının Pentagon’da endişe yarattığı ileri sürüldü.Yetkililer ve uzmanlar, mevcut üretim kapasitesiyle kullanılan mühimmatın yerine konulmasının yıllar alabileceğini ifade etti. Bu nedenle İran’daki savaşın, ABD’nin uzun vadeli askeri planlamasında yeni bir baskı unsuru oluşturduğu yorumları yapıldı.Hava Araçlarının Kaybı Ek Maliyet YarattıÇatışmalar sırasında bazı askeri hava araçlarının imha edilmesi de savaşın maliyetini artıran unsurlar arasında gösterildi. Söz konusu kayıpların yüz milyonlarca dolarlık ek yük oluşturduğu belirtildi.Bu kayıplar, savaşın yalnızca füze ve mühimmat harcamalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda askeri envanter açısından da ağır sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre, İran’daki operasyonlar beklenenden daha büyük bir ekonomik yük haline geldi.Beyaz Saray’dan Kapasite SavunmasıBeyaz Saray ise ABD’nin askeri kapasitesine ilişkin endişelere karşı çıktı. Yönetim, Amerikan ordusunun mevcut kapasitesinin yeterli olduğunu ve ülkenin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda bulunduğunu savundu.Buna rağmen savaşın maliyeti, mühimmat stoklarının durumu ve stratejik rezervlere ilişkin tartışmalar Washington’da gündemdeki yerini koruyor. İran’la yaşanan çatışmanın ardından ABD savunma planlamasında mühimmat üretimi, stok yönetimi ve küresel askeri hazırlık başlıklarının daha fazla öne çıkması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: “Mayın döşeyen her tekne vurulacak”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-mayin-doseyen-her-tekne-vurulacak/411611</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-mayin-doseyen-her-tekne-vurulacak/411611</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:08:06 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7132-trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-mayin-doseyen-her-tekne-vurulacak.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7132-trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-mayin-doseyen-her-tekne-vurulacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: “Mayın döşeyen her tekne vurulacak” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-mayin-doseyen-her-tekne-vurulacak/411611"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7132-trumptan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-mayin-doseyen-her-tekne-vurulacak.jpg" /></a>
               ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştiren teknelere karşı ABD Donanması’na doğrudan vur emri verdiğini açıkladı. Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Trump, mayın temizleme faaliyetlerinin de üç kat artırılmasını emrettiğini duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’na ilişkin yaptığı açıklamayla uluslararası gündemde dikkat çeken bir mesaj verdi. Trump, Truth Social isimli sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD Donanması’na Hürmüz Boğazı sularına mayın yerleştiren her teknenin vurulup batırılması yönünde talimat verdiğini açıkladı.Trump’ın açıklamasında özellikle küçük teknelerin de bu kapsamda değerlendirileceğini belirtmesi, mesajın kapsamını daha da genişletti. Açıklamasında sert ve doğrudan bir dil kullanan Trump, bu konuda hiçbir tereddüt gösterilmeyeceğini vurguladı. Yapılan paylaşım, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumuna ilişkin tansiyonu yükselten bir açıklama olarak öne çıktı.“Her tekne vurulup batırılacak” mesajıDonald Trump’ın açıklamasında en dikkat çeken bölüm, Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştiren teknelere ilişkin verdiği açık talimat oldu. Trump, küçük tekneler dahil olmak üzere boğaz sularına mayın bırakan her teknenin hedef alınacağını belirtti. Bu konuda herhangi bir tereddüt olmayacağını söyleyen Trump, ABD Donanması’na verilen emrin net olduğunu ifade etti.Açıklamasında deniz gücüne ilişkin sert bir vurgu da yapan Trump, karşı tarafa ait gemilerle ilgili ifadelere de yer verdi. Mesajında kullandığı ton, yalnızca mevcut duruma dair bir değerlendirme değil, aynı zamanda doğrudan caydırıcılık amacı taşıyan güçlü bir çıkış olarak değerlendirildi.Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı bu paylaşım, hem kullandığı ifadeler hem de verdiği askeri talimatın açık biçimde kamuoyuna duyurulması nedeniyle dikkat çekti. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi küresel deniz trafiği açısından kritik bir noktaya ilişkin yapılan bu açıklama, siyasi ve askeri açıdan önemli bir gelişme olarak öne çıktı.Mayın temizleme faaliyetleri artırılacakTrump, paylaşımında yalnızca saldırı emrinden söz etmedi. Aynı zamanda ABD’nin mayın temizleme gemilerinin hali hazırda Hürmüz Boğazı’nda faaliyet gösterdiğini de belirtti. Boğazdaki temizleme çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Trump, bu faaliyetlerin devam etmesini istediğini ve üstelik mevcut düzeyin üç katına çıkarılması talimatını verdiğini açıkladı.Bu vurgu, ABD’nin bölgede yalnızca tehdit unsurlarına karşı sert tedbirler almakla kalmayıp, aynı zamanda geçiş güvenliğini sağlamak için aktif biçimde sahada bulunduğu mesajını da içeriyor. Trump’ın “üç kat artırılmış düzeyde” ifadesi, operasyonel faaliyetlerin genişletileceğini açık biçimde ortaya koydu.Mayın temizleme faaliyetlerine ilişkin bu bölüm, açıklamanın askeri boyutunu daha da görünür hale getirdi. Çünkü verilen mesaj, sadece olası tehditlere karşı anlık müdahale değil, aynı zamanda sahadaki güvenlik faaliyetlerinin yoğunlaştırılmasına yönelik bir talimatı da kapsıyor.Truth Social paylaşımı gündem yarattıDonald Trump’ın açıklamasını Truth Social üzerinden yapması da dikkat çekti. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda oldukça net, sert ve doğrudan ifadeler kullanan Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin tavrını kamuoyuna açık bir şekilde ilan etmiş oldu.Mesajın sonunda “Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim” ifadesine de yer veren Trump, paylaşımını kısa ama etkisi yüksek bir çerçevede tamamladı. Ancak açıklamanın asıl dikkat çeken yönü, kullanılan kapanış cümlesinden çok, verilen askeri talimatların açık biçimde duyurulmuş olması oldu.Trump’ın bu açıklaması, hem siyasi çevrelerde hem de bölgesel gelişmeleri yakından izleyen kamuoyunda yeni bir tartışma başlığı oluşturdu. Hürmüz Boğazı gibi stratejik bir deniz hattına ilişkin bu kadar doğrudan ve sert bir ifade kullanılması, açıklamanın etkisini daha da büyüttü.Hürmüz Boğazı mesajı uluslararası gündemin merkezine oturduTrump’ın duyurduğu talimat, Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeleri yeniden dünya gündeminin ön sıralarına taşıdı. Boğaza mayın yerleştiren teknelerin doğrudan vurulacağı yönündeki açıklama, hem askeri caydırıcılık hem de bölgesel gerilim açısından dikkatle takip edilen bir başlık haline geldi.Aynı açıklamada mayın temizleme faaliyetlerinin artırılacağının belirtilmesi de ABD’nin bölgedeki faaliyetlerine ilişkin kararlı bir duruş sergilediğini gösterdi. Verilen mesaj, yalnızca bir uyarı olarak değil, sahada uygulanacak somut bir askeri yaklaşımın ilanı olarak öne çıktı.Trump’ın Truth Social üzerinden yaptığı bu açıklama, sert tonu ve net talimatlarıyla Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin önümüzdeki süreçte daha yakından izleneceğini gösteren önemli bir çıkış olarak kayda geçti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Yakıt krizi Almanya’yı vurdu: 20 bin uçuş iptal edildi, yolcuları zorlu bir dönem bekliyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/yakit-krizi-almanyayi-vurdu-20-bin-ucus-iptal-edildi-yolculari-zorlu-bir-donem-bekliyor/411604</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/yakit-krizi-almanyayi-vurdu-20-bin-ucus-iptal-edildi-yolculari-zorlu-bir-donem-bekliyor/411604</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:10:02 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2912-yakit-krizi-almanyayi-vurdu-20-bin-ucus-iptal-edildi-yolculari-zorlu-bir-donem-bekliyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2912-yakit-krizi-almanyayi-vurdu-20-bin-ucus-iptal-edildi-yolculari-zorlu-bir-donem-bekliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Yakıt krizi Almanya’yı vurdu: 20 bin uçuş iptal edildi, yolcuları zorlu bir dönem bekliyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/yakit-krizi-almanyayi-vurdu-20-bin-ucus-iptal-edildi-yolculari-zorlu-bir-donem-bekliyor/411604"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2912-yakit-krizi-almanyayi-vurdu-20-bin-ucus-iptal-edildi-yolculari-zorlu-bir-donem-bekliyor.jpg" /></a>
               ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaşın derinleştirdiği yakıt krizi, havacılık sektörünü sarsmaya devam ediyor. Artan maliyetler nedeniyle Lufthansa’nın 20 bin kısa mesafeli uçuşu programdan çıkardığı belirtilirken, bu gelişmenin yolcular için daha pahalı ve daha sınırlı seyahat seçenekleri anlamına geldiği ifade ediliyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaşın ardından derinleşen yakıt krizi, Avrupa havacılık sektöründe ciddi sonuçlar doğurmaya başladı. Yükselen petrol fiyatları ve azalan yakıt arzı, özellikle büyük hava yolu şirketlerinin operasyonlarını doğrudan etkilerken, en dikkat çeken gelişmelerden birinin Lufthansa cephesinde yaşandığı aktarıldı.En önemli Alman hava yolu şirketlerinden biri olan Lufthansa’nın, artan operasyon maliyetleri nedeniyle 20 bin uçuşu iptal etmek zorunda kaldığı belirtildi. Alınan kararın özellikle kısa mesafeli uçuşları kapsadığı ifade edilirken, şirketin daha az kârlı hatlardan çekilme yoluna gittiği kaydedildi. Böylece savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, günlük ulaşım alışkanlıklarını da sarsan bir tablo ortaya çıkardığı görülüyor.Yakıt fiyatlarındaki artış maliyetleri katladıHaberde yer alan bilgilere göre jet yakıtı fiyatları bazı bölgelerde iki katına kadar çıktı. Bu artış, hava yolu şirketlerinin en büyük gider kalemlerinden biri olan yakıt maliyetlerini daha da ağırlaştırdı. Özellikle kısa mesafeli seferlerde kârlılık dengesi daha hassas olduğu için, bu hatlarda iptallerin daha hızlı gündeme geldiği anlaşılıyor.Lufthansa Grup’un da bu tablo karşısında yaklaşık 20 bin kısa mesafe uçuşunu programdan çıkardığı ve yakıt tasarrufuna yönelik yeni planları devreye aldığı ifade edildi. Şirketin mevcut koşullarda kaynaklarını daha verimli kullanmak istediği, bu nedenle operasyonlarını daha kontrollü ve daha seçici bir yapıya dönüştürdüğü belirtiliyor.Bu gelişme, enerji krizinin ulaştırma sektöründe ne kadar derin bir etki oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Çünkü artan yakıt fiyatları yalnızca şirket bilançolarını zorlamıyor; sefer planlamasından bilet fiyatlarına kadar pek çok başlığı doğrudan değiştiriyor.Lufthansa yeni odak noktasını belirlediŞirketin aldığı önlemler arasında Frankfurt ve Münih merkezli uçuşlara ağırlık verilmesi de yer alıyor. Lufthansa’nın bu iki merkez üzerinden uçuşlarını yoğunlaştırarak yaklaşık 40 bin ton yakıt tasarrufu sağlamayı hedeflediği ifade edildi. Bu durum, şirketin kriz ortamında daha kontrollü bir operasyon modeli oluşturmaya çalıştığını gösteriyor.Özellikle daha az kârlı hatlardan çekilme kararı, kısa vadede maliyet baskısını azaltmayı amaçlıyor. Ancak bu yaklaşım aynı zamanda yolcular açısından daha sınırlı uçuş seçeneği anlamına geliyor. Şirketin attığı adımlar, kriz karşısında ayakta kalma ve kaynakları öncelikli noktalara yönlendirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.Yolcular için daha pahalı ve daha sınırlı seçenekler öne çıkıyorUzmanlara göre yaşanan kriz, yalnızca hava yolu şirketlerini değil, doğrudan yolcuları da etkiliyor. Uçuş seçeneklerinin azalması, bilet fiyatlarının yükselmesi ve ek ücretlerde artış yaşanması, önümüzdeki dönemde seyahat planlarını daha zor hale getirebilir. Özellikle yaz dönemine yaklaşılırken bu gelişmelerin daha geniş kitleleri etkilemesi bekleniyor.Kısa mesafeli uçuşların azaltılması, yolcuların alternatif sefer bulmasını zorlaştırabilir. Aynı zamanda azalan kapasite nedeniyle mevcut uçuşlara olan talebin artması da fiyatlar üzerinde ek baskı yaratabilir. Bu nedenle kriz, sadece şirketlerin yakıt hesabı ya da operasyon planlamasıyla sınırlı değil; günlük yaşamda milyonlarca insanın seyahat tercihlerini etkileyecek boyuta ulaşmış durumda.Avrupa için kritik uyarılar peş peşe geldiEnerji ve yakıt krizine ilişkin yapılan değerlendirmeler de durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Avrupa’nın belki altı haftalık jet yakıtı kaldığı uyarısında bulundu. Bu açıklama, yaşanan krizin geçici bir dalgalanma değil, çok daha geniş sonuçlar doğurabilecek bir süreç olarak görüldüğünü gösteriyor.Avrupa Birliği Enerji Komiseri Dan Jorgensen ise savaşın Avrupa’ya günlük yaklaşık 500 milyon euroya mal olduğunu belirterek, mevcut tabloya ilişkin karamsar bir değerlendirmede bulundu. Jorgensen’in “En iyi senaryoda bile durum kötü” sözleri, enerji kaynaklı baskının önümüzdeki dönemde de sürebileceğine işaret ediyor.Havacılıkta zorlu yaz dönemi kapıdaOrtaya çıkan tablo, havacılık sektörü açısından zorlu bir dönemin başladığını gösteriyor. Lufthansa’nın 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal etmesi, savaşın ve yakıt krizinin ulaştırma sektörüne nasıl doğrudan yansıdığını açık biçimde ortaya koyuyor. Özellikle artan petrol fiyatları, daralan yakıt arzı ve şirketlerin tasarruf planları bir araya geldiğinde, önümüzdeki dönemde daha pahalı ve daha kısıtlı hava ulaşımı ihtimali güçleniyor.Yolcular için daha az uçuş seçeneği, artan bilet maliyetleri ve yoğunlaşan merkez hatlar, yaz sezonunda seyahat planlarını daha dikkatli yapma zorunluluğunu beraberinde getirecek gibi görünüyor. Yaşanan gelişmeler, havacılık sektöründe krizin etkilerinin önümüzdeki aylarda daha da belirginleşebileceğine işaret ediyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Rusya’ya ABD’deki G20 Zirvesi için üst düzey davet: Gözler Aralık 2026’daki Miami buluşmasında</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/rusyaya-abddeki-g20-zirvesi-icin-ust-duzey-davet-gozler-aralik-2026daki-miami-bulusmasinda/411601</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/rusyaya-abddeki-g20-zirvesi-icin-ust-duzey-davet-gozler-aralik-2026daki-miami-bulusmasinda/411601</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:51:11 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2225-rusyaya-abddeki-g20-zirvesi-icin-ust-duzey-davet-gozler-aralik-2026daki-miami-bulusmasinda.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2225-rusyaya-abddeki-g20-zirvesi-icin-ust-duzey-davet-gozler-aralik-2026daki-miami-bulusmasinda.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Rusya’ya ABD’deki G20 Zirvesi için üst düzey davet: Gözler Aralık 2026’daki Miami buluşmasında ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/rusyaya-abddeki-g20-zirvesi-icin-ust-duzey-davet-gozler-aralik-2026daki-miami-bulusmasinda/411601"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2225-rusyaya-abddeki-g20-zirvesi-icin-ust-duzey-davet-gozler-aralik-2026daki-miami-bulusmasinda.jpg" /></a>
               Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Pankin, ABD’nin Miami kentinde Aralık 2026’da düzenlenecek G20 Zirvesi için Rusya’ya en üst düzeyde katılım daveti yapıldığını açıkladı. Moskova cephesi, zirve tarihine kadar yaşanacak gelişmelerin belirleyici olacağı mesajını verdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Rusya Dışişleri Bakanlığı cephesinden yapılan açıklama, Aralık 2026’da ABD’nin Miami kentinde düzenlenecek G20 Zirvesi öncesi dikkatleri yeniden bu önemli uluslararası toplantıya çevirdi. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Pankin, ülkesinin söz konusu zirveye en üst düzeyde katılım için davet edildiğini duyurdu. Bu açıklama, küresel diplomasi açısından şimdiden merak uyandıran G20 buluşmasına ilişkin yeni bir değerlendirme olarak öne çıktı.Pankin’in verdiği mesaj, yalnızca davetin varlığını teyit etmekle kalmadı; aynı zamanda zirve tarihine kadar yaşanabilecek gelişmelerin sürece doğrudan etki edebileceğini de ortaya koydu. Rus yetkili, davetin en üst düzeyde yapıldığını belirtirken, kesin tabloyu zamanın göstereceğini ifade etti. Böylece Moskova, daveti doğrularken nihai katılım konusunu ilerleyen döneme bırakan bir tutum sergilemiş oldu.Aleksandr Pankin: “Tarihe yaklaştıkça neler olacağını göreceğiz”Sputnik’e konuşan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Pankin, G20 Zirvesi için Rusya’ya üst düzey katılım çağrısı yapıldığını söyledi. Ancak Pankin’in açıklamasında en dikkat çeken bölüm, zirveye kadar geçecek süre içinde yaşanacak gelişmelere yaptığı vurgu oldu.Pankin, tarihe yaklaştıkça neler olacağının görüleceğini belirterek, bu süreçte ortaya çıkabilecek gelişmelerin belirleyici olabileceğine işaret etti. Bu ifade, Rusya’nın daveti not ettiğini ancak bugünden kesin bir çerçeve çizmekten kaçındığını gösterdi. Açıklama, diplomatik dilin temkinli tonunu taşırken, G20 Zirvesi’nin siyasi atmosferinin önümüzdeki aylarda şekilleneceği mesajını da beraberinde getirdi.Bu yönüyle Pankin’in sözleri, yalnızca bir davet bilgisini değil, aynı zamanda uluslararası ilişkilerde esnekliğin ve bekle-gör yaklaşımının sürdüğünü de yansıttı.ABD dönem başkanlığındaki zirve için beklenti yükseliyorÖnümüzdeki G20 Zirvesi’nin ABD dönem başkanlığında gerçekleştirilecek olması, toplantının küresel diplomasi açısından taşıdığı önemi daha da artırıyor. Zirvenin Aralık 2026’da Miami’de yapılacak olması, liderler düzeyindeki katılım beklentilerini de gündemde tutuyor.Daha önce Rusya’nın G20 Temsilcisi Svetlana Lukaş da konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Lukaş, G20 dönem başkanı olan ABD’nin bir sonraki zirvede tüm G20 liderlerini görmeyi umduğunu ifade etmişti. Bu yaklaşım, Washington’un zirveyi mümkün olan en geniş lider katılımıyla gerçekleştirmek istediğine işaret eden önemli bir mesaj olarak değerlendirilmişti.ABD’nin dönem başkanı olarak tüm üyeleri kapsayan bir toplantı hedeflemesi, zirvenin uluslararası görünürlüğünü artırırken, aynı zamanda katılım başlıklarını da daha yakından izlenen bir konu haline getiriyor.Putin’in olası katılımı da gündemdeki yerini koruyorRusya cephesinden gelen açıklamalarla birlikte, gözler bir yandan da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası katılımı ihtimaline çevrilmiş durumda. Daha önce Svetlana Lukaş, ABD’nin Putin’in olası katılımına hazırlandığını belirtmişti. Bu ifade, zirveye ilişkin beklentilerin yalnızca teknik düzeyde değil, liderler düzeyinde de şekillendiğini gösteren önemli ayrıntılardan biri oldu.Putin’in zirveye katılıp katılmayacağına ilişkin kesin bir tablo henüz ortaya çıkmış değil. Ancak ABD’nin ev sahipliğinde düzenlenecek toplantı için Rusya’ya üst düzey davet yapılmış olması, bu başlığın önümüzdeki süreçte daha fazla tartışılacağını gösteriyor. Zirveye katılım düzeyi, yalnızca Rusya açısından değil, G20 toplantısının genel siyasi ağırlığı bakımından da dikkatle takip edilecek konular arasında yer alıyor.Miami’deki zirveye doğru diplomatik trafik hızlanabilirAralık 2026’da Miami’de gerçekleştirilecek G20 Zirvesi’ne daha uzun bir süre bulunsa da, yapılan açıklamalar diplomatik trafiğin şimdiden hız kazanmaya başladığını ortaya koyuyor. Rusya’nın davet edildiğinin açıklanması, zirvenin katılım boyutuna ilişkin ilk önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı.Özellikle en üst düzey katılım daveti vurgusu, G20 Zirvesi’nin yalnızca rutin bir uluslararası toplantı olmayacağını, aksine küresel ölçekte yakından izlenecek bir buluşma olacağını gösteriyor. ABD’nin ev sahipliği yapacağı bu toplantıda hangi liderlerin yer alacağı, zirvenin siyasi atmosferi ve ortaya çıkacak diplomatik mesajlar şimdiden merak konusu haline gelmiş durumda.G20 gündemi Aralık 2026’ya kadar yakından izlenecekRusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Pankin’in açıklaması, Moskova’nın ABD’de düzenlenecek G20 Zirvesi için davet aldığını net biçimde ortaya koyarken, son kararın zaman içinde şekilleneceği mesajını da verdi. Öte yandan daha önce yapılan açıklamalar, ABD’nin tüm G20 liderlerini Miami’de bir arada görmek istediğini ve bu doğrultuda hazırlık yaptığını gösteriyor.Aralık 2026’da Miami’de düzenlenecek zirveye kadar geçecek süreçte, katılım düzeyi ve liderler cephesindeki gelişmeler uluslararası kamuoyu tarafından yakından izlenecek. Rusya’nın davet edildiğinin açıklanması ise bu sürecin en dikkat çeken diplomatik başlıklarından biri olarak öne çıkmış durumda. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>AB’den Ukrayna’ya 90 milyar euroluk kredi paketinde kritik eşik aşıldı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abden-ukraynaya-90-milyar-euroluk-kredi-paketinde-kritik-esik-asildi/411585</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abden-ukraynaya-90-milyar-euroluk-kredi-paketinde-kritik-esik-asildi/411585</guid>
            
            <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:40:44 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1711-abden-ukraynaya-90-milyar-euroluk-kredi-paketinde-kritik-esik-asildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1711-abden-ukraynaya-90-milyar-euroluk-kredi-paketinde-kritik-esik-asildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ AB’den Ukrayna’ya 90 milyar euroluk kredi paketinde kritik eşik aşıldı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abden-ukraynaya-90-milyar-euroluk-kredi-paketinde-kritik-esik-asildi/411585"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1711-abden-ukraynaya-90-milyar-euroluk-kredi-paketinde-kritik-esik-asildi.jpg" /></a>
               Avrupa Birliği’nin Ukrayna için hazırladığı 90 milyar euroluk kredi paketi, üye ülkelerin büyükelçileri tarafından ön onay aldı. Macaristan’ın itirazını geri çekmesiyle süreçte önemli bir engel aşılırken, nihai onayın yarın öğleden sonra tamamlanması bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk kredi paketi, üye ülkelerin büyükelçileri tarafından ön onaydan geçti. Böylece uzun süredir gündemde olan finansman desteğinde kritik bir aşama geride bırakılmış oldu. Sürecin bundan sonraki adımında, paketin resmiyet kazanması için Konsey’de yazılı prosedürün işletileceği ve nihai onayın yarın öğleden sonra tamamlanmasının beklendiği bildirildi.AB dönem başkanlığını yürüten Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de kredi paketine ilişkin uzlaşının sağlandığını duyurdu. Yapılan açıklamada, nihai kabul sürecinin yazılı prosedür yoluyla ilerleyeceği vurgulandı. Yetkililer ise bu sürecin, AB liderlerinin Kıbrıs’ta gerçekleştireceği toplantıyla aynı zaman diliminde sonuçlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.Macaristan’ın geri adımı sürecin önünü açtıKredi paketine ilişkin en dikkat çekici gelişmelerden biri Macaristan cephesinde yaşandı. Daha önce pakete itiraz eden Macaristan’ın, Druzhba Petrol Boru Hattı’nda akışın yeniden başlamasının ardından bu itirazını geri çektiği aktarıldı. Bu değişiklik, karar sürecindeki en önemli engellerden birinin ortadan kalktığı şeklinde değerlendirildi.Macaristan’ın tutum değişikliğiyle birlikte kredi paketinin onay süreci son aşamaya taşındı. Özellikle enerji akışına ilişkin gelişmenin ardından gelen bu geri adım, AB içindeki müzakerelerde yeni bir denge oluşturdu. Böylece Ukrayna’ya sağlanması planlanan büyük ölçekli kredi desteği konusunda birlik içinde ortak zemin yeniden kurulmuş oldu.Nihai onay yarın öğleden sonra bekleniyorAB kurumları içinde yürütülen temasların ardından, kredi paketine ilişkin resmi prosedürün kısa sürede tamamlanması bekleniyor. Yetkililerin verdiği bilgiye göre yazılı prosedür yarın öğleden sonra sonuçlanabilir. Bu da söz konusu paketin kısa süre içinde resmen kabul edilmesinin önünü açıyor.Sürecin zamanlaması da dikkat çekiyor. Nihai kabul aşamasının, AB liderlerinin Kıbrıs’ta bir araya geleceği toplantıyla aynı döneme denk gelmesi, kararın siyasi açıdan da yüksek önem taşıdığını gösteriyor. Ön onayın alınmış olması, artık gözlerin son resmi adıma çevrilmesine neden oldu.20’nci yaptırım paketi de ön onay aldıAynı kapsamda, Rusya’ya yönelik 20’nci yaptırım paketinin de ön onay aldığı bildirildi. Böylece yalnızca Ukrayna’ya mali destek başlığı değil, Rusya’ya dönük yeni yaptırım adımları da aynı süreç içinde ilerlemiş oldu. AB’nin hem destek hem de yaptırım kanadında eş zamanlı kararlar alması, gündemin çok boyutlu biçimde şekillendiğini ortaya koydu.Bu gelişme, günün erken saatlerinde farklı yönde açıklamalarda bulunan Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun sözleriyle de çelişmiş oldu. Gün içinde ortaya çıkan bu farklı açıklamalar, karar sürecine ilişkin belirsizliklerin tamamen sona ermediğini gösterse de, büyükelçiler düzeyindeki ön onay tablonun önemli ölçüde netleştiğine işaret etti.Gözler resmi doğrulamadaBatı medyasında yer alan bilgiler ve bölgeden gelen yayınlar, kredi paketine ilişkin onay sürecinin son aşamaya ulaştığını ortaya koydu. Çekya merkezli televizyon kanalı CT24 de karar sürecinin final aşamasına girdiğini duyurdu. Buna göre resmi doğrulamanın kısa süre içinde yapılması bekleniyor.Gelinen noktada, AB’nin Ukrayna’ya sağlamayı planladığı 90 milyar euroluk kredi paketi için siyasi uzlaşının büyük ölçüde sağlandığı görülüyor. Macaristan’ın itirazını geri çekmesi ve büyükelçilerin ön onayı vermesiyle birlikte, gözler artık yarın tamamlanması beklenen nihai onaya çevrilmiş durumda. Aynı süreçte 20’nci yaptırım paketinin de ilerlemesi, AB gündeminde Ukrayna ve Rusya başlıklarının birlikte ele alındığını bir kez daha ortaya koyuyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan dikkat çeken mesaj: “Ulusal çıkarlarımız için uygun zemin oluştuğunda diplomasi adımı atacağız”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-dikkat-ceken-mesaj-ulusal-cikarlarimiz-icin-uygun-zemin-olustugunda-diplomasi-adimi-atacagiz/411581</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-dikkat-ceken-mesaj-ulusal-cikarlarimiz-icin-uygun-zemin-olustugunda-diplomasi-adimi-atacagiz/411581</guid>
            
            <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 14:31:29 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3613-irandan-dikkat-ceken-mesaj-ulusal-cikarlarimiz-icin-uygun-zemin-olustugunda-diplomasi-adimi-atacagiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3613-irandan-dikkat-ceken-mesaj-ulusal-cikarlarimiz-icin-uygun-zemin-olustugunda-diplomasi-adimi-atacagiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan dikkat çeken mesaj: “Ulusal çıkarlarımız için uygun zemin oluştuğunda diplomasi adımı atacağız” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-dikkat-ceken-mesaj-ulusal-cikarlarimiz-icin-uygun-zemin-olustugunda-diplomasi-adimi-atacagiz/411581"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3613-irandan-dikkat-ceken-mesaj-ulusal-cikarlarimiz-icin-uygun-zemin-olustugunda-diplomasi-adimi-atacagiz.jpg" /></a>
               İran cephesinden yapılan açıklamada, ülkenin her türlü tehdit ve saldırıya karşı hazır olduğu vurgulanırken, diplomasinin ulusal çıkarlar ve güvenliğin sağlanmasında bir araç olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca saldırganlar ve savaş suçlularından hesap sorulması ve tazminat alınması için tüm imkanların kullanılacağı ifade edildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran tarafından yapılan açıklamada, ülkenin güvenliği ve ulusal çıkarlarının korunmasına ilişkin net mesajlar verildi. Açıklamada, İran Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü tehdit ve saldırıya karşı ülkeyi korumak için hazır olduğu belirtilirken, güvenlik konusundaki kararlılığın altı çizildi. Bu değerlendirme, İran’ın olası riskler karşısında savunma kapasitesine ve hazırlık durumuna vurgu yapan güçlü bir mesaj olarak öne çıktı.Aynı açıklamada diplomasinin de İran açısından önemli bir araç olduğuna dikkat çekildi. Diplomasi, ulusal çıkarların ve güvenliğin temin edilmesinde kullanılabilecek bir yöntem olarak tanımlanırken, bu aracın rastgele değil, belirli şartların oluşması halinde devreye alınacağı ifade edildi. İran’ın çıkarlarını yerine getirmek ve İran halkının kazanımlarını pekiştirmek açısından mantıklı ve gerekli zeminin oluştuğu sonucuna varıldığında adım atılacağı belirtildi.Bu yaklaşım, İran’ın diplomasiye tamamen kapalı bir tutum içinde olmadığını, ancak bu seçeneği kendi ulusal çıkarları ve güvenlik değerlendirmeleri çerçevesinde ele aldığını gösteriyor. Açıklamada kullanılan ifadeler, diplomatik adımların zamanlamasının ve içeriğinin doğrudan İran’ın değerlendirmesine bağlı olacağı mesajını öne çıkarıyor.“Diplomasi bir araç” mesajı öne çıktıBekayi’nin açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri, diplomasinin nasıl konumlandırıldığı oldu. Buna göre diplomasi, tek başına bir amaç değil, ulusal çıkarların ve güvenliğin sağlanması için başvurulabilecek bir araç olarak değerlendiriliyor. Bu vurgu, İran’ın dış politika yaklaşımında güvenlik eksenli değerlendirmelerin belirleyici olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.Açıklamada, bu aracın kullanılmasının belirli bir zemine bağlı olduğu özellikle ifade edildi. İran’ın çıkarlarının karşılanması ve halkın kazanımlarının güçlendirilmesi bakımından uygun ve gerekli şartların oluştuğu kanaatine varıldığında diplomatik adım atılacağı belirtildi. Bu söylem, İran’ın diplomasi kapısını açık tuttuğunu ancak bunu belli şartlara bağladığını gösteren bir çerçeve sunuyor.Burada öne çıkan unsur, diplomasinin ancak ulusal çıkarlarla uyumlu bulunduğu noktada işletileceği yönündeki yaklaşım oldu. Böylece İran, hem güvenlik hassasiyetini koruyan hem de kendi şartlarına göre diplomasi alanı bırakan bir tutum sergilemiş oldu.Tehdit ve saldırılara karşı hazırlık mesajıAçıklamanın bir diğer önemli boyutu ise askeri hazırlık vurgusu oldu. İran Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü tehdit ve saldırıya karşı ülkeyi korumaya hazır olduğu belirtilerek, savunma konusundaki kararlılık açık biçimde ifade edildi. Bu söylem, İran’ın güvenlik alanında geri adım atmayan bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyuyor.Ülkenin korunmasına yönelik bu hazırlık mesajı, diplomasiyle birlikte anılması bakımından da dikkat çekiyor. Bir yandan askeri hazırlık vurgulanırken diğer yandan diplomasi seçeneğinin belirli koşullarda kullanılabileceğinin belirtilmesi, İran’ın iki yönlü bir tutum sergilediğini gösteriyor. Buna göre güvenlikten taviz verilmeyeceği, ancak uygun şartlar oluştuğunda diplomatik araçların da değerlendirilebileceği mesajı veriliyor.Hesap sorma ve tazminat talebi dikkat çektiBekayi, açıklamasında İran’ın saldırganlardan ve savaş suçlularından hesap sorulması için elinden geleni yapacağını da belirtti. Bu ifade, yalnızca siyasi ve diplomatik düzeyde değil, aynı zamanda sorumluların karşılık görmesine yönelik güçlü bir irade ortaya koydu. İran’ın bu konuda kararlı bir tutum içinde olduğu mesajı açık şekilde verildi.Açıklamada ayrıca bunlardan tazminat alınması için tüm fırsat ve imkanlardan yararlanılacağı kaydedildi. Bu vurgu, İran’ın yaşananların yalnızca siyasi sonuçlarıyla değil, maddi ve hukuki boyutlarıyla da ilgileneceğini gösteriyor. Hesap sorulması ve tazminat alınması yönündeki ifadeler, İran’ın süreci çok yönlü biçimde değerlendirdiğini ortaya koyuyor.Bu çerçevede açıklama, hem savunma hazırlığını hem diplomasi ihtimalini hem de sorumlulara karşı izlenecek tutumu bir arada içeren kapsamlı bir mesaj niteliği taşıyor. İran cephesi, ulusal çıkarlar ve güvenlik temelinde hareket edeceğini vurgularken, saldırganlara ve savaş suçlularına karşı tüm imkanların kullanılacağını da net biçimde dile getiriyor.İran’ın mesajında kararlılık öne çıktıGenel çerçevede bakıldığında, Bekayi’nin açıklamalarında üç ana başlık öne çıkıyor: güvenlik, diplomasi ve hesap sorma iradesi. İran Silahlı Kuvvetleri’nin tehdit ve saldırılara karşı hazır olduğunun belirtilmesi, ülkenin savunma çizgisini netleştirirken; diplomasinin uygun zemin oluştuğunda kullanılabilecek bir araç olarak tanımlanması, siyasi esnekliğin tamamen dışlanmadığını gösteriyor.Bununla birlikte saldırganlar ve savaş suçlularından hesap sorulacağı, ayrıca tazminat için tüm fırsat ve imkanların değerlendirileceği yönündeki vurgu, açıklamanın en sert boyutlarından biri olarak öne çıkıyor. Böylece İran, hem güvenliğini koruma hem de çıkarlarını savunma konusunda kararlı bir tutum sergilediğini bir kez daha ortaya koymuş oldu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmandı: Konteyner gemisine silahlı saldırı iddiası</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmandi-konteyner-gemisine-silahli-saldiri-iddiasi/411566</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmandi-konteyner-gemisine-silahli-saldiri-iddiasi/411566</guid>
            
            <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:52:25 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8305-hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmandi-konteyner-gemisine-silahli-saldiri-iddiasi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8305-hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmandi-konteyner-gemisine-silahli-saldiri-iddiasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmandı: Konteyner gemisine silahlı saldırı iddiası ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmandi-konteyner-gemisine-silahli-saldiri-iddiasi/411566"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8305-hurmuz-bogazinda-gerilim-tirmandi-konteyner-gemisine-silahli-saldiri-iddiasi.jpg" /></a>
               Hürmüz Boğazı’nda seyreden bir konteyner gemisinin, İran Devrim Muhafızları’na ait olduğu belirtilen silahlı bir bot tarafından hedef alındığı öne sürüldü. Geminin köprü üstünde ağır hasar oluştuğu açıklanırken, mürettebatın güvende olduğu bildirildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İngiliz Kraliyet Donanması öncülüğünde faaliyet gösteren UK Maritime Trade Operations’un yaptığı açıklama, Hürmüz Boğazı’nda tansiyonu yeniden yükseltti. Kurumun bildirdiğine göre, Umman açıklarında seyreden bir konteyner gemisi, İran Devrim Muhafızları’na ait olduğu ifade edilen silahlı bir botun ateşiyle karşı karşıya kaldı.Olayın, dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından biri olarak bilinen Hürmüz Boğazı’nda yaşandığının duyurulması, bölgedeki güvenlik hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Açıklamada, saldırıya uğradığı belirtilen geminin seyrine devam ettiği sırada hedef alındığı ve yaşanan ateş açma olayı sonucunda köprü üstünde ağır hasar meydana geldiği aktarıldı.Telsiz çağrısı yapılmadan ateş açıldığı öne sürüldüOlayla ilgili paylaşılan detaylarda en dikkat çeken unsur, silahlı botun konteyner gemisine yaklaşmasına rağmen telsiz üzerinden herhangi bir iletişim kurmadığı yönündeki iddia oldu. UKMTO’nun değerlendirmesine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı olduğu belirtilen bot, gemiyle VHF çağrısı gerçekleştirmeden doğrudan ateş açtı.Denizcilik güvenliği açısından son derece önemli kabul edilen bu tür iletişim prosedürlerinin işletilmemesi, olayın ciddiyetini daha da artırdı. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi yüksek risk taşıyan bir bölgede, askeri ve ticari unsurlar arasındaki her temasın dikkatle izlendiği bilinirken, herhangi bir uyarı veya temas kurulmadan ateş açıldığı iddiası uluslararası deniz trafiği açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.Geminin köprü üstünde ağır hasar oluştuYapılan açıklamaya göre saldırı sonucunda konteyner gemisinin köprü üstü ağır şekilde zarar gördü. Geminin sevk ve idare açısından en kritik bölümlerinden biri olan köprü üstünde meydana gelen hasar, olayın boyutunu ortaya koydu.Buna karşın mürettebatın güvende olduğunun belirtilmesi, olay sonrası ilk açıklamalardaki en önemli ayrıntılardan biri oldu. Gemide görev yapan personelin sağlık durumunun iyi olduğu bilgisi paylaşılırken, saldırının insan kaybına yol açmadığı vurgulandı. Bu açıklama, yaşanan gelişmenin ardından en azından can güvenliği açısından kısmi bir rahatlama yarattı.Bölgedeki siyasi gerilim açıklamaların odağındaDenizde yaşandığı ileri sürülen bu saldırı iddiası, ABD ile İran arasındaki son açıklamaların hemen ardından gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump, bir gün önce İran ile ABD arasındaki ateşkesin belirsiz bir süre için uzatıldığını söylemişti. Bu açıklama, taraflar arasındaki gerilimin seyrine ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getirmişti.Öte yandan İran cephesinden gelen değerlendirmeler ise dikkat çekici oldu. İran Parlamentosu Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf’ın danışmanlarından Mahdi Mohammadi, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Donald Trump’ın ateşkesi uzatmasına ilişkin açıklamasının herhangi bir anlam taşımadığını savundu. Mohammadi, “Kaybeden taraf şartları belirleyemez” ifadeleriyle ABD’nin yaklaşımına tepki gösterdi.Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler yakından izleniyorMahdi Mohammadi, ayrıca ABD’nin İran’a Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasını ateşkesin ihlali olarak nitelendirdi. Bu değerlendirme, bölgede yalnızca deniz güvenliği değil, aynı zamanda siyasi ve askeri dengelerin de oldukça hassas bir noktada bulunduğunu gösterdi.Hürmüz Boğazı’nda yaşandığı belirtilen bu son olay, bölgedeki gerilimin yalnızca diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Konteyner gemisine yönelik silahlı saldırı iddiası ve ardından gelen siyasi mesajlar, uluslararası kamuoyunun dikkatini bir kez daha bu kritik deniz hattına çevirdi. Bölgedeki gelişmelerin önümüzdeki süreçte de yakından takip edilmesi bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Trump’tan İran Mesajı: “Yeni Anlaşma JCPOA’dan Çok Daha Güçlü Olacak”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iran-mesaji-yeni-anlasma-jcpoadan-cok-daha-guclu-olacak/411543</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iran-mesaji-yeni-anlasma-jcpoadan-cok-daha-guclu-olacak/411543</guid>
            
            <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 22:08:57 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4608-trumptan-iran-mesaji-yeni-anlasma-jcpoadan-cok-daha-guclu-olacak.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4608-trumptan-iran-mesaji-yeni-anlasma-jcpoadan-cok-daha-guclu-olacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Trump’tan İran Mesajı: “Yeni Anlaşma JCPOA’dan Çok Daha Güçlü Olacak” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iran-mesaji-yeni-anlasma-jcpoadan-cok-daha-guclu-olacak/411543"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4608-trumptan-iran-mesaji-yeni-anlasma-jcpoadan-cok-daha-guclu-olacak.jpg" /></a>
               ABD Başkanı Donald Trump, İran ile planlanan yeni anlaşmanın, JCPOA olarak bilinen nükleer mutabakattan çok daha etkili olacağını savundu. Açıklamalarında önceki yönetimleri ve medyayı da hedef aldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada İran ile yürütülmesi planlanan yeni anlaşmaya ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı. Trump, bu anlaşmanın, Barack Obama döneminde imzalanan ve kamuoyunda JCPOA olarak bilinen nükleer anlaşmadan çok daha güçlü olacağını ileri sürdü.Trump açıklamasında, söz konusu eski anlaşmayı sert sözlerle eleştirerek, bunun ABD’nin güvenliği açısından “en kötü anlaşmalardan biri” olduğunu savundu. Ayrıca anlaşmanın İran’ın nükleer silaha ulaşması için bir yol açtığını iddia etti.Obama ve Biden’a Sert EleştiriTrump, açıklamalarında yalnızca Obama yönetimini değil, aynı zamanda Joe Biden için de eleştiriler yöneltti. Eski anlaşmanın Obama ve Biden tarafından hazırlandığını belirten Trump, yeni süreçte yürütülen çalışmaların bu anlaşmanın eksiklerini ortadan kaldıracağını ifade etti.Yeni anlaşmanın hayata geçmesi durumunda İran’ın nükleer silah elde etmesinin tamamen engelleneceğini savunan Trump, bunun yalnızca ABD için değil, küresel güvenlik açısından da önemli olacağını dile getirdi.“1.7 Milyar Dolar Nakit Gönderildi” İddiasıTrump açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise İran’a gönderildiğini öne sürdüğü nakit para oldu. İran’a 1.7 milyar doların nakit olarak ulaştırıldığını iddia eden Trump, bu paranın bir uçakla taşındığını ve İran yönetiminin bu kaynağı istediği gibi kullandığını söyledi.Bununla birlikte İran’a yüz milyarlarca dolar ödeme yapıldığını da öne süren Trump, bu durumun ABD açısından ciddi bir hata olduğunu savundu.Medyaya ve Gazetecilere TepkiTrump, açıklamasında medya kuruluşlarını da hedef aldı. Özellikle The Washington Post gazetesinden David Ignatius gibi isimleri eleştiren Trump, bu kişilerin JCPOA hakkında konuşmayı sürdürdüğünü belirtti.Trump, medyanın bu anlaşmanın tehlikelerini bildiğini ancak buna rağmen kamuoyuna farklı bir tablo sunduğunu iddia etti.“Yeni Anlaşma Küresel Güvenlik Sağlayacak”Trump’a göre, kendi döneminde yapılacak bir anlaşma yalnızca İsrail ve Orta Doğu için değil, Avrupa ve Amerika dahil tüm dünya için güvenlik ve istikrar sağlayacak. Yeni anlaşmanın küresel barışa katkı sunacağını ifade eden Trump, bunun uluslararası alanda gurur duyulacak bir adım olacağını söyledi.İran’a Yönelik Baskı ve Ekonomik KayıplarTrump, İran’a uygulanan ablukanın devam ettiğini ve bir anlaşma sağlanana kadar kaldırılmayacağını da belirtti. İran ekonomisinin ciddi zarar gördüğünü savunan Trump, ülkenin günlük yaklaşık 500 milyon dolar kaybettiğini öne sürdü.Bu durumun uzun vadede sürdürülemez olduğunu ifade eden Trump, baskının sonuç verdiğini ima etti.Petrol ve Ticaret İddiasıTrump açıklamasının sonunda İran yönetiminin petrol ticareti konusunda ABD’ye yöneldiğini iddia etti. İran’ın yüzlerce gemiyi ABD’ye yönlendirdiğini belirten Trump, özellikle Teksas, Louisiana ve Alaska’ya petrol sevkiyatı yapıldığını öne sürdü.Bu gelişme için İran yönetimine teşekkür eden Trump, sürecin kendi politikalarının bir sonucu olduğunu ima etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan ABD ile müzakere açıklaması: “Şu an için ikinci tur planı yok”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-ikinci-tur-plani-yok/411532</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-ikinci-tur-plani-yok/411532</guid>
            
            <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:53:51 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8783-irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-ikinci-tur-plani-yok.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8783-irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-ikinci-tur-plani-yok.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan ABD ile müzakere açıklaması: “Şu an için ikinci tur planı yok” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-ikinci-tur-plani-yok/411532"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8783-irandan-abd-ile-muzakere-aciklamasi-su-an-icin-ikinci-tur-plani-yok.jpg" /></a>
               İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin diplomatik süreci takip etme konusunda ciddi davranmadığını belirterek, şu aşamada Washington ile ikinci tur müzakere planının bulunmadığını açıkladı. Açıklamada, ABD’nin saldırgan eylemlerde bulunduğu ve ateşkes hükümlerini ihlal ettiği vurgulandı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile yürütülmesi beklenen diplomatik temaslara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bekayi, mevcut durumda İran’ın ABD ile ikinci tur müzakere planının olmadığını söyledi. Bu açıklama, iki ülke arasında olası diplomatik temasların geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.İran tarafı, açıklamasında ABD’nin diplomatik süreci takip etme konusunda ciddi bir yaklaşım sergilemediğini ifade etti. Bekayi’nin sözleri, Tahran yönetiminin mevcut şartlar altında yeni bir müzakere turuna sıcak bakmadığını ortaya koydu. Açıklamanın tonu, yalnızca görüşme takvimine ilişkin bir değerlendirme olmanın ötesinde, ABD’ye yönelik açık bir eleştiri niteliği de taşıdı.Bekayi: ABD diplomatik süreçte ciddi değilİsmail Bekayi’nin yaptığı açıklamada öne çıkan başlıklardan biri, ABD’nin diplomatik süreç konusundaki tutumuna yönelik eleştiri oldu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Washington yönetiminin diplomatik süreci takip etme konusunda “ciddi olmadığını” belirtti. Bu değerlendirme, İran’ın müzakere zemininin oluşabilmesi için karşı tarafta daha net ve güven veren bir yaklaşım görmek istediğine işaret etti.Bekayi’nin açıklamasında, İran’ın ikinci tur müzakerelere ilişkin kapıyı tamamen kapatmasından çok, mevcut şartların uygun olmadığı vurgusu öne çıktı. Buna göre Tahran, şu an için yeni bir görüşme planı yapmıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki temasların geleceğinin mevcut siyasi ve askeri gelişmelere bağlı olarak şekillenebileceğini düşündürüyor.Ateşkes ihlali ve saldırgan eylem suçlaması dikkat çektiİran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün açıklamasında dikkat çeken bir diğer unsur ise ABD’ye yöneltilen suçlamalar oldu. Bekayi, ABD’nin saldırgan eylemlerde bulunduğunu söyledi. Ayrıca ateşkes hükümlerinin ihlal edildiğini ifade ederek, mevcut ortamın diplomatik ilerleme açısından elverişli olmadığını vurguladı.Bu açıklama, İran’ın yalnızca siyasi düzeyde değil, güvenlik ve sahadaki gelişmeler açısından da ciddi itirazlar taşıdığını gösterdi. Tahran yönetimi, ateşkes hükümlerinin ihlal edildiği yönündeki değerlendirmeyle birlikte, müzakere sürecinin sağlıklı biçimde ilerleyebilmesi için öncelikle sahadaki yaklaşımın değişmesi gerektiği mesajını verdi.İran cephesinden gelen bu ifadeler, diplomatik zeminin neden zayıfladığını anlatan temel başlıklar arasında yer aldı. Bekayi’nin açıklamasıyla birlikte, ikinci tur görüşmelerin neden şu an için gündemde olmadığı daha net bir çerçeveye oturdu.Pakistan cephesinde hazırlık iddiası gündemdeÖte yandan İran’dan gelen bu açıklamaya rağmen, ABD basınında farklı yönde bilgiler yer aldı. Buna göre Pakistanlı yetkililerin, İslamabad’da ABD ile İran arasında planlanan ikinci tur görüşmelere ev sahipliği yapmak üzere hazırlıklarını sürdürdüğü belirtildi.Bu bilgi, sahada ve diplomatik kulislerde farklı beklentilerin aynı anda varlığını koruduğunu gösterdi. Bir tarafta İran tarafı, şu an için ikinci tur müzakere planının bulunmadığını açıkça dile getirirken, diğer tarafta ABD basınında Pakistan’ın görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazırlandığı yönünde haberler yer aldı. Bu tablo, sürecin tamamen kapanmadığı ancak taraflar arasında ciddi bir görüş farkı bulunduğu izlenimini güçlendirdi.İslamabad’ın olası görüşmelere ev sahipliği yapacak ülkeler arasında anılması, diplomatik temasların bölgesel aktörler üzerinden yeniden şekillenebileceği yorumlarını da beraberinde getirdi. Ancak mevcut durumda İran’ın resmi açıklaması, ikinci tur müzakere konusunda somut bir plan bulunmadığı yönünde oldu.Gözler yeni diplomatik gelişmelere çevrildiİran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin açıklamaları, ABD ile İran arasındaki diplomatik sürecin kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. Bekayi’nin, ABD’nin ciddi davranmadığını söylemesi ve ateşkes ihlali iddiasını gündeme taşıması, iki ülke arasındaki temasların yakın vadede ilerlemesinin zor olduğunu gösterdi.Buna karşılık Pakistan’ın ikinci tur görüşmelere ev sahipliği yapabileceğine yönelik iddialar, perde arkasında bazı diplomatik hazırlıkların sürdüğü ihtimalini gündemde tutuyor. Şu aşamada öne çıkan tablo, İran’ın resmi olarak yeni bir müzakere planı açıklamaması; buna karşın uluslararası kulislerde olası bir ikinci turun konuşulmaya devam etmesi oldu.Önümüzdeki süreçte taraflardan gelecek yeni açıklamalar, diplomatik hattın yeniden açılıp açılmayacağını belirleyecek. Şimdilik İran cephesinden verilen mesaj net: ABD ile ikinci tur müzakere için şu an uygun bir zemin görülmüyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD-İran geriliminde yeni iddia: Touska müdahalesinin ardından savaş gemileri İHA’larla hedef alındı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-geriliminde-yeni-iddia-touska-mudahalesinin-ardindan-savas-gemileri-ihalarla-hedef-alindi/411531</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-geriliminde-yeni-iddia-touska-mudahalesinin-ardindan-savas-gemileri-ihalarla-hedef-alindi/411531</guid>
            
            <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:47:42 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4434-abd-iran-geriliminde-yeni-iddia-touska-mudahalesinin-ardindan-savas-gemileri-ihalarla-hedef-alindi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4434-abd-iran-geriliminde-yeni-iddia-touska-mudahalesinin-ardindan-savas-gemileri-ihalarla-hedef-alindi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD-İran geriliminde yeni iddia: Touska müdahalesinin ardından savaş gemileri İHA’larla hedef alındı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-geriliminde-yeni-iddia-touska-mudahalesinin-ardindan-savas-gemileri-ihalarla-hedef-alindi/411531"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4434-abd-iran-geriliminde-yeni-iddia-touska-mudahalesinin-ardindan-savas-gemileri-ihalarla-hedef-alindi.jpg" /></a>
               ABD’nin İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine müdahalesi sonrası bölgede tansiyon daha da yükseldi. İran basınında yer alan iddiaya göre, Tahran yönetimi ABD’ye ait bazı savaş gemilerini insansız hava araçlarıyla hedef aldı. ABD tarafı ise Touska gemisinin kontrol altına alındığını duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD ile İran arasındaki gerilim, İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine yönelik müdahalenin ardından yeni bir boyuta taşındı. Bölgedeki gelişmelere ilişkin ortaya atılan son iddiaya göre, Tahran yönetimi ABD’ye ait bazı savaş gemilerini insansız hava araçlarıyla hedef aldı. Söz konusu iddia, İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı tarafından kamuoyuna duyuruldu. Haberde, yaşanan gelişmenin ABD’nin Touska gemisine yönelik müdahalesine karşılık gerçekleştirilen bir misilleme olduğu ileri sürüldü.Tasnim’in aktardığı bilgilere göre, İran Silahlı Kuvvetleri bazı Amerikan savaş gemilerine İHA saldırısı düzenledi. İran medyasındaki bu aktarımlarda, saldırının zamanlamasının doğrudan Touska gemisine yapılan müdahaleyle bağlantılı olduğu öne çıkarıldı. Böylece, denizde yaşanan kriz kısa süre içinde daha geniş çaplı bir askeri gerilim iddiasıyla gündeme taşındı. Ancak kamuoyuna yansıyan bilgilerde, saldırının kapsamı ve sonuçlarına ilişkin ayrıntılı bir açıklama yer almadı.Tasnim’in gündeme taşıdığı misilleme iddiası dikkat çektiİran basınında yer alan haberlerde, ABD’nin İran bayraklı kargo gemisine müdahalesinin cevapsız bırakılmadığı vurgulandı. Tasnim Haber Ajansı, Touska’nın hedef alınmasının ardından İran askeri unsurlarının karşılık verdiğini iddia etti. Bu çerçevede insansız hava araçlarının devreye sokulduğu ve bazı ABD savaş gemilerinin hedef alındığı öne sürüldü. Haberde, söz konusu gelişmenin bir misilleme saldırısı niteliği taşıdığı ifade edildi.Bölgede tansiyonu artıran bu iddia, ABD’nin denizde gerçekleştirdiği son müdahaleyle birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Bir tarafta ABD’nin Touska gemisine el koyduğunu duyuran açıklamalar yer alırken, diğer tarafta İran basınında buna yanıt olarak İHA saldırısı düzenlendiği öne sürüldü. Böylece iki ülke arasındaki gerilim, yalnızca diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmayan bir sürece işaret etti.Trump: Gemi dur ihtarına uymadıABD Başkanı Donald Trump da dün yaptığı açıklamada, ABD donanmasının ablukayı aşmaya çalışan İran’a ait bir kargo gemisine müdahale ettiğini söyledi. Trump, İranlı mürettebatın yapılan uyarılara rağmen durmadığını belirterek, donanma gemisinin makine dairesinde bir delik açarak Touska’yı durdurduğunu ifade etti. Trump ayrıca geminin ABD Deniz Piyadeleri gözetiminde bulunduğunu açıkladı. Reuters ve diğer haber kaynaklarına yansıyan açıklamalar, Washington yönetiminin gemiyi doğrudan kontrol altına aldığını ortaya koydu.ABD Merkez Komutanlığı da sabah saatlerinde gemiye çıkarma yapıldığı ana ilişkin görüntüleri paylaştı. CENTCOM’un açıklamasında, Touska mürettebatının uzun süren uyarılara rağmen durmaması üzerine geminin makine dairesinin hedef alındığı, ardından ABD Deniz Piyadelerinin gemiye çıktığı belirtildi. Bu gelişme, Touska’ya yönelik müdahalenin yalnızca sözlü bir açıklama olmadığını, ABD tarafının operasyonun görüntülerini de kamuoyuna sunduğunu gösterdi.Gözler şimdi bölgeden gelecek yeni açıklamalardaYaşanan gelişmeler, ABD ile İran arasında denizde tırmanan gerilimin yeni bir aşamaya geçtiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. İran tarafında misilleme iddiası gündeme gelirken, ABD tarafı Touska’nın ele geçirildiğini ve geminin kontrolünün kendilerinde olduğunu duyurdu. Bu nedenle bölgedeki son durum, hem askeri hem de siyasi açıdan dikkatle izlenmeye başladı.Touska gemisine yönelik müdahale ile ardından ortaya atılan İHA saldırısı iddiası, günün en sıcak başlıkları arasına girdi. Taraflardan gelecek yeni açıklamalar ve sahadaki gelişmelerin, bu gerilimin seyrini belirlemesi bekleniyor. Şimdilik kamuoyuna yansıyan tablo, bir tarafta ABD’nin gemiye müdahalesi ve el koyma açıklaması, diğer tarafta ise İran basınında yer alan misilleme iddiası etrafında şekilleniyor.    ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD-İran hattında yeni müzakere iddiası: Görüşmelerin 24 Nisan’dan önce yapılabileceği öne sürüldü</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-hattinda-yeni-muzakere-iddiasi-gorusmelerin-24-nisandan-once-yapilabilecegi-one-suruldu/411508</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-hattinda-yeni-muzakere-iddiasi-gorusmelerin-24-nisandan-once-yapilabilecegi-one-suruldu/411508</guid>
            
            <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 12:33:43 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/391-abd-iran-hattinda-yeni-muzakere-iddiasi-gorusmelerin-24-nisandan-once-yapilabilecegi-one-suruldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/391-abd-iran-hattinda-yeni-muzakere-iddiasi-gorusmelerin-24-nisandan-once-yapilabilecegi-one-suruldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD-İran hattında yeni müzakere iddiası: Görüşmelerin 24 Nisan’dan önce yapılabileceği öne sürüldü ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-hattinda-yeni-muzakere-iddiasi-gorusmelerin-24-nisandan-once-yapilabilecegi-one-suruldu/411508"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/391-abd-iran-hattinda-yeni-muzakere-iddiasi-gorusmelerin-24-nisandan-once-yapilabilecegi-one-suruldu.jpg" /></a>
               ABD ile İran arasında sürdüğü belirtilen temaslarda yeni bir görüşme turunun gündemde olduğu iddia edildi. Pakistanlı güvenlik kaynaklarına dayandırılan değerlendirmelerde, müzakerelerin 24 Nisan Cuma gününden önce gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğu öne sürüldü. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD ile İran arasındaki müzakerelere ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi. İki ülkenin, İslamabad’da yapılan görüşmelerin herhangi bir anlaşma çıkmadan sona ermesinin ardından yeni bir müzakere turunu değerlendirdiği öne sürüldü. Bu iddia, bölgede diplomatik hareketliliğin yeniden arttığı yorumlarına neden oldu.Katar merkezli bir yayın kuruluşuna konuşan iki Pakistanlı güvenlik kaynağı, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin büyük olasılıkla 24 Nisan Cuma gününden önce yapılacağını ileri sürdü. Kaynaklar, bu değerlendirmeye birkaç farklı gösterge üzerinden ulaştıklarını belirtti. Ortaya atılan bu iddia, henüz resmi bir açıklamayla doğrulanmış değil ancak sahadaki bazı gelişmelerin yeni bir temas ihtimalini güçlendirdiği savunuluyor.Son dönemde ABD ile İran arasında devam eden temaslara ilişkin her yeni bilgi, uluslararası kamuoyunda yakından izleniyor. Özellikle önceki görüşmenin anlaşma olmadan sona ermiş olması, yeni bir turun olup olmayacağı sorusunu daha da önemli hale getirmişti. Şimdi ise Pakistanlı kaynakların işaret ettiği gelişmeler, bu sürecin yeniden hareketlenebileceğine dair beklentileri artırdı.Pakistanlı güvenlik kaynakları dikkat çeken işaretlere vurgu yaptıİddiaya göre Pakistanlı iki güvenlik kaynağı, yeni müzakere turuna ilişkin değerlendirmelerini bazı somut gözlemler üzerinden yaptı. Kaynakların dikkat çektiği ilk unsur, iki ABD C-17 Globemaster tipi ağır nakliye uçağının İslamabad yakınlarında bulunan Rawalpindi’deki Nur Han Hava Üssü’ne iniş yapması oldu.Bu gelişmenin, sıradan bir askeri ya da lojistik hareketlilikten öte anlam taşıyabileceği değerlendirildi. Özellikle böyle bir dönemde gerçekleşen bu inişlerin, yüksek güvenlikli ve hassas temaslarla bağlantılı olabileceği iddia edildi. Kaynaklar, bunu tek başına yeterli bir işaret olarak değil, diğer gelişmelerle birlikte değerlendirdiklerini ifade etti.Ayrıca İslamabad’da havaalanından Kırmızı Bölge olarak bilinen alana uzanan bazı yolların geçici olarak kapatıldığı da belirtildi. Bu durumun da yüksek güvenlik önlemlerine işaret ettiği kaydedildi. Başkentteki güvenlik hareketliliğinin, yeni bir diplomatik temas ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında gösterildiği görüldü.Otellerin boşaltılması iddiayı daha da güçlendirdiPakistanlı güvenlik kaynaklarının dikkat çektiği bir başka ayrıntı ise İslamabad’daki bazı otellerde yaşanan gelişmeler oldu. Kaynaklara göre başkentte bulunan Serena ve Marriott otelleri boşaltıldı ve cuma gününe kadar yeni rezervasyonlara kapatıldı.Bu durum, şehirde olağan dışı bir hazırlık yapıldığı yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Özellikle diplomatik temaslar ve yüksek güvenlikli toplantılar söz konusu olduğunda, otellerde alınan bu tür önlemler dikkatle takip ediliyor. Serena ve Marriott otellerine ilişkin bu bilgi de yeni müzakere iddiasını güçlendiren unsurlardan biri olarak öne çıktı.Otel rezervasyonlarının durdurulması ve mevcut alanların boşaltılması, sıradan bir güvenlik önleminden çok daha kapsamlı bir hazırlık ihtimalini gündeme taşıdı. Bu nedenle Pakistanlı kaynakların aktardığı veriler, yalnızca hava üssündeki hareketlilikle değil, şehir genelindeki güvenlik düzenlemeleriyle birlikte değerlendiriliyor.İlk görüşme Serena Oteli’nde yapılmıştıİddiaları daha dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri de müzakerelerin daha önceki ayağına ilişkin ayrıntı oldu. Serena Oteli’nin, 11 Nisan tarihinde ABD ile İran arasındaki ilk müzakere turuna ev sahipliği yaptığı belirtildi. Bu bilgi, aynı otelin yeniden güvenlik çemberine alınmasının tesadüf olmayabileceği yorumlarına yol açtı.İlk görüşmenin burada yapılmış olması, şimdi yaşanan gelişmelerin olası yeni temaslarla ilişkilendirilmesini daha güçlü hale getiriyor. Eğer aynı mekan ya da benzer güvenlik düzenlemeleri yeniden devreye alınıyorsa, bunun diplomatik trafik açısından özel bir anlam taşıdığı düşünülüyor.Her ne kadar bu aşamada resmi makamlardan doğrulama gelmemiş olsa da, önceki temasların gerçekleştiği yerlerde yeniden olağanüstü hareketlilik yaşanması, yeni müzakere iddiasını uluslararası gündemde üst sıralara taşıdı.Gözler 24 Nisan öncesine çevrildiOrtaya atılan son iddialarla birlikte dikkatler 24 Nisan Cuma gününden önce yaşanabilecek gelişmelere çevrildi. Pakistanlı güvenlik kaynakları, birkaç farklı göstergeye dayanarak yeni görüşme turunun bu tarihten önce yapılmasının kuvvetli ihtimal olduğunu öne sürüyor.ABD ile İran arasında daha önce gerçekleşen görüşmelerin anlaşma olmadan sona ermesi, yeni temas ihtimalini daha kritik hale getirmiş durumda. Bu nedenle İslamabad çevresindeki askeri, diplomatik ve güvenlik odaklı hareketlilik, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de ilgiyle takip ediliyor.Şimdilik resmi düzeyde netleşmiş bir takvim bulunmasa da, Nur Han Hava Üssü’ndeki uçak hareketliliği, başkentte bazı yolların kapatılması ve otellerde alınan özel önlemler, yeni bir müzakere turunun yakın olabileceği yönündeki iddiaları güçlendirdi. Tüm gözler şimdi, ABD ile İran hattında önümüzdeki günlerde yaşanacak olası yeni diplomatik adıma çevrilmiş durumda.    ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Trump’tan İran açıklaması: “Müzakereler çok iyi gidiyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iran-aciklamasi-muzakereler-cok-iyi-gidiyor/411504</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iran-aciklamasi-muzakereler-cok-iyi-gidiyor/411504</guid>
            
            <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:12:01 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9971-trumptan-iran-aciklamasi-muzakereler-cok-iyi-gidiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9971-trumptan-iran-aciklamasi-muzakereler-cok-iyi-gidiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Trump’tan İran açıklaması: “Müzakereler çok iyi gidiyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-iran-aciklamasi-muzakereler-cok-iyi-gidiyor/411504"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9971-trumptan-iran-aciklamasi-muzakereler-cok-iyi-gidiyor.jpg" /></a>
               ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen temasların sürdüğünü ve görüşmelerin olumlu ilerlediğini söyledi. Beyaz Saray’daki açıklamasında Hürmüz Boğazı gerilimine de değinen Trump, “Her şey çok iyi gidiyor” ifadelerini kullandı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada sürecin olumlu ilerlediğini belirtti. Beyaz Saray’da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Trump, İran ile temasların devam ettiğini vurgulayarak, “Çok iyi müzakereler yürütüyoruz. Her şey çok iyi gidiyor” dedi.Trump’ın açıklamaları, İran ile ABD arasında yürütülen temasların seyrine ilişkin dikkat çeken mesajlar içerdi. Sürecin olumlu ilerlediğini ifade eden Trump, müzakerelerde gelinen noktadan memnun olduklarını ortaya koyan bir dil kullandı. Özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği İran başlığında verilen bu mesaj, Washington yönetiminin görüşmeleri önemsemeyi sürdürdüğünü gösterdi.ABD Başkanı’nın açıklamalarında yalnızca diplomatik temaslara değil, aynı zamanda İran’ın mevcut durumu ve bölgedeki gelişmelere ilişkin sert değerlendirmelere de yer verildi. Trump, konuşmasında hem müzakerelerin sürdüğünü hem de ABD’nin bu süreçte güçlü bir tavır ortaya koyduğunu savundu.“Kimse onlarla başa çıkamamıştı, biz bunu yaptık”Donald Trump, İran ile ilgili değerlendirmesinde dikkat çeken ifadeler kullandı. İran’la temasların sürdüğünü ve sürecin olumlu ilerlediğini söylerken, daha önce kimsenin İran’la başa çıkamadığını, ancak bunu kendilerinin yaptığını dile getirdi. Bu sözleriyle Trump, yürütülen süreci kendi yönetiminin başarısı olarak öne çıkardı.Konuşmasında İran’ın askeri ve siyasi yapısına ilişkin de sert ifadeler kullanan Trump, “Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, liderleri yok. Hiçbir şeyleri yok” dedi. Ardından bu tabloyu, “Bu aslında bir rejim değişikliği, zorla rejim değişikliği diyorsunuz” sözleriyle değerlendirdi.Trump’ın bu açıklamaları, yalnızca müzakere sürecine ilişkin bir bilgilendirme değil, aynı zamanda İran’a yönelik çok sert siyasi mesajlar olarak da öne çıktı. Kullanılan ifadeler, ABD Başkanı’nın İran politikasında diplomasi ile baskı söylemini aynı anda öne çıkardığını gösterdi.Hürmüz Boğazı mesajı da verdiTrump’ın açıklamalarında Hürmüz Boğazı da önemli başlıklardan biri oldu. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatma isteğine işaret eden Trump, bu konuda net bir tavır ortaya koydu. Trump, “Biliyorsunuz, yıllardır yaptıkları gibi, bize şantaj yapamazlar” ifadesini kullandı.Bu sözler, Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan gerilimin Washington açısından da yakından izlendiğini gösterdi. Trump, boğazla ilgili değerlendirmesinde ABD’ye yönelik baskı ya da tehdit niteliğinde adımların kabul edilmeyeceği mesajını vermiş oldu.Ayrıca Hürmüz Boğazı üzerinden Texas ve Louisiana eyaletlerine çok sayıda geminin ulaştığını öne süren Trump, bu hattın önemine de dikkat çekti. Bu değerlendirme, hem bölgesel gelişmelerin hem de deniz trafiğiyle bağlantılı ekonomik boyutun ABD yönetimi tarafından yakından takip edildiğini ortaya koydu.“Günün sonuna kadar bazı bilgilerimiz olacak”ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen temasların sadece genel olarak olumlu ilerlediğini söylemekle kalmadı, yakın zamanda yeni gelişmeler yaşanabileceğinin de işaretini verdi. Sürecin iyi gittiğini yineleyen Trump, “Gayet iyi gidiyor, ama gerçekten de çok iyi gidiyor ve göreceğiz. Günün sonuna kadar bazı bilgilerimiz olacak” dedi.Bu ifadeler, İran ile temaslarda kısa vadede yeni bir aşamaya geçilebileceği ya da yeni bilgi ve gelişmelerin kamuoyuna yansıyabileceği şeklinde yorumlandı. Trump, aynı açıklamasında ABD’nin İran karşısında sert bir tavır sergilediğini de söyleyerek, görüşmelerin yalnızca diplomatik nezaket çerçevesinde değil, aynı zamanda baskı unsuru içeren bir anlayışla sürdürüldüğünü ima etti.Trump’ın “Onlarla konuşuyoruz, sert bir tavır sergiliyoruz” sözleri, müzakere ile güç gösterisinin aynı açıklama içinde buluştuğu bir yaklaşımı yansıttı. Bu da ABD’nin İran ile temaslarında hem diyalog hem baskı dilini birlikte kullandığını gösteren önemli bir ayrıntı oldu.Trump’tan dikkat çeken kişisel değerlendirmeTrump, İran’la ilgili açıklamalarının yanı sıra kişisel bir değerlendirmede de bulundu. Başkanlık görevinin yoğunluğuna değinen Trump, bu temponun kendisine depresyon için zaman bırakmadığını söyledi. “Depresyon için zamanım yok. Biliyorsunuz, yeterince meşgul kalırsanız bu da işe yarayabilir. Ben de bunu yapıyorum” ifadelerini kullandı.Bu sözler, Trump’ın açıklamalarında yalnızca dış politika ve İran başlığının değil, kendi çalışma temposuna dair kişisel değerlendirmelerin de yer aldığını gösterdi. Beyaz Saray’daki etkinlikte yaptığı bu açıklamalar, hem İran’la yürütülen müzakerelere hem de Trump’ın sürece bakışına dair öne çıkan mesajlar içerdi.İran temaslarında gözler yeni gelişmelere çevrildiDonald Trump’ın Beyaz Saray’daki açıklamaları, İran ile sürdürülen müzakerelerin dikkatle izlenmeye devam edeceğini ortaya koydu. “Her şey çok iyi gidiyor” sözleriyle sürecin olumlu ilerlediğini savunan Trump, aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan gerilim ve İran’a yönelik sert eleştirileriyle de gündem yarattı.ABD Başkanı’nın hem diplomatik temasları öne çıkaran hem de sert söylemler içeren açıklamaları, İran başlığında yeni gelişmelerin beklendiğini gösteriyor. Trump’ın günün sonuna kadar yeni bilgiler gelebileceğini söylemesiyle birlikte, gözler İran ile ABD arasındaki temaslardan çıkacak olası sonuçlara çevrildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan Hürmüz mesajı: Donanmamız, ABD kuvvetlerini yenilgiye uğratmaya hazır</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-mesaji-donanmamiz-abd-kuvvetlerini-yenilgiye-ugratmaya-hazir/411497</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-mesaji-donanmamiz-abd-kuvvetlerini-yenilgiye-ugratmaya-hazir/411497</guid>
            
            <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:11:10 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5807-irandan-hurmuz-mesaji-donanmamiz-abd-kuvvetlerini-yenilgiye-ugratmaya-hazir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5807-irandan-hurmuz-mesaji-donanmamiz-abd-kuvvetlerini-yenilgiye-ugratmaya-hazir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan Hürmüz mesajı: Donanmamız, ABD kuvvetlerini yenilgiye uğratmaya hazır ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-mesaji-donanmamiz-abd-kuvvetlerini-yenilgiye-ugratmaya-hazir/411497"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5807-irandan-hurmuz-mesaji-donanmamiz-abd-kuvvetlerini-yenilgiye-ugratmaya-hazir.jpg" /></a>
               İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in Telegram kanalında paylaşılan açıklamada, İran donanmasının ABD ve İsrail’e karşı hazır olduğu ifade edildi. Açıklama, Tahran ile Washington arasında Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Tahran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan gerilim devam ederken, İran cephesinden dikkat çeken bir açıklama geldi. İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in kendisine ait Telegram kanalında paylaşılan mesajda, İran donanmasının ABD kuvvetlerini mağlup etmeye hazır olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca İran ordusunun ve donanmasının, mevcut süreçte kararlı bir duruş sergilediği vurgulandı.Paylaşımın, bölgedeki tansiyonun yüksek seyrettiği bir dönemde yayımlanması dikkat çekti. Özellikle Hürmüz Boğazı merkezli gelişmelerin gündemin ilk sıralarında yer aldığı bir süreçte yapılan bu açıklama, İran’ın askeri kapasitesine ve kararlılığına yönelik mesajlar içermesi bakımından öne çıktı. Metinde, İran silahlı kuvvetlerinin yalnızca savunma pozisyonunda olmadığı, aynı zamanda düşman olarak gösterilen güçlere karşı hazır bulunduğu ifadesi öne çıkarıldı.Telegram kanalındaki açıklamada sert ifadeler yer aldıİran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in adına paylaşılan açıklamada, İran donanmasının ABD ve İsrail’i mağlup etmeye hazır olduğu belirtildi. Açıklamanın dilinde oldukça sert ve doğrudan ifadeler kullanıldı. Mesajda, “İslam Ordusu” ifadesiyle anılan askeri yapının, geçmişte yaşanan iki dayatılmış savaşta olduğu gibi bugün de kendisine ait toprağı, suyu ve bayrağı savunduğu ifade edildi.Açıklamada, İran ordusunun Allah’ın ve halkın güçlü desteğiyle hareket ettiği, saflarını sıklaştırdığı ve diğer silahlı kuvvetlerle omuz omuza mücadele ettiği vurgulandı. Metinde, karşı tarafta yer alan güçler için ağır nitelemelere yer verilirken, İran tarafının bu güçlerin zayıflığını ve aşağılanmışlığını dünyaya gösterdiği savunuldu. Bu yönüyle açıklama, yalnızca bir askeri hazırlık mesajı değil, aynı zamanda ideolojik ve siyasi bir söylem de taşıdı.Donanma ve insansız hava araçları vurgusu öne çıktıPaylaşılan metinde en dikkat çekici bölümlerden biri, İran’ın donanması ve insansız hava araçlarına ilişkin ifadeler oldu. Açıklamada, insansız hava araçlarının ABD’li ve Siyonist olarak tanımlanan hedeflere yıldırım gibi çarptığı öne sürülürken, İran donanmasının da düşmanlarına yeni ve acı yenilgiler tattırmaya hazır olduğu ifade edildi.Bu söylem, İran’ın yalnızca mevcut savunma hattını değil, aynı zamanda deniz gücü ve hava unsurlarını da ön plana çıkardığını gösterdi. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim düşünüldüğünde, donanmaya yapılan vurgunun ayrı bir önem taşıdığı görüldü. Metinde kullanılan ifadeler, İran’ın bölgedeki gelişmeleri askeri hazırlık ve caydırıcılık ekseninde değerlendirdiğine işaret etti.Açıklama, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim bağlamında değerlendirildiİran’dan gelen bu mesaj, Hürmüz Boğazı üzerinden yükselen tansiyonun gölgesinde dikkat çekti. Son dönemde Tahran ile ABD arasında boğaz üzerinden yaşanan gelişmeler, bölgesel ve uluslararası düzeyde yakından izleniyor. Böylesi bir atmosferde yayımlanan açıklama, yalnızca iç kamuoyuna yönelik bir değerlendirme olarak değil, aynı zamanda dış dünyaya verilmiş bir mesaj olarak da öne çıktı.Açıklamada doğrudan Hürmüz Boğazı’na ilişkin yeni bir karar ya da somut bir adım yer almasa da, kullanılan ifadelerin sertliği ve askeri hazırlık vurgusu, mevcut gerilimin hangi düzeyde algılandığını gösterdi. İran’ın donanmasını öne çıkaran bu söylem, bölgedeki deniz trafiği ve askeri denge başlıklarının yeniden tartışılmasına neden olabilecek bir çıkış olarak dikkat çekti.İran cephesinden kararlılık mesajıMücteba Hamaney’in Telegram kanalında paylaşılan açıklama, İran cephesinin kararlılık mesajı vermeye devam ettiğini ortaya koydu. Özellikle ordunun, donanmanın ve diğer silahlı kuvvetlerin birlikte hareket ettiğine vurgu yapılması, iç bütünlük ve ortak savunma hattı mesajı olarak öne çıktı.Metinde, İran’ın geçmiş savaş deneyimlerine atıf yapılarak bugünkü duruşunun da benzer bir savunma anlayışı içinde şekillendiği dile getirildi. Bu çerçevede yapılan açıklama, hem askeri hazırlık iddiası hem de ideolojik tonuyla gündeme oturdu. Tahran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı merkezli gerilim sürerken, İran’dan gelen bu sert mesaj bölgedeki gelişmelerin daha da yakından izlenmesine neden oldu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan Hürmüz Boğazı açıklaması: “Sıkı kontrol ve denetim altında”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-siki-kontrol-ve-denetim-altinda/411492</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-siki-kontrol-ve-denetim-altinda/411492</guid>
            
            <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5413-irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-siki-kontrol-ve-denetim-altinda.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5413-irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-siki-kontrol-ve-denetim-altinda.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan Hürmüz Boğazı açıklaması: “Sıkı kontrol ve denetim altında” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-siki-kontrol-ve-denetim-altinda/411492"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5413-irandan-hurmuz-bogazi-aciklamasi-siki-kontrol-ve-denetim-altinda.jpg" /></a>
               İran ordusu, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün yeniden önceki durumuna döndüğünü açıkladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu, İran’a giriş ve çıkış yapan gemiler için tam seyrüsefer serbestisi sağlanana kadar boğazın sıkı kontrol ve denetim altında tutulacağını duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran ordusu, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün yeniden önceki durumuna döndüğünü açıkladı. Yapılan değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın İran silahlı kuvvetlerinin sıkı kontrol ve denetimi altında bulunduğu ifade edildi. Bu açıklama, bölgedeki deniz trafiği ve seyrüsefer güvenliği açısından dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıktı.İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamanın İran devlet televizyonunda yayımlandığı belirtildi. Açıklamada, boğaz üzerindeki mevcut durumun yeniden İran’ın denetiminde olduğuna vurgu yapıldı. Böylece Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine ilişkin tartışmalar bir kez daha gündeme taşınmış oldu.“Kontrol önceki durumuna döndü” mesajı verildiAçıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün “önceki durumuna döndüğü” yönündeki ifade oldu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu mesajla birlikte boğazın mevcut statüsünün doğrudan İran silahlı kuvvetlerinin gözetimi altında sürdüğünü duyurdu.Bu açıklama, yalnızca askeri bir bilgilendirme olarak değil, aynı zamanda deniz ulaşımı ve bölgesel denge açısından da önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi küresel deniz trafiği açısından kritik bir geçiş noktasına ilişkin yapılan her açıklama, uluslararası düzeyde dikkatle izleniyor.İran, seyrüsefer serbestisini şart olarak gösterdiİran Devrim Muhafızları Ordusu’nun açıklamasında, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasına doğrudan atıf yapıldı. Açıklamada, İran’dan çıkan ve İran’a gelen gemiler için tam seyrüsefer serbestisi sağlanmadığı sürece boğazın sıkı kontrol ve denetim altında tutulacağı bildirildi.Bu ifadeler, İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunu açık şekilde ortaya koydu. İran tarafı, boğazdaki kontrol yaklaşımını doğrudan gemi trafiğine uygulanan kısıtlamalarla ilişkilendirdi. Böylece seyrüsefer serbestisinin sağlanması, İran’ın açıklamasında temel şartlardan biri olarak öne çıktı.ABD’ye yönelik “deniz haydutluğu” suçlamasıİran Devrim Muhafızları Ordusu, açıklamasında ABD’nin İran limanlarına yönelik uygulamalarını da sert ifadelerle eleştirdi. İran tarafı, söz konusu ablukayı “deniz haydutluğu” olarak nitelendirdi. Bu tanımlama, açıklamanın en sert bölümlerinden biri olarak dikkat çekti.İran’ın kullandığı bu ifade, mevcut gerilimin yalnızca teknik bir deniz ulaşımı meselesi olarak görülmediğini, aynı zamanda siyasi ve askeri boyut taşıyan bir kriz başlığı olarak ele alındığını gösterdi. Açıklamada yer alan bu niteleme, İran’ın ABD’ye yönelik tavrını daha net bir şekilde ortaya koydu.Daha önce boğazın kapatılması uyarısı yapılmıştıİran cephesinden gelen açıklamalar bununla da sınırlı kalmadı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın daha önce, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceği yönünde uyarıda bulunduğu da hatırlatıldı.Bu ifade, son açıklamayla birlikte değerlendirildiğinde, İran’ın Hürmüz Boğazı konusunu doğrudan limanlara yönelik uygulamalarla bağlantılı bir başlık olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Kalibaf’ın daha önce yaptığı uyarı ile Devrim Muhafızları’nın son açıklaması arasındaki ton benzerliği, İran tarafının bu konuda ortak bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor.Hürmüz Boğazı yeniden bölgesel gündemin merkezindeİran ordusunun ve Devrim Muhafızları’nın açıklamalarıyla birlikte Hürmüz Boğazı yeniden bölgesel gündemin merkezine yerleşti. Boğaz üzerindeki kontrolün “önceki durumuna döndüğü” yönündeki vurgu ve İran silahlı kuvvetlerinin sıkı denetim mesajı, gelişmenin önemini daha da artırdı.İran’ın, tam seyrüsefer serbestisi sağlanıncaya kadar boğazı sıkı denetim altında tutacağını açıklaması, önümüzdeki süreçte bu başlığın daha fazla tartışılacağını gösteriyor. ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasına karşı sert tepki gösteren Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerinden verdiği mesajla hem askeri hem de siyasi tutumunu net biçimde ortaya koymuş oldu. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’na ilişkin son açıklama, yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte de yakından izlenen gelişmeler arasında yerini aldı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Keir Starmer’dan sosyal medya devlerine sert çağrı: “Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağım</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/keir-starmerdan-sosyal-medya-devlerine-sert-cagri-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagim/411465</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/keir-starmerdan-sosyal-medya-devlerine-sert-cagri-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagim/411465</guid>
            
            <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:24:19 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/939-keir-starmerdan-sosyal-medya-devlerine-sert-cagri-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagim.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/939-keir-starmerdan-sosyal-medya-devlerine-sert-cagri-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagim.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Keir Starmer’dan sosyal medya devlerine sert çağrı: “Çocukların güvenliği için ne gerekiyorsa yapacağım ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/keir-starmerdan-sosyal-medya-devlerine-sert-cagri-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagim/411465"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/939-keir-starmerdan-sosyal-medya-devlerine-sert-cagri-cocuklarin-guvenligi-icin-ne-gerekiyorsa-yapacagim.jpg" /></a>
               İngiltere Başbakanı Keir Starmer, çocukların sosyal medya platformlarında karşı karşıya kaldığı risklere ilişkin artan kaygılara dikkat çekti. Starmer, X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok yöneticilerine seslenerek çocukların çevrim içi ortamda korunması için hızlı ve etkili adımlar atılacağını vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin büyüyen endişeler karşısında dikkat çeken bir açıklama yaptı. Çocukların dijital ortamda karşı karşıya kaldığı risklerin giderek daha fazla tartışıldığı bir dönemde konuşan Starmer, sosyal medya şirketlerine açık bir mesaj vererek bu alanda sorumluluk alınması gerektiğini söyledi.Starmer, yaptığı açıklamada ebeveynlerin çocuklarının çevrim içi güvenliği konusunda ciddi kaygılar taşıdığını bildiğini belirtti. Bu kaygıların haklı olduğuna işaret eden İngiltere Başbakanı, ailelerin artık daha hızlı, daha etkili ve daha somut adımlar görmek istediğini vurguladı. Açıklamasında, çocukların internet ortamında korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını ortaya koyan Starmer, bu meselede geri adım atmayacaklarını ifade etti.Sosyal medya şirketlerine doğrudan çağrı yaptıStarmer’ın açıklamasında en dikkat çeken noktalardan biri, büyük sosyal medya platformlarının üst düzey yöneticilerine doğrudan seslenmesi oldu. X, Meta, Snap, YouTube ve TikTok’un yöneticilerini sorumluluk almaya çağıran Starmer, çocukların çevrim içi ortamda güvende kalmasının yalnızca ailelerin ya da devletin değil, aynı zamanda teknoloji şirketlerinin de sorumluluğu olduğunu ortaya koydu.Bu çağrı, sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkisine dair küresel ölçekte süren tartışmaların yeni bir boyut kazandığını gösterdi. Özellikle genç kullanıcıların maruz kaldığı içerikler, dijital bağımlılık, zararlı yönlendirmeler ve güvenlik açıkları gibi konular son dönemde birçok ülkede daha yüksek sesle tartışılırken, Starmer’ın çıkışı bu başlığı yeniden gündemin merkezine taşıdı.İngiltere’de 16 yaş altına yönelik yeni düzenleme hazırlığıİngiltere’de uzun süredir 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının engellenmesi ya da sınırlandırılması yönünde çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Bu planların, çocukların ruhsal, sosyal ve fiziksel güvenliğini korumaya dönük yeni bir yaklaşımın parçası olduğu değerlendiriliyor.Starmer’ın açıklaması da bu hazırlıkların yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda siyasi düzeyde güçlü bir iradenin ortaya konduğunu gösterdi. Çocukların dijital dünyada daha güvenli bir ortamda bulunması için platformlara daha fazla sorumluluk yüklenmesi, denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması ve yeni kısıtlamaların gündeme gelmesi beklentisi güçlendi.Ebeveynlerin endişesi karar süreçlerini etkiliyorBaşbakan Starmer, açıklamasında özellikle ebeveynlerin yaşadığı kaygılara vurgu yaptı. Ailelerin çocuklarının internette neyle karşılağından emin olamadığını ve bunun giderek daha büyük bir endişe yarattığını belirten Starmer, kamuoyunun bu konuda hızlı sonuç beklediğini dile getirdi.Bu vurgu, sosyal medya düzenlemelerinin yalnızca siyasi ya da kurumsal bir mesele olmadığını, doğrudan aile yaşamını etkileyen toplumsal bir sorun haline geldiğini ortaya koydu. Çocukların internet kullanımının daha erken yaşlara inmesi, dijital platformların gündelik hayatın merkezine yerleşmesi ve zararlı içeriklerin yayılma hızı, ebeveynlerin endişesini daha da artıran başlıklar arasında yer alıyor.Türkiye’de yaşanan okul saldırılarının ardından açıklama dikkat çektiStarmer’ın sözleri, Türkiye’de iki gün üst üste yaşanan ve dünya kamuoyunun dikkatini çeken okul saldırılarının ardından daha da dikkat çekici hale geldi. Çocukların güvenliği, yalnızca okul çevresiyle sınırlı olmayan daha geniş bir çerçevede tartışılırken, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisi de yeniden sorgulanmaya başladı.Bu nedenle Starmer’ın sosyal medya platformlarına yönelik çağrısı, yalnızca İngiltere’nin iç gündemi açısından değil, uluslararası ölçekte çocuk güvenliği tartışmaları bakımından da öne çıktı. Özellikle çevrim içi içeriklerin gençler üzerindeki etkisi, şiddetin normalleşmesi, zararlı içeriklerin dolaşımı ve dijital mecralardaki kontrol eksikliği gibi başlıklar, son dönemde daha sık gündeme gelmeye başladı.“Ne gerekiyorsa yapacağım” mesajı öne çıktıStarmer’ın açıklamasında en güçlü vurgu, çocukların çevrim içi ortamda güvende kalması için “ne gerekiyorsa yapacağım” ifadesi oldu. Bu söz, İngiltere hükümetinin konuya yalnızca uyarı düzeyinde yaklaşmadığını, gerektiğinde daha sert ve kapsamlı adımlar atabileceğini gösterdi.Başbakan’ın mesajı, sosyal medya şirketlerine yönelik baskının artabileceği, platformların çocuk güvenliği konusunda daha somut yükümlülüklerle karşı karşıya kalabileceği yönünde yorumlandı. Dijital dünyada çocukların korunması başlığının önümüzdeki dönemde hem İngiltere’de hem de dünya genelinde daha fazla tartışılması bekleniyor.Starmer’ın yaptığı bu açıklama, sosyal medya kullanımının çocuklar üzerindeki etkisine yönelik kaygıların artık yalnızca bireysel düzeyde değil, devlet politikaları düzeyinde de daha güçlü biçimde ele alındığını ortaya koydu. Çocuk güvenliği konusunda atılacak yeni adımların, önümüzdeki süreçte teknoloji şirketleri ile kamu otoriteleri arasındaki ilişkiyi de yeniden şekillendirmesi bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan Hürmüz Boğazı için yeni adım: “Özel rejim” hazırlığı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-icin-yeni-adim-ozel-rejim-hazirligi/411457</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-icin-yeni-adim-ozel-rejim-hazirligi/411457</guid>
            
            <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 18:21:16 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8724-irandan-hurmuz-bogazi-icin-yeni-adim-ozel-rejim-hazirligi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8724-irandan-hurmuz-bogazi-icin-yeni-adim-ozel-rejim-hazirligi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan Hürmüz Boğazı için yeni adım: “Özel rejim” hazırlığı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-icin-yeni-adim-ozel-rejim-hazirligi/411457"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8724-irandan-hurmuz-bogazi-icin-yeni-adim-ozel-rejim-hazirligi.jpg" /></a>
               ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki statükoyu değiştiren İran yönetimi, küresel enerji akışı açısından kritik önemdeki geçit için özel bir düzenleme rejimi üzerinde çalıştığını duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran yönetimi, ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’na ilişkin dikkat çeken bir adım attı. Dünya petrolü, petrol ürünleri ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan stratejik geçit için yeni bir düzenleme hazırlığı başlatan Tahran, bölgeye yönelik “özel rejim” planını gündeme taşıdı.İran hükümet sözcüsü Fatma Muhacirani, Hürmüz Boğazı’nın İran açısından sıradan bir su yolu olarak görülmediğini açık biçimde ortaya koydu. Muhacirani, boğazın ülkenin “özel bir varlığı” olarak değerlendirildiğini belirterek, bu nedenle diğer ülkelerle ilişkiler çerçevesinde kullanılan benzer varlıklarda olduğu gibi buranın da ayrı ve özel bir düzenleme rejimine tabi tutulması gerektiğini ifade etti.Bu açıklama, yalnızca bölgesel dengeler açısından değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarının geleceği bakımından da yakından izleniyor. Çünkü Hürmüz Boğazı, uzun süredir dünya enerji taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.Küresel enerji akışının kalbinde yer alıyorHürmüz Boğazı’nın önemi, sadece coğrafi konumundan kaynaklanmıyor. Aynı zamanda dünya petrolü, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğalgaz arzının yaklaşık beşte birinin bu stratejik geçitten geçmesi, bölgeyi uluslararası ekonomi için son derece hassas hale getiriyor.İran’ın boğaza ilişkin özel bir rejim geliştirme hazırlığı içinde olması, bu nedenle küresel enerji güvenliği tartışmalarını yeniden öne çıkarıyor. Özellikle son dönemde yaşanan saldırılar sonrası Tahran’ın statükoyu değiştiren bir yaklaşım benimsemesi, Hürmüz Boğazı’nın yalnızca askeri ya da diplomatik değil, ekonomik boyutuyla da daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.Tahran’ın bu açıklaması, boğazın geleceğine ilişkin yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanırken, gözler hazırlanacak hukuki ve siyasi çerçeveye çevrildi.Yeni rejimin detayları daha sonra açıklanacakFatma Muhacirani, Hürmüz Boğazı için geliştirilen kanuni rejime ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirtti. Sözcü, hazırlıkların tamamlanmasının ardından söz konusu yapının siyasi, ekonomik ve hukuki birimlerde görev yapan yetkililer tarafından kamuoyuna uygun şekilde duyurulacağını açıkladı.Bu ifade, İran yönetiminin yalnızca siyasi bir mesaj vermekle yetinmediğini, aynı zamanda kapsamlı bir kurumsal hazırlık yürüttüğünü de ortaya koydu. Düzenlemenin içeriği henüz netleşmemiş olsa da, Tahran’ın konuya çok yönlü bir devlet politikası çerçevesinde yaklaştığı anlaşılıyor.Açıklamalarda, yeni rejimin hangi kuralları içereceği ya da uluslararası geçişlere nasıl yansıyacağına dair ayrıntı paylaşılmadı. Ancak İran tarafı, sürecin resmi biçimde ilan edileceğini vurgulayarak, hazırlığın belirli bir aşamaya ulaştığını göstermiş oldu.İran’dan egemenlik vurgusuİran hükümet sözcüsünün açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de egemenlik ve ulusal çıkar vurgusu oldu. Muhacirani, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğine ilişkin ulusal çıkarlarını korumak amacıyla gerekli tüm araçları kullanacağının altını çizdi.Bu vurgu, Tahran’ın Hürmüz Boğazı meselesini yalnızca teknik ya da hukuki bir düzenleme başlığı olarak değil, doğrudan egemenlik alanıyla bağlantılı bir konu olarak değerlendirdiğini gösterdi. Böylece İran, boğaza ilişkin atacağı adımların merkezine kendi ulusal çıkarlarını ve egemenlik yaklaşımını yerleştirmiş oldu.ABD ve İsrail’in saldırıları sonrasında şekillenen bu yeni süreçte, Hürmüz Boğazı’nın bundan sonra nasıl bir rejime tabi olacağı, yalnızca bölge ülkeleri tarafından değil, dünya enerji piyasaları tarafından da yakından takip edilecek. İran’ın hazırladığı özel düzenleme rejiminin açıklanmasıyla birlikte, stratejik geçitte yeni bir dönemin kapısı aralanabilir. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Hürmüz Boğazı’nda abluka gerilimi: Çin tankerleri geçiş yaptı, enerji piyasaları sarsılıyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-abluka-gerilimi-cin-tankerleri-gecis-yapti-enerji-piyasalari-sarsiliyor/411438</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-abluka-gerilimi-cin-tankerleri-gecis-yapti-enerji-piyasalari-sarsiliyor/411438</guid>
            
            <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:12:11 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8106-hurmuz-bogazinda-abluka-gerilimi-cin-tankerleri-gecis-yapti-enerji-piyasalari-sarsiliyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8106-hurmuz-bogazinda-abluka-gerilimi-cin-tankerleri-gecis-yapti-enerji-piyasalari-sarsiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Hürmüz Boğazı’nda abluka gerilimi: Çin tankerleri geçiş yaptı, enerji piyasaları sarsılıyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/hurmuz-bogazinda-abluka-gerilimi-cin-tankerleri-gecis-yapti-enerji-piyasalari-sarsiliyor/411438"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8106-hurmuz-bogazinda-abluka-gerilimi-cin-tankerleri-gecis-yapti-enerji-piyasalari-sarsiliyor.jpg" /></a>
               ABD’nin İran limanlarına yönelik başlattığı deniz ablukasının ilk günlerinde Hürmüz Boğazı’nda tanker hareketliliği dikkat çekti. Yaptırım altındaki Çin bağlantılı gemiler de dahil olmak üzere çok sayıda tanker boğazı geçerek Körfez’e ulaştı. Bölgedeki gelişmeler, jeopolitik tansiyonu yükseltirken petrol piyasalarında da yeni bir belirsizlik dalgası yarattı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD’nin İran limanlarına yönelik başlattığı deniz ablukası, daha ilk günlerinden itibaren uluslararası deniz trafiği ve enerji piyasaları açısından dikkatle izlenen bir gelişmeye dönüştü. ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu abluka kararına rağmen, Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişlerinin tamamen durmadığı görüldü. Aksine, yaptırım altında bulunan Çin bağlantılı tankerler dahil olmak üzere birçok geminin boğazı geçerek Basra Körfezi’ne ulaştığı bildirildi.Bölgenin enerji taşımacılığı açısından taşıdığı kritik önem nedeniyle, Hürmüz Boğazı’ndaki her hareket küresel piyasalarda doğrudan yankı buluyor. Ablukanın ilk tam gününde İran bağlantılı üçüncü bir tankerin de boğazı geçerek Körfez’e girmesi, alınan önlemlerin sahadaki etkisine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.Uzmanlara göre bu geçişlerin devam etmesinin temel nedenlerinden biri, söz konusu gemilerin doğrudan İran limanlarına yönelmemesi. Bu durum, teknik açıdan bazı tankerlerin abluka kapsamı dışında değerlendirilmesine yol açıyor. Böylece boğazdaki trafiğin tamamen kesilmesi yerine, kontrollü ve dikkat çekici bir hareketliliğin sürdüğü görülüyor.Çin bağlantılı tanker dikkat çektiAbluka sonrasında boğazdan geçen gemiler arasında özellikle Çin bağlantılı “Rich Starry” adlı tanker öne çıktı. Yaptırımlar altındaki bu geminin, ablukanın ardından geçiş yapan ilk tankerlerden biri olduğu belirtildi. Yaklaşık 250 bin varil metanol taşıdığı kaydedilen tankerin yükünü Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Hamriyah Limanı’ndan aldığı ifade edildi.Geminin sahibi olan Shanghai Xuanrun Shipping şirketinin de ABD yaptırımları listesinde bulunduğu vurgulandı. Bu ayrıntı, boğazdan geçen gemilerin yalnızca ticari değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik anlamlar taşıdığını da ortaya koydu. Rich Starry’nin geçişi, ablukanın uygulanma biçimi ve sınırları açısından en çok konuşulan örneklerden biri haline geldi.Bu gelişme, yaptırım altındaki şirketler ve bağlantılı gemilerin bölgedeki faaliyetlerini tamamen durdurmadığını, aksine yeni güzergâhlar ve teknik detaylar üzerinden hareket alanı bulabildiğini gösterdi. Böylece Hürmüz Boğazı’ndaki tablo, yalnızca askeri ve siyasi değil, lojistik ve hukuki yönleriyle de önem kazandı.İran bağlantılı sevkiyat trafiği sürüyorBölgedeki hareketlilik yalnızca tek bir gemiyle sınırlı kalmadı. Panama bayraklı “Peace Gulf” tankerinin de Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Hamriyah Limanı’na doğru ilerlediği bildirildi. Bu tür tankerlerin çoğunlukla İran menşeli nafta taşıdığı, ardından bölgedeki limanlar üzerinden Asya pazarına sevkiyat zincirinin sürdürüldüğü ifade ediliyor.Öte yandan yaptırım altındaki bir başka gemi olan “Murlikishan”ın Irak’a yöneldiği ve 16 Nisan’da yakıt yüklemesinin planlandığı kaydedildi. Bu geminin geçmişte Rusya ve İran petrolü taşıdığı bilgisi de dikkat çeken ayrıntılar arasında yer aldı.Tüm bu gelişmeler, abluka kararına rağmen bölgedeki enerji sevkiyat ağının tamamen kopmadığını gösteriyor. Gemilerin izlediği rotalar, taşıdıkları ürünler ve bağlantılı oldukları şirketler, bölgedeki enerji ticaretinin ne kadar karmaşık bir yapı içinde sürdüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. Bu durum, yalnızca İran ile ABD arasındaki gerilim açısından değil, küresel tedarik zincirleri bakımından da kritik önem taşıyor.Çin’den ABD’ye sert tepki geldiHürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere Çin’den de sert açıklamalar geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, ABD’nin İran limanlarına yönelik abluka girişimini “tehlikeli ve sorumsuz” olarak nitelendirdi. Bu açıklama, bölgesel gerilimin artık yalnızca iki ülke arasındaki bir kriz olmaktan çıkarak daha geniş bir uluslararası boyut kazandığını gösterdi.Guo, Washington’un askeri faaliyetlerini artırmasının ve hedefli abluka uygulamasının, zaten kırılgan durumda bulunan ateşkesi daha da zayıflatacağını savundu. Ayrıca deniz güvenliğinin ciddi biçimde riske atıldığını belirtti. Bu açıklamalar, Çin’in gelişmeleri sadece diplomatik bir başlık olarak değil, küresel ticaret ve güvenlik açısından da kaygı verici gördüğünü ortaya koydu.Böylece Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği, yalnızca enerji taşımacılığıyla ilgili bir konu olmaktan çıkıp büyük güçler arasındaki siyasi gerilimin de yeni bir cephesi haline geldi.Petrol fiyatlarında belirsizlik büyüyorABD Enerji Bakanı Chris Wright da Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Wright, boğazdaki sevkiyatın normal düzeyine dönmemesi halinde petrol fiyatlarının yüksek seyretmeye devam edeceğini açıkladı. Küresel enerji piyasasında fiyatların ancak “anlamlı bir trafik akışı” yeniden sağlandığında düşüşe geçebileceğini belirtti.Bu açıklama, piyasalardaki ana kaygının yalnızca siyasi gerilim değil, aynı zamanda enerji arzının sürdürülebilirliği olduğunu da ortaya koydu. Hürmüz Boğazı, dünya enerji taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olduğu için, burada yaşanan her aksama doğrudan fiyatlara yansıyor.ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasıyla başlayan yeni süreçte, tanker geçişlerinin sürmesi gerilimin sahadaki etkisini daha da görünür hale getirdi. Çin bağlantılı gemilerden İran menşeli sevkiyat zincirine kadar uzanan bu tablo, Hürmüz Boğazı’nın önümüzdeki günlerde de küresel siyasetin ve enerji piyasalarının en sıcak başlıklarından biri olacağını gösteriyor.    ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan Hürmüz Boğazı çıkışı: “Düşman bağlantılı gemilere geçiş yok”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-cikisi-dusman-baglantili-gemilere-gecis-yok/411402</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-cikisi-dusman-baglantili-gemilere-gecis-yok/411402</guid>
            
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:27:07 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4360-irandan-hurmuz-bogazi-cikisi-dusman-baglantili-gemilere-gecis-yok.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4360-irandan-hurmuz-bogazi-cikisi-dusman-baglantili-gemilere-gecis-yok.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan Hürmüz Boğazı çıkışı: “Düşman bağlantılı gemilere geçiş yok” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-cikisi-dusman-baglantili-gemilere-gecis-yok/411402"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4360-irandan-hurmuz-bogazi-cikisi-dusman-baglantili-gemilere-gecis-yok.jpg" /></a>
               İran Silahlı Kuvvetleri’nin Birleşik Komutanlığı, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Tahran, düşmanla bağlantılı gemilerin geçişine izin verilmeyeceğini bildirirken, diğer gemilerin ise İran’ın belirleyeceği kurallara uyması şartıyla geçebileceğini duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerine ilişkin yaptığı açıklamayla yeni bir tartışmanın kapısını araladı. İran devlet televizyonu IRIB’e konuşan İran Silahlı Kuvvetleri’nin Birleşik Komutanlığı, ülkenin karasularındaki egemenlik haklarının korunmasının hem doğal hem de yasal bir görev olduğunu vurguladı. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçişler konusunda İran’ın yaklaşımı net ifadelerle ortaya konuldu.Tahran yönetimi, özellikle “düşmanla bağlantılı” olarak tanımladığı gemiler için sert bir tutum benimsedi. Yapılan açıklamada, bu nitelikte görülen gemilerin boğazdan geçiş hakkının bulunmadığı ve bulunmayacağı belirtildi. Böylece İran, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişler konusunda kendi güvenlik yaklaşımını ön plana çıkaran bir mesaj verdi.Açıklamanın devamında ise diğer gemilere ilişkin farklı bir çerçeve çizildi. Buna göre, düşman bağlantısı taşımayan gemilerin geçiş yapabileceği, ancak bunun da İran tarafından belirlenecek düzenlemelere bağlı olacağı ifade edildi. Bu vurgu, İran’ın boğazdaki denetim ve yetki alanına ilişkin tavrını daha görünür hale getirdi.“Diğer gemiler İran’ın kurallarına tabi olacak”İran Silahlı Kuvvetleri’nin Birleşik Komutanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, yalnızca yasak veya izin çerçevesi değil, aynı zamanda bir düzenleme vurgusu da öne çıktı. Açıklamaya göre, diğer gemiler ancak İran’ın belirlediği kurallara tabi olmak kaydıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabilecek.Bu ifade, boğazdaki gemi hareketlerinin Tahran’ın ortaya koyduğu usuller doğrultusunda şekillenebileceğine işaret etti. İran, bu açıklamasıyla hem egemenlik haklarını öne çıkardı hem de Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin tamamen kontrolsüz olmayacağı mesajını verdi.Böylece açıklamada iki ayrı başlık dikkat çekti. İlk olarak düşmanla bağlantılı gemilere açık şekilde geçiş izni verilmeyeceği belirtildi. İkinci olarak ise diğer gemilerin geçişinin de tamamen serbest değil, İran’ın belirleyeceği düzenlemeler kapsamında olacağı bildirildi.“Körfez limanları, ya herkes için ya da hiç kimse için”Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri de “Körfez limanları, ya herkes için ya da hiç kimse için” ifadesi oldu. İran, bu sözlerle bölgedeki liman güvenliği ve deniz ulaşımına ilişkin yaklaşımını oldukça sert bir dille ortaya koydu.Bu ifade, yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı bir değerlendirme olarak değil, aynı zamanda daha geniş bir bölgesel güvenlik mesajı olarak öne çıktı. İran, boğazın güvenliğini sağlamayı sürdüreceğini bildirdi. Ancak bununla birlikte, tehditlerin devam etmesi halinde kalıcı bir kontrol mekanizmasının kararlılıkla uygulanacağı da açıkça ifade edildi.Bu vurgu, Tahran’ın mevcut durumu geçici bir değerlendirme olarak görmediğini ve gerek duyması halinde daha kalıcı ve daha sıkı bir denetim sürecini devreye sokabileceğini gösterdi. Açıklamada kullanılan dil, İran’ın bölgedeki gelişmeleri doğrudan güvenlik meselesi olarak ele aldığını ortaya koydu.ABD’ye sert suçlama: “Yasa dışı ve korsanlık”İran’ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise ABD’ye yönelik suçlamalar oldu. Tahran, ABD’nin uluslararası sularda gemi hareketlerine yönelik olası kısıtlamalarını “yasa dışı” ve “korsanlık” olarak nitelendirdi.Bu değerlendirme, İran’ın yalnızca kendi pozisyonunu savunmakla kalmadığını, aynı zamanda bölgedeki olası dış müdahalelere karşı da sert bir söylem geliştirdiğini gösterdi. Açıklamada, limanların güvenliğinin tehdit altına girmesi halinde yalnızca belirli bir noktanın değil, Basra Körfezi ve Umman Denizi’ndeki hiçbir limanın güvenli olmayacağı uyarısı da yer aldı.İran böylece, Hürmüz Boğazı’na ilişkin mesajını daha geniş bir deniz güvenliği çerçevesine taşıdı. Yapılan açıklama, hem boğaz geçişleri hem de Körfez bölgesindeki limanların geleceği açısından dikkatle izlenen bir çıkış olarak öne çıktı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Trump’tan Papa 14’üncü Leo’ya sert sözler: “Beni eleştiren bir Papa istemiyorum”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-papa-14uncu-leoya-sert-sozler-beni-elestiren-bir-papa-istemiyorum/411399</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-papa-14uncu-leoya-sert-sozler-beni-elestiren-bir-papa-istemiyorum/411399</guid>
            
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:55:12 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6908-trumptan-papa-14uncu-leoya-sert-sozler-beni-elestiren-bir-papa-istemiyorum.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6908-trumptan-papa-14uncu-leoya-sert-sozler-beni-elestiren-bir-papa-istemiyorum.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Trump’tan Papa 14’üncü Leo’ya sert sözler: “Beni eleştiren bir Papa istemiyorum” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/trumptan-papa-14uncu-leoya-sert-sozler-beni-elestiren-bir-papa-istemiyorum/411399"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6908-trumptan-papa-14uncu-leoya-sert-sozler-beni-elestiren-bir-papa-istemiyorum.jpg" /></a>
               ABD Başkanı Donald Trump, Papa 14’üncü Leo’yu hedef alan sert açıklamalar yaptı. a kendisini İsa peygamberi andıran bir figür olarak gösteren dikkat çekici bir illüstrasyon da paylaştı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Katolik Kilisesi’nin lideri Papa 14’üncü Leo’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Trump, yaptığı açıklamada Papa Leo’nun hem suçla mücadele hem de dış politika konusunda zayıf olduğunu savundu. Özellikle Papa’nın ABD yönetimine yönelik eleştirilerinden rahatsızlık duyduğunu ortaya koyan Trump, “Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nı eleştiren bir Papa istemiyorum” sözleriyle çıkışını daha da ileri taşıdı.Trump’ın açıklamalarında yalnızca dini liderle yaşanan fikir ayrılığı değil, aynı zamanda siyasi ve ideolojik bir hesaplaşma dili de öne çıktı. ABD Başkanı, kendisinin seçim zaferiyle göreve geldiğini ve ülke adına doğru olanı yaptığını savunurken, Papa Leo’nun bu tabloyu anlamadığını ileri sürdü. Trump, kendi yönetiminin suç oranlarını düşürdüğünü ve ekonomi alanında büyük başarılar elde ettiğini iddia ederek, Papa’nın eleştirilerini haksız bulduğunu ifade etti.Truth Social paylaşımı yeni tartışma başlattıTrump’ın açıklamasından hemen sonra yaptığı paylaşım ise en az sözleri kadar dikkat çekti. Truth Social hesabında yayımlanan illüstrasyonda Trump, İsa peygamberi andıran bir figür olarak tasvir edildi. Görselde Trump’ın etrafı ışık halesiyle çevrili şekilde merkezde yer aldığı, yüceltilmiş bir konumda resmedildiği ve bir hastaya elini uzatarak şifa veren bir figür gibi betimlendiği görüldü.Söz konusu paylaşım, Trump’ın Papa’ya yönelik sert sözlerinin hemen ardından gelmesi nedeniyle çok daha fazla dikkat çekti. Açıklamalarıyla dini ve siyasi tartışmayı büyüten Trump, bu görselle birlikte kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.Açıklamasında öne çıkan başlıklarTrump, Papa Leo’yu hedef aldığı değerlendirmesinde birçok başlığa aynı anda yüklendi. Covid döneminde kiliselerin ve Hristiyan kuruluşların yaşadığı baskının yeterince gündeme getirilmediğini savunan Trump, o süreçte ibadet eden kişilerin ve din görevlilerinin dahi zor durumda kaldığını söyledi. Papa Leo’nun bu dönemde yaşanan korkuya değinmediğini öne süren Trump, bunun büyük bir eksiklik olduğunu ileri sürdü.Bununla birlikte Trump, Papa’nın İran’ın nükleer silaha sahip olmasına yeterince sert karşı çıkmadığını iddia etti. Venezuela konusunda da Papa’yı eleştiren Trump, bu ülkeye yönelik Amerikan tutumunu savundu ve Venezuela’dan ABD’ye suç ve uyuşturucu bağlantılı tehditler geldiğini söyledi. Böylece Trump, Papa Leo’yu sadece dini bir lider olarak değil, doğrudan uluslararası meselelerde pozisyon alan bir figür olarak hedef aldı.“Leo minnettar olmalı” çıkışı gündem olduTrump’ın en çok konuşulan sözlerinden biri ise Papa Leo’nun seçilmesine ilişkin yorumu oldu. Trump, Leo’nun Papa olmasının büyük bir sürpriz olduğunu savunarak, onun hiçbir listede öne çıkan bir isim olmadığını iddia etti. Daha da ileri giden Trump, Katolik Kilisesi’nin Leo’yu yalnızca Amerikalı olduğu ve Trump’la başa çıkabilecek en uygun isim olarak gördüğü için seçtiğini öne sürdü.Trump, bu iddiasını “Ben Beyaz Saray’da olmasaydım Leo Vatikan’da olmazdı” sözleriyle daha da sertleştirdi. Bu ifade, Trump’ın yalnızca Papa’yı değil, doğrudan onun seçilme sürecini de siyasi bir çerçevede değerlendirdiğini göstermesi bakımından dikkat çekti.Kardeşi Louis üzerinden de mesaj verdiTrump, açıklamasında Papa Leo’nun kardeşi Louis’e de değindi. Louis’yi Papa Leo’dan daha çok sevdiğini söyleyen Trump, onun tam bir MAGA destekçisi olduğunu belirtti. Bu sözlerle Trump, Papa’yı kendi siyasi çizgisini anlamamakla suçlarken, kardeşi üzerinden de ideolojik bir karşılaştırma yaptı.Açıklamasının sonunda ise Papa Leo’ya doğrudan çağrıda bulunan Trump, onun Papa olarak kendine çekidüzen vermesi gerektiğini savundu. Sağduyu çağrısı yapan Trump, Papa’nın radikal sola yakın durmayı bırakıp politikacı gibi davranmak yerine büyük bir Papa olmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Trump’a göre bu tutum yalnızca Papa’ya değil, Katolik Kilisesi’ne de zarar veriyor.    ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Macaristan seçimlerinde tarihi gece: İlk sonuçlara göre Tisza önde, Orban iktidara veda ediyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/macaristan-secimlerinde-tarihi-gece-ilk-sonuclara-gore-tisza-onde-orban-iktidara-veda-ediyor/411398</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/macaristan-secimlerinde-tarihi-gece-ilk-sonuclara-gore-tisza-onde-orban-iktidara-veda-ediyor/411398</guid>
            
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5350-macaristan-secimlerinde-tarihi-gece-ilk-sonuclara-gore-tisza-onde-orban-iktidara-veda-ediyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5350-macaristan-secimlerinde-tarihi-gece-ilk-sonuclara-gore-tisza-onde-orban-iktidara-veda-ediyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Macaristan seçimlerinde tarihi gece: İlk sonuçlara göre Tisza önde, Orban iktidara veda ediyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/macaristan-secimlerinde-tarihi-gece-ilk-sonuclara-gore-tisza-onde-orban-iktidara-veda-ediyor/411398"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5350-macaristan-secimlerinde-tarihi-gece-ilk-sonuclara-gore-tisza-onde-orban-iktidara-veda-ediyor.jpg" /></a>
               Macaristan’da sandıkların kapanmasının ardından gelen ilk resmi sonuçlar, 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orbán için kritik bir tabloya işaret etti. Oy sayımı sürerken Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi önde görünürken, Magyar sosyal medya hesabından Orbán’ın kendisini telefonla arayarak tebrik ettiğini duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Macaristan’da 199 sandalyeli parlamentonun belirleneceği kritik genel seçimlerde oy verme işlemi tamamlandı ve sandıklar kapandı. Avrupa siyasetinin en dikkatle izlenen seçimlerinden biri olarak gösterilen oylamada, ilk resmi veriler Başbakan Viktor Orbán’ın partisi Fidesz için zorlu bir tabloya işaret etti. Oy sayımı devam ederken, muhalefetin yükselen gücü olarak öne çıkan Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi’nin yarışı önde götürdüğü görüldü.Seçim gecesinin en dikkat çekici başlıklarından biri, katılım oranı oldu. Macaristan Ulusal Seçim Ofisi verilerine dayandırılan haberlerde, saat 18.30 itibarıyla katılımın yüzde 77’nin üzerine çıktığı ve bunun ülkenin seçim tarihindeki en yüksek oranlardan biri olduğu belirtildi. Rekor seviyedeki katılım, seçimin sıradan bir yarıştan çok daha fazlası olarak görüldüğünü ortaya koydu.İlk sayımlarda Tisza Partisi açık farkla öne çıktıSandıkların kapanmasının ardından gelen ilk sayımlarda tablo giderek netleşmeye başladı. Associated Press’in aktardığı erken resmi sonuçlara göre oyların yüzde 37’si sayıldığında Tisza Partisi yüzde 51, Fidesz ise yüzde 40 seviyesinde görünüyordu. Aynı verilerde Tisza’nın 106 seçim çevresinin 95’inde önde olduğu kaydedildi. Bu tablo, Peter Magyar’ın yalnızca oy oranında değil, seçim bölgelerinde de güçlü bir üstünlük kurduğunu gösterdi.Euronews’un aktardığı daha ileri sayım verilerinde ise oyların yüzde 53’ü sayıldığında Tisza’nın parlamentoda en az 136 sandalye almaya doğru ilerlediği, Fidesz’in ise 56 sandalyede kaldığı belirtildi. Aynı projeksiyonda aşırı sağcı Our Homeland Movement için 7 sandalye öngörüldü. Bu tablo korunursa Orbán’ın sadece seçim yenilgisi değil, meclis çoğunluğunu da kaybetmesi söz konusu olacak.Reuters da daha erken aşamadaki sonuçlarda, oyların yüzde 29’u sayıldığında Tisza’nın 199 sandalyeli parlamentoda 132 sandalye kazanma yolunda olduğunu aktardı. Bu veriler, gece boyunca gelen her yeni sayımda muhalefetin üstünlüğünü koruduğunu gösteren önemli işaretlerden biri oldu.Peter Magyar’dan dikkat çeken paylaşım: “Orbán aradı”Seçim gecesinin en çok konuşulan gelişmelerinden biri de Peter Magyar’ın sosyal medya paylaşımı oldu. Magyar, yaptığı açıklamada Başbakan Viktor Orbán’ın kendisini telefonla arayarak zaferi nedeniyle tebrik ettiğini duyurdu. AP ve Euronews, Magyar’ın bu paylaşımını doğrulayan haberler yayımlarken, Orbán cephesinden o aşamada kamuoyuna açık ayrıntılı bir değerlendirme gelmediğini bildirdi.Magyar’ın “Teşekkürler Macaristan” mesajı da seçim gecesinin sembol paylaşımlarından biri haline geldi. Bu açıklamalar, Tisza cephesinde zafer havasının erken saatlerden itibaren hissedilmeye başlandığını gösterdi. Ancak oy sayımının sürdüğü ve nihai sonucun henüz kesinleşmediği gerçeği, seçim gecesindeki en önemli notlardan biri olmaya devam etti.16 yıllık Orbán dönemi için en ciddi sınavBu seçim, Viktor Orbán’ın 2010’dan bu yana sürdürdüğü iktidarın geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Reuters ve AP, seçim öncesi ve seçim gecesi analizlerinde bunun yalnızca Macaristan iç siyaseti açısından değil, Avrupa Birliği dengeleri bakımından da çok önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Orbán’ın uzun süredir Brüksel ile yaşadığı gerilimler, Ukrayna politikası ve Rusya ile ilişkileri, bu seçimi Avrupa genelinde yakından izlenen bir mücadeleye dönüştürdü.Peter Magyar ise kampanya boyunca ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk iddiaları, sağlık sistemi ve kamu hizmetlerindeki sorunlar üzerinden seçmene değişim mesajı verdi. Özellikle büyük şehirlerde ve genç seçmenlerde Tisza’ya yönelik ilginin yüksek olduğu değerlendirmeleri, seçim gecesindeki tabloyla birlikte daha görünür hale geldi. İlk sonuçların işaret ettiği tablo korunursa, Macaristan’da sadece hükümet değil, ülkenin Avrupa ile ilişkilerinde de yeni bir sayfa açılabilir.Sayım sürüyor, nihai tablo merakla bekleniyorŞu aşamada en kritik unsur, oy sayımının tamamlanmasıyla birlikte ortaya çıkacak kesin sonuçlar olacak. İlk veriler Tisza Partisi lehine güçlü bir ivmeye işaret etse de seçim gecesinin son sözü resmi sonuçlarla söylenecek. Yine de mevcut tablo, Viktor Orbán’ın 16 yıllık iktidarının sonuna yaklaşılmış olabileceği yönündeki yorumları kuvvetlendirmiş durumda.Macaristan’da rekor katılımla tamamlanan seçim gecesi, sadece Budapeşte’de değil, Avrupa başkentlerinde de dikkatle izleniyor. Peter Magyar’ın önde gittiği sayım sonuçları ve Orbán’ı tebrik telefonu iddiası, seçimin şimdiden tarihi bir kırılma anına dönüştüğünü gösteriyor. Nihai sonuçların açıklanmasıyla birlikte Macaristan siyasetinde yeni dönemin çerçevesi daha net ortaya çıkacak ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran&#039;dan anlaşmasız biten ABD görüşmeleri sonrası dikkat çeken mesaj: Washington güven veremedi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-anlasmasiz-biten-abd-gorusmeleri-sonrasi-dikkat-ceken-mesaj-washington-guven-veremedi/411391</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-anlasmasiz-biten-abd-gorusmeleri-sonrasi-dikkat-ceken-mesaj-washington-guven-veremedi/411391</guid>
            
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:05:52 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6081-irandan-anlasmasiz-biten-abd-gorusmeleri-sonrasi-dikkat-ceken-mesaj-washington-guven-veremedi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6081-irandan-anlasmasiz-biten-abd-gorusmeleri-sonrasi-dikkat-ceken-mesaj-washington-guven-veremedi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran&#039;dan anlaşmasız biten ABD görüşmeleri sonrası dikkat çeken mesaj: Washington güven veremedi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-anlasmasiz-biten-abd-gorusmeleri-sonrasi-dikkat-ceken-mesaj-washington-guven-veremedi/411391"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6081-irandan-anlasmasiz-biten-abd-gorusmeleri-sonrasi-dikkat-ceken-mesaj-washington-guven-veremedi.jpg" /></a>
               İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen ve sonuç alınamayan görüşmelere ilişkin değerlendirmesinde, Washington’ın İran heyetinin güvenini kazanamadığını söyledi. Galibaf, İran’ın diplomasi yolunu sürdürürken askeri hazırlıklarını da devam ettireceğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan ve herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona eren görüşmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Galibaf, sürecin ardından Washington yönetimine yönelik açık mesajlar verdi.Galibaf, İran tarafının görüşmeler başlamadan önce iyi niyet ve irade ortaya koyduğunu belirtti. Buna karşın, geçmişte yaşanan deneyimlerin etkisiyle karşı tarafa güven duymadıklarını ifade eden Galibaf, bu son temasların da güven inşa etme bakımından beklentileri karşılamadığını dile getirdi. Yapılan açıklama, İran cephesinin görüşmelere tamamen kapalı olmadığı ancak güven unsurunu temel bir başlık olarak gördüğü yönünde yorumlandı.“İran heyetinin güveni kazanılamadı” vurgusu öne çıktıİran Meclis Başkanı’nın açıklamasında en dikkat çeken bölüm, ABD tarafına yönelik güven eleştirisi oldu. Galibaf, karşı tarafın bu tur görüşmelerde İran heyetinin güvenini kazanmayı başaramadığını söyledi. Bu değerlendirme, İslamabad’daki temasların neden sonuçsuz kaldığına ilişkin İran cephesinden gelen en net mesajlardan biri olarak öne çıktı.Galibaf’ın ifadeleri, müzakere sürecinde yalnızca teknik başlıkların değil, taraflar arasındaki siyasi güven sorununun da belirleyici olduğunu ortaya koydu. İran’ın, görüşmelere yapıcı girişimlerle katıldığını söylemesi ise Tahran yönetiminin sürece tamamen olumsuz yaklaşmadığını, ancak karşı taraftan beklediği güven verici zemini bulamadığını göstermiş oldu.İran, müzakerelere yapıcı bir tutumla katıldığını savunduGalibaf, paylaşımında İran’ın müzakerelerde yapıcı girişimlerle yer aldığını da vurguladı. Bu açıklama, İran tarafının görüşmeleri sadece formalite olarak görmediği, süreci belli bir diplomatik iradeyle yürütmek istediği mesajını içerdi. Ancak buna rağmen herhangi bir sonuç alınamaması, taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.İslamabad’daki görüşmelerin anlaşmasız sona ermesi, diplomasi trafiğinin ne kadar hassas bir zeminde ilerlediğini de ortaya koydu. İran cephesi, kendi açısından iyi niyet gösterildiğini savunurken, başarısızlığın önemli nedenlerinden biri olarak karşı tarafın güven verememesini işaret etti. Böylece müzakere masasındaki temel sorunun yalnızca başlıklar üzerindeki uzlaşmazlık değil, aynı zamanda karşılıklı inşa edilemeyen güven ortamı olduğu yönünde güçlü bir mesaj verildi.Pakistan’a “dost ve kardeş ülke” mesajıGalibaf, açıklamasında görüşmelere arabulucu rolüyle katkı sunan Pakistan’a da özel olarak teşekkür etti. Pakistan için “dost ve kardeş ülke” ifadesini kullanan İran Meclis Başkanı, sürece verilen desteğin Tahran tarafından olumlu karşılandığını ortaya koydu.Bu vurgu, İslamabad’daki görüşmelerin yalnızca iki ülke arasındaki temaslardan ibaret olmadığını, aynı zamanda bölgesel diplomasi açısından da önem taşıdığını gösterdi. Pakistan’ın üstlendiği arabuluculuk rolü, Galibaf’ın açıklamasında özellikle öne çıkarıldı. Böylece İran, görüşmelerin sonuçsuz kalmasına rağmen arabulucu ülkeye yönelik olumlu yaklaşımını net biçimde ortaya koymuş oldu.İran’dan çifte mesaj: Diplomasi sürecek, askeri hazırlık da devam edecekGalibaf’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise İran’ın bundan sonraki yol haritasına ilişkin verdiği mesaj oldu. İran Meclis Başkanı, ABD’nin artık güven inşa edip edemeyeceğine karar vermesi gerektiğini söyledi. Bu ifade, Tahran’ın müzakerelere kapıyı tamamen kapatmadığını, ancak bundan sonraki süreçte somut güven adımları beklediğini gösterdi.Bununla birlikte Galibaf, İran’ın yalnızca diplomasi yoluna odaklanmayacağını da açıkça ortaya koydu. Açıklamasında, İran’ın diplomasi sürecini sürdürürken askeri hazırlıklarını da devam ettireceğini bildirdi. Bu yaklaşım, İran’ın bir yandan müzakere kanalını açık tutmak isterken diğer yandan güvenlik politikalarında geri adım atmayacağını vurgulayan güçlü bir tutum olarak değerlendirildi.İslamabad görüşmelerinin ardından gözler yeni sürece çevrildiABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen görüşmelerin anlaşma sağlanamadan tamamlanması, taraflar arasındaki diplomatik sürecin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Galibaf’ın açıklamaları, İran tarafının temel itiraz noktasının güven meselesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu.İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın, Washington’ın İran heyetinin güvenini kazanamadığını söylemesi, görüşmelerin neden ilerlemediğine dair Tahran’ın bakışını net biçimde yansıttı. İran’ın iyi niyet ve irade gösterdiğini savunması, Pakistan’a teşekkür etmesi ve aynı anda hem diplomasi hem askeri hazırlık vurgusu yapması, sürecin bundan sonraki dönemine ilişkin çok yönlü bir mesaj niteliği taşıdı. İslamabad’daki temasların sonuçsuz kalmasının ardından gözler şimdi, ABD’nin güven inşa etmeye dönük yeni bir adım atıp atmayacağına çevrildi.    ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İsrail’in Lübnan’ın güneyine düzenlediği saldırılarda can kaybı 11’e çıktı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/israilin-lubnanin-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-can-kaybi-11e-cikti/411381</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/israilin-lubnanin-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-can-kaybi-11e-cikti/411381</guid>
            
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6385-israilin-lubnanin-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-can-kaybi-11e-cikti-spot-basligi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6385-israilin-lubnanin-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-can-kaybi-11e-cikti-spot-basligi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İsrail’in Lübnan’ın güneyine düzenlediği saldırılarda can kaybı 11’e çıktı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/israilin-lubnanin-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-can-kaybi-11e-cikti/411381"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6385-israilin-lubnanin-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-can-kaybi-11e-cikti-spot-basligi.jpg" /></a>
               İsrail ordusunun gece saatlerinden bu yana Lübnan’ın güyine yönelik sürdürdüğü hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 11’e yükseldi. Saldırılarda Sur kentine bağlı beldeler hedef alınırken, Nebatiye ve çevresindeki çok sayıda yerleşim yeri de bombardımana maruz kaldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İsrail ordusunun gece saatlerinden itibaren Lübnan’ın güneyine düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 11’e yükseldi. Bölgeden gelen bilgiler, saldırıların yalnızca tek bir noktaya değil, Lübnan’ın güneyindeki birçok beldeye yöneldiğini ortaya koydu. Özellikle Sur ve Nebatiye çevresinde yoğunlaşan bombardıman, gece boyunca bölgede gerilimi daha da tırmandırdı.İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı saldırıların sürdüğü belirtilirken, son saldırılarla birlikte Lübnan’ın güneyindeki sivil yerleşim alanlarında can kaybı ve yıkımın derinleştiği bildirildi. Gece boyunca süren hava saldırılarının ardından ölü sayısının artması, bölgede yaşanan çatışmaların boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.Sur’a bağlı Marub beldesinde 6 kişi hayatını kaybettiLübnan haber ajansı NNA’da yer alan bilgilere göre, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Sur kentine bağlı Marub beldesine düzenlediği saldırıda 6 kişi yaşamını yitirdi. Marub’daki saldırı, gece saatlerinden bu yana kaydedilen en ağır saldırılardan biri olarak öne çıktı.Saldırının ardından bölgede can kaybının artmasından endişe edildiği aktarılırken, hedef alınan alanlarda büyük bir hareketlilik yaşandığı belirtildi. Marub beldesindeki saldırı, İsrail’in gece boyunca sürdürdüğü bombardımanın ne denli yoğun olduğunu gösteren gelişmelerden biri oldu.Kana beldesindeki saldırıda 5 kişi yaşamını yitirdiİsrail ordusunun Sur kentine bağlı Kana beldesine düzenlediği saldırıda ise 5 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Böylece gece saatlerinden bu yana yalnızca Marub ve Kana beldelerinde yaşamını yitirenlerin toplam sayısı 11’e ulaştı.Kana’daki saldırının ardından bölgedeki durumun daha da ağırlaştığı ifade edilirken, İsrail’in güney Lübnan’a yönelik saldırılarının yalnızca sınırlı bir alanla kısıtlı kalmadığı, farklı yerleşim noktalarına da yayıldığı görüldü. Bu gelişme, saldırıların geniş bir coğrafyada etkisini hissettirdiğini ortaya koydu.Nebatiye ve Sur çevresindeki birçok belde hedef alındıÖte yandan İsrail ordusunun, Lübnan’ın güneyinde yer alan Nebatiye ve Sur kentlerine bağlı çok sayıda beldeyi hedef alan hava saldırılarını sürdürdüğü bildirildi. Saldırıların farklı noktalarda devam etmesi, bölgede güvenlik endişesini artırdı.Lübnan’ın güneyindeki Bafliye, Kavneyn ve diğer bazı beldelerin de gece saatlerinde İsrail hava saldırılarının hedefi olduğu aktarıldı. Bu durum, saldırıların kapsamının genişlediğine işaret etti. Gece boyunca süren bombardımanın farklı yerleşim alanlarına yayılması, Lübnan’ın güneyinde sivil yaşam üzerindeki baskının daha da arttığını gösterdi.İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı saldırılar sürüyorİsrail ordusundan 2 Mart’ta yapılan açıklamada, Lübnan’dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti. Bu gelişmenin ardından İsrail ordusu, Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyurmuştu.Süreç içinde başkent Beyrut’u da hedef alan İsrail ordusunun, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan’da kara işgalini genişletme kararı aldığı ifade edilmişti. Böylece 2 Mart’tan bu yana devam eden saldırılar, yalnızca sınır hattıyla sınırlı kalmamış, ülkenin farklı bölgelerine yayılmıştı.Lübnan’daki insani tablo daha da ağırlaşıyorLübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 20’ye yükseldiğini açıklamıştı. Bu rakam, ülkede yaşanan çatışmaların ne kadar ağır bir insani sonuç doğurduğunu ortaya koydu.Lübnan hükümeti ise yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini bildirmişti. Son saldırılarla birlikte hem can kaybının hem de zorla yerinden edilmenin daha da artmasından endişe ediliyor.İsrail’in Lübnan’ın güneyine gece saatlerinden bu yana düzenlediği saldırılarda 11 kişinin hayatını kaybetmesi, bölgedeki tansiyonun düşmediğini bir kez daha gösterdi. Sur, Nebatiye ve çevresindeki beldeleri hedef alan saldırılar sürerken, Lübnan’da çatışmaların yol açtığı insani kriz de her geçen gün daha derin hale geliyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Macaristan’da seçim günü: 199 milletvekili için sandık başına gidildi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/macaristanda-secim-gunu-199-milletvekili-icin-sandik-basina-gidildi/411379</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/macaristanda-secim-gunu-199-milletvekili-icin-sandik-basina-gidildi/411379</guid>
            
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8875-macaristanda-secim-gunu-199-milletvekili-icin-sandik-basina-gidildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8875-macaristanda-secim-gunu-199-milletvekili-icin-sandik-basina-gidildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Macaristan’da seçim günü: 199 milletvekili için sandık başına gidildi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/macaristanda-secim-gunu-199-milletvekili-icin-sandik-basina-gidildi/411379"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8875-macaristanda-secim-gunu-199-milletvekili-icin-sandik-basina-gidildi.jpg" /></a>
               Macaristan’da genel seçimler için oy verme işlemi başladı. 199 milletvekilinin belirleneceği seçimlerde yarışın başa baş geçtiği belirtilirken, yüksek kararsız seçmen oranı sonuçlara ilişkin belirsizliği artırıyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Macaristan’da genel seçim heyecanı başladı. Ülkede seçmenler, Ulusal Meclis’te görev yapacak 199 milletvekilini belirlemek için sandık başına gitmeye başladı. Oy verme işleminin yerel saatle 06.00’da başladığı ve 19.00’a kadar devam edeceği bildirildi. Seçim günü boyunca gözler hem sandıktan çıkacak sonuçlara hem de kararsız seçmenlerin vereceği son karara çevrildi.Seçimlerin yalnızca Macaristan iç siyaseti açısından değil, Avrupa Birliği’nin siyasi dengeleri bakımından da dikkatle takip edildiği ifade ediliyor. Bu nedenle ülkede başlayan oy verme süreci, uluslararası kamuoyunda da yakından izleniyor.Seçmenler iki ayrı oy kullanıyorMacaristan’daki seçim sistemi kapsamında seçmenler iki farklı oy kullanıyor. Bunlardan biri kendi seçim bölgelerindeki adaylar için, diğeri ise ulusal parti listeleri için veriliyor. Bu sistem, hem doğrudan aday bazlı temsilin hem de partilerin ülke genelindeki gücünün meclise yansımasını amaçlıyor.Ulusal Meclis’teki toplam 199 sandalyenin 106’sı dar bölge sistemiyle belirleniyor. Kalan 93 sandalye ise partilerin ulusal listelerde aldığı oy oranına göre dağıtılıyor. Böylece seçim sonuçları yalnızca tek tek bölgelerdeki yarışlarla değil, partilerin genel performansıyla da şekilleniyor.Bu yapı, seçim akşamı ortaya çıkacak tablonun çok yönlü değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Çünkü bir partinin hükümet kurma gücüne ulaşabilmesi için yalnızca belli bölgelerde değil, ülke genelinde de güçlü bir destek elde etmesi gerekiyor.Yarışın odağında Fidesz ile Tisza Partisi varSeçimlerde en çok dikkat çeken rekabetin, 16 yıldır iktidarda bulunan Viktor Orban liderliğindeki Fidesz ile Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi arasında yaşandığı belirtiliyor. Uzun süredir ülke siyasetinde belirleyici bir güç olan Fidesz, iktidarını sürdürmek isterken, Tisza Partisi ise seçimlerin en güçlü rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor.Anketlerin önemli bir bölümünün Tisza Partisi’nin önde olduğunu gösterdiği ifade ediliyor. Ancak kararsız seçmen oranının yüksek olması nedeniyle kesin bir tablo ortaya koymanın zor olduğu belirtiliyor. Bu durum, seçim yarışını daha da kritik hale getiriyor.Özellikle sandığa gidecek kararsız seçmenlerin son anda vereceği kararın, seçim sonuçları üzerinde belirleyici olabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle oy verme işleminin tamamlanmasına kadar belirsizlik devam ediyor.Meclise girmek için yüzde 5 barajı uygulanıyorMacaristan’daki seçim sisteminde partilerin mecliste temsil edilebilmesi için ulusal listede en az yüzde 5 oy alması gerekiyor. Bu baraj, özellikle küçük partiler açısından seçimlerin en önemli eşiklerinden biri olarak görülüyor.Seçim sonuçlarının ardından en az 100 milletvekiline ulaşan parti ya da liste hükümeti kurma hakkını elde edebilecek. Bu da 199 sandalyeli mecliste çoğunluğun nasıl şekilleneceğinin, seçim gecesinin en kritik başlığı olacağını gösteriyor.Siyasi partiler açısından yalnızca meclise girmek değil, hükümeti kurabilecek çoğunluğa ulaşmak da büyük önem taşıyor. Bu nedenle seçim sonuçları açıklandığında sadece oy oranları değil, milletvekili dağılımı da dikkatle incelenecek.Yurt dışındaki seçmenlerin oy hakkı farklı uygulanıyorSeçimlerde yurt dışında yaşayan ve ülkede ikamet adresi bulunmayan seçmenlerin yalnızca ulusal parti listeleri için oy kullanabildiği belirtildi. Buna karşılık ülke içinde yaşayan seçmenlerin ise iki oy hakkına sahip olduğu ifade edildi.Bu uygulama, seçim sisteminin önemli ayrıntılarından biri olarak öne çıkıyor. Çünkü ülke içindeki seçmenler hem bölgesel temsilcileri hem de parti listelerini belirlerken, yurt dışındaki seçmenlerin tercihleri yalnızca parti listelerine etki ediyor.Bu nedenle seçim sonuçlarının değerlendirilmesinde hangi oyların hangi alanlarda etkili olduğunun da ayrıca dikkate alınması gerekiyor. Özellikle ulusal liste oyları, meclis dağılımı üzerinde doğrudan belirleyici bir rol üstleniyor.Sonuçlar Macaristan’ın yanı sıra Avrupa’yı da etkileyecekMacaristan’da başlayan seçim süreci, sadece ülkenin yeni meclis yapısını belirlemekle sınırlı görülmüyor. Seçim sonuçlarının aynı zamanda Avrupa Birliği içindeki siyasi dengeler açısından da önemli sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.Bu nedenle 199 milletvekilinin belirleneceği seçimler, Macaristan’ın gelecekte izleyeceği siyasi yön bakımından büyük önem taşıyor. Fidesz ile Tisza Partisi arasındaki yarış, ülke siyasetinde yeni bir dönemin işareti olabileceği gibi mevcut tablonun devamını da getirebilir.Sandıkların kapanmasına kadar gözler seçmen katılımına, kararsızların yönelimine ve gece sonunda ortaya çıkacak milletvekili dağılımına çevrilmiş durumda. Macaristan’da seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, hem ülke siyasetinde hem de Avrupa düzeyinde yeni bir tablo netlik kazanacak.    ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD-İran görüşmeleri sonuçsuz kaldı: 21 saatlik müzakerelerde anlaşma çıkmadı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-gorusmeleri-sonucsuz-kaldi-21-saatlik-muzakerelerde-anlasma-cikmadi/411377</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-gorusmeleri-sonucsuz-kaldi-21-saatlik-muzakerelerde-anlasma-cikmadi/411377</guid>
            
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 11:01:52 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4770-abd-iran-gorusmeleri-sonucsuz-kaldi-21-saatlik-muzakerelerde-anlasma-cikmadi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4770-abd-iran-gorusmeleri-sonucsuz-kaldi-21-saatlik-muzakerelerde-anlasma-cikmadi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD-İran görüşmeleri sonuçsuz kaldı: 21 saatlik müzakerelerde anlaşma çıkmadı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-iran-gorusmeleri-sonucsuz-kaldi-21-saatlik-muzakerelerde-anlasma-cikmadi/411377"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4770-abd-iran-gorusmeleri-sonucsuz-kaldi-21-saatlik-muzakerelerde-anlasma-cikmadi.jpg" /></a>
               Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ABD ile İran arasında gerçekleştirilen 21 saatlik görüşmelerden sonuç çıkmadı. Taraflar, çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya varamazken, süreç sonrası karşılıklı açıklamalar dikkat çekti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen müzakereler, tarafların çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya ulaşamamasıyla tamamlandı. Bugün sona eren toplam 21 saatlik görüşmelerin ardından iki taraf da sürecin başarısız olmasından karşı tarafı sorumlu tuttu.Altı haftadan uzun süredir devam eden çatışmaların sonlandırılması amacıyla yapılan temaslar, kamuoyunda büyük beklenti oluşturmuştu. Ancak görüşmelerin sonunda beklenen uzlaşma sağlanamadı. Taraflar arasında anlaşma zemininin oluşmaması, hem bölgedeki kırılgan dengeyi hem de hafta başında sağlanan ateşkesi yeniden tartışmalı hale getirdi.Çatışmaların binlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğu belirtilirken, sürecin küresel petrol fiyatları üzerindeki etkisi de dikkat çekti. ABD ve İran basınında yer alan değerlendirmelerde, görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ateşkes açısından risk oluşturabileceği yönünde yorumlar öne çıktı.JD Vance: İran bizim şartlarımızı kabul etmediABD heyetine başkanlık eden ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İslamabad’dan ayrılmadan önce yaptığı açıklamada, İran ile kapsamlı temaslarda bulunulduğunu ancak buna rağmen anlaşma sağlanamadığını ifade etti. Vance, İran tarafıyla geniş kapsamlı görüşmeler yaptıklarını belirterek, olumlu tarafın diyalog kurulması olduğunu, olumsuz tarafın ise bir sonuca ulaşılamamış olması olduğunu vurguladı.Vance, bu durumun ABD’den çok İran açısından olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu savundu. ABD’nin kırmızı çizgilerini net şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Vance, herhangi bir anlaşma olmadan ülkeye döndüklerini dile getirdi. Açıklamasında, İran tarafının ABD’nin sunduğu şartları kabul etmeyi tercih etmediğini kaydetti.Nükleer program başlığı masadaki temel konulardan biri olduABD Başkan Yardımcısı JD Vance, açıklamasında İran’ın nükleer programına da özel olarak değindi. Vance, Tahran yönetiminin nükleer silah geliştirmeyeceğine ve bu kapasiteye hızlı biçimde ulaşmasını sağlayacak araçların peşinde olmayacağına dair açık bir taahhüt vermesi gerektiğini belirtti.Bu hedefin ABD Başkanı’nın temel öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen Vance, müzakerelerde ulaşılmak istenen sonucun da bu olduğunu ifade etti. İran’ın uzun vadede nükleer silah geliştirmeme konusunda gerçekten kararlı olup olmadığının ise belirsizliğini koruduğunu dile getirdi. Böylece nükleer program başlığının, müzakerelerin en kritik ve en zorlayıcı başlıklarından biri olduğu bir kez daha ortaya çıktı.İran cephesi: Güvensizlik ortamında tek oturumda sonuç beklenemezİran tarafında ise farklı bir değerlendirme öne çıktı. İran medyasında yer alan haberlerde, anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD’nin aşırı talepleri olduğu ileri sürüldü. Haberlere göre bazı başlıklarda uzlaşı sağlandı ancak özellikle Hürmüz Boğazı ve İran’ın nükleer programı taraflar arasındaki temel anlaşmazlık konuları olarak öne çıktı.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de görüşmelerin güvensizlik ortamında yapıldığını vurguladı. Bu nedenle tek bir oturum sonunda anlaşmaya varılmasının zaten beklenmemesi gerektiğini ifade etti. İran cephesinin bu yaklaşımı, müzakerelerin tamamen bitmediği ancak taraflar arasındaki mesafenin halen önemli ölçüde sürdüğü şeklinde yorumlandı.Pakistan ateşkesin korunmasına dikkat çektiPakistan medyasına konuşan kaynaklar, görüşmelerin ardından hem ABD hem de İran heyetlerinin İslamabad’dan ayrılarak ülkelerine dönmek üzere yola çıktığını bildirdi. Böylece gözlerin bundan sonraki diplomatik sürece çevrildiği yeni bir aşamaya geçildi.Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar da yaptığı açıklamada, tarafların 28 Şubat’ta başlayan çatışmaları sona erdirme çabaları çerçevesinde üzerinde uzlaşılan iki haftalık ateşkesin korunmasının zorunlu olduğunu dile getirdi. Bu açıklama, mevcut kırılgan ortamda ateşkesin devamının en önemli önceliklerden biri olarak görüldüğünü ortaya koydu.İsrail’den dikkat çeken uyarıSüreçle ilgili dikkat çeken açıklamalardan biri de İsrail tarafından geldi. İsrail güvenlik kabinesi üyesi Zeev Elkin, daha fazla görüşmenin mümkün olabileceğini ifade etti. Ancak Elkin, İran’a yönelik sert bir uyarıda da bulunarak “İranlılar ateşle oynuyor” dedi.İslamabad’daki 21 saatlik müzakerelerden sonuç çıkmaması, yalnızca ABD ile İran arasındaki diplomatik trafiği değil, bölgedeki hassas dengeleri de yeniden gündeme taşıdı. Tarafların birbirini sorumlu tutması, ateşkesin geleceğine dair soru işaretlerini artırırken, gözler şimdi yeni temasların gelip gelmeyeceğine çevrildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD ile İran arasında kritik eşik: Dondurulmuş varlıklar için dikkat çeken adım</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-ile-iran-arasinda-kritik-esik-dondurulmus-varliklar-icin-dikkat-ceken-adim/411367</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-ile-iran-arasinda-kritik-esik-dondurulmus-varliklar-icin-dikkat-ceken-adim/411367</guid>
            
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:31:57 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4379-abd-ile-iran-arasinda-kritik-esik-dondurulmus-varliklar-icin-dikkat-ceken-adim.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4379-abd-ile-iran-arasinda-kritik-esik-dondurulmus-varliklar-icin-dikkat-ceken-adim.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD ile İran arasında kritik eşik: Dondurulmuş varlıklar için dikkat çeken adım ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/abd-ile-iran-arasinda-kritik-esik-dondurulmus-varliklar-icin-dikkat-ceken-adim/411367"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4379-abd-ile-iran-arasinda-kritik-esik-dondurulmus-varliklar-icin-dikkat-ceken-adim.jpg" /></a>
               ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilimi azaltabilecek önemli bir gelişme yaşandı. İranlı bir yetkiliye göre Washington yönetimi, müzakerelerin başlaması için Tahran’ın ön şartı olan dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması talebini kabul etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilimde diplomatik süreci yeniden hareketlendirebilecek önemli bir adım atıldığı belirtildi. İranlı bir yetkilinin açıklamasına göre, Washington yönetimi, Tahran’ın müzakerelere başlanması için öne sürdüğü temel şartlardan birini kabul etti. Buna göre ABD, yurtdışında bulunan dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına onay verdi.Bu gelişme, iki ülke arasında bir süredir tıkanmış görünen temasların yeniden canlanabileceğine yönelik beklentileri artırdı. Özellikle karşılıklı güvensizliğin öne çıktığı bir dönemde gelen bu açıklama, diplomatik sürecin ilerleyebilmesi adına kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Taraflar arasında doğrudan ya da dolaylı görüşmelerin yeniden başlayabilmesi için uzun süredir bazı ön koşulların gündemde olduğu bilinirken, İran cephesinin en net taleplerinden biri dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması olmuştu.Tahran’ın müzakere şartı karşılık bulduİran tarafı, görüşme sürecine geçilebilmesi için ilk olarak yurtdışında bulunan İran varlıklarının üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını istiyordu. İranlı yetkili tarafından yapılan açıklamada, Washington’un bu talebi kabul ettiği ve sürecin ilerleyebilmesi için somut adımların atılacağı ifade edildi.Bu açıklama, Tahran’ın müzakere masasına oturması açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Çünkü İran cephesi, diplomatik temasların yeniden başlaması için yalnızca sözlü mesajlar değil, aynı zamanda somut ve güven verici adımlar bekliyordu. Dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması yönündeki kabul, bu beklentinin karşılık bulduğu şeklinde yorumlandı.Gelişmenin yalnızca teknik bir karar olmadığı, aynı zamanda taraflar arasındaki diplomatik zemini yeniden kurabilecek siyasi bir mesaj taşıdığı değerlendiriliyor. Bu nedenle söz konusu adım, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfanın açılıp açılmayacağı sorusunu da beraberinde getirdi.Diplomatik sürecin yeniden başlaması için kritik adımİranlı yetkilinin açıklamasına göre atılan bu adım, yalnızca ekonomik bir düzenleme olarak değil, müzakerelerin önünü açabilecek stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor. Uzun süredir devam eden gerginlik ortamında taraflar arasında yeniden temas kurulabilmesi için güven artırıcı adımların belirleyici olduğu düşünülüyor.ABD’nin İran’ın ön şartını kabul ettiği yönündeki açıklama, özellikle doğrudan ya da dolaylı görüşmelerin başlayabilmesi açısından dikkat çekici bulundu. Diplomatik sürecin yeniden canlanması ihtimali, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkiler açısından değil, bölgesel dengeler bakımından da önem taşıyan bir gelişme olarak öne çıkıyor.Taraflar arasında süregelen gerilim nedeniyle uzun zamandır müzakere ihtimali sık sık gündeme gelse de, ön koşullar ve karşılıklı talepler nedeniyle somut ilerleme sağlanamıyordu. Bu nedenle dondurulmuş varlıklar konusunda yaşanan bu gelişme, sürecin yönünü değiştirebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.Uzmanlara göre süreçte belirleyici dönüm noktası olabilirUzmanlara göre, Washington’un Tahran’ın şartını kabul etmesi, İran’ın müzakere masasına yaklaşması açısından belirleyici bir aşama olabilir. Özellikle İran tarafının bu konuda uzun süredir net bir tutum sergilemesi, söz konusu talebin sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir güven unsuru olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.Bu nedenle açıklanan gelişme, sıradan bir diplomatik temasın ötesinde, tarafların yeniden konuşmaya hazır olup olmadığını gösteren önemli bir işaret olarak yorumlanıyor. İranlı yetkilinin kullandığı ifadeler de, bundan sonraki süreçte yalnızca açıklamaların değil, somut uygulamaların da takip edileceğini ortaya koyuyor.Diplomatik sürecin yeniden canlanıp canlanmayacağı, atılacak yeni adımlarla daha net biçimde ortaya çıkacak. Ancak mevcut tablo, uzun süredir yüksek tansiyonla ilerleyen ABD-İran hattında dikkat çeken bir yumuşama ihtimalini gündeme taşıdı.Gözler bundan sonraki adımlara çevrildiABD ile İran arasında yaşanan bu gelişme, müzakere sürecinin yeniden başlayabileceğine dair beklentileri güçlendirdi. İranlı yetkiliye göre Washington’un dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması talebini kabul etmesi, Tahran’ın ortaya koyduğu ön şartın karşılık bulduğunu gösterdi.Bu durum, taraflar arasındaki gerginliğin azaltılması ve diplomatik kanalların yeniden açılması açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor. Özellikle doğrudan ya da dolaylı görüşmelerin önünün açılabileceği yönündeki değerlendirmeler, sürecin bundan sonraki aşamalarını daha da önemli hale getiriyor.Şimdilik en dikkat çeken başlık, ABD’nin İran’ın ön şartını kabul ettiği yönündeki açıklama oldu. Bu gelişmenin nasıl somutlaşacağı ve müzakerelerin ne şekilde başlayacağı ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak. Ancak mevcut işaretler, iki ülke arasında gerilimi düşürebilecek yeni bir diplomatik dönemin kapısının aralanmış olabileceğini gösteriyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İran’dan Hürmüz Boğazı için dikkat çeken öneri: Geçiş ücretleri riyal ile ödensin</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-oneri-gecis-ucretleri-riyal-ile-odensin/411358</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-oneri-gecis-ucretleri-riyal-ile-odensin/411358</guid>
            
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8934-irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-oneri-gecis-ucretleri-riyal-ile-odensin.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8934-irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-oneri-gecis-ucretleri-riyal-ile-odensin.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İran’dan Hürmüz Boğazı için dikkat çeken öneri: Geçiş ücretleri riyal ile ödensin ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-oneri-gecis-ucretleri-riyal-ile-odensin/411358"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8934-irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-oneri-gecis-ucretleri-riyal-ile-odensin.jpg" /></a>
               İran’da gündeme gelen yeni bir taslak, küresel enerji taşımacılığının en kritik güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücretlerinin riyal cinsinden tahsil edilmesini öngörüyor. Öneri, hem enerji piyasaları hem de bölgedeki jeopolitik gerilim açısından dikkat çeken yeni bir başlık olarak öne çıktı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İran, küresel enerji taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı için dikkat çeken bir öneriyi gündeme taşıdı. İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi tarafından dile getirilen öneriye göre, boğazdan geçiş yapan gemilerden alınacak ücretlerin İran’ın ulusal para birimi riyal üzerinden tahsil edilmesi planlanıyor. Bu çerçevede İran parlamentosunda değerlendirilen bir taslak bulunduğu belirtilirken, konuya ilişkin açıklamanın İran’ın Mumbai Başkonsolosluğu’nun sosyal medya paylaşımında yer aldığı aktarıldı.Taslak, boğaz geçişlerini yeni bir tartışmanın merkezine taşıdıSöz konusu öneri, yalnızca teknik bir ücretlendirme değişikliği olarak değil, aynı zamanda bölgedeki dengeleri etkileyebilecek yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı, dünya enerji akışının en hassas geçiş noktalarından biri olduğu için burada gündeme gelen her yeni düzenleme veya öneri uluslararası ölçekte yakından izleniyor. İran’da değerlendirilen taslağın da bu nedenle sadece bölge ülkelerini değil, küresel enerji piyasalarını ve deniz ticaretini doğrudan ilgilendiren bir gelişme olarak öne çıktığı görülüyor.Dünya enerji akışında kritik rol oynayan boğazHürmüz Boğazı, uzun süredir dünya petrol ve enerji trafiğinin en önemli geçiş hatlarından biri olarak kabul ediliyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre boğazdan geçen petrol ve petrol ürünleri akışı, küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine denk geliyor. Uluslararası Enerji Ajansı da 2025 yılında Hürmüz’den geçen ham petrolün küresel ham petrol ticaretinin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle boğazda atılacak her adım, yalnızca bölgesel değil küresel ekonomik sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor.İsrail-ABD-İran hattındaki gerilim Hürmüz’ü yeniden öne çıkardıSon dönemde İsrail, ABD ve İran hattında yaşanan çatışmalar ve yükselen gerilim, Hürmüz Boğazı’nı yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdı. Reuters’ın son günlerde yayımladığı analizlerde, İran’ın boğazdan geçişler için ücret alma yönündeki yaklaşımının bu gerilimli sürecin ardından daha fazla dikkat çektiği belirtiliyor. Aynı analizlerde, uluslararası deniz taşımacılığı açısından boğazın açık kalmasının enerji arzı ve küresel ticaret dengesi bakımından kritik olduğuna işaret ediliyor.Riyal vurgusu ekonomik ve siyasi boyutuyla dikkat çekiyorİran tarafından gündeme getirilen bu önerinin en dikkat çekici yönlerinden biri, geçiş ücretlerinin dolar ya da başka bir uluslararası rezerv para yerine doğrudan riyal ile ödenmesinin istenmesi oldu. Bu detay, öneriyi yalnızca deniz taşımacılığı ve enerji lojistiği başlığı olmaktan çıkarıp para birimi tercihi üzerinden de tartışılır hale getirdi. Taslağın parlamentoda değerlendirilme aşamasında olduğu belirtilirken, bu başlığın hem ekonomik etkileri hem de olası diplomatik yansımaları nedeniyle önümüzdeki dönemde daha sık konuşulması bekleniyor.Gözler şimdi taslağın nasıl şekilleneceğindeİran’da gündeme gelen bu öneri henüz değerlendirme aşamasında olsa da, Hürmüz Boğazı’nın taşıdığı stratejik önem nedeniyle şimdiden geniş yankı uyandırmış durumda. Dünya petrol ticaretinin büyük bölümünün geçtiği böylesine kritik bir hatta ücretlendirme sistemine ilişkin her gelişme, enerji fiyatlarından deniz ticaretine kadar çok sayıda alanı etkileyebilecek potansiyel taşıyor. Bu nedenle gözler, İran parlamentosunda ele alınan taslağın nasıl şekilleneceğine ve uluslararası alanda nasıl karşılık bulacağına çevrilmiş durumda.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İngiltere&#039;den dikkat çeken enerji çıkışı: Fatura dalgalanmasından Trump ve Putin’i sorumlu tuttu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/ingiltereden-dikkat-ceken-enerji-cikisi-fatura-dalgalanmasindan-trump-ve-putini-sorumlu-tuttu/411351</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/ingiltereden-dikkat-ceken-enerji-cikisi-fatura-dalgalanmasindan-trump-ve-putini-sorumlu-tuttu/411351</guid>
            
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:19:59 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6518-ingiltereden-dikkat-ceken-enerji-cikisi-fatura-dalgalanmasindan-trump-ve-putini-sorumlu-tuttu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6518-ingiltereden-dikkat-ceken-enerji-cikisi-fatura-dalgalanmasindan-trump-ve-putini-sorumlu-tuttu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İngiltere&#039;den dikkat çeken enerji çıkışı: Fatura dalgalanmasından Trump ve Putin’i sorumlu tuttu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/ingiltereden-dikkat-ceken-enerji-cikisi-fatura-dalgalanmasindan-trump-ve-putini-sorumlu-tuttu/411351"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6518-ingiltereden-dikkat-ceken-enerji-cikisi-fatura-dalgalanmasindan-trump-ve-putini-sorumlu-tuttu.jpg" /></a>
               İngiltere Başbakanı Keir Starmer, enerji fiyatlarındaki sürekli değişimin aileler ve işletmeler üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu söyledi. Starmer, bu tablonun arkasında küresel ölçekte atılan adımlar nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bulunduğunu savundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İngiltere Başbakanı Keir Starmer, enerji fiyatlarında yaşanan sürekli değişimlere ilişkin yaptığı açıklamayla dikkat çekti. İngiltere merkezli ITN’ye verdiği röportajda konuşan Starmer, ülke genelinde ailelerin ve işletmelerin enerji maliyetlerindeki oynaklıktan ciddi şekilde etkilendiğini belirtti. Özellikle enerji faturalarının bir yükselip bir düşmesinin toplum üzerinde yıpratıcı bir baskı oluşturduğunu ifade eden Starmer, bu durumdan duyduğu rahatsızlığı açık sözlerle dile getirdi.Starmer, sadece hanelerin değil, iş dünyasının da aynı belirsizlikten olumsuz etkilendiğini söyledi. Enerji maliyetlerindeki dalgalanmanın işletmeler açısından planlama yapmayı zorlaştırdığını, vatandaşlar açısından ise günlük yaşam giderlerini daha öngörülemez hale getirdiğini vurguladı. Bu nedenle enerji fiyatları meselesinin yalnızca ekonomik bir başlık değil, doğrudan toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren bir sorun haline geldiğine işaret etti.Trump ve Putin’i işaret ettiRöportajında enerji piyasalarında yaşanan bu dalgalanmanın nedenine ilişkin de net bir değerlendirme yapan Starmer, küresel ölçekte atılan bazı adımların bu tabloyu doğurduğunu savundu. İngiltere Başbakanı, ailelerin enerji faturalarının sürekli değişmesinin ve işletmelerin aynı şekilde oynak maliyetlerle karşı karşıya kalmasının arkasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın attığı adımların bulunduğunu ileri sürdü.Bu çıkış, siyasi açıdan da dikkat çekici bulundu. Çünkü Starmer’ın daha önce özellikle ABD Başkanı Trump hakkında kamuoyu önünde daha ölçülü ve temkinli bir dil kullanmayı tercih ettiği değerlendiriliyordu. Bu nedenle yaptığı son açıklama, yalnızca enerji politikaları bağlamında değil, uluslararası siyasi dil açısından da öne çıkan bir mesaj olarak yorumlandı.Batı medyasında geniş yankı uyandırdıStarmer’ın sözleri, Batı basınında da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Yapılan analizlerde, İngiltere Başbakanı’nın Trump’a yönelik bu kadar açık ve doğrudan bir eleştiriyi kamuoyu önünde dile getirmesinin alışılmış çizginin dışında olduğu vurgulandı. Özellikle daha önce daha dengeli ve ihtiyatlı bir yaklaşım benimsediği düşünülen Starmer’ın, bu kez enerji krizine dair sorumluluk tartışmasında isim vererek konuşması öne çıktı.Bu yönüyle açıklama, sadece iç politikaya dönük bir mesaj olarak değil, aynı zamanda uluslararası gelişmelerin İngiltere ekonomisi üzerindeki etkilerine ilişkin siyasi bir pozisyon olarak da değerlendirildi. Starmer’ın ifadeleri, enerji fiyatlarının yalnızca piyasa koşullarıyla değil, aynı zamanda liderlerin küresel ölçekte attığı siyasi ve ekonomik adımlarla da şekillendiği tezini öne çıkardı.Avrupa’da enerji fiyatları tartışması sürüyorEnerji fiyatlarındaki dalgalanma, Avrupa genelinde uzun süredir en çok tartışılan konular arasında yer alıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında küresel piyasalarda yaşanan arz sıkıntıları ve jeopolitik gerilimler, enerji maliyetlerini daha kırılgan hale getirdi. Bu gelişmeler, Avrupa’da hem hükümetlerin ekonomi politikalarını hem de vatandaşların yaşam maliyetlerini doğrudan etkileyen sonuçlar doğurdu.Enerji alanında yaşanan bu baskının, yalnızca dış politika kaynaklı gelişmelerle sınırlı olmadığı da belirtiliyor. Avrupa’da yeşil dönüşüm süreci kapsamında mevcut enerji kapasitesinin azaltılmasının, jeopolitik gerilimlerle aynı döneme denk gelmesi arz tarafındaki kırılganlığı daha belirgin hale getirdi. Böylece enerji fiyatlarındaki hareketlilik, çok katmanlı bir sorun olarak daha görünür oldu.Aileler ve işletmeler üzerindeki baskı büyüyorStarmer’ın açıklamaları, enerji fiyatlarının günlük hayat üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşıdı. Haneler açısından bakıldığında enerji faturalarındaki dalgalanma, bütçe planlamasını zorlaştıran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Aynı durum işletmeler için de geçerli. Özellikle maliyet hesabı yapmak zorunda olan şirketler açısından enerji giderlerindeki ani değişimler, ekonomik belirsizliği daha da artırıyor.İngiltere Başbakanı’nın bu çıkışı, enerji meselesinin artık yalnızca teknik bir piyasa tartışması olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Açıklamalar, küresel gelişmelerin yerel ekonomik sonuçlara nasıl dönüştüğünü gösterirken, enerji fiyatlarındaki oynaklığın hem siyasi hem ekonomik etkileriyle birlikte tartışılmaya devam edeceğine işaret etti. Starmer’ın Trump ve Putin’i hedef alan sözleri de bu tartışmanın merkezine oturan en dikkat çekici mesajlardan biri oldu.    ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Sosyalist Enternasyonal’den Lübnan çağrısı: Sessiz kalmayın, insani kriz derinleşiyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/sosyalist-enternasyonalden-lubnan-cagrisi-sessiz-kalmayin-insani-kriz-derinlesiyor/411335</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/sosyalist-enternasyonalden-lubnan-cagrisi-sessiz-kalmayin-insani-kriz-derinlesiyor/411335</guid>
            
            <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:26:01 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9828-sosyalist-enternasyonalden-lubnan-cagrisi-sessiz-kalmayin-insani-kriz-derinlesiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9828-sosyalist-enternasyonalden-lubnan-cagrisi-sessiz-kalmayin-insani-kriz-derinlesiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Sosyalist Enternasyonal’den Lübnan çağrısı: Sessiz kalmayın, insani kriz derinleşiyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/sosyalist-enternasyonalden-lubnan-cagrisi-sessiz-kalmayin-insani-kriz-derinlesiyor/411335"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9828-sosyalist-enternasyonalden-lubnan-cagrisi-sessiz-kalmayin-insani-kriz-derinlesiyor.jpg" /></a>
               Sosyalist Enternasyonal, İran savaşı ve ateşkes beklentisinin gölgesinde ağır bir insani kriz yaşayan Lübnan için uluslararası topluma çağrıda bulundu. Açıklamada, 2 Mart 2026’dan bu yana 1,2 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği, köylerin haritadan silindiği ve birçok bölgenin yıkılan köprüler nedeniyle izole hale geldiği vurgulandı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Sosyalist Enternasyonal tarafından yapılan açıklamada, İran savaşı ve mevcut ateşkes sürecinin gölgesinde Lübnan’da yaşanan ağır insani tabloya dikkat çekildi. Uluslararası topluma “sessiz kalmama” çağrısında bulunulan açıklamada, Lübnan’ın çok yönlü bir felaketle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Açıklamada, yalnızca dayanışma mesajı vermenin yeterli olmadığı, sahadaki yıkımın ve sivil halkın yaşadığı acıların daha güçlü bir uluslararası tutum gerektirdiği ifade edildi.Metinde, Lübnan hükümetinin önemli çabalarına rağmen ülkedeki tablonun giderek ağırlaştığına işaret edildi. Hizbullah’ın yıllar içinde neden olduğu zarar ile İsrail Ordusu’nun süregelen ve tırmanan saldırıları arasında, köklü kültürel geçmişe ve karmaşık toplumsal yapıya sahip bir ülkenin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Açıklama, Lübnan’daki durumun yalnızca siyasi ya da askeri bir başlık olarak değil, aynı zamanda derin bir insani kriz olarak ele alınması gerektiğini ortaya koydu.2 Mart 2026 sonrası tablo daha da ağırlaştıSosyalist Enternasyonal’in açıklamasında, son tırmanışın 2 Mart 2026 tarihinde başladığına dikkat çekildi. Bu tarihten itibaren aralarında 350 bin çocuğun da bulunduğu 1,2 milyondan fazla insanın evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtildi. İç göç oranının yüzde ikiden yüzde 22,6’ya yükselmesi ise yaşanan sarsıcı değişimin boyutunu ortaya koyan en önemli veriler arasında gösterildi.Açıklamada, yalnızca bireysel yerinden edilmelerin değil, yerleşim alanlarının bütünüyle yok olmasının da kriz tablosunu derinleştirdiği kaydedildi. Köylerin tamamen haritadan silindiği ifade edilirken, köprülerin yıkılmasının topluluklar arasındaki bağlantıyı kopardığı ve birçok bölgenin birbirinden izole hale geldiği vurgulandı. Bu durumun, hem insani yardımların ulaşmasını zorlaştırdığı hem de sivillerin günlük yaşamını daha kırılgan hale getirdiği mesajı öne çıktı.Lübnan’daki mülteci yükü krizle daha da ağırlaştıAçıklamada dikkat çekilen bir başka nokta ise Lübnan’ın halihazırda taşıdığı büyük mülteci yükü oldu. Buna göre Lübnan, 1,5 milyon Suriyeli ve 23 bin Filistinli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu rakamın, kişi başına düşen mülteci oranı açısından dünyadaki en yüksek seviyeye işaret ettiği belirtildi.Zaten kırılgan olan toplumsal ve ekonomik yapının, yeni saldırılar ve yerinden edilmelerle daha da ağır bir baskı altına girdiği değerlendirildi. Sosyalist Enternasyonal’in açıklaması, Lübnan’daki insani tablonun sadece son çatışmaların değil, uzun süredir biriken yüklerin de sonucu olduğuna işaret etti. Mevcut şartlarda ortaya çıkan ihtiyaçların sıradan bir yardım sürecinin ötesinde, acil ve kapsamlı bir destek gerektirdiği vurgulandı.“İnsani yardım hayati önemde”Sosyalist Enternasyonal, açıklamasında mevcut koşullarda insani yardımın “hayati önemde” olduğunu özellikle vurguladı. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü yani UNIFIL üyeleri dahil olmak üzere insani yardım kuruluşlarının, barış gücü askerlerinin ve sahada görev yapan personelin desteklenmesi ve korunması gerektiği ifade edildi.Açıklamada, mevcut ortamda sadece yardım malzemelerinin ulaştırılmasının değil, yardım çalışmalarını yürüten yapıların güvenliğinin de kritik önem taşıdığı belirtildi. Özellikle çatışma koşullarının ve ulaşım altyapısındaki yıkımın, insani yardımın etkin biçimde sürdürülmesini zorlaştırdığına dikkat çekildi. Bu nedenle sahadaki kurumların korunması, Lübnan’daki sivil halk açısından temel başlıklardan biri olarak öne çıkarıldı.Ateşkes ve 1701 sayılı karar vurgusuSosyalist Enternasyonal, tüm taraflara gerilimi düşürme çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı 2006 tarihli kararı çerçevesinde ateşkes anlaşmasına geri dönülmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, Lübnan’ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği ve İsrail’in Lübnan topraklarında herhangi bir kara operasyonundan kaçınmasının önem taşıdığı ifade edildi.Bununla birlikte, Lübnan’da egemenliğin ülke topraklarının tamamında yeniden tesis edilmesi gerektiği vurgulandı. Devletin güç kullanımı üzerindeki tekeline dikkat çekilen açıklamada, Lübnan güvenlik güçlerinin ülkenin egemenliğinin tek meşru garantörü haline gelmesi gerektiği kaydedildi. Sosyalist Enternasyonal, bağımsız, barışçıl ve istikrarlı bir Lübnan’ın ancak bu temel ilkeler doğrultusunda mümkün olabileceğini belirterek uluslararası topluma daha güçlü bir sorumluluk çağrısı yaptı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İsrail ordusundan Hizbullah açıklaması: Naim Kasım’ın yeğeni Ali Yusuf Harşi’nin öldürüldüğü duyuruldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/dunya/israil-ordusundan-hizbullah-aciklamasi-naim-kasimin-yegeni-ali-yusuf-harsinin-olduruldugu-duyuruldu/411331</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/dunya/israil-ordusundan-hizbullah-aciklamasi-naim-kasimin-yegeni-ali-yusuf-harsinin-olduruldugu-duyuruldu/411331</guid>
            
            <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:13:31 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3016-israil-ordusundan-hizbullah-aciklamasi-naim-kasimin-yegeni-ali-yusuf-harsinin-olduruldugu-duyuruldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3016-israil-ordusundan-hizbullah-aciklamasi-naim-kasimin-yegeni-ali-yusuf-harsinin-olduruldugu-duyuruldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İsrail ordusundan Hizbullah açıklaması: Naim Kasım’ın yeğeni Ali Yusuf Harşi’nin öldürüldüğü duyuruldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Dünya</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/dunya/israil-ordusundan-hizbullah-aciklamasi-naim-kasimin-yegeni-ali-yusuf-harsinin-olduruldugu-duyuruldu/411331"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3016-israil-ordusundan-hizbullah-aciklamasi-naim-kasimin-yegeni-ali-yusuf-harsinin-olduruldugu-duyuruldu.jpg" /></a>
               İsrail ordusu, Hizbullah lideri Naim Kasım’ın kişisel asistanı ve yeğeni olduğu belirtilen Ali Yusuf Harşi’nin Beyrut bölgesine düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü açıkladı. Aynı açıklamada, Lübnan’daki iki önemli geçiş noktasının ve güneyde Hizbullah’a ait olduğu belirtilen çok sayıda hedefin vurulduğu bildirildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Orta Doğu’da gerilimi artıran gelişmelere bir yenisi daha eklendi. İsrail ordusu, yaptığı açıklamada Hizbullah lideri Naim Kasım’ın kişisel asistanı ve yeğeni olduğu belirtilen Ali Yusuf Harşi’nin öldürüldüğünü duyurdu. Açıklamaya göre saldırı, Beyrut bölgesinde gerçekleştirildi ve hedef alınan isim doğrudan Harşi oldu. İsrail ordusunun paylaşımında, bu ismin Hizbullah yönetimi içinde kritik bir konumda bulunduğu vurgulandı.İsrail ordusunun resmi açıklamasında, Ali Yusuf Harşi’nin yalnızca aile bağı nedeniyle değil, aynı zamanda Hizbullah lideri Naim Kasım’ın yakın çalışma çevresinde yer alan önemli bir isim olduğu ifade edildi. Harşi’nin, Kasım’ın kişisel sekreteri ve danışmanı olarak görev yaptığı, ayrıca ofisinin yönetimi ile güvenliğinde merkezi bir rol üstlendiği belirtildi. Bu yönüyle açıklama, saldırının yalnızca askeri değil, örgütün üst düzey işleyişine dönük bir hedef taşıdığı mesajını da içerdi.Beyrut saldırısında hedef alınan isim kimdi?İsrail ordusunun duyurusunda Harşi’nin, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın yakın çevresindeki isimlerden biri olduğuna özellikle dikkat çekildi. Açıklamada, Harşi’nin hem kişisel sekreterlik görevini yürüttüğü hem de danışmanlık yaptığı belirtildi. Aynı metinde, güvenlik ve ofis organizasyonunda etkin rol oynadığı bilgisine de yer verildi. Bu ifadeler, İsrail’in söz konusu saldırıyı yalnızca bir saha operasyonu olarak değil, Hizbullah’ın karar alma ve koordinasyon yapısına yönelik bir hamle olarak sunduğunu gösterdi.Beyrut bölgesinde düzenlendiği belirtilen saldırının ardından yapılan açıklama, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiğine işaret etti. Özellikle Hizbullah liderliğine yakın bir ismin hedef alındığının duyurulması, gelişmenin siyasi ve askeri etkisini daha da artırdı. İsrail ordusu, açıklamasında Harşi’nin etkisiz hale getirildiğini bildirirken, operasyonun ayrıntılarına ilişkin başka bir bilgi paylaşmadı.Litani hattındaki geçiş noktaları da vurulduİsrail ordusunun aynı açıklamasında yalnızca Beyrut’taki saldırıya değil, Lübnan’ın farklı bölgelerinde düzenlenen diğer operasyonlara da yer verildi. Buna göre gece boyunca Hizbullah mensupları ve komutanlarının Litani Nehri’nin kuzeyinden güneyine binlerce silah, roket ve fırlatıcı taşımak için kullandığı belirtilen iki önemli geçiş noktası hedef alındı. Açıklamada, bu noktaların lojistik hareketlilik açısından önemli olduğuna işaret edildi.Bu bölümde öne çıkan unsur, İsrail ordusunun saldırıları yalnızca tek bir isimle sınırlı göstermemesi oldu. Açıklamaya göre operasyonların kapsamı daha geniş tutuldu ve örgütün silah sevkiyatı yaptığı öne sürülen hatlar da hedef listesine alındı. Böylece açıklama, Beyrut’taki suikast niteliğindeki saldırı ile sahadaki lojistik hedeflere yönelik bombardımanın aynı çerçevede yürütüldüğünü ortaya koydu.Güney Lübnan’daki hedefler de açıklamada yer aldıİsrail ordusu, güney Lübnan’da Hizbullah tarafından kullanıldığı belirtilen yaklaşık 10 silah depolama tesisi, roket fırlatıcı ve komuta merkezinin de vurulduğunu duyurdu. Açıklamanın bu kısmı, operasyonların yalnızca belirli bir kişiye yönelik olmadığını, aynı zamanda örgüte ait olduğu belirtilen altyapının da hedef alındığını gösterdi. Söz konusu vurulan noktalar arasında silah depoları, fırlatma sistemleri ve komuta merkezlerinin öne çıkarılması, saldırıların askeri kapasiteyi zayıflatmaya dönük olduğu iddiasını güçlendirdi.Yaşanan gelişme, İsrail ordusunun açıklamasıyla kamuoyuna yansırken, dikkatler hem Beyrut’ta öldürüldüğü duyurulan Ali Yusuf Harşi’ye hem de Lübnan’daki eş zamanlı hedeflere çevrildi. Açıklamada yer alan bilgiler, bölgede yeni askeri hamlelerin ve gerilimi artırabilecek gelişmelerin sürdüğünü ortaya koydu. Bu nedenle Beyrut saldırısı ve devamındaki hedefler, bölgedeki son dönemin en dikkat çeken gelişmeleri arasında yer aldı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

        
    </channel>

</rss>

