HKP’den 23 Nisan Açıklaması: AKP’giller Gaflet, Dalalet ve Hıyanet İçindeler!

banner458

Halkın Kurtuluş Partisi, TBMM’nin kuruluşunun 101. yıl dönümüyle ilgili açıklama yayımladı.

banner459
GÜNÜN HABERLERİ 23.04.2021, 10:11
HKP’den 23 Nisan Açıklaması: AKP’giller Gaflet, Dalalet ve Hıyanet İçindeler!

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Merkezi 23 Nisan’ın 101. yıl dönümüyle ilgili, “23 Nisan’a egemen olan o Devrimci, o Yurtsever, o Antiemperyalist Ruhu 101’inci yılında İkinci Kurtuluş Savaşçıları yaşatıyor…” başlıklı açıklama yayınladı. Açıklamada 23 Nisan’ın ve TBMM’nin kuruluşunun tarihsel önemine değinildi.

“GELDİKLERİ GİBİ GÖNDERİLDİLER”                

Açıklamada “Sağlam karakteri çıkardı onu Samsun’a. O sağlam karakter, başında idam fermanı sallanırken, mücadeleden, Antiemperyalist Savaştan biran olsun geri durmamasını sağladı. Ölümü hiçe saydı, ama bağımsız karakterinden, dolayısıyla onurundan, dolayısıyla cesaretinden ödün vermedi. Ve Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışını 23 Nisan 1920’de Meclisin açılmasıyla, 23 Nisan’ı Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın zaferiyle, bu şanlı zaferimizi de 29 Ekim 1923’te Laik Cumhuriyet’in kuruluşuyla taçlandırdı. Bu zaferin sonucunda gururu kırıldı Batılı Emperyalistlerin ve işbirlikçileri Vahdettin’ler, Damat Ferit’ler, Ali Kemal’ler, Nemrut Mustafa Paşa’lar geldikleri gibi gönderildiler bu topraklardan. İşte bu topraklardan geldikleri gibi, gururları kırılarak gönderilen AB-D Emperyalistleri, işbirlikçileri yerli satılmışlar, gönderildikleri günden itibaren, büyük bir hınçla, hırsla, kinle çalışmaya başladılar, Laik Cumhuriyet’e, Mustafa Kemal’e, Birinci Kuvayimilliyecilere karşı.101 yıl sonra bugün gelinen nokta bu aşağılık çalışmanın, çabanın ürünüdür” denildi.

“LAİK CUMHURİYETİ YOK ETTİLER”

AKP iktidarının Vahdettin’lerin, Damat Feritlerin devamcısı olduğu vurgulanarak, “Laik Cumhuriyet’in bütün değerlerini yok ettiler. Cumhuriyet Tarihinin bütün iktidarların toplamından çok daha fazla çaldılar, peşkeş çektiler, yağmaladılar, Kamu Mallarını zimmetlerine geçirdiler. Mustafa Kemal’in mirasıydı Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ). Bataklıktan tarımsal ve zirai üretim yapılan bir alana, mini bir ormana dönüştürülmüştü, bugün talan edildi. Şimdi bu güzelim alanda; Egemenliği bünyesinde toplamak isteyen AKP’giller’in Kaçak Saray’ı ve ABD Emperyalistlerinin Kaçak Büyükelçilik Binası var. Lozan’da kazanmıştık Ege’deki 20 Ada’mızı. Denize döktüğümüz Yunanistan’a peşkeş çekildi. Montrö, bağımsızlığımızın simgesi, “bir güvenlik rejimi” ama şimdi, insan soyunun en büyük düşmanı ABD Emperyalistlerinin savaş gemilerine açılmak isteniyor. AKP’giller, Montrö’yü tartışılır hale getirmek için “Kanal İstanbul”u planlanıyor, ABD Emperyalistlerinin emirleriyle” ifadelerine yer verildi.

“LEBALEB KONGRELER SERBEST, BAYRAMLARI KUTLAMAK YASAK”

Açıklamada AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşlarına, “Ölmüş İnek, İki ayyaş” diye hakaret ettiği hatırlatıldı. Çamlıyayla Milli Eğitim Müdürü’nün Nutuk’un dağıtımı engellemesine sert gösterildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

Kovid-19 salgınını bahane ederek yasaklıyorlar 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı. AKP’giller’e Lebalep kongreler serbest, virüs etkili olmaz, ama Halkımıza bayramlarını kutlamak yasak, virüs yayılır. AKP’giller’e hıncahınç cenazeler, düğünler serbest, virüs yok, Halkımıza 30 kişiyle cenazenizi kaldırırsınız, 30 kişi ile nikâh töreni yapabilirsiniz, virüs kol geziyor. Ellerinden geleni yapıyor AKP’giller, Emperyalist Yedi Düvelin çıkarlarıyla kendi çıkarlarını birleştiren Vatan Haini, Halk düşmanı atalarının intikamını almak, Mustafa Kemal’i unutturmak için. 101 yıl önce bir paçavraya çevirdiğimiz Sevr bugün AB-D Emperyalistlerinin Yeni Sevr’i-BOP’u olarak yeniden önümüze sürülüyor. En acısı; bu bölünme, parçalanma, Yugoslavyalaşma projesinde, AKP’giller’in Reisi ağzı kulaklarında BOP’un Eşbaşkanı olmakla övünebiliyor. 101 yıl önce kurulan Meclisin bir iradesi vardı. Bugün bu irade ortadan kaldırılmış durumda. Yürütme de, Yasama da, Yargı da AKP’giller’in Reisine bağlanmış durumda”

“SORGULAYAN GENÇLER DEĞİL; ŞEYHİNE BİAT EDEN MÜRİTLER YETİŞİYOR”

Açıklamada, “Atatürk’ün “101 yıl önce kurulan Meclis Laik Cumhuriyet’e doğru giden yolun başlangıcıydı. Bugünkü Meclis, Faşist Din Devletine giden yolun taşlarını örüyor… Mustafa Kemal; “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır” demişti. Kökleri toprağın altında kalsa da bu Ortaçağcıların, 101 yıl önce başları budanmıştı. Yıllarca sindiler, karayılan misali toprak altından gördüler işlerini. Ve bugün yurdun her tarafını her biri sapık “şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar” ve onların her biri yılan yuvası olan tarikatlar, cemaatler sarmış durumda. Mustafa Kemal’in 23 Nisan’ı armağan ettiği çocuklarımız, Laik Cumhuriyet’i emanet ettiği gençlerimiz bu yılan yuvalarında zehirleniyorlar. Tacizlere, tecavüzlere uğruyorlar. Kişilikleri, onurları yok ediliyor. Vatana, Halkına hizmet eden, soran, sorgulayan gençler, çocuklar değil; şeyhine biat eden müritler yetişiyor bu yılan yuvalarında” denildi.

“AKP’GİLLER GAFLET VE DALALET VE HATTA HIYANET İÇİNDEDİR”

Açıklamada, Atatürk’ün 20 Ekim 1927’de Nutuk’ta kaleme aldığı Gençliğe Hitabeden alıntılara yapılarak şu ifadelere yer verildi:

101 yıl önceki gibi bugün de “Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedil”di, “bütün tersanelerine giril”di, “bütün orduları” CIA Operasyonlarıyla dağıtıl”dı; yurtsever, Mustafa Kemalci unsurlar temizleninceye, Türk Ordusu tam anlamıyla site güvenlikçisi bir orduya dönüştürülünceye kadar bu saldırılar devam edecek. Geriye gidişe dur diyebilme potansiyeli taşıyan örgütlü, silahlı güç Türk Ordusu’na diz çöktürülünce, Yargı AKP’giller’in Hukuk Bürosuna, YSK Seçim Bürosuna dönüştürülünce “memleketin her köşesi bilfiil işgal edil”di.

101 yıl önceki Vahdettin’ler, Damat Ferit’ler, Nemrut Mustafa Paşa’lar, Ali Kemal’ler gibi bugün de; “Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olan” AKP’giller “gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde”dirler. AB-D Emperyalistleri tarafından iktidara taşınan, içi boşaltılarak sadece sureta insana dönüştürülen vicdan yoksunu AKP’giller; “Millet, fakr-u-zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş”ken, düşürülmüşken, “şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebi”liyorlar. Çünkü AKP’giller iktidarda kalıp soygunlara, vurgunlara, peşkeşlere devam edebilmenin yolunun AB-D Emperyalistlerinin siyasi çıkarlarına, halk düşmanı politikalarına hizmet etmekten geçtiğini çok iyi biliyorlar. Bunun için iktidara taşındılar, gereğini yapmazlarsa lağıma süpürülecekler.

Ve Mustafa Kemal sesleniyor: “Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!” Ve biz; “Vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmek yeğdir” diyen Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın öğrencileri, İkinci Kurtuluş Savaşçıları olarak haykırıyoruz: “Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler!” Korkmadan, yılmadan, kararlıca “Katil ABD Ortadoğu’dan, Ülkemizden Defol!” diye biz söylüyor, gereğini biz yapıyoruz.

Yorumlar (0)