24 Şubat 2018, Cumartesi

HABERİN KALBİ / Halktan Yana - Gerçek Haber

Beyoğlu Belediyesi: O yangın merdivenine onayı biz değil, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onay verdi!

Beyoğlu Belediyesi: O yangın merdivenine onayı biz değil, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onay verdi!

Cihangir’de Sıraselviler Caddesi’nde bulunan ikinci derece tarihi eser binanın Boğaziçi’ni gören açık cephesi bitişik binanın otele çevrilmesi için 4 kat boyunca uzanan bir yangın merdiveniyle tamamen kapatılmasıyla ilgili Beyoğlu Belediyesi’nden açıklama geldi. Beyoğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Levent Çetin, 140 yıllık binanın zemin dâhil dört katının tamamının gün ışığı önemli ölçüde kesen yangın merdivenine ilişkin onayı İmar Kanunu açısından inceleyerek verdiklerini, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki onay verme yetkisinin Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nda olduğunu söyledi. Levent Çetin, “Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, yangın merdivenine onay verdikten sonra ruhsatı vermek mecburiyetindeyiz” dedi.

Levent Çetin, “Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan bir raportör gelip projeyi inceler ve kurul da rapor doğrultusunda karar verir” diye konuştu. Çetin, yetki düzenlemesiyle ilgili olarak 5862 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda yer alan “Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları Resmî Gazetede yayımlanır” ifadelerini hatırlattı.

Yargıtay’ın 2004 yılında verdiği içtihat kararında iki katlı villasının deniz manzarasını kapatan inşaatı yargıya taşıyan davacıyı haklı bularak, inşaat yaparken "ahde vefa" ve "iyi niyet" kriterlerine de dikkat edilmesi gerektiğine işaret etmesi hatırlatılan Levent Çetin, “O zaman yargı yoluna gidilmesi lazım. Belediye olarak bizim açımızdan süreç yasal prosedürlere göre işledi” dedi.

Yazılı yanıt 14 gün sonra geldi

Öte yandan, Beyoğlu Belediyesi mülk sahibi Hale Umul’un yaptığı başvuruya 14 gün sonra yazılı bir yanıt verdi. Beyoğlu Belediyesi’nin yanıtında yapı ruhsatının İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı ile yapı ruhsatı verdiği belirtilerek “Kurul onaylı restorasyon projesi hilafında herhangi bir inşai faaliyete rastlanmamıştır” dendi.

Mülk sahibi: Belediyenin yetkisi var

Ancak T24’e konuşan Hale Umul, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde yer alan ve belediye bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Büroları (KUDEB) için yapılan  görev tanımına dikkat çekerek verilen bu cevabın gerçeği yansıtmadığını söyledi.

d) Taşınmaz kültür varlığı parseline bitişik parsellerde ve koruma alanlarında yer alan ve yürürlükteki yasal düzenlemelere göre ruhsatı bulunan tescilsiz taşınmazlardaki tadilat ve tamirat uygulamalarına, varsa koruma amaçlı imar planı koşulları da dikkate alınarak izin vermek ve denetlemek

k) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 3/5/1985 tarihli 3l94 sayılı İmar Kanununa aykırı uygulamaların tespiti halinde ilgili idareye ve cumhuriyet savcılığına bildirimde bulunmak

Kültür Varlıklarını Koruma
Kurulu bilirkişi görevlendirdi

Öte yandan Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, Beyoğlu Belediyesi'nin onayıyla yapılan merdivene ilişkin dosyayı incelemek üzere bilirkişi görevlendirdi. Bilirkişi raporunun önümüzdeki günlerde hazırlanması bekleniyor.

Yargıtay içtihadı 'iyi niyet'e işaret  ediyor

Yangın merdiveni yapımını T24'e değerlendiren hukukçular Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2004'te verdiği ve içtihat niteliği taşıyan karara dikkat çekti. Yargıtay, 5886 sayılı kararında  kendi villasının deniz manzarasını kapatacak şekilde kat çıkan komşusunu dava eden bir kişiyi haklı bulmuş,fiili kullanma biçimi oluşan taşınmazlardaki değişiklik yaparken ilgili yasaların yanı sıra ahde vefa ve iyi niyet ölçüsünün de dikkate alınması gerektiğine dikkat çekmişti.

Yargıtay kararında şöyle denmişti:

"Tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki̇, taşınmazın kullanma biçimi  tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş, ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse, kayıtla paylı, eylemsel olarak bağımsız bu oluşumun, tapuda yapılacakresmi taksime ve şuyuun satış suretiyle giderilmesine, yahut o yerde imar uygulaması yapılmasına kadar korunması ahde vefa kuralının yanında Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Davalıya ait yapının, önceden paydaşlar arasında belirlenen kullanım biçimine uygun hale getirilmesi yönünde hüküm kurulması gerekir."

yukarı çık