<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
>

    <channel>
        <title>Gazetekritik.com</title>
        <link>https://www.gazetekritik.com</link>
        <description>Türkiye&#039;nin Özgür Haber Sitesi</description>
        <atom:link href="https://www.gazetekritik.com/rss/categorynews/teknoloji" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 16:20:27 +0300</lastBuildDate>
        <category>News</category>
        <language>tr</language>
        <generator>Gazete Kritik</generator>
        <ttl>1</ttl>
                        <item>
                      <title>Sosyal Medya Hesaplarında Kimlik Doğrulama Dönemi: Sistemin Detayları Belli Oldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/sosyal-medya-hesaplarinda-kimlik-dogrulama-donemi-sistemin-detaylari-belli-oldu/411839</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/sosyal-medya-hesaplarinda-kimlik-dogrulama-donemi-sistemin-detaylari-belli-oldu/411839</guid>
            
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:20:17 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5854-sosyal-medya-hesaplarinda-kimlik-dogrulama-donemi-sistemin-detaylari-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5854-sosyal-medya-hesaplarinda-kimlik-dogrulama-donemi-sistemin-detaylari-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Sosyal Medya Hesaplarında Kimlik Doğrulama Dönemi: Sistemin Detayları Belli Oldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/sosyal-medya-hesaplarinda-kimlik-dogrulama-donemi-sistemin-detaylari-belli-oldu/411839"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5854-sosyal-medya-hesaplarinda-kimlik-dogrulama-donemi-sistemin-detaylari-belli-oldu.jpg" /></a>
               Sosyal medya platformlarına girişte e-Devlet üzerinden kimlik doğrulama sistemi için hazırlıklar sürüyor. Yeni düzenlemeye göre kullanıcılar birden fazla hesap açabilecek ancak tüm hesaplarını e-Devlet’e tanımlamak zorunda kalacak. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Türkiye’de sosyal medya kullanımına yönelik yeni bir düzenleme üzerinde çalışılıyor. Hazırlıkları devam eden sisteme göre sosyal medya platformlarına girişlerde kimlik doğrulama uygulaması devreye alınacak.Yeni model kapsamında kullanıcıların hesapları, e-Devlet sistemi üzerinden oluşturulacak özel bir doğrulama anahtarıyla eşleştirilecek. Böylece sosyal medya platformlarında kullanılan hesapların gerçek kişilerle bağlantısı kurulabilecek.Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte sosyal medya şirketlerinin kullanıcıların temel bilgilerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile paylaşması planlanıyor.Aynı Platformda Birden Fazla Hesap KullanılabilecekHazırlanan sistemde kullanıcıların aynı sosyal medya platformunda birden fazla hesap açmasına izin verilecek. Ancak her hesabın ayrı ayrı e-Devlet sistemine tanımlanması gerekecek.Kimlik doğrulaması yapılmayan hesapların ise aktif kullanımının mümkün olmayacağı belirtiliyor. Düzenleme kapsamında doğrulanmayan hesapların kapatılması öngörülüyor.Bu uygulamayla birlikte anonim hesap kullanımının sınırlandırılması ve sosyal medya üzerindeki sahte hesapların azaltılması hedefleniyor.Bireysel ve Kurumsal Hesaplar Sisteme Dahil EdilecekÜzerinde çalışılan düzenleme yalnızca bireysel kullanıcıları kapsamıyor. Sosyal medya platformlarında faaliyet gösteren kurumsal hesapların da kimlik doğrulama sistemine dahil edilmesi planlanıyor.Bireysel kullanıcıların mevcut hesaplarını e-Devlet sistemiyle eşleştirmesi gerekecek. Kurumsal hesaplarda ise hesap bilgileriyle resmi künye bilgilerinin eşleşmesi sağlanacak.Böylece şirket, kurum veya marka adına açılan hesapların doğruluğu daha net şekilde kontrol edilebilecek.Tüm Sosyal Medya Üyelikleri e-Devlet Üzerinden GörülebilecekYeni sistemin dikkat çeken detaylarından biri de kullanıcıların sahip olduğu tüm sosyal medya üyeliklerini e-Devlet üzerinden görüntüleyebilecek olması oldu.Kullanıcılar hangi platformlarda üyeliklerinin bulunduğunu tek ekrandan görebilecek. Bu durumun hesap güvenliği ve kullanıcı kontrolü açısından yeni bir dönem başlatacağı değerlendiriliyor.Ayrıca adli soruşturmalarda suç unsuru şüphesi bulunması halinde kimlik bilgilerinin resmi merciler tarafından talep edilebileceği belirtildi.BTK Üzerinden Kimlik Eşleşmesi YapılacakDüzenlemeye göre adli makamların talebi halinde kullanıcı bilgileri BTK üzerinden paylaşılabilecek. Böylece sosyal medya hesaplarıyla gerçek kişiler arasında eşleşme yapılabilecek.Soruşturmaya konu olan hesapların hangi kişiye ait olduğu bu sistem sayesinde tespit edilebilecek. Özellikle sahte hesaplar üzerinden işlenen suçların önüne geçilmesi amaçlanıyor.Yetkililer, düzenlemenin sosyal medya kullanımında daha güvenli ve şeffaf bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.Düzenleme 12. Yargı Paketi’nde Yer AlacakKimlik doğrulama sistemine ilişkin yasal düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi bekleniyor.Hazırlanan düzenlemenin 12. Yargı Paketi içerisinde yer alması ve yasama yılı sona ermeden Meclis Başkanlığı’na sunulması planlanıyor.Sosyal medya kullanıcılarını yakından ilgilendiren düzenleme, özellikle dijital güvenlik, kişisel veri kullanımı ve anonim hesaplar konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirmiş durumda. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Türkiye’de iPhone 17 serisine zam yapıldı: En pahalı model 188 bin 999 TL oldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/turkiyede-iphone-17-serisine-zam-yapildi-en-pahali-model-188-bin-999-tl-oldu/411791</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/turkiyede-iphone-17-serisine-zam-yapildi-en-pahali-model-188-bin-999-tl-oldu/411791</guid>
            
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:21:18 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7457-turkiyede-iphone-17-serisine-zam-yapildi-en-pahali-model-188-bin-999-tl-oldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7457-turkiyede-iphone-17-serisine-zam-yapildi-en-pahali-model-188-bin-999-tl-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Türkiye’de iPhone 17 serisine zam yapıldı: En pahalı model 188 bin 999 TL oldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/turkiyede-iphone-17-serisine-zam-yapildi-en-pahali-model-188-bin-999-tl-oldu/411791"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7457-turkiyede-iphone-17-serisine-zam-yapildi-en-pahali-model-188-bin-999-tl-oldu.jpg" /></a>
               Apple Türkiye, 5 Mayıs 2026 itibarıyla iPhone 17 serisinin tüm modellerinde fiyat güncellemesine gitti. Yeni zamla birlikte iPhone 17’nin başlangıç fiyatı 84 bin 999 TL’ye, iPhone 17 Pro Max’in 2 TB modeli ise 188 bin 999 TL’ye yükseldi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Apple Türkiye, iPhone 17 serisinde fiyat güncellemesine gitti. 5 Mayıs 2026 itibarıyla geçerli olan yeni fiyat listesiyle iPhone 17 ailesinin tüm modellerinde artış yaşandı. Zam sonrası iPhone 17’nin başlangıç fiyatı 84 bin 999 TL’ye çıkarken, iPhone 17 Pro Max 2 TB modeli 188 bin 999 TL’ye ulaştı.iPhone 17 serisine zam geldiTürkiye’de teknoloji ürünlerindeki fiyat artışlarına bir yenisi daha eklendi. Apple Türkiye, 5 Mayıs 2026 itibarıyla iPhone 17 serisinin fiyatlarını güncelledi. Yapılan düzenlemeyle iPhone 17e, iPhone 17, iPhone Air, iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max modellerinin tamamında fiyat artışı görüldü. DonanımHaber’in aktardığı listeye göre artış oranları birçok modelde yüzde 10 seviyesine yaklaşırken, bazı üst modellerde çift haneli oranların üzerine çıktı.Yeni fiyatlandırmada özellikle Pro ve Pro Max modellerindeki artış dikkat çekti. iPhone 17 Pro’nun 256 GB modeli 107 bin 999 TL’den 119 bin 999 TL’ye yükselirken, iPhone 17 Pro Max’in 256 GB versiyonu 119 bin 999 TL’den 132 bin 999 TL’ye çıktı.iPhone 17 fiyatı ne kadar oldu?Zam sonrası standart iPhone 17 modelinin başlangıç fiyatı 77 bin 999 TL’den 84 bin 999 TL’ye yükseldi. iPhone 17’nin 512 GB depolama seçeneği ise 89 bin 999 TL’den 98 bin 999 TL’ye çıktı.Serinin daha uygun fiyatlı modeli olarak konumlanan iPhone 17e de zamdan etkilendi. iPhone 17e’nin 256 GB modeli 54 bin 999 TL’den 59 bin 999 TL’ye, 512 GB modeli ise 66 bin 999 TL’den 73 bin 999 TL’ye yükseldi.iPhone 17 Pro ve Pro Max fiyatları yükseldiApple’ın üst segment modellerinde fiyat artışı daha belirgin oldu. iPhone 17 Pro’nun 256 GB versiyonu 119 bin 999 TL’ye, 512 GB modeli 133 bin 999 TL’ye, 1 TB modeli ise 147 bin 999 TL’ye çıktı.iPhone 17 Pro Max tarafında ise 256 GB model 132 bin 999 TL’ye, 512 GB model 146 bin 999 TL’ye, 1 TB model 160 bin 999 TL’ye yükseldi. Serinin en pahalı modeli olan iPhone 17 Pro Max 2 TB ise 168 bin 999 TL’den 188 bin 999 TL’ye ulaştı.iPhone Air fiyatları da arttıZamdan etkilenen modeller arasında iPhone Air de yer aldı. iPhone Air 256 GB modeli 97 bin 999 TL’den 107 bin 999 TL’ye, 512 GB modeli 109 bin 999 TL’den 121 bin 999 TL’ye, 1 TB modeli ise 121 bin 999 TL’den 135 bin 999 TL’ye çıktı.Bu artışla birlikte iPhone Air serisinin başlangıç fiyatı da 100 bin TL sınırını aşmış oldu.Güncel iPhone 17 fiyat listesiModelEski fiyatYeni fiyatiPhone 17e 256 GB54.999 TL59.999 TLiPhone 17e 512 GB66.999 TL73.999 TLiPhone 17 256 GB77.999 TL84.999 TLiPhone 17 512 GB89.999 TL98.999 TLiPhone Air 256 GB97.999 TL107.999 TLiPhone Air 512 GB109.999 TL121.999 TLiPhone Air 1 TB121.999 TL135.999 TLiPhone 17 Pro 256 GB107.999 TL119.999 TLiPhone 17 Pro 512 GB119.999 TL133.999 TLiPhone 17 Pro 1 TB131.999 TL147.999 TLiPhone 17 Pro Max 256 GB119.999 TL132.999 TLiPhone 17 Pro Max 512 GB131.999 TL146.999 TLiPhone 17 Pro Max 1 TB143.999 TL160.999 TLiPhone 17 Pro Max 2 TB168.999 TL188.999 TLAirPods fiyatları da güncellendiApple’ın fiyat güncellemesi yalnızca iPhone modelleriyle sınırlı kalmadı. AirPods tarafında da zam yapıldı. AirPods 4’ün fiyatı 7 bin 999 TL’den 8 bin 999 TL’ye, AirPods Pro 3’ün fiyatı ise 13 bin 999 TL’den 15 bin 499 TL’ye yükseldi. AirPods Max 2 modelinde ise fiyat değişikliği yapılmadığı aktarıldı.Son durumApple Türkiye’nin 5 Mayıs 2026 fiyat güncellemesiyle birlikte iPhone 17 serisinin tüm modelleri zamlandı. Standart iPhone 17’nin başlangıç fiyatı 84 bin 999 TL’ye çıkarken, iPhone 17 Pro Max 2 TB modeli 188 bin 999 TL ile listenin en pahalı modeli oldu. Zam oranları birçok modelde yüzde 10 civarında gerçekleşirken, üst segment cihazlarda artış çift haneli seviyelere ulaştı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>ABD-İran savaşı cep telefonu piyasasını vurdu: Zam dalgası büyüyebilir</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/abd-iran-savasi-cep-telefonu-piyasasini-vurdu-zam-dalgasi-buyuyebilir/411329</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/abd-iran-savasi-cep-telefonu-piyasasini-vurdu-zam-dalgasi-buyuyebilir/411329</guid>
            
            <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:59:58 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7993-abd-iran-savasi-cep-telefonu-piyasasini-vurdu-zam-dalgasi-buyuyebilir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7993-abd-iran-savasi-cep-telefonu-piyasasini-vurdu-zam-dalgasi-buyuyebilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ ABD-İran savaşı cep telefonu piyasasını vurdu: Zam dalgası büyüyebilir ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/abd-iran-savasi-cep-telefonu-piyasasini-vurdu-zam-dalgasi-buyuyebilir/411329"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/7993-abd-iran-savasi-cep-telefonu-piyasasini-vurdu-zam-dalgasi-buyuyebilir.jpg" /></a>
               MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, ABD-İran savaşının maliyetleri artırdığını ve bunun cep telefonu sektörüne de yansıdığını söyledi. Bazı markaların fiyat yükselttiğini belirten Turnacı, diğer büyük markalarda da yeni zamların gündeme gelebileceğini ifade etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, cep telefonu sektöründe yaşanan son gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Turnacı, özellikle küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin teknoloji piyasası üzerindeki etkisinin giderek daha görünür hale geldiğini belirtti. ABD-İran savaşıyla birlikte birçok sektörde olduğu gibi cep telefonu alanında da maliyet baskısının arttığını söyleyen Turnacı, bunun fiyatlara doğrudan yansıyabileceğine işaret etti.Turnacı’nın açıklamalarına göre, bir süre önce bazı markalar satış fiyatlarını artırdı. Sektörde öne çıkan ve geniş kullanıcı kitlesine sahip başka markaların da benzer şekilde ürünlerine zam yapmasının mümkün olduğu ifade edildi. Bu durum, yeni telefon almayı planlayan tüketiciler açısından daha temkinli bir dönemin kapısını araladı.5G etkisi: Yeni telefon alırken tercih değişiyorCep telefonlarında 5G’ye geçişin hatırlatılması üzerine değerlendirmede bulunan Turnacı, tüketicilerin artık yeni cihaz alırken bu teknolojiye uyumlu modellere daha fazla dikkat ettiğini belirtti. Yeni nesil bağlantı teknolojisinin, satın alma kararlarında öne çıkan başlıklardan biri haline geldiğini vurgulayan Turnacı, vatandaşın teknoloji tercihini geleceğe dönük yapmaya çalıştığını anlattı.Ancak bu ilginin tek başına satışları artırmadığı da görülüyor. Enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle vatandaşların harcamalarında daha dikkatli davrandığını belirten Turnacı, cep telefonu alımında da benzer bir yaklaşımın öne çıktığını söyledi. Özellikle son dönemde ekonomik belirsizliklerin artması, tüketiciyi daha ihtiyatlı hale getirdi.Giriş segmentine talep artıyorTurnacı, son yıllarda giriş segmentinde, yani 20 bin TL’ye kadar olan cep telefonlarına talebin yükseldiğini söyledi. Vatandaşların bütçesini daha fazla gözettiğini belirten Turnacı, bu nedenle daha ulaşılabilir fiyatlı telefonlara yönelimin arttığını vurguladı. Özellikle günlük ihtiyaçları karşılayan ve temel beklentileri karşılayan modellerin daha fazla ilgi gördüğü ifade edildi.Bununla birlikte cep telefonu yenileme süresinde de belirgin bir değişim yaşandığına dikkat çekildi. Daha önce ortalama 2 yılda bir telefon değiştiren kullanıcıların artık cihazlarını daha uzun süre kullandığı, bu sürenin 4 yıla kadar çıktığı aktarıldı. Bu tablo, tüketicinin artık yeni cihaz alırken çok daha hesaplı ve planlı hareket ettiğini ortaya koyuyor.Üst gelir grubunda tablo farklıHer ne kadar geniş kitleler daha temkinli davranıyor olsa da üst gelir grubunda farklı bir eğilim dikkat çekiyor. Turnacı, bu grubun yeni çıkan modelleri yakından takip ettiğini ve telefonlarını her yeni modelle birlikte yenilemeye devam ettiğini söyledi. Böylece piyasada iki farklı tüketici davranışı öne çıkıyor: Biri daha ekonomik seçeneklere yönelen geniş kullanıcı kitlesi, diğeri ise teknolojik yenilikleri anında satın alan üst segment alıcılar.Katlanabilir telefonlarda kadın ve erkek tercihleriKadın ve erkeklerin cep telefonu tercihleriyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Turnacı, bu konuda özel bir çalışma yapılmadığını ancak genel eğilimlerin bazı farklılıklar gösterdiğini ifade etti. Buna göre kadın kullanıcılar daha çok dikey, yani kapaklı katlanabilir telefonlara yönelirken, erkek kullanıcıların yatay, başka bir deyişle kitap tarzı katlanabilir modellere daha fazla ilgi gösterdiği belirtildi.Renk tercihleri konusunda da benzer bir ayrım dikkat çekiyor. Turnacı, erkeklerin daha çok koyu tonları tercih ettiğini, kadınların ise parlak ve canlı renklere yöneldiğini söyledi. Bu değerlendirme, üreticilerin model çeşitliliği ve tasarım stratejileri açısından da önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.Taksit sınırı için yeni düzenleme çağrısıTurnacı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun sıfır cep telefonlarında uyguladığı taksit sınırını da gündeme taşıdı. Mevcut uygulamada 20 bin TL’ye kadar olan telefonlarda 12 taksit yapılabildiğini, 20 bin TL üzerindeki telefonlarda ise 3 taksit sınırı bulunduğunu hatırlattı. Bu sınırların günümüz piyasa koşulları karşısında yetersiz kaldığını savunan Turnacı, vatandaşın yeni teknolojiye daha rahat erişebilmesi için düzenlemenin güncellenmesi gerektiğini söyledi.Sektörün beklentisinin, 20 bin TL’lik sınırın 50 bin TL’ye yükseltilmesi yönünde olduğu ifade edildi. Turnacı, bu talebin ilgili makamlara da iletildiğini belirterek, mevcut ekonomik şartlarda tüketicinin desteklenmesinin önem taşıdığını vurguladı. Cep telefonu fiyatlarındaki artış baskısı sürerken, taksit düzenlemesine ilişkin beklenti de sektörün en önemli gündem başlıklarından biri olmaya devam ediyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Yunanistan’dan dikkat çeken karar: 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/yunanistandan-dikkat-ceken-karar-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor/411322</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/yunanistandan-dikkat-ceken-karar-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor/411322</guid>
            
            <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:12:32 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4252-yunanistandan-dikkat-ceken-karar-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4252-yunanistandan-dikkat-ceken-karar-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Yunanistan’dan dikkat çeken karar: 15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/yunanistandan-dikkat-ceken-karar-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor/411322"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/4252-yunanistandan-dikkat-ceken-karar-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-geliyor.jpg" /></a>
               Yunanistan, 1 Ocak 2027 itibarıyla 15 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklamaya hazırlanıyor. Hükümet, kararın gerekçesi olarak gençlerde artan kaygı, uyku sorunları ve platformların bağımlılık oluşturan yapısını gösterirken, düzenlemenin Avrupa Birliği genelinde de yaygınlaşmasını istiyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Yunanistan’da çocukların dijital dünyaya erişimine ilişkin önemli bir adım gündeme geldi. Başbakan Kiryakos Miçotakis, 1 Ocak 2027’den itibaren 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımının yasaklanacağını açıkladı. Alınması planlanan bu karar, özellikle son yıllarda gençler arasında artan ruhsal ve fiziksel etkiler üzerinden değerlendiriliyor.Hükümetin yaklaşımında, sosyal medya platformlarının genç kullanıcılar üzerinde oluşturduğu baskı ve alışkanlık mekanizması öne çıkıyor. Açıklamalarda, anksiyete, uyku problemleri ve platformların bağımlılık yaratan tasarım özellikleri, yasağın temel gerekçeleri arasında gösterildi. Bu yönüyle karar, yalnızca bir teknoloji düzenlemesi değil, aynı zamanda çocukların ruhsal ve sosyal gelişimini korumaya dönük bir adım olarak dikkat çekiyor.Yunanistan’ın daha önce de okullarda cep telefonu kullanımına yönelik yasak getirdiği ve ebeveyn kontrol sistemleri kurduğu belirtilirken, yeni düzenlemenin bu sürecin devamı niteliğinde olduğu görülüyor. Böylece hükümet, çocukların dijital ortamla ilişkisini daha sıkı kurallarla şekillendirmeyi hedefliyor.Kararın arkasında hangi gerekçeler var?15 yaş altına sosyal medya yasağı kararının arka planında, gençlerin dijital platformlarla kurduğu ilişkinin giderek daha fazla tartışılması bulunuyor. Yunanistan yönetimi, özellikle çocuklar ve ergenler arasında görülen kaygı düzeyindeki artışın, uyku düzensizliklerinin ve çevrim içi platformların bağımlılık oluşturan yapısının bu kararı zorunlu hale getirdiğini savunuyor.Platformların kullanıcıyı ekranda daha uzun süre tutmaya odaklanan yapısı, hükümetin en fazla dikkat çektiği başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle düzenleme, yalnızca yaş sınırı getiren bir uygulama olarak değil, aynı zamanda dijital platformların çocuklar üzerindeki etkisine karşı alınmış koruyucu bir önlem olarak öne çıkıyor.Şubat ayında yayımlanan bir ankette toplumun yaklaşık yüzde 80’inin bu yasağı desteklediğinin belirtilmesi de kararın kamuoyunda güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu destek oranı, çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik endişelerin toplumun geniş bir kesiminde benzer şekilde hissedildiğini ortaya koyuyor.Miçotakis’ten dikkat çeken açıklama ve AB’ye çağrıBaşbakan Kiryakos Miçotakis, yaptığı açıklamada Yunanistan’ın böyle bir girişimi başlatan ilk ülkeler arasında yer alacağını vurguladı. Bu ifade, ülkenin sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirme konusunda öncü bir pozisyon üstlenmek istediğini gösteriyor.Miçotakis, konunun yalnızca ulusal bir mesele olarak ele alınmaması gerektiğini de dile getirdi. Bu nedenle Avrupa Birliği’ne açık bir çağrıda bulunarak, benzer bir yaklaşımın birlik genelinde de benimsenmesini hedeflediklerini söyledi. Yunanistan yönetimine göre, dijital platformlar sınır aşan yapılar taşıdığı için sadece tek tek ülkelerin aldığı kararlar yeterli olmayabilir.Bu nedenle Atina yönetimi, Avrupa çapında ortak kuralların oluşturulmasını savunuyor. Miçotakis’in yaklaşımı, sosyal medya kullanım yaşına ilişkin tartışmanın önümüzdeki dönemde yalnızca Yunanistan’da değil, Avrupa genelinde de daha yoğun biçimde gündeme gelebileceğine işaret ediyor.Uygulama süreci ve olası yaptırımlarDüzenlemenin hayata geçirilmesinde en dikkat çeken başlıklardan biri, yaş doğrulama sistemlerinin nasıl işleyeceği oldu. Yunanistan’ın sosyal medya platformlarını doğrudan yaş doğrulaması yapmaya zorlayamadığı, ancak mevcut Avrupa Birliği ve ulusal mekanizmaların kullanılmasının önerildiği aktarıldı. Bu süreçte ebeveynlerin de aktif rol üstlenmesi gerektiği vurgulandı.Dijital Yönetim Bakanı Dimitris Papastergiu’ya göre, 2027’den itibaren platformların belirlenen kurallara uymaması halinde Avrupa Birliği Dijital Hizmetler Yasası kapsamında ciddi yaptırımlar gündeme gelebilecek. Bu çerçevede, kurallara aykırı davranan platformlara küresel cirolarının yüzde 6’sına kadar para cezası uygulanabileceği ifade edildi.Bu yaptırım ihtimali, düzenlemenin yalnızca tavsiye niteliğinde kalmayacağını, belirli bir denetim ve ceza mekanizmasıyla desteklenmek istendiğini gösteriyor. Aynı zamanda platformların sorumluluğunun artırılması ve dijital güvenliğin kurumsal düzeyde ele alınması hedefleniyor.AB genelinde ortak dijital yaş sınırı talebiMiçotakis’in Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e gönderdiği mektup, Yunanistan’ın bu konuyu Avrupa gündemine taşıma isteğini açık biçimde ortaya koydu. Mektupta, Avrupa Birliği çapında ortak bir “dijital reşit olma yaşı” belirlenmesi önerildi.Bunun yanında tüm platformlar için zorunlu yaş doğrulama sistemleri kurulması, düzenli denetim mekanizmalarının oluşturulması ve ortak bir yaptırım çerçevesinin hazırlanması çağrısında bulunuldu. Yunanistan yönetimi, tek başına ulusal yasaların yeterli olmayacağını, asıl etkin sonucun Avrupa düzeyinde koordinasyonla sağlanabileceğini savunuyor.Bu yaklaşım, sosyal medya ve çocuk güvenliği konusunun yalnızca teknoloji politikası değil, aynı zamanda ortak hukuk ve kamu düzeni meselesi olarak ele alındığını gösteriyor. 1 Ocak 2027 için planlanan düzenleme, hem Yunanistan’da hem de Avrupa genelinde dijital yaş sınırı tartışmalarını daha da büyütecek bir adım olarak öne çıkıyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Ankara’nın göbeğinde 10 Mbps bile yok: Turkcell Superbox kullanan müşteriden “pişmanlık” isyanı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/ankaranin-gobeginde-10-mbps-bile-yok-turkcell-superbox-kullanan-musteriden-pismanlik-isyani/411227</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/ankaranin-gobeginde-10-mbps-bile-yok-turkcell-superbox-kullanan-musteriden-pismanlik-isyani/411227</guid>
            
            <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:50:55 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6978-ankaranin-gobeginde-10-mbps-bile-yok-turkcell-superbox-kullanan-musteriden-pismanlik-isyani.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6978-ankaranin-gobeginde-10-mbps-bile-yok-turkcell-superbox-kullanan-musteriden-pismanlik-isyani.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Ankara’nın göbeğinde 10 Mbps bile yok: Turkcell Superbox kullanan müşteriden “pişmanlık” isyanı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/ankaranin-gobeginde-10-mbps-bile-yok-turkcell-superbox-kullanan-musteriden-pismanlik-isyani/411227"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6978-ankaranin-gobeginde-10-mbps-bile-yok-turkcell-superbox-kullanan-musteriden-pismanlik-isyani.jpg" /></a>
               Yaklaşık iki yıldır Kurumsal Superbox kullandığını belirten bir müşteri, aylık 1.900 TL’ye yaklaşan faturaya rağmen internet hızının 10 Mbps’in altında kaldığını, çözüm aradığında ise 5G erişimi, cihaz değişimi ve yeni taahhüt şartı nedeniyle karşılık bulamadığını söylüyor. Resmi tanıtımlarda öne çıkan yüksek hız ve yeni nesil bağlantı söylemi ise kullanıcı deneyimiyle çarpışınca, hizmete yönelik “aldatıcı beklenti oluşturuyor” eleştirileri sertleşiyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Türkiye’de internet kullanıcıları artık yalnızca bağlantı değil, ödediği paranın karşılığını almak istiyor. Ancak Ankara’nın merkezinde Kurumsal Superbox kullandığını belirten bir müşterinin anlattıkları, sahadaki tabloyla reklamlarda ve tanıtımlarda çizilen tablo arasında ciddi bir uçurum bulunduğu yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.Yaklaşık iki yıldır hizmet kullandığını belirten müşteri, internet hızının çoğu zaman 10 Mbps’in altında kaldığını, buna rağmen aylık faturasının 1.900 TL seviyesine ulaştığını ifade ediyor. Kullanıcının tepkisi sadece hız düşüklüğüne değil, bu düşük performans karşısında sunulan yaklaşımın da tatmin edici olmamasına dayanıyor. Çünkü bu tablo, kurumsal müşteri açısından doğrudan iş kaybı, verim düşüşü ve sürekli bağlantı sorunu anlamına geliyor.İnternetin iş dünyasında temel ihtiyaç haline geldiği bir dönemde, bu seviyedeki hızların “normal” gibi sunulması kullanıcı tarafında büyük tepki yaratıyor. Özellikle kurumsal paket kullanan bir müşteri için 10 Mbps’in altında kalan bağlantı, yalnızca yavaş internet değil, doğrudan hizmet kalitesi sorunu olarak görülüyor.“500 Mbps’e kadar” deniyor, kullanıcı 10 Mbps’i göremediğini söylüyorKurumsal Superbox tarafındaki en büyük rahatsızlık, beklenti ile gerçek kullanım arasındaki farkta ortaya çıkıyor. Tanıtımlarda yüksek hız, yeni nesil bağlantı, güçlü kapsama ve gelişmiş modem söylemi öne çıkarılırken; bazı kullanıcılar günlük hayatta bunun tam tersini yaşadıklarını ifade ediyor.Ankara gibi Türkiye’nin başkentinde, üstelik merkezi bir noktada kurumsal internet kullanan bir abonenin 10 Mbps’in altında hız aldığını söylemesi, doğal olarak “Peki o zaman bu yüksek hız söylemi kimin için geçerli?” sorusunu gündeme getiriyor. Çünkü tüketici açısından asıl belirleyici olan reklam cümleleri değil, bilgisayarın başına geçtiğinde ya da işini yapmaya çalıştığında aldığı gerçek hız oluyor.Tam da bu nedenle bazı kullanıcılar, Superbox için oluşturulan beklentinin gerçekte karşılanmadığını ve bunun da “aldatıcı bir algı” yarattığını savunuyor. Burada hukuki bir hükümden değil, sahadaki müşteri hissiyatından söz ediliyor. Ancak müşteri deneyimi açısından bakıldığında bu hissin giderek daha sert bir memnuniyetsizliğe dönüştüğü görülüyor.“2 Mbps üstü normal” söylemi öfkeyi büyütüyorMüşterinin aktardığı en dikkat çekici başlıklardan biri de kurumsal yetkiliyle yaptığı görüşmede duyduğunu belirttiği yaklaşım oldu. İddiaya göre kurumsal tarafta görevli yetkili, Superbox için 2 Mbps üzerindeki hızların normal kabul edilebileceğini söyledi.İşte asıl kırılma da burada yaşanıyor. Çünkü bir kurumsal müşteriye, yüksek bedelli bir hizmet için 2 Mbps üzerinin yeterli ya da olağan gibi sunulması, abonelikten duyulan rahatsızlığı birkaç kat artırıyor. Video toplantıların, dosya yüklemelerin, online ödeme sistemlerinin ve bulut uygulamalarının günlük iş akışının parçası olduğu bir dönemde, 2 Mbps gibi bir seviyenin “normal” olarak görülmesi kullanıcı gözünde kabul edilebilir bulunmuyor.Bu nedenle mesele artık yalnızca zayıf çekim ya da anlık yoğunluk sorunu olarak değil, doğrudan hizmet standardı tartışması olarak ele alınıyor. Kullanıcı tarafında oluşan duygu çok net: Yüksek ücret ödeyip düşük performans almak yetmezmiş gibi, bunun olağan gösterilmesi güven duygusunu daha da zedeliyor.5G başladı deniyor ama Ankara’da hizmet yok iddiası tepki çekiyorTürkiye’de 5G sürecinin resmen başlaması, internet kullanıcılarında doğal olarak daha iyi hız ve daha güçlü bağlantı beklentisi yarattı. Ancak sahadaki deneyim her kullanıcı için aynı görünmüyor. Ankara’da kurumsal Superbox kullanan müşteri, 5G hizmetinin kendi lokasyonunda bulunmadığının söylendiğini aktarıyor.Başkentte, merkezi bir bölgede internet hizmeti alan bir kullanıcının 5G erişimi olmadığını öğrenmesi, özellikle son dönemde öne çıkan “5G’ye geçildi” söylemiyle birlikte daha sert bir hayal kırıklığı yaratıyor. Çünkü kullanıcı açısından mesele teknik açıklamalarla sınırlı değil; ortada doğrudan şu soru var: Türkiye 5G’ye geçmişse, Ankara’nın merkezindeki kurumsal abone neden hâlâ bu hizmetten yararlanamıyor?Bu soru, Superbox tarafında yaşanan rahatsızlığın büyümesindeki temel nedenlerden biri haline gelmiş durumda. Çünkü tanıtım dili teknoloji çağrıştırırken, kullanım deneyimi eski sorunların devam ettiğini düşündürüyor.Cihaz değişimi için yeni taahhüt şartı eleştirilerin merkezindeMüşterinin dile getirdiği bir diğer önemli başlık ise cihaz değişimi. Kullanıcının beyanına göre, daha yeni teknolojiye geçmek ya da farklı bir cihaz kullanmak için yeni taahhüt verilmesi isteniyor. Bu durum, zaten mevcut hizmetten memnun olmayan kullanıcı için ikinci bir rahatsızlık alanı oluşturuyor.Başka bir deyişle, bir yandan düşük hız sorunu yaşandığı söyleniyor, diğer yandan bu sorunun çözümü için kullanıcıdan yeniden bağlayıcı bir taahhüt altına girmesi bekleniyor. Bu yaklaşım da doğal olarak “sorun çözmek yerine müşteriyi yeniden sözleşmeye bağlama” eleştirilerini beraberinde getiriyor.Özellikle aylık faturanın 1.900 TL seviyesine dayandığı bir tabloda, kullanıcılar ek şart değil doğrudan çözüm görmek istiyor. Sorun yaşayan abone için mantıklı beklenti; daha yüksek ücret, yeni taahhüt veya ek prosedür değil, hizmet kalitesinin düzeltilmesi oluyor.TURKCELL Superbox için “pişmanlık” söylemi neden güçleniyor?Bugün birçok kullanıcı açısından internet aboneliğinde en önemli unsur, vaat edilen ile yaşanan arasındaki fark. Superbox tarafında tepki gösteren müşterilerin ortak noktasında da bu bulunuyor. Kağıt üzerinde güçlü görünen hizmet, günlük kullanımda aynı karşılığı vermediğinde geriye yalnızca memnuniyetsizlik kalıyor.Ankara’daki bu örnek, özellikle kurumsal kullanıcılar için meselenin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Çünkü burada yaşanan sorun bir eğlence ya da konfor meselesi değil; iş yapabilme, müşteriye ulaşabilme, toplantıya bağlanabilme ve sistemleri çalıştırabilme meselesi. Bu nedenle kullanıcı tarafında “pişmanlık” duygusu giderek daha sert ifade ediliyor.Superbox’a yönelik eleştiriler tam da bu noktada yoğunlaşıyor: Yüksek beklenti oluşturuluyor, yüksek ücret alınıyor, ancak bazı kullanıcılar aynı ölçüde yüksek hizmet göremediklerini söylüyor. Bu tablo da hizmetin pazarlama dili ile sahadaki gerçekliği arasındaki farkın daha yüksek sesle tartışılmasına yol açıyor.Başkentte yaşanan bu tablo tüketici güvenini zedeliyorAnkara’nın merkezinde böyle bir deneyimin yaşandığının dile getirilmesi, konuyu sıradan bir kullanıcı şikâyetinin ötesine taşıyor. Çünkü mesele yalnızca tek bir bağlantının zayıf olması değil; kurumsal abonelerin yüksek ücret ödedikleri bir hizmette neyi garanti, neyi ihtimal olarak görmesi gerektiği sorusu.Bugün tüketici daha net, daha dürüst ve daha şeffaf bilgi istiyor. “Kadar” ifadeleriyle verilen üst hız sınırlarından çok, gerçek kullanım koşullarında neyle karşılaşacağını bilmek istiyor. Eğer başkentte bile düşük hız, sınırlı erişim ve ek taahhüt şartı konuşuluyorsa, bu durum doğal olarak başka kullanıcılar için de “aynı pişmanlığı yaşar mıyım?” sorusunu gündeme getiriyor.Ortaya çıkan tablo çok sert bir mesaj veriyor: İnternet hizmetinde güçlü reklam dili tek başına yetmiyor. Kullanıcı gerçek hayatta hız göremiyorsa, çözüm alamıyorsa ve üstüne daha fazla yükle karşılaşıyorsa, o hizmet gözünde avantaj değil pişmanlık haline geliyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>NASA’nın 54 yıl sonraki insanlı Ay görevi başladı: Artemis II’de kritik sistem testleri yapılıyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/nasanin-54-yil-sonraki-insanli-ay-gorevi-basladi-artemis-iide-kritik-sistem-testleri-yapiliyor/411226</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/nasanin-54-yil-sonraki-insanli-ay-gorevi-basladi-artemis-iide-kritik-sistem-testleri-yapiliyor/411226</guid>
            
            <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:28:42 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1766-nasanin-54-yil-sonraki-insanli-ay-gorevi-basladi-artemis-iide-kritik-sistem-testleri-yapiliyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1766-nasanin-54-yil-sonraki-insanli-ay-gorevi-basladi-artemis-iide-kritik-sistem-testleri-yapiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ NASA’nın 54 yıl sonraki insanlı Ay görevi başladı: Artemis II’de kritik sistem testleri yapılıyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/nasanin-54-yil-sonraki-insanli-ay-gorevi-basladi-artemis-iide-kritik-sistem-testleri-yapiliyor/411226"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/1766-nasanin-54-yil-sonraki-insanli-ay-gorevi-basladi-artemis-iide-kritik-sistem-testleri-yapiliyor.jpg" /></a>
               NASA’nın 54 yıl sonra hayata geçirdiği insanlı Ay görevi Artemis II kapsamında uzaya gönderilen astronotlar, Dünya yörüngesinde sistem testlerine başladı. Orion uzay aracında motor, navigasyon ve yaşam destek sistemleri detaylı şekilde kontrol edilirken, testlerin tamamlanmasının ardından mürettebatın Ay yolculuğuna geçmesi planlanıyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ NASA’nın 54 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği insanlı Ay görevi Artemis II’de yeni bir aşamaya geçildi. Görev kapsamında astronotları taşıyan Orion uzay aracının güvenli şekilde Dünya yörüngesinde bulunduğu bildirildi. Dünya yörüngesine ulaşılmasının ardından görev planı doğrultusunda sistem testlerine başlandığı aktarıldı.Bu aşamada uzay aracının görev güvenliği açısından kritik öneme sahip bileşenleri ayrıntılı biçimde inceleniyor. Özellikle motor sistemleri, navigasyon altyapısı ve yaşam destek üniteleri üzerinde detaylı kontroller yapıldığı ifade ediliyor. Görevin bir sonraki aşamasına geçilmeden önce tüm sistemlerin eksiksiz biçimde doğrulanması hedefleniyor.Orion uzay aracında motor ve yaşam destek kontrolleri yapılıyorNASA’nın açıklamasına göre Orion uzay aracında şu anda motor, navigasyon ve yaşam destek sistemleri mercek altına alınmış durumda. Bu kontrollerin, mürettebatın güvenli şekilde Dünya yörüngesinden çıkarılması ve Ay yönüne ilerleyebilmesi açısından büyük önem taşıdığı belirtiliyor.Planlamaya göre bütün testlerin tamamlanmasının ardından ana motor ateşlenecek. Bu adımla birlikte dört kişilik mürettebatın Dünya yörüngesinden ayrılarak Ay’a doğru yolculuğa başlaması öngörülüyor. Böylece Artemis II görevi, yalnızca sembolik değil aynı zamanda teknik olarak da en kritik safhalardan birini geride bırakmış olacak.Mürettebat Ay’a inmeyecek, uzak mesafeye ulaşacakGöreve ilişkin paylaşılan bilgilere göre astronotlar yaklaşık 10 gün sürecek uçuş boyunca Ay yüzeyine iniş yapmayacak. Bunun yerine görev rotası kapsamında Ay’ın öteki yüzüne doğru ilerleyecekleri ve Dünya’dan şimdiye kadar ulaşılan en uzak mesafelerden birine erişmeye çalışacakları belirtildi.Bu yönüyle Artemis II, doğrudan iniş hedefi taşımayan ancak insanlı derin uzay uçuşu açısından büyük önem taşıyan bir görev olarak dikkat çekiyor. Mürettebatın gerçekleştireceği bu yolculuk, gelecekte planlanan daha kapsamlı Ay görevleri için önemli bir deneyim alanı sunacak.Apollo’dan sonra ilk insanlı Ay görevi olarak öne çıkıyorArtemis II, Apollo programından bu yana gerçekleştirilen ilk insanlı Ay görevi olması nedeniyle tarihi bir adım olarak görülüyor. NASA’nın uzun yıllar sonra insanlı Ay misyonuna yeniden başlaması, uzay çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralayan gelişmeler arasında gösteriliyor.Görevin yalnızca mevcut uçuşla sınırlı olmadığı, daha geniş bir programın parçası olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle Artemis II, hem teknik hazırlık hem de insanlı uzay keşiflerinin geleceği açısından özel bir önem taşıyor.Uzun vadeli hedef Ay’da kalıcı insan varlığıProgramın uzun vadeli hedefi, Ay’da kalıcı bir insan varlığı oluşturmak olarak açıklandı. Bu hedef doğrultusunda Artemis programının, ileride yapılacak yeni görevler için altyapı oluşturması bekleniyor. Aynı zamanda Ay görevlerinden elde edilecek deneyimlerin, gelecekte planlanan Mars yolculukları için hazırlık niteliği taşıdığı ifade ediliyor.Bu çerçevede Artemis II, yalnızca bir Ay uçuşu değil, daha geniş uzay hedeflerinin önemli bir halkası olarak değerlendiriliyor. Dünya yörüngesinde başlayan sistem testlerinden Ay çevresine uzanacak bu süreç, insanlığın derin uzay yolculuğunda yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>PS5 zammı sonrası oyun dünyasında yeni denge: Gözler şimdi Xbox ve Switch 2’ye çevrildi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/ps5-zammi-sonrasi-oyun-dunyasinda-yeni-denge-gozler-simdi-xbox-ve-switch-2ye-cevrildi/411135</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/ps5-zammi-sonrasi-oyun-dunyasinda-yeni-denge-gozler-simdi-xbox-ve-switch-2ye-cevrildi/411135</guid>
            
            <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 14:09:09 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/3/2013-ps5-zammi-sonrasi-oyun-dunyasinda-yeni-denge-gozler-simdi-xbox-ve-switch-2ye-cevrildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/3/2013-ps5-zammi-sonrasi-oyun-dunyasinda-yeni-denge-gozler-simdi-xbox-ve-switch-2ye-cevrildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ PS5 zammı sonrası oyun dünyasında yeni denge: Gözler şimdi Xbox ve Switch 2’ye çevrildi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/ps5-zammi-sonrasi-oyun-dunyasinda-yeni-denge-gozler-simdi-xbox-ve-switch-2ye-cevrildi/411135"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/3/2013-ps5-zammi-sonrasi-oyun-dunyasinda-yeni-denge-gozler-simdi-xbox-ve-switch-2ye-cevrildi.jpg" /></a>
               Sony’nin 27 Mart 2026’da duyurduğu yeni PS5 fiyat artışı oyun dünyasında geniş yankı uyandırdı. 2 Nisan’dan itibaren geçerli olacak zam kararı sonrası tüketiciler, şimdi Xbox tarafındaki mevcut fiyatlara ve Nintendo Switch 2’nin sunduğu yeni fiyat-performans dengesine odaklanmış durumda. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Oyun sektöründe son günlerin en çok konuşulan başlıklarından biri PlayStation cephesinden geldi. Sony Interactive Entertainment, 27 Mart 2026 tarihli resmi açıklamasında, küresel ekonomik baskılar nedeniyle PS5, PS5 Pro ve PlayStation Portal için yeni fiyatlara geçileceğini duyurdu. Açıklamaya göre yeni tavsiye edilen perakende satış fiyatları 2 Nisan 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek. ABD’de standart PS5’in 649,99 dolar, PS5 Digital Edition’ın 599,99 dolar ve PS5 Pro’nun 899,99 dolar seviyesine çıkması, oyuncular arasında “yeni nesil konsol maliyeti nereye gidiyor?” tartışmasını yeniden alevlendirdi.Bu gelişme sadece PlayStation kullanıcılarını değil, yeni konsol almayı planlayan geniş bir oyuncu kitlesini de doğrudan etkiledi. Çünkü konsol tercihinde artık yalnızca performans değil, toplam maliyet de belirleyici hale gelmiş durumda. Özellikle oyun fiyatları, aksesuarlar ve çevrim içi üyelik ücretleri düşünüldüğünde, ana cihazın fiyatındaki her artış pazardaki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Sony’nin zam kararını “küresel ekonomik baskılar” ile gerekçelendirmesi, sektör genelinde başka üreticilerin de benzer adımlar atıp atmayacağı sorusunu gündeme taşıdı.Xbox cephesinde beklenti neden yükseldi?PS5 zammı sonrası oyuncuların ilk baktığı adres doğal olarak Xbox oldu. Microsoft’un resmi Xbox mağaza sayfalarında şu anda Xbox Series X ailesi için farklı seçenekler listeleniyor; “All Xbox Consoles” sayfasında Xbox Series X 1TB Digital Edition için 599,99 dolar, Xbox Series S 1TB için 449,99 dolar ve Xbox Series X 2TB Galaxy Black Special Edition için 799,99 dolar fiyat etiketleri görülüyor. Bu tablo, birçok kullanıcı için Xbox’ın hâlâ güçlü bir alternatif olarak masada kaldığını gösteriyor.Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Xbox tarafı da tamamen “zamdan uzak” bir alan değil. Microsoft’un Xbox destek sayfasındaki resmi bilgilendirmede, ABD’de konsol fiyat güncellemelerinin 19 Eylül 2025’te duyurulduğu ve yeni tavsiye edilen perakende fiyatlarının 3 Ekim 2025’ten itibaren uygulanacağı belirtiliyor. Yani tüketicinin bugün Xbox’a yönelirken baktığı fiyatlar da zaten önceki döneme göre güncellenmiş bir seviyeyi yansıtıyor. Bu nedenle tartışma artık “zam gelir mi?” sorusundan çok, “hangi ekosistem daha mantıklı toplam maliyet sunuyor?” noktasına kaymış durumda.Xbox’ın bu süreçte öne çıkan avantajlarından biri, donanımın yanında servis gücüyle de konuşulması. Özellikle farklı bütçelere hitap eden Series S ve Series X seçenekleri, kullanıcıların yalnızca en güçlü donanıma değil, erişilebilir giriş seviyesine de bakmasını sağlıyor. Bu da PlayStation’daki fiyat artışı sonrası karşılaştırmaları daha da görünür hale getiriyor. Bu son değerlendirme, resmi fiyat listeleri ile ürün konumlandırmasına dayalı bir çıkarımdır.Switch 2 neden yeniden merkezde?PS5 zammı sonrası dikkat çeken bir diğer büyük başlık da Nintendo Switch 2 oldu. Nintendo’nun resmi sayfalarında Switch 2’nin “Available now” ibaresiyle 449,99 dolar MSRP etiketiyle sunulduğu görülüyor. Nintendo’nun lansman duyurusunda ise sistemin 5 Haziran 2025’te 449,99 dolar fiyatla satışa çıktığı, Mario Kart World paketli sürümün ise 499,99 dolar olarak açıklandığı bilgisi yer alıyor. Bu fiyat seviyesi, hibrit kullanım avantajı ve Nintendo’nun kendi özel oyun kataloğuyla birleşince cihazı yeniden çok güçlü bir alternatif haline getiriyor.Üstelik Nintendo, 25 Mart 2026 tarihli resmi açıklamasında Switch 2’ye özel yeni dijital oyunların fiyatlandırmasında fiziksel sürümlerden farklı bir MSRP yapısına geçileceğini de duyurdu. Bu hamle, yalnızca cihaz fiyatının değil, oyun satın alma alışkanlıklarının da önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacağını gösteriyor. Yani kullanıcılar artık sadece “hangi konsol daha ucuz?” diye değil, “hangi platformda uzun vadeli harcama daha dengeli?” sorusuyla hareket ediyor.Tüketici şimdi neye bakıyor?Bugün gelinen noktada konsol pazarındaki asıl yarış sadece donanım gücü üzerinden yürümüyor. Sony’nin son zam kararı sonrası oyuncular, Xbox’ın mevcut fiyatlarını ve Nintendo Switch 2’nin konumunu daha dikkatli izlemeye başladı. Bir tarafta yüksek performans iddiasını sürdüren PS5 ailesi, diğer tarafta güçlü alternatifler sunan Xbox, öte yanda ise daha farklı bir kullanım deneyimi ve özel oyun ekosistemiyle öne çıkan Switch 2 bulunuyor.Önümüzdeki günlerde gözler özellikle bölgesel satış fiyatlarına, kampanyalara ve üreticilerin yeni resmi açıklamalarına çevrilecek. PS5 zammının ardından oluşan yeni tablo, 2026’da konsol tercihinin hiç olmadığı kadar “fiyat, ekosistem ve uzun vadeli maliyet” üçlüsü üzerinden şekilleneceğini şimdiden ortaya koyuyor. Bu son cümle, resmi fiyat açıklamaları ve son dönemdeki pazar hareketlerine dayalı bir değerlendirmedir. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Güneş&#039;te güçlü patlama kaydedildi, Dünya için risk yok!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/teknoloji/guneste-guclu-patlama-kaydedildi-dunya-icin-risk-yok/410874</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/teknoloji/guneste-guclu-patlama-kaydedildi-dunya-icin-risk-yok/410874</guid>
            
            <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 14:45:31 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/3/5479-guneste-guclu-patlama-kaydedildi-dunya-icin-risk-yok.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/3/5479-guneste-guclu-patlama-kaydedildi-dunya-icin-risk-yok.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Güneş&#039;te güçlü patlama kaydedildi, Dünya için risk yok! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Teknoloji</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/teknoloji/guneste-guclu-patlama-kaydedildi-dunya-icin-risk-yok/410874"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/3/5479-guneste-guclu-patlama-kaydedildi-dunya-icin-risk-yok.jpg" /></a>
               Bilim insanları, Güneş’te yaklaşık üç hafta süren düşük aktivite döneminin ardından M1.2 seviyesinde bir güneş patlaması kaydetti. Ancak patlama, Dünya üzerinde herhangi bir risk oluşturmuyor ve büyük bir güneş fırtınasının habercisi olarak değerlendirilmiyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Bilim insanları, Güneş'te yaklaşık üç haftalık bir düşük aktivite döneminin ardından ilk güçlü güneş patlamasını kaydetti. Rusya Bilimler Akademisi'ne bağlı Uzay Araştırma Enstitüsü (IKI) Güneş Astronomi Laboratuvarı, bu olayın M sınıfı bir güneş patlaması olduğunu bildirdi. Laboratuvarın açıklamasına göre, patlama 12.55'te maksimum radyasyon seviyesine ulaştı ve yaklaşık 20 dakika sürdü. Patlamanın şiddeti ise M1.2 olarak tespit edildi.Güneş Patlaması SınıflandırmasıGüneş patlamaları, astronotların ve bilim insanlarının dikkatle izlediği birçok farklı sınıfa ayrılmaktadır. Bu sınıflar genellikle A, B, C, M ve X olarak tanımlanır. M sınıfı patlamalar, güçlü olarak değerlendirilir ve bu tür olaylar Güneş'in dinamikleri hakkında önemli bilgiler sunar. Özellikle M sınıfı patlamalar, Güneş'teki enerji dönüşümlerinin bazen ani ve yoğun şekilde ortaya çıkabileceğini gösterir. X sınıfı patlamaları ise, en büyük güneş fırtınalarının habercisi olarak kabul edilir ve bu durum, Uzay hava durumu açısından kritik öneme sahiptir. M sınıfı patlamalarının zaman zaman ortaya çıkması ise, Güneş'in doğal döngüsünün bir parçasıdır ve bu tür olayların izlenmesi, uzay araştırmaları açısından oldukça değerlidir.Düşük Aktivite Dönemi Ortasında Yaşanan GelişmeUzmanların belirttiğine göre, bu patlama, Güneş'in yaklaşık bir aydır süregelen düşük aktivite döneminin ortasında gerçekleşmiştir. Laboratuvarın yaptığı açıklamaya göre, benzer büyüklükte bir aktivite artışı daha önce 25 Şubat'ta kaydedilmiştir. Bu noktada, Güneş’in düşük aktivite döneminin sona ermekte olduğunun bir işareti olup olmadığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Araştırmacılar, bu tür patlamaların, mevcut aktif süreçlerin bir yansıması olabileceğini ve çok fazla çoğalmadığı sürece bu dönemlerin normal olduğunu ifade etmektedir. Dolayısıyla, bu patlamanın Güneş'in dinamik aktivitesinde büyük bir değişiklik anlamına gelmediği söylenebilir.Dünya Üzerinde Etkileri ve Risk DurumuBilim insanları, patlamanın Güneş diskinin kenarına yakın bir alanda meydana gelmesi dolayısıyla Dünya üzerinde anlamlı bir etki beklemediklerini vurguladılar. Bu duruma bağlı olarak, olayın uydu sistemlerine, iletişim ağlarına veya elektrik altyapısına herhangi bir zarar verme riski taşımadığı açıklandı. Dolayısıyla, halkın tedirgin olmasına neden olabilecek bir durum söz konusu değil. Bilim insanları, benzer olayların Güneş aktivitesinin bir parçası olduğunu ve bu tür durumların ne zaman, nasıl meydana geleceğini takip etmenin önemli olduğunu belirtiyorlar.İzole Bir Olay Olarak DeğerlendiriliyorAraştırmacılar, bu patlamanın izole ve rastgele bir olay olma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade ediyorlar. Güneş’te M sınıfı patlamaların nadir olmadığını ve bunun normal aktiviteler arasında değerlendirildiğini belirtmektedirler. Bilimsel bakış açısıyla, kaydedilen bu patlama, büyük bir güneş fırtınasının habercisi olarak görülmüyor. Güneş'in dinamikleri ve yaşanan olaylar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için izleme ve araştırmalara devam edilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

        
    </channel>

</rss>

